Serinin en uzun ama heyecanı bol bir devam kitabıydı. Yine bolca düşünce okudum ancak bence kitabı okutturan da Katilbot'un iç monologları. Açıkçası sona iyice yaklaştığım için üzülüyorum. Katilbot'a tahmin ettiğimden daha fazla alışmışım. Gerçekten harika bir seri. Yavaştan dizisini de izlemeye başladım. Ancak söylemeliyim ki, karakterler ve olaylar benim kafamdayken çok daha iyiydi. Diziyi pek beğendiğimi söyleyemem ancak yine de izlettiriyor kendini.
GüvBirim, bu sefer de insanlarının hayatını kurturmak adına elinden geleni yapmaya çalışıyor. Ancak bu seferki düşmanı, eski dostu olan GAT. Sistemine kurulan imha yazılımı sebebiyle, dostunu kaçıran ve onun insanlarına saldıran GAT, gerçekten de onu ve diğerlerini öldürmeye mi çalışıyor, yoksa onu sadece GüvBirim'in kurtarabileceğini düşünerek yardım mı istiyor?..
Ana sistemlerine bulaşan uzaylı kalıntıları yüzünden imha olan MerSistemler, bulaşma yaşayan insanlar, bulaşan virüsler, kaçmaya çalışan masumlar ve kaçırılan kişiler... Tüm her şeyi açıklığa kavuşturmaya çalışan ve dostuna ne olduğunu merak eden GüvBirim... Bu karmaşadan kurtulabilecek mi? Ona güvenen ve inanan insanlarını sağ salim gitmeleri gereken yere ulaştırabilecek mi?..
Keyifli okumalar dilerim...
Katilbot günlükleri serisi favori serilerimden gerçekten bayılıyorum ve bu kitap seride favori kitabım oldu her sayfası bir ayrı güzeldi. Birde GAT ikinci favori karakterim ve bu kitapta onu bol bol görmek beni aşırı mutlu etti.
Serinin 5. Kitabı ilk dört kitap ile aynı tatta biraz daha uzun soluklu olan bir kitaptı. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Katilbotu ve GAT'ı tekrar bir arada görmek çok güzeldi.
Kısa roman dalında harikaydı ama uzun şekli bazı noktalarda sıkılmama sebep oldu. İçsel konuşmalar ve teknik bilgiler fazla uzun geldi. Daha kısa yazılabilirmiş. Uzun olması için uğraşılmış gibi ama yine de genel olarak keyif aldığım bir macera oldu. Katilbot en sevdiğim karakterlerden biri ve bu defa dostlarıyla -aman müşterileriyle diyecektim- daha uzun vakit geçirdi ve ben ilişkilerine bayıldım. GAT ın ortaya çıkışı da ayrı bir güzel oldu. Bu kitapta GAT ı ayrı bir sevdim galiba :) serinin son kitabı olduğu için detay vermek doğru değil. Bu yüzden sadece Katilbot her zaman bildiğimiz gibi diyorum. Devam kitabı da gelecek gibi :)
İlk dört kitabı okuyanlar zaten Şebeke Etkisi'ni de okuyacaktır.
Katilbot Günlükleri'yle yakın zamanda tanışmıştım ve ilk 4 kitabın ardından 5.kitabını da kısa sürede okudum. Araya normalde fazla bir zaman girmemişti (galiba 2-3 hafta) ama Katilbot'umuzu
“AAAAAAA”
Okurken hem gülüp hem ağladım, iki (hatta üç) robotun (?) arkadaşlığının bu kadar duygusal ve komik olması böyle günlerde çok iyi geldi.
Ayrıca en sevdiğim ikinci karakter GAT’ı tekrar görmek çok güzeldi. Katilbot’un “arkadaş” olduklarını kabullenirken onun öldüğünü de kabullenmesi kısmında azıcık ağladım.
Serinin en iyi kitabı gerçekten buydu, normalde serilerde herkes bilir ki gittikçe saçmalaşır bazen gittikçe kötüleşir. Ama bu seride tam tersi oluyor ve her kitapta şaşırmayı bırakamıyorum.
Yeni favori yazarlarım arasında artık
Kitap bittiğinde o kadar üzüldüm ki inceleme bile yazamıyorum kaç gündür. Her şeyden önce çevirmene teşekkür etmek istiyorum. Katilbot gibi kendine özgü bir karakteri ona müdahale etmeden çevirmek oldukça zordur ve çevirmenin bu işi başarıyla yaptığını düşünüyorum. Piyasadaki diğer kitaplardan maruz kaldığım çeviri saçmalıklarına ilaç gibi geldi.
