Adı:
Nerde ve Ne İçin Yaşadım
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057775368
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zeplin Yayınevi
Baskılar:
Nerede ve Ne İçin Yaşadım
Nerde ve Ne İçin Yaşadım
Nerede ve Ne İçin Yaşadım?
Nerede ve Ne için Yaşadım
Thoreau, Walden Gölü'nde yaşamaya neden karar vermişti, neydi tüm yaşamını geride bıraktıracak kadar güçlü olan bu duygu? Bir gün gelir de, bir insan neden tüm hayatını bir anda geride bırakır ve yabana, doğaya sığınır? Nerede ve Ne İçin Yaşadım, işte tüm bu soruların cevabı ve insanın kendine ve doğaya duyduğu özlemin hikâyesi.
156 syf.
Walden Gölü'nde 2 yıl yaşayan yazarımız Henry David Thoreau'nun fikirlerinin savruluşuna tanıklık edeceğimiz değerli eserinde kendinizi bulacaksınız. Eğer bir işçi/emekçi iseniz çok daha dikkatli okuyun. Thoreau'nun etkilediği yazarlara bakarsanız sizi de etkileyeceğini anlarsınız.
Thoreau'nun düşünceleri gibi sağa sola savrulurken kendinizden geçeceksiniz. Bu kitabı okumalı mıyım diye düşünenleriniz varsa hemen eline almalı. Okurken yeterince düşüneceksiniz! Şimdi ne yazsam (spoiler) olur. Eğer spoiler almak isteyenleriniz varsa https://www.denizcakmak.com/...itabindan-10-alinti/ blogum üzerinde 5-10 dakika kadar savrulabilirsiniz.
156 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Thoreau  bu kitabında, Walden Gölü kenarında 4 Temmuz 1845'te başlayıp, 2 yıl 2 ay ve 2 gün sürerek 6 Eylül 1847'de sona erdirdiği doğal yaşam deneyimini paylaşmıştır.

Esaretin,  insanların maddiyata önem verip ona hizmet için hayatı kaçırmaları olduğunu düşünüyor. Bundan hareket ederek, medeniyetin ilgi alanlarını ve dertlerini geride bırakıp, çalar saatlere, programlara, akşam yemeği davetlerine ve baş ağrısı ilaçlarına son veriyor. Büyük bir kaçış gerçekleştiriyor. Günlük yaşamından kesitler ile insanın varoluş gerçeği, bireyin toplum ve devlet ile  ilişkileri ve bu konulardaki düşüncelerini , tecrübelerini paylaşıyor.
156 syf.
·1 günde·10/10 puan
Thoreau'nun günlük yaşamından kesitler ile insanın varoluş gerçeğini, birey-toplum ve devlet ilişkileri ve benzeri birçok konudaki düşüncelerini konu edinmiştir.

Tamamen iyimser bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Çünkü burada talep edilen başkaldırı yakıp-yıkmak, başkalarının ve devletin malına zarar vermek değil; başka bir dünyada cennete kavuşmayı beklemeden, bu dünyada cennetteymiş gibi insanca yaşamayı ummak ve bunun için de elinden geleni yapmak anlamında bir başkaldırıdır.

Thoreau'ya göre gerçekler, her şeyden, aşk, para ve şöhretten çok daha önemlidir.

"İnsanoğlunun asıl
amacının ve yaşamın gerçek gereksinimlerinin ve araçlarının
ne olduğu üstünde durup düşünülünce, sanki insanlar ortak
yaşam biçimini bile bile seçmişler gibi gelir. Çünkü bu yaşam
biçimini herhangi bir başkasına tercih etmişlerdir. Aslında başka seçenekleri olmadığını düşünürler. Ancak uyanık ve
sağlam mayası olanlar güneşin yeniden doğup aydınlatacağını
bilir. Önyargılarımızdan sıyrılmak için hiçbir zaman geç
değildir. Çok eskilerden kalmış olsa bile, doğrulukları
kanıtlanmadan güvenilemez hiçbir düşünceye ve davranış
biçimine. "


