Neyi Kaybettiğini Hatırla

·
Okunma
·
Beğeni
·
6166
Gösterim
Adı:
Neyi Kaybettiğini Hatırla
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İklim Yayınları
Baskılar:
Neyi Kaybettiğini Hatırla
Neyi Kaybettiğini Hatırla
163 syf.
·4 günde
Yine Özel, yine beni karman çorman etmiş bir kitap...
Yine İsmet Özel'in kendine has tarzında muazzam bir kitap. Evet, yorucu, evet, anlaması zor, ama bizi en çok geliştiren kitaplar bizi yoran kitaplar değil midir?

Yine Müslümanlar ile siyaset arasında nasıl bir ilişki olması gerektiğini açıklamaya gayret etmiş Özel. Çünkü ne demişti Erbakan Hoca?
Siyasetle ilgilenmeyen Müslümanları, Müslümanlıkla ilgilenmeyen siyasetçiler yönetir. Buna mukabil, İsmet amcamız da bu görüşe katılıyor olsa gerek ki, siyaset ve Müslüman siyaseti ile bu kadar ilgileniyor.

Her kitabında muhakkak vurguladığı bir şey var: Şahsiyetli Müslüman.
Bu konunun üzerinde defaatle durur ve Türkiye'nin kalkınmasının İslam'la olacağını savunur. Başka hiç bir sistemin Türkiye'yi kalkındırmayacağına dair inancı tamdır.

Senelerdir İsmet Özel okuyan bir okur olarak bir kaç cümle de ben etmek isterim Müslüman siyaseti hakkında...

Müslüman! Sen kendini değerli gör. Sen kendini yetiştir. İşlerin adamı ol.
Biz Müslümanlar, yerküre üzerinde insan oluşun tek gerekçesiyiz. İnsanlığın bir parçası değiliz. İnsanlığın mihveriyiz. Kendini o pespaye halden çıkar, her şeyi yapacak güç, damarlarındaki kanda mevcuttur!

Öğren... Düşün... Çalış... Gerçekleştir...
Batı devletlerine öykünerek yaşama, kendi sanayiin olsun, kendi tarlanda üret, Dünya'ya sen ürün sat. Müslüman olarak kendini ezik görme, senin hastalığın budur.
Tanzimat'tan beri seni ezdiler, gavura gavur deme dediler, seni ılımlı İslam'cı yapmaya gayret ettiler. Olma!

Silkin, kendine gel! Neyi kaybettiğini hatırla!
Özgürlüğümüz alınmış elimizden, düşünce gücümüze zincir vurulmuş, inançlarımız şekillendirilmiş. “Siz ancak bizim inandığımız şeye inanabilirsiniz” denmiş. Baş kaldırmak mı? Haşa! Ya ekonomik krizlerle ülkemiz 20 yıl geri gönderilmiş, ya da askeri darbelerle nice insanların canları yakılmış. İnsanlar arasında her dönem bir bölünme yaratılmış. Sen alevisin, sen sünnî. Sen Türksün, sen kürt. Sen doğulusun, sen batılı. Müslümanlara hep bir takım damgalar vurulmuş. Namaz kılıyorsan, önceden Fethullahçısındır, şimdi Tayyipçi. Her daim müslümanların uzerine oynanmış oyunlar. Çünkü, Batı medeniyetinin en çok korktuğu kültür İslam kültürüdür. İslam kültürü asla ayağa kalkmamalıdır onlara göre. Ve dünyaya hükmeden İslam neden şu anda parça parça olmuştur? Neden hep zulüm gören tarafta yer almaktadır?

İsmet Özel buna benzer bir çok tespiti ortaya çıkarmış bu eserinde. Ülke olarak hatta müslümanlar olarak, düzlüğe çıkmanın çarelerini de sunmuş ustalıkla. Bilinçli olmayı öğretmiş aslında bize. Düşünce dağarcığımızı genişletmiş. Sorgulama gücümüzü fark etmemizi sağlamış. Bir toplumu değiştirmek için bireyin öncelikle kendini değiştirmesi gerektiğini öğretmiş.

Bu ülkenin evladıyım diyen herkesin (taraflı/tarafsız) okumasi gereken ders niteliğinde bir eser olduğunu düşünüyorum.

