Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.836
Gösterim
Adı:
Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750719066
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik
Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik
Çağdaş bir Çehov olarak tanımlanan Alice Munro, bu kitabındaki soluksuz okunan dokuz öyküsüyle de gerçekten günümüzün en usta öykü yazarlarından biri olduğunu kanıtlıyor.

Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik, adını kâğıt tuzluk falına benzeyen bir oyundan alıyor. Bu oyunu oynayanlar, beğendikleri kişiyle gelecekteki ilişkilerini bu sözcükleri sayarak tahmin ediyorlar. Film uyarlaması 2013 Toronto Film Festivali'nde ilk kez izleyiciyle buluşan öyküdeki kişilerin yazgısı da bir bakıma benzer bir oyunla belirleniyor.

Bu öykülerdeki kadınlar kendilerini hep iki kutup arasında, hep bir ikilem içinde buluyorlar; evcillik ile bağımsızlık, aile bağları ile özgürlük, beraberlik içinde yürütülen bir ilişki ile yabancılaşmış bir yalnızlık arasında gidip gelen kadınların bazen hüzünlü bazen mizah yüklü yaşam kesitleri sürükleyici bir dille aktarılıyor. 

Kitaptaki son öykü "Ayı, Dağı Aştı Geldi" yine bir halk şarkısına gönderme yapıyor. Şarkıda dağın öte tarafında ne olduğunu merak eden ayı, iki taraf arasında aslında hiç fark olmadığını görür. Öyküde de yaşamın bir evresinden bambaşka bir evresine geçen kişinin aslında birbirinden farksız ortamlarda olduğunu görüyoruz. Ondan Uzakta adıyla beyaz perdeye de aktarılmış olan öykü, müthiş bir duygu yükünü buruk gülümsemelere dönüştürüyor. 
(Tanıtım Bülteninden)
368 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
2013 yılı Nobel Edebiyat ödülü sahibi Kanada'lı öykü yazarı Alice Munro'nun okuduğum ilk kitabı. Öncelikle şunu söylemeliyim ki yazarın çok sakin bir anlatımı var. Öyküleri, kesinlikle heyecanlanmadan, sakin bir şekilde ve kitap okumanın keyfi alınarak okunuyor.

Yazarın bu kitabında 9 öykü yer almakta. Hepsi de kadınlarla ilgili farklı dramlar anlatan 9 öykü. Bu öykülerin ortak özelliklerini şöyle sıralayabilirim:
- Baştan da söylediğim gibi hepsi kadınlarla ilgili ve hepsi de dram. Bazen tek bir kadın değil de, bağlantılı olarak bir kaç kadının dramı birlikte anlatılıyor.
- Öykülerin esas anlatılan bölümünün öncesi veya sonrası hakkında da okuyucuya bilgi verildiğinden, hem uzun bir yaşama dönemi anlatılmış oluyor hem de konunun başlangıcı ve neticesi de aktarılmış oluyor.
-Öyküler,okuyucuya her türlü duyguyu yaşatıyor. Yani okuma sırasında kızıyorsunuz,üzülüyorsunuz, kişinin durumuna acıyorsunuz,bazen mutlu oluyorsunuz,bazen seviniyorsunuz....vs. Aynı öyküde bütün duyguları yaşıyorsunuz.
- Her öyküyü okuyup bitirdiğinizde, tamamen bir duygu karmaşası yaşayarak, içinizde garip bir burukluk hissediyorsunuz.
- Öykülerin hepsi de sanki gerçek hayattan alınmış gibi tüm inandırıcılığıyla karşınıza çıkıyor.

Kitap, adını,ilk öykünün isminden alıyor. Bütün öyküler insanı etkiliyor. Ama beni en çok etkileyen öykü, son öykü olan ''Ayı, Dağı Aştı Geldi'' isimli öyküydü. Bilemiyorum ama belki yaşım gereği bu öyküden çok etkilendim.

Öykü kitaplarını çok isteyerek okumamama rağmen, bu kitap beni çok etkiledi. Bu yüzden de, öykü severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğu düşüncesindeyim ve okumalarını da tavsiye ediyorum.
368 syf.
·3 günde·6/10
Bir gazetede en iyi 100 kitap listesinde ismini görene kadar yaklaşık 1 yıldır kütüphanemde bulunan ve okuma sırası gelmemiş bir kitaptı. Kitabımı ödünç alıp okuyan bir ‘arkadaş’ın da tavsiyesiyle okumaya başladım. Maalesef beklentilerimi pek karşılamadı; çok iyi bir çevirmen tarafından da tercüme edilmesine rağmen, cümleler ‘soğuk ve yabancı’ geldi. Çok zor bitirdim. Klasiklerden şaşmamak gerekiyor.
368 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Nobel edebiyat ödüllü bir kitap fakat okurken hiçbir tat almadım . Çehov tarzı kitapları okumuştum durum öyküleri ve anlatım metodlarını biliyorum fakat bu öyküler cidden okurken o hazzı asla vermiyor . Bitse de kurtulsam diye içimden defalarca geçirdim
368 syf.
·4 günde·7/10
Kitabın içerisinde 9 ayrı kadının öyküsünü bulacaksınız. Öykü kitaplarının en sevdiğim yönü hali hazırda bir kitaba devam ederken onu da araya birer birer ekleyebilmektir. Tıpkı yemeğin yanındaki salata ya da üzerine yenen bir tatlı gibi...

Kitabın anlattığı 9 öyküde yer alan kadınların ortak bir özellikleri var : hayat onları mutlaka bir seçim yapmaya zorluyor. Hal böyle olunca, bu öykülerde o kadınların çaresizliklerine, ikilemlerine, kafa karışıklıklarına şahit oluyoruz.