"Basitliğe methiye düzmek için değil yazacaklarım, yalnızca komşularımı uyandırabilmek için sabahları tüneğinde dikilip öten horoz kadar şiddetle böbürlenebilmektir amacım" der bir sözünde.
156 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Henry David Thoreau, insanlığın kalbindeki yerini zaman geçtikçe daha da sağlamlaştırıyor. Onun hayatı, paradoksal bir gerçeği yeniden kanıtlıyor bize: gerçekten başarılı olanlar, aslında başarısızlığa uğrayanlardır. Thoreau'nun anlaşılmazlığı, yoksulluğu, gerek bir yazar gerekse bir öğretmen olarak toplumda yer bulamayışı, başarısız bir àşık olması, iş hayatındaki başarısızlıkları ve erken ölümü birleştirip, onu neredeyse şehit mertebesine kadar çıkararak ölümsüzleştiren felaketlerdir. Özellikle erken ölümü, bütün bunları kutsuyor ve listeyi tamamlıyor. Hayatta en çok şeyi görebileceği, keyif alabileceği dönemini yaşayan bir natüralistin, zamanının büyük bir kısmını açık havada geçiren bir adamın tiberkülozdan ölmesi... O yaşadığı zaman diliminde sadeliğin ve doğanın bir insan hayatındaki önemine dikkat çekmek istedi. Kısa hayatında bir tohumun toprağı nasıl işleyebileceğini anlattı. Sistemin dayatmalarına karşı durdu. Bana göre insanlığın büyük kaybıdır Thoreau. Daha çok yaşamalı ve daha çok yazmalıydı. Herkese iyi okumalar. Teşekkürler.
156 syf.
·10/10 puan
Sanayileşmenin, üretmenin, kar etmenin yayılmaya, insanların mesai kavramına alışmaya başladığı bir ortamda, Doğa Filozofu Henry David Thoreau 1845 Yılından itibaren Walden gölü kıyısında iki yıl iki ay boyunca kendisinin yaptığı tahta bir kulübede basit ve minimal bir yaşam kurar.
Bu yaşantı sürecinde doğadaki döngü den, etrafındaki yaban hayatından, iklimlerden, küçük çaplı yaptığı tarımsal faaliyetten çıkardığı dersler üzerine aldığı notlardır bu kitap.
Ülkemizde değişik yayınevlerince yapılan çevirilerde Walden gölü hayatı farklılıklar göstermektedir.
Notos yayınevi (Bu çeviri) çevirisinde bazı konular eksiktir. Kaknüs yayınları daha bir bütünlük arz etmektedir.
Thoreau doğadaki yaşam ve yürüyüşlerinden sonra yapmış olduğu çalışmalarından 16 ciltlik bir döküman oluşturduğu, Bizde varolan kitaplarında da bu çalışmalarından seçkiler olduğu değişik yayınlarda dile getirilmiştir.
Kendince oluşturmuş olduğu dünya görüşü, kendinden sonra gelen Tolstoy gibi Gandhi gibi düşünürlere ilham kaynağı olmuş. Bugün kü dünyadaki karmaşanın içinde, Thoreau nun hayat anlayışı daha bir kıymetli hale gelmiştir.
Tükettiğimiz her bir ürünün ana kaynağının doğa olması nedeni ile doğaya ne kadar az zarar veririm yada doğadan eksiltmeden faydalanmak düşüncesi, günümüz çevreci örgütlere ve insanlara da esin kaynağı olmaya devam etmektedir.
“İnsan sahte yazgısına aldanır, gereksinim diye bir kılıf uydurarak, eski bir kitapta söylendiği gibi, güvelerin ve pasın çürüteceği ve hırsızların girip talan edeceği servetler biriktirmeye çalışır. Bu ahmakça bir yaşamdır.”
“İnsan yığınları, suskun bir umutsuzluk içinde yaşamlarını sürdürür. Suskunluk denen şeyse kökleşmiş bir umutsuzluktur. Siz umutsuz bir kentten umutsuz bir ülkeye doğru yol alıyorsunuz ve avutmak zorundasınız kendinizi.”
104 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Böyle okurken bitmesin istediğiniz kitaplar olur ya, tam olarak öyle bir kitaptı benim için.
Ne için yaşıyoruz , nerede neden yaşıyoruz'u devamlı sorguluyor olmama ve oldukça minimalist bir yaşam sürüyor olmama rağmen, bir çok konuda kendimle hesaplaşmamı ikinci kere sağladı. Ben'li anlatımında çoğu kez kendimi yerine koyup düşündüm her bir cümleyi. Alıntılamak istediğim yerleri başta fotoğraflamaya başladım ancak bir kaç sayfa sonra anladım ki öyle bir kaç alıntıyla geçiştirilemezdi bu güzel kitap, tamamı okunmalı. Her bir cümlesi aklın en derin köşelerine ulaşmalı ve sindirilmeliydi. Modern insan mı? Vahşi insan mı gerçekten insan??
Kesinlikle tavsiye edilir.
80 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Thoreau 1800 lerde yasamis bir filozof, naturalist. Walden gou etrafinda kendine klube insaa edip basit minimal bir hayat surmus 2 yil. Orada komsular ben ne yiyip iciyorum nasil yasiyoum diye merak etmesinler onlatin merakini gidereyim diye 16 ciltlik yazililar yazmis. Sonrabu notlardan kitaplari çıkmış. Vergi vermeyi reddettigi icin hapiste kalmis sivil itaatsizligi yazmis. Bircok kitabi olumunden sonrabasilmis. Tolstoy'u Ganfi'yi etkileyen yazar.