Seriye dönecek olursam, nereden başlayacağımı asla bilemiyorum ve buraya ne yazsam spoiler olacakmış gibi hissediyorum. GAT ile aralarındaki ilişki öyle bir boyuta geldi ki birbirleri için yaptıklarını gözlerim dolu okudum. Katilbot her zaman bildiğimiz gibi olsa da bir eşya değil de birey ve değerli olarak görüldüğü bir çevrede olması çok hoştu. Kaygılarını okurken içim sızladı. Katilbot bunu kabullenmek istemese de şu anki hayatını kesinlikle kaybetmek istemiyor ve bundan ödü kopuyor. "Biliyorum, duvardaki altı üstü bir logoydu ama insanların ve geliştirilmiş insanların bir şeyleri durduk yerde mahvetmelerinden nefret ederim. Belki bir kişi olmadan önce bir şey olduğum ve dikkatli davranmazsam yine bir şey haline gelebileceğim için böyle hissediyorumdur." Bu alıntıya kalbimi bıraktım.
Sadece diğer kitaplara nazaran bu kitapta teknik bilgiler fazla uzun geldi ve açıklamalar olsa da çevreyi tam olarak anlayamadım. Uzun olması için uğraşılmış gibi ama yine de genel olarak keyif aldığım bir macera oldu. GüvBirimi gerçekten seviyorum ve kitabın sonunda verdiği karardan sonra neler olacağını merak ediyorum. Devam kitabının ne zaman çıkacağı belli değil ama beklemeye değer.
Katilbot'un harcanabilir bir ekipmandan bir bireye dönüşümünün beş kitaplık hikayesi bitti. Parçalarına ayrılma pahasına hayatlarını koruduğu insanlar, müşterileri, serinin bu uzun soluklu hikayesinde bu sefer ölümleri pahasına kendisini kurtarmaya gidiyor. En yakın dostu olan başka bir yapay zeka kahramanımızın uğruna koca bir gezegeni yakıp yıkmayı planlıyor. Diğer kitaplardaki gibi yine acayip ve fena işler dönüyor. Kadir, kıymet bilen bir yapay zekanın koşulsuz yardımseverliği okuyucunun içini ısıtıyor. Yürü be katilbot..
İlk 4 kitaba oranla sayfa sayısı uzun olmasına rağmen daha akıcı geldi bana. Hatta İlk beş kitap arasından en çok bunu beğendim. Bazen gereksiz uzatılmış olsada öykü ve olayların bağlantısı insanı kitabın içerisine çekmeyi bir şekilde başarmış.
Katilbot’a aşığım artık GAT’a da aşığım ikisini tekrar bir arada okumak muazzamdı ve belki devamı da gelecek (4 kitapta bitti dendi 5. kitap çıktı 6. neden çıkmasın!). Katilbot serisinin bu cildi diğerlerine nazaran daha kalın fakat macera seviyesi diğer ciltlerle aynı. Bu kitabın farkı teknik detaylara bir hayli fazla girmesi, bu nedenle kafa sakin değilse dön başa yapmanız olası (benim işler nedeniyle kafanın sakin olduğu olmuyor bu nedenle normalden biraz daha uzun bir sürede okudum ordan anlayabilirsiniz). Bu sefer hikayeye uzaylıların dahil olması enteresan olmuş, Katilbot ve GAT arasındaki ilişki her zamanki gibi şahane hatta bir tık daha şahane. Hikayedeki insan sayısının fazla olması pek hoşuma gitmedi fakat işin içine başka katilbotlar da dahil oluyor, uzayda savaş, bilinmedik bir gezegende savaş, valla e daha ne olsun! Finalde yine hop oturdum hop kalktım, yine tadı damağımda kaldı.
Martha Wells Fort Worth, Teksas, Amerika Birleşik Devletleri’nde Dünya’ya gelmiştir.
Spekülatif kurgu yazarı olan Martha Wells, fantezi ve bilim kurgu konularında fantezi romanı, genç yetişkin romanı kısa öykü, medya bağlantısı ve kurgusal olmayan yazılar yayımladı. Yazarın romanları sekiz dile çevrildi.