Bulunduğu yerden, yaptığı işten, kocasından, yaşadığı hayattan bunalan yeni arayışlar içinde olan veya böyle bir arayışı olmasa bile hayatın onlara seçenek sunduğu kadınlar... Acaba hayatları bu yeni tercihleri ile nasıl değişecek?

Kitap akıcı bir dille yazılmış, okuyanı sıkmıyor. Her öykü ortalama 35-40 sayfa civarında. Öykülerin sonu kendi yorumunuzu katabileceğiniz şekilde bırakılmış. O nedenle bir arkadaş topluluğu tarafından okumaya ve üzerinde sohbet etmeye oldukça açık.

Öyküleri sevenler için çerez kıvamında bir kitap. Keyifli okumalar...
368 syf.
·3/10
Beğenmedim ve okurken bunaldığımı söylersem yalan söylemiş olmam. Genel ruh halini düşürücü hikayeler beklentimin oldukça altındaydı. ''Aile Mobilyaları'' hikayesi fena sayılmazdı ama 9 hikayeden sadece birini beğenmem oldukça vahim bence kitaba olan bakış açım için.
pina
pina Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik'i inceledi.
368 syf.
·10/10
Yazarin okudugum ilk eseri. Genelde kisa hikayeler degildir tercihim ama bu bambaska bir sey. Anlatimi o kadar guzel ki.Tam bir sanat,sanki okurken birdenbire kendini bambaska bir yerde onunla buluyorsun ve o anlatiyor sana öylesine canliki nerdeyse kendini kafani sallarken buluyorsun tasdiklercesine. bambaska bir anlatim tarzi var.Sanirim herklesin begenecegi standart bir anlatim degil. ama tam bana göre diyecegim bir yazar.
rosse
rosse Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik'i inceledi.
368 syf.
·9 günde·9/10
Alice Munro'nun okuduğum ilk kitabı. Yazar, modern üslupla yazılmış Çehov tarzı hikayeleriyle biliniyor. Bu kitapta dokuz hikaye bulunuyor. Ben hikayeleri beğendim. Özellikle birkaç tanesi, biraz daha ayrıntı ile birer nefis roman olabilirmiş. Yazarın üslubu sade ve dokunaklı. Hikayelerde kadınlar ön planda ve genellikle ikilemde kalıyorlar. Evlilik, aşk, aldatma, özgürlük, yabancılaşma, yalnızlık, yurtsuzluk gibi temalar hissediliyor.
...Kimse ona güzel diyemezdi, zaten bana sorulursa yirmi beşini geçmiş herhangi bir kadının güzel olması mümkün değildi, güzel olma hakkını, belki arzusunu da kaybetmiş sayılırdı ama coşkulu ve gösterişliydi. Babam kibarca "enerjik" diye tanımlardı onu.
"Farkında mısın, insanlar ne zaman, söylemek istemezdim, deseler aslında söylemeye can atıyorlardır. Madem bu kadar dürüstüz, en azından bu konuda dürüst olamaz mıyız ?"
...kadın zihninin annelik sıvılarında boğulduğu, hayatın bir üreme sarhoşluğuna dönüştüğü söylenen bir dönemde, biz hala Simone de Beauvoir, Arthur Koestler ve Kokteyl Parti’yi tartışma derdindeydik.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750719066
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik
Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik
Çağdaş bir Çehov olarak tanımlanan Alice Munro, bu kitabındaki soluksuz okunan dokuz öyküsüyle de gerçekten günümüzün en usta öykü yazarlarından biri olduğunu kanıtlıyor.

Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik, adını kâğıt tuzluk falına benzeyen bir oyundan alıyor. Bu oyunu oynayanlar, beğendikleri kişiyle gelecekteki ilişkilerini bu sözcükleri sayarak tahmin ediyorlar. Film uyarlaması 2013 Toronto Film Festivali'nde ilk kez izleyiciyle buluşan öyküdeki kişilerin yazgısı da bir bakıma benzer bir oyunla belirleniyor.

Bu öykülerdeki kadınlar kendilerini hep iki kutup arasında, hep bir ikilem içinde buluyorlar; evcillik ile bağımsızlık, aile bağları ile özgürlük, beraberlik içinde yürütülen bir ilişki ile yabancılaşmış bir yalnızlık arasında gidip gelen kadınların bazen hüzünlü bazen mizah yüklü yaşam kesitleri sürükleyici bir dille aktarılıyor. 

Kitaptaki son öykü "Ayı, Dağı Aştı Geldi" yine bir halk şarkısına gönderme yapıyor. Şarkıda dağın öte tarafında ne olduğunu merak eden ayı, iki taraf arasında aslında hiç fark olmadığını görür. Öyküde de yaşamın bir evresinden bambaşka bir evresine geçen kişinin aslında birbirinden farksız ortamlarda olduğunu görüyoruz. Ondan Uzakta adıyla beyaz perdeye de aktarılmış olan öykü, müthiş bir duygu yükünü buruk gülümsemelere dönüştürüyor. 
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 96 okur

  • Ukuş
  • Ayşen Aydoğan
  • Adnan deniz
  • Fikret Selimoğlu
  • RECEP YÜKSEL
  • Şevval Kişin
  • Yasemin Kaya
  • Merve kikizade
  • Nurcan Ün
  • Özlem Ataünal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.8 (5)
9
%17.9 (7)
8
%20.5 (8)
7
%17.9 (7)
6
%7.7 (3)
5
%5.1 (2)
4
%5.1 (2)
3
%2.6 (1)
2
%0
1
%0