Dogadan bahsederken oyle düşündüren laflar ediyor ki bir bakıyorsun kulubesini nasil kac liraya mal ettiğini anlatiyor bir bakiyorsun insan oğlunun barınma ihtiyaci uzerine felsefe yapiyor. Kolay okunan bir kitap. Parayi dusman olarak görüyor. Miras kalanlarin vay haline o para onlari kolelestirecek diyesoyluyor. Buyuk evler icin epey laf etmis. Evi temel ihtiyaclari karsilayan, barinma ihtiyaci icin yapilmasi gerektigini anlayiyor. Hiyonme de oyke ortunme amacli olmali. Cesit cesit giysi hiymek o giysilerin bizi farkli gosterdigini dusunmek yanlis diyor. Sonlara dogru da tavsan, sincap komsularini anlatmis.
156 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Henry david thoreau'un müthiş kitabı. ülkemizde pek bilinmez ancak into the wild filmi sayesinde biraz olsun belki thoreau'dan haberdar oldum. Dünya genelinde ise kült haline gelmiştir.
Doğa tarihi açısından da önemli olan kitapta thoreau, walden gölü kıyısında 4 temmuz 1845’te başlayıp, 2 yıl 2 ay ve 2 gün sürerek 6 eylül 1847’de sona eren doğal-yaşam deneyimini anlatıyor bize. Gerek tasvirler, gerekse Thoreau'un Çarpıcı Cümleleriyle Gerçek Bir Başyapıt. Bu kitaptaysa "ben" dışarıda bırakılmayacak. "Birinci kişi" birincil olduğundan, kitap ötekilerden ayrılacak. Bir
başkasını bu kadar iyi tanısaydım, kendimle ilgili böyle çok konuşmazdım. Ne yazık ki, deneyimlerimin kısıtlılığından bu temaya sıkışıp kaldım. Ayrıca, kendi adıma, her yazarın
yalnızca başkalarının yaşamlarıyla ilgili
duyumlarına değil, kendi yaşamını yalın ve
samimi bir şekilde anlatmasına gereksinim
duyuyor.İnsan kendini bir şeye zincirleyerek yaşadığı sürece bu şey bir tarla da olsa hapishaneye dönüşüyor. Keyifle Okuyacağınız Bir Kitap.İyi Okumalar...
%40 (62/156)
·3/10 puan
bilinen yazım disiplinlerinden yoksun ve konu bütünlüğünün olmadığı bu eserinde yazarımız savrulduğu ruh hali doğrultusunda, herhangi bir kurgu kurmaya tenezzül etmeden, kafasına göre takılmış adeta, bir de bunun üzerine pek kötü olduğuna inandığım çeviri sonrasında, kitap katlanılır olmaz hale gelmiş, ne kadar zorlasam da ancak yarısına kadar gelebildim.
Paul Auster' in bir çok eserinde saygıyla bahis ettiği yazarın bu kitabını tavsiye edemiyorum.
156 syf.
·1 günde·7/10 puan
İlginç bir "başyapıt"