Saygılarımla...
165 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Neyi kaybettiğini hatırla!
Evet sen,bu hitabın muhatabı,bu topraklarda geçmişini reddetsen de,bilinemezlerle çevrili olduğun hissine kapılsan da,yahut bildiğini zannettiğin şeyi yaşamaktan uzak olsan dahi neyi kaybettiğini hatırlamadan bulamayacaksın o kaybettiğin şeyi...
Buna ruh diyorum ben,edep diyor anadolunun bozkırında her gün soğuk bir tas su ve birkaç parça soğan ekmeğe alın terini katık yapan adam.Üniversitede İlahiyat okuyan da felsefenin dehlizlerinde arama uğraşında,bir de koca akademisyenler var ben hakikat arayıcısıyım diye bir takım fikirlerle öğrencilerini çevreleyen.Medresede okuduğu nahiv kitabının mütaalasını düzgün yapmayan talebe de Nietzsche okumakla kaybettiğini bulma düşüncesinde,yanı başındaki 20 bin ciltlik kütüphanedeki Kurtubi tefsirinin sayfalarında aramamış hiç bir zaman hakikati.
Bilmem hangi denizin kıyısında melankolikleşmiş ve aklı talan edilmiş genç adam da hakikatin izini sürdüğü iddiasında.
İsmet Özel'in tanıdığımız şairlik sıfatına aykırı bir deneme kitabı olan ve bir takım politik,sosyolojik meselelerle çevrili,siyaseti de elen alan bu kitabına böyle bir inceleme yapmamın altında aynı anda kendi sesinden 'karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak' şiirini dinlediğim hakikati yatıyor aslında.
Kitabı incelemiş sayılmasam da anlaşılması için bir iki cümle ile bitireyim incelemeyi:
İsmet Özel'in kendisine verilmiş köşesinde günlük olarak kaleme aldığı gazetede yayınlanan  yazılarından oluşan kitap çok mühim siyasi tespitleri ve tabi teklifleri de barındırıyor içerisinde.
Türkiye'de Allah sıhhat versin sağlıklı düşünebilen ve taviz vermeden Müslümanca görüşünü koruyan nadir adamlardan İsmet Özel.
Anlaşılmayan yahut yanlış anlaşılan söylemleri içerisinde yanlış anlaşılmaya müsait birçok ifadesi olsa da bu görüşlerinde hatadan hali olduğu manasına da gelmez elbette.
Ben onun Müslüman ve taviz vermez Şairliğine gıpta ediyorum.
Şiirin yaşayan mihenk taşı Allah sana sıhhat versin.
165 syf.
·1 günde
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki biraz ağır geldi. Bildiğiniz İsmet Bey :)
Deve -Derviş olayı ve
"komunistler komunist olmadıklarını, türkçüler türkçü olmadıklarını, şeriatçılar şeriatçı olmadıklarını ispat edebilmek için nasıl da büyük bir çaba sarfediyorlar" sözü baya akılda kalıcı ve çarpıcıydı benim açımdan. Biz neler kaybetmişiz dedirtti açıkçası..
163 syf.
·Beğendi·10/10
Bazı yazarlar vardır yazdıklarından bir kaç satırını okuyunca bile kimin yazdığını anlayabilirsiniz. İsmet Özel onlardan biri, bence. Kendine özgü bir üslubu var, konuları çok farklı açılardan ele alıyor. Bu kitapta çok derin konulardan bahsetmiş ve okuyucuyu farkındalığa yöneltmiş. Ağır bir dili olduğu için anlayamadığım yerler de oldu ama çok faydalandım. İsmet Özel’i tanımak çok güzel.
163 syf.
·9/10
Daha önce İsmet Özel okumamış birisi olarak, yazarın üslubunu anlamak, ideoloji ve fikrini tanımak için sanırım güzel bir kitap seçimi yapmışım.

Sade bir dili ve etkileyici bir anlatım gücü var bence İsmet Özel'in. Bölümlere seçtiği başlıklar, içeriğe olan ilgiyi fazlaca artırıyor. Dili ne kadar sade de olsa, anlama hususunda yorucu bir kitaptı.

Türkiye'nin yakın tarihine, bu kitapla yüzeysel bir bakış açısı daha yakaladım.
Kitapta özellikle üzerinde durulan husus Müslümanlık tutumu ve siyaset olmuş. Türkiye'de bulunan Müslümanların siyasete bakışı, dahil oluşu eleştirilmiş, önerilerde bulunulmuş.

Türkiye'nin bu günlere nerelerden geldiğini, hala oturtamadığımız şeyler olduğunu, Müslüman bireylerin düştüğü yanılgıları, neleri kaybettiğimizi ve neleri kazanmamız gerektiğini kısaca anlatmış yazar.

İsmet Özel ile tanışma kitabım böyleydi. Kendisinin diğer kitaplarını da merakla okumak isterim. Sevenlerine de bu kitap tavsiyemdir.

İncelemeye kitaptan bir parçayla son vereyim:

"Biz bu oyunu bozmak
üzere varız. Zorla bozacağız oyunu. Bizim zorumuz şiddet yoluna
başvurmakla belirginleşmeyecek. Oyuna katılmadığı halde Müslüman kalma
niteliğini gösteren herkes bir zor unsuru olacak dünya sisteminin karşısında."
163 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
İsmet Özel okumanın keyfini "Neyi Kaybettiğini Hatırla" ile tekrar yaşadım diyebilirim.Sorgulayıcı, sorgulatıcı, düşündürücü anlatım tarzıyla biraz yorsa da kitap bittiğinde bu yorgunluk tatlı bir yorgunluğa dönüşüyor.Son asırda ve daha çok 1945-95 arası dönemde yaşanmış siyasi gelişmeler hakkında sahip olacağınız yüzeysel bilgi kitap boyunca sıkılmanıza mani olacaktır.1995 yılında basılmış olması istifade açısından hiç bir kayba sebebiyet vermemekte,yapılan açıklamaların, izahatların bir çoğu ise günümüz sorunlarını aydınlatacak, onlara çözüm noktasında ışık olacak mahiyettedir. Özellikle İsmet Özel severlerin okuması gereken bu kitabı herkese tavsiye ediyorum.Keyifli okumalar...
163 syf.
·2 günde·9/10
İnsanoğlu yeryüzündeki uyanışına yaratılmış olduğunu fark ederek varır. Ama iş burada bitmez, burada başlar...

