Neredesin Prometheus (Kafkasya Aydınlık Günlerini Arıyor)

·
Okunma
·
Beğeni
·
36
Gösterim
Adı:
Neredesin Prometheus
Yazar:
Alt başlık:
Kafkasya Aydınlık Günlerini Arıyor
Baskı tarihi:
Eylül 2004
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752975309
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Kafkasya en eski çağlardan beri bu coğrafyanın yerlileri ile bu coğrafyaya sahip olmaya çalışan dış güçler arasında bir savaş arenası oldu. Günümüze kadar gelen tarihi süreçlerin yakın ama bilinmezlerle dolu boyutunu hiç kuşkusuz 1917 Rus Devrimi ve sonrasındaki süreç oluşturuyor. Sosyalist uygulamaların pratikte aldığı biçimi değerlendirme sıkıntısı, ideolojik önyargıların çoğu zaman bilgiye dayalı değerlendirmelerin önüne geçmesi, özellikle Kafkasya kökenli milyonlarca insanın yaşadığı Türkiye’de bu dönemin Kafkasya coğrafyası ile ilgili bölümünü adeta bilinmez ya da hatırlanmaz hale getirdi. Özellikle son dönem gelişmelerindeki karmaşa sokaktaki insanda "Kafkasya" kelimesinin olumsuz çağrışımlar yapmasına ortam yarattı. Halbuki yüzyıllardır değişen birşey yok. Oynanan oyun aynı, oyuncuların adı farklı.Cem Kumuk’un özgün kaynaklara, bölgede yaptığı gözlem ve araştırmalara dayanarak hazırladığı çalışması, kuşkusuz çok tartışılacak...Cem Kumuk 1967 yılında Ankara’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra akademik eğitimini İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünde aldı. Politik tarih üzerine çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan makalelerinin yanı sıra profesyonel olarak Tedarik Zinciri Yönetimi üzerine çalışmaları bulunmaktadır.
360 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Neredesin Prometheus Cem Kumuk’un Kafkas halklarını anlattığı ve son bir kaç yüzyıla ışık tutan bir kitap. Prometheusun tanrılardan çaldığı ateşin Kafkasyada hiç sönmediği Kafkas halklarının var olma mücadelesini anlatıyor. Ayrıca yazarın Tarih bilinciyle yazdığı tarafsız bakış açısını kutluyorum. Topraklarına sahip çıkma mücadelesi veren farklı dinlere , farklı dillere sahip ama aynı kültürde yoğrulmuş kamaları bellerinde özgürlüğe aşık bir halkın hikayesi bu. Evleri yakılmış, sürgün edilmiş, katledilmiş, birbirine düşürülmüş, asimilasyona zorlanmış ama yurtlarından asla vazgeçmemiş bir halkın hikayesi. Kimler yokki sahnede. Petrolün ve doğalgaz kaynaklarının ağızları sulandırdığı bir meydanda Çarlık Rusyası, Bolşevikler, Hindistan ticaret yolunu garanti altına almak isteyen İngilizler, Hitler Almanya’sı, Polonyalılar, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti girmiş sahneye. Kimi dost olmuş kimi düşman. Bir yangın başlamış Kafkasyada, yüzyıllardır sönmeyen bir ateşle kavrulmuş ve o ateş özgür Kafkas Dağlılarının gözlerinde hala sönmeden yanıyor. Kafkas kökenli biri olarak hayret ve biraz da dehşetle okudum yazılanları. İhanetin kol gezdiği, halkların böl parçala taktiğiyle birbirine düşürüldüğü, parçalanan yurtlarında bir an rahat yüzü görmeyen anneler, babalar, çocuklar geçti gözümün önünden.
.
.
Kitabın sonunda yazarın paylaştığı çok güzel bir benzetme var. Bu benzetme her şeyi özetliyor aslında;
.
. “ Teşbihte hata olmaz derler. Kafkasya çok güzel bir kadındır. Bir o kadar da zengin. Sevdalısı çok Kafkasya’nın ama O bugüne kadar kimseye yar olmadı. Ne canlar öldü Kafkasya uğruna ve ne canlar ölü gibi yaşadı onun hasretiyle. Onun müthiş güzelliği sanki lanetli bir güzellikti nesilden nesile milyonlarca insanı peşinden sürükleyen. “
.
.
yine devam ediyor yazar sözlerine;
.
.
Kan ve gözyaşının olmadığı, çocukların üzerinde gülerek ve oynayarak büyüdükleri aydınlık bir Kafkasya umuduyla...

https://www.instagram.com/...?igshid=2bou7c400m0h
Bunların dışında bütün askerlerde bulunan yegane silah ünlü Kafkas kamasıydı. Hangi taraftan olursa olsun bütün erkek nüfus savaşa katılmak zorundaydı. Bu bir onur meselesiydi. Todorski anılarında Dağlıları ( Çerkes’leri ) savaşçı doğmuş, özgürlük tutkunu, gururlu ve intikam ateşiyle yanan insanlar olarak nitelendiriyor.
Çarlık Rusya’sı döneminde yerleşen bir geleneği Sovyet yöneticileri de benimsemişti. Çarlık döneminde bir zanlının yakalanabilmesi için bir yakını rehin alınır, zanlı teslim olunca rehin alınan kişi serbest bırakılırdı. Ancak, Sovyet döneminde rehin alınanlar hiçbir zaman serbest bırakılmadılar. Kadın, çocuk ve yaşlı demeden zanlı kişi ile birlikte ya öldürüldüler ya da Sibirya’ya sürüldüler.
Cem Kumuk
Sayfa 193 - Alfa Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Neredesin Prometheus
Yazar:
Alt başlık:
Kafkasya Aydınlık Günlerini Arıyor
Baskı tarihi:
Eylül 2004
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752975309
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Kafkasya en eski çağlardan beri bu coğrafyanın yerlileri ile bu coğrafyaya sahip olmaya çalışan dış güçler arasında bir savaş arenası oldu. Günümüze kadar gelen tarihi süreçlerin yakın ama bilinmezlerle dolu boyutunu hiç kuşkusuz 1917 Rus Devrimi ve sonrasındaki süreç oluşturuyor. Sosyalist uygulamaların pratikte aldığı biçimi değerlendirme sıkıntısı, ideolojik önyargıların çoğu zaman bilgiye dayalı değerlendirmelerin önüne geçmesi, özellikle Kafkasya kökenli milyonlarca insanın yaşadığı Türkiye’de bu dönemin Kafkasya coğrafyası ile ilgili bölümünü adeta bilinmez ya da hatırlanmaz hale getirdi. Özellikle son dönem gelişmelerindeki karmaşa sokaktaki insanda "Kafkasya" kelimesinin olumsuz çağrışımlar yapmasına ortam yarattı. Halbuki yüzyıllardır değişen birşey yok. Oynanan oyun aynı, oyuncuların adı farklı.Cem Kumuk’un özgün kaynaklara, bölgede yaptığı gözlem ve araştırmalara dayanarak hazırladığı çalışması, kuşkusuz çok tartışılacak...Cem Kumuk 1967 yılında Ankara’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra akademik eğitimini İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünde aldı. Politik tarih üzerine çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan makalelerinin yanı sıra profesyonel olarak Tedarik Zinciri Yönetimi üzerine çalışmaları bulunmaktadır.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Kanşav Şimşek
  • Bora

Kitap istatistikleri