Nehrin Dönemeci

8,8/10  (4 Oy) · 
6 okunma  · 
4 beğeni  · 
561 gösterim
"Dünya böyledir; bir hiç olanların, hiç olmaya boyun eğenlerin dünyada yeri yoktur."

Bağımsızlığını yeni kazanan adsız bir Afrika ülkesinde, kıtanın iç bölgelerindeki tenha bir kasabaya taşınan Salim'in hayata tutunma çabasını anlatan Nehrin Dönemeci bu satırlarla açılıyor. V.S. Naipaul bu romanda, tehlikeli derecede cezbedici modern dünya ile kendi geçmişi ve âdetleri arasında kısılıp kalmış bir ülkenin portresini çiziyor. Bir yanda Büyük Adam'ın zorlamasıyla yaşanan yalan hayatlar, diğer yanda kaos, şiddet, cehalet ve yoksulluk; bağımsızlığın ağır yükü altında ezilen ülke, Salim gibi eğitimli gençleri bile âciz bırakıyor, kaçmak ya da kalmak arasında bir tercih yapmaya zorluyor.

Nobel ödüllü Naipaul'un en önemli eserlerinden biri sayılan Nehrin Dönemeci, John Updike'ın deyimiyle, "Meselelerin temelinde yatan toplumsal gerekçeleri ararken Tolstoy'un ruhunu yansıtıyor."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2015
  • Sayfa Sayısı:
    360
  • ISBN:
    9789759174828
  • Çeviri:
    Aslı Biçen
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
mehmet temiz 
08 Haz 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

2001 Nobel Edebiyat ödülü sahibi V.S. Naipaul'un okuduğum ilk kitabı.Yazarın aynı zamanda en önemli kitaplarından biri.
Öncelikle şunu söylemeliyim.Kitapta muhteşem bir akıcılık var.Okumayı düşünenlerin bu konuda hiç tasalanmasına gerek yok.
Konusuna gelince; kitapta Afrika'nın doğu sahillerinde yaşayan ve nesiller önce Hindistan'dan taşınarak buraya göç etmiş Müslüman bir aileden gelen Salim'in, bu sahillerde durumun kötüleşme belirtileri üzerine,Afrika'nın daha içlerine doğru göç etmesi ve buradaki verdiği yaşam mücadelesi anlatılıyor.
Tabiiki bu mücadele,sadece Salim'in değil,o kasabada yaşayan yerlisiyle,yabancısıyla,köylüsüyle,kasabalısıyla herkesin verdiği yaşam savaşıdır.
Ülke bağımsızlık savaşı vermiş,bağımsızlığını yeni kazanmıştır.Görünürde her şey iyiye gitmektedir.Barış vardır artık ama unutulan bir şey vardır ki o da Afrika'da barış diye bir şey yoktur.İsyanlar,iç savaşlar,devleti yöneten diktatör başkanın akıl almaz uygulamaları,yeniden savaşlar,yoksulluklar,ayrıcalıklı yaşanan özel ve zengin hayatlar,çaresizlikler,cahillikler,ölümler,katliamlar....daha neler neler. Dedim ya burası Afrika ve Afrika'da hiç bir zaman huzur olmaz. İşte yazarın bize anlattığı şey Afrika'daki yaşamın ne kadar zor olduğudur.İnsan hayatının hiç bir öneminin olmadığıdır.Bağımsız görünen ülkelerin bile aslında bir şekilde sömürüldüğüdür.
Böylesine harika bir kitabın az kişi tarafından okunmuş olmasına inanın bana, çok üzüldüm. Oysa biz de dahil içinde bulunduğumuz coğrafyadaki tüm ülkelerin insanlarının,çok büyük dersler çıkarabileceği bir kitap özelliğini taşıyor.
Son cümle olarak kitabı,mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olarak değerlendiriyorum