Es-selam değerli dostlar. :))

İsmet Özel yine düşüncelere daldırdı, yine içinden geçmeye cesaret isteyen, çıkmaz sorular sokağına götürdü... :))
Soruları nedensiz bırakmayıp cevapladı anlattı.

Kendine has üslubuyla, sağlam kalemiyle fikirlere fikir kattı...
Tavsiye ederim. :))
"Neyi Kaybettiğini Hatırla" ve onu bul!
;))

Selam ve dua ile.. :))
Keyifli okumalar.
165 syf.
·8/10
Bir kitap başlığıyla ancak bu kadar müsama olabilirdi. Gerçekten bazı durumlarda neyi kaybettiğimi hatırladım. Bazı kısımlarını çok gerekli bulamadım. Fakat İsmet Özel i anlamak başlı başına bir meziyet olsa gerek. İsmet Özel benim için sözsüz müzik sayılır. Yalnızca sayılı insanların kendisini anlayabildiğini düşünüyorum. Anladığınız zaman zaten o sizi ritmine alıp götürüyor. Her İsmet Özel kitabında olduğu gibi bu kitap da biraz ağır dilli. Fakat benim İslami kaygı güden okuduğum en güzel deneme kitabıydı. Kitabın en sevdiğim bölümü medyayı eleştirdiği bölüm oldu. Baştan söylemek istiyorum Cemil Meriç , Sezai Karakoç , İsmet Özel gibi yazarları tam olarak kavrayabilmek için kitap ve fikir geçmişinizin biraz dolmuş olması gerekiyor. Umarım bir dostumu bu kitabı okumaya teşvik edebilmişimdir. Çünkü benim için büyük ırmaklardan bile daha heyecanlı, karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak...
165 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
İsmet Özel'in 90'lı yıllarda gündeme dair diyemeyeceğimiz duşüncelerini iceren köse yazıları. Konu siyasi sistemimiz ve müslümanların sistemdeki durumu diyebiliriz. 90'lı yillarda ülkenin içinde bulunduğu duruma iliskin receteler sunmuş. Bazı yazılarda 20 yılı aşkın süre önce yazıldiğinı hissediyorsunuz. 2 veya 3 sayfalık kısa yazılar. Yazılar bilgi verici oldugundan ilgi ile okudum.
“Ne okumamı tavsiye edersiniz?"

Bu tatsız soru da karşıma çıkıyor. Tatsız diyorum, zira okumayı ciddiye alan kimse böyle bir soru sormaya gerek duymaz. Okumayı ciddiye almamış birinin bu türden bir soruyla kendini ve başkalarını meşgul etmesi hem bezginlik verici, hem de abestir. Ona doktorların hayatından ümit kestikleri hastaya uyguladıkları dieti vermek gerek. Okumayı ciddiye alan kişiler neden "Ne okumamı tavsiye edersiniz" sorusunu sormazlar? Çünkü kitaplar insanı kitaplara götürür. Kitapların kendileri zenginliklerini ve yetersizliklerini ele verirler.
Kendi başına bir şey yapamıyorsan başkasıyla hiçbir şey yapamazsın. Herkes başkasına yetiştirmeye kalkışmak yerine, kendi sorumluluğunu yüklensin.
Dünya müslümanlarının bir arada telakki edilmelerine yol açacak hiçbir siyasî, iktisadî, hatta kültürel ve ideolojik blok doğmamış olmasına rağmen, dünya sisteminin akıl hocaları İslam tehlikesinden aralıksız söz ediyorlarsa bunun sebebi müslümanların gündelik hayatında sistem aleyhtarlığının pratik belirtilerinin uç vermesi değildir. Dünya sistemi küfür sistemiyle ne ölçüde örtüşmüşse karşısındaki müslüman zihniyeti o ölçüde tehlike olarak görüyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Neyi Kaybettiğini Hatırla
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İklim Yayınları
Baskılar:
Neyi Kaybettiğini Hatırla
Neyi Kaybettiğini Hatırla

Kitabı okuyanlar 317 okur

  • Neslihan
  • can kocaman
  • TARDİS
  • Tuba melikoğlu
  • Mervenur
  • Halime Çolakoğlu
  • Forza Space
  • Ahoo S. Zeynalova
  • Harun
  • Edebiyat Memuru

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.6 (12)
9
%11 (9)
8
%15.9 (13)
7
%3.7 (3)
6
%4.9 (4)
5
%0
4
%0
3
%1.2 (1)
2
%0
1
%0