Kitabı okurken bazen her cümlesinden anlam çıkarttım bazen "abi sen ne anlatıyorsun ya" dedim. Kötü değil, sırf içindeki alıntılar için bile okunabilir ama ölmeden önce okuyun diyeceğim bir kitap değil.
156 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitabın ilk kısmında Thoreau'nun dünya görüşü yer alırken ikinci kısmında daha çok hayatı ve yaptıkları yer alıyor. İnsanlığa ve sade yaşama dair düşünceleriniz varsa Thoreau okuyun!
Ama insanoğlu yanlış yoldadır. En değerli varlığı çok geçmeden toprağa gömülüp çürümeye bırakılır. İnsan sahte yazgısına aldanır, gereksinim diye bir kılıf uydurarak, eski bir kitapta söylendiği gibi, güvelerin ve pasın çürüteceği ve hırsızların girip talan edeceği servetler biriktirmeye çalışır. Bu ahmakça bir yaşamdır. Eğer daha önce öğrenmezse, mutlaka öğrenecek yolun sonuna geldiğinde.
Kendimize ettiğimizin yanında, önemsiz kalır toplum baskısı. İnsanın kendisi hakkında düşündüğüdür belirleyen, daha doğrusu, belirten yazgısını.
Yaşam budur işte, tarafımca büyük kısmı sınanmamış bir deney, ne var ki yarar sağlamıyor başkalarının denemeleri de. Eğer değerli bulduğum bir deneyime sahipsem, eminim bunu akıl hocalarımdan öğrenmediğimden.
Nice zavallı ölümsüz ruh gördüm, kocaman tahıl ambarlarını, Augeas'ınkine benzer hiç temizlenmemiş ahırları, onlarca dönüm arazisi, çiftlikleri, ekini, otlakları ve ağaçlıkları sırtlanmış, hayat yokuşundan inerken yüklerinin altında ezilip bunalıyorlar! Yığınla mirasın yükünü sırtlamak gibi bir dertleri olmayan kısmetsizlerse, yalnızca bedenlerini eğitip nefislerine hükmetmeyi iş ediniyor.
Giysilerimiz, giyenin karakterini alarak her gün biraz daha fazla kendimizle benzeşir. Bu nedenle onları atmaktan çekinir, bunu sürekli erteler, bir canlıyı ameliyat edermişcesine onarır ve atarken sanki bedenimizden vazgeçiyormuş gibi bir çeşit tören düzenleriz...
Hayatımızı yücelterek ve değişme olasılığını yadsıyarak öylesine bütünüyle ve içtenlikle zorluyoruz ki kendimizi yaşamaya. "Tek yolu bu," diyoruz; tek merkezden çizilebilecek yarıçaplar kadar çok yolu var oysa.
Çok sayıda pantolon ve palto, çok az sayıda insan tanırız. En güzel elbiselerinizi bir bostan korkuluğuna giydirip yanında sünepe bir halde dikilirseniz, yoldan geçen herkesin sizi değil, korkuluğu selamladığını göreceksiniz.
Doğa ve insan yaşamı, bizim sayısız karakterlerimiz kadar farklı. Kim söyleyebilir önümüzdeki yaşamın bir başkasına neler sunacağını?
- " (...) Gökyüzünde bir balığım ben, altımda çakıl gibi yıldızlar... Tekini bile saymaya yetmez muhasebem.
Alfabenin ilk harfini bile bilmem.
Doğduğum günkü kadar bilge olamadığıma üzülürüm her dem..."
Henry David Thoreau
Sayfa 88 - Çınar Yayınları
Nice zavallı ölümsüz ruh gördüm, kocaman tahıl ambarlarını, Augeas'ınkine benzer hiç temizlenmemiş ahırları, onlarca dönüm arazisi, çiftlikleri, ekini, otlakları ve ağaçlıkları sırtlanmış, hayat yokuşundan inerken yüklerinin altında ezilip bunalıyorlar! Yığınla mirasın yükünü sırtlamak gibi bir dertleri olmayan kısmetsizlerse, yalnızca bedenlerini eğitip nefislerine hükmetmeyi iş ediniyor.
Ama insanoğlu yanlış yoldadır. En değerli varlığı çok geçmeden toprağa gömülüp çürümeye bırakılır. İnsan sahte yazgısına aldanır, gereksinim diye bir kılıf uydurarak, eski bir kitapta söylendiği gibi, güvelerin ve pasın çürüteceği ve hırsızların girip talan edeceği servetler biriktirmeye çalışır. Bu ahmakça bir yaşamdır. Eğer daha önce öğrenmezse, mutlaka öğrenecek yolun sonuna geldiğinde.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nerde ve Ne İçin Yaşadım
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057775368
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zeplin Yayınevi
Baskılar:
Nerede ve Ne İçin Yaşadım
Nerde ve Ne İçin Yaşadım
Nerede ve Ne İçin Yaşadım?
Nerede ve Ne için Yaşadım
Thoreau, Walden Gölü'nde yaşamaya neden karar vermişti, neydi tüm yaşamını geride bıraktıracak kadar güçlü olan bu duygu? Bir gün gelir de, bir insan neden tüm hayatını bir anda geride bırakır ve yabana, doğaya sığınır? Nerede ve Ne İçin Yaşadım, işte tüm bu soruların cevabı ve insanın kendine ve doğaya duyduğu özlemin hikâyesi.

Kitabı okuyanlar 178 okur

  • Özlem Boztepe
  • Naz.
  • Nesrin Ptsnk
  • Randolph Carter
  • 1000kitap06
  • Aysu Senbas
  • Büşra Kara
  • Seyid H.T.
  • Süperberduş
  • Pınar Koç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%1.8 (1)
7
%3.6 (2)
6
%1.8 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0