Neyseler KoleksiyoncusuBeyza Hilal Nur Dindar

·
Okunma
·
Beğeni
·
140
Gösterim
Adı:
Neyseler Koleksiyoncusu
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
146
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058276901
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
B Planı Yayınevi
“Yazacağım kâğıtlardan otobüsler yapıyorum. Değirmen olan dinlenme tesisleri ve kılıcım… Dinlemediğim şarkılar vardı ezberimde. Literatürde henüz karşılığı olmayan kurşunun omzumda yer eden tabutun hedefiyim. Ölümden kaçarken, Azrail’in çelmesine takılmak gibiydi yaşamak. Uzağımda kalan gözyaşlarının ellerini tutuyordum yer çekimine yenik düşmesin diye. Ayetler iniyor yağmurdan ve rüzgârdan. İşte az önce kapağını kapayıp duvara astığın ondan evvel de takıp mızrağın ucuna. Gecikmiş borcumdan dolayı kapanıyor kalbimin kapısı soğuyorum. Artık sevmiyorum.

Yo hayır! Küs değiliz. Küs olsak bile hatırlamazdım zaten. Küs değiliz hepsi bu. Hem kapım çalmadı daha zilin icat oluşudur kapıyı alacaklı gibi çalanlara. Söyleyin Slovakyalı salyangoza TOKİ kurasına katılsın bundan sonra. Ben de artık göçebeyim.
Büyüdüm. Bütün mesele bu! Kanamıyor artık dizlerim, istediğimi almak için ağlamıyorum, anneme misafirliğe gidiyorum, bakkaldan tek başıma sigara da alabiliyorum… Ama bu sefer hayata sırtımı dönüyorum. Sonra ardıma dönüp baktığımda en çok kullandığı kelime yankı yapıyor bir Yunan mitolojisinde, Ekho ‘’Neyse!’’ diyor bana. Neyse biriktiriyorum.

Balkonda bana küsen bir begonya çiçeğim, kitaplığımda sene sonu sahafa felsefe kitaplarımla takas edilmiş şiir kitaplarım. Bayramdan bayrama SMS gönderilen 11 haneli telefon numaram ve sürekli yanan sigaram.

Uzun lafın kısası en çok kullandığım kelimedir neyse. Ve benim en nadide koleksiyonumdur bu kelime. Her neyse…'
Arka Kapak
Yazarın ilk kitabı ancak bunu bilmeyen anlamaz. Büyümüşte küçülmüş. Kelimeler dans ediyor satırlarda, aforizmalar çağlayanlar gibi, paradoksal yaklaşım yazarın kimliği zaten.
Özgün, rahat, mahalle baskısı takmayacak kadar cesur. Üç farklı düşünceye itiyor insanı okurken. Maskeli balodaymışçasına kılık değiştiriyorsunuz durmadan. Hah ben de tam böyle düşünüyordum derken, alakası yok bence öyle değile, sonrasın da bak ben hiç böyle düşünmemiştime gelip gidiyorsunuz.
Felsefi kafa karışıklığı kendisinin de kabul ettiği bir şey zaten ama bu bile olumlu yansımış yazıya.
Son dönem kitaplarda özellikle denemelerde söylenmemişi söyleme zorlaması kelime ve cümle icatları yok burada varsa da tadında. Zorlama yok çünkü anlatım o kadar rahat. Zorlaya zorlaya değil çağlaya çağlaya gelmiş.
Ufak tefek yazım hatalarına takılmadım sizde takılmayın. Yaslanın arkanıza ve kendinizi kelimelerin ahengine bırakın.
En sonunda sizi bekleye şiirlerin kollarına atılın. Güzel çok güzel. Tebrik ediyor heyecanla devamını bekliyorum...
Yere çöp atma, yere tükürme gibi eylemlerin artık ata sporu haline geldiği sokaklarda nezaket aramak...
...
Beni bir kalıba sığdırmaya çalışıyorlardı. Ben onların kalıbına sığamazdım. Onların kalıplarını da inkar etmedim. Çünkü ne zaman böyle bir girişimim olsa beni tekfir ederlerdi.
Kalıbınıza sözüm yok da azıcık geniş tutsaydınız keşke, neyse kalıbınıza tüküreyim!
sevsem kabahatli çıkarım bu kavgadan sevmesem yüreğine yazık
.........
baksam gözlerime, bakmasam gözlerinin rengine yazık
......
sana beni sev desem felsefeye, beni sevme desem şiirlerime yazık...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Neyseler Koleksiyoncusu
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
146
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058276901
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
B Planı Yayınevi
“Yazacağım kâğıtlardan otobüsler yapıyorum. Değirmen olan dinlenme tesisleri ve kılıcım… Dinlemediğim şarkılar vardı ezberimde. Literatürde henüz karşılığı olmayan kurşunun omzumda yer eden tabutun hedefiyim. Ölümden kaçarken, Azrail’in çelmesine takılmak gibiydi yaşamak. Uzağımda kalan gözyaşlarının ellerini tutuyordum yer çekimine yenik düşmesin diye. Ayetler iniyor yağmurdan ve rüzgârdan. İşte az önce kapağını kapayıp duvara astığın ondan evvel de takıp mızrağın ucuna. Gecikmiş borcumdan dolayı kapanıyor kalbimin kapısı soğuyorum. Artık sevmiyorum.

Yo hayır! Küs değiliz. Küs olsak bile hatırlamazdım zaten. Küs değiliz hepsi bu. Hem kapım çalmadı daha zilin icat oluşudur kapıyı alacaklı gibi çalanlara. Söyleyin Slovakyalı salyangoza TOKİ kurasına katılsın bundan sonra. Ben de artık göçebeyim.
Büyüdüm. Bütün mesele bu! Kanamıyor artık dizlerim, istediğimi almak için ağlamıyorum, anneme misafirliğe gidiyorum, bakkaldan tek başıma sigara da alabiliyorum… Ama bu sefer hayata sırtımı dönüyorum. Sonra ardıma dönüp baktığımda en çok kullandığı kelime yankı yapıyor bir Yunan mitolojisinde, Ekho ‘’Neyse!’’ diyor bana. Neyse biriktiriyorum.

Balkonda bana küsen bir begonya çiçeğim, kitaplığımda sene sonu sahafa felsefe kitaplarımla takas edilmiş şiir kitaplarım. Bayramdan bayrama SMS gönderilen 11 haneli telefon numaram ve sürekli yanan sigaram.

Uzun lafın kısası en çok kullandığım kelimedir neyse. Ve benim en nadide koleksiyonumdur bu kelime. Her neyse…'
Arka Kapak

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Beyza Hilal Nur Dindar
  • Mehmet Y.
  • ayhan özköroğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%33.3 (1)