Adı:
Nietzschelerin Şöleni
Baskı tarihi:
Şubat 2008
Sayfa sayısı:
250
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756056196
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otonom Yayıncılık
Nietzschelerin Şöleni, Derrida'nın Nietzsche okumalarından ve R. Beardsworth'la bir söyleşisinden oluşan özgün bir derleme kitaptır. Derrida, adeta katışıksız bir okurdur bu derlemede; bize felsefeyi bir okuma/yeniden-okuma etkinliği olarak, yazıyı bir yeniden-yazma etkinliği olarak görmeye zorlayan bir okur. Bunu da, hem okumanın hem de yazmanın sınırlarını zorlayarak yapar. Derrida, Nietzsche?den kendi yapıbozumcu öncüllerinden biri olarak söz eder. Nietzsche, Derridacı metinde, Derrida'nın Batı metafiziğinin merkezine yerleştirdiği bütün mevcudiyetin nostaljik özlemine bir alternatif olarak ortaya çıkar. Ali Utku ve Mukadder Erkan'ın uzun soluklu ve Derrida'nın Nietzsche okuması seyrinde bize eşlik eden sunuşuyla birlikte bir araya getirilen bu metinler, gerçek bir okuma, bir yeniden-okuma şölenidir.

"..Muhtemelen ismini 'isimlerini' ve biyografilerini tehlikeye atarken tek başınaydı ve bu yüzden bunun yol açtığı risklerin çoğunu göze alıyordu: 'Kendisi' için, 'onlar' için, kendi yaşamları, kendi isimleri ve onların geleceği için ve özellikle imzalanmak üzere bıraktığı şeyin politik geleceği için. Bu metinler okunurken, bütün bunları hesaba katmaktan nasıl uzak durulur? Bu metinler, ancak bunlar hesaba katılarak okunur."
-Jacques Derrida-
(Tanıtım Bülteninden)
250 syf.
Diğer Nietzsche anlatımlarından biraz daha farklı bir kitap olmuş. Genelde yazarlar, düşünürler Nietzsche'den ne anladıklarını, Nietzsche'nin ne anlattığını yazar ve aktarmaya çalışırlar ancak Derrida, Nietzsche üzerinden kendi felsefesini anlatmış bu kitabında. Derrida'nın batı metafiziğine ve hristiyan ahlakına karşı çıkışı Nietzsche ile hemen hemen aynı konumdadır. İki düşünür de felsefenin toplumdan koparılışının sorumlusu olarak batı metafiziğini görürler ve bu ölü kolu kesip atmak için yazarlar.

Sınır vardır her zaman önümüzde ve her kim olursak olalım bir sistemin içerisinde ''uyumlu'' olarak yaşamaya zorlanıyor ve buna yönlendiriliyoruz. Yönlendiren dahi uyumsuz kaldığı noktada kendiliğinden oluşan toplumsal ahlaka göre kendini konumlandırıyor tekrardan... ve bu sınırlı döngü içerisinde devinip duruyorken kendisine çizilen bir sınırın olduğu görüyor kimi insanlar. Bu sınır farkındalığı insanın artık içinde çürümeye bırakıldığı toplumdan uzaklaşmasına neden olan bir olgu. İşte Derrida, Nietzsche'ler derken toplumdan ve toplumun doğruları, ahlakı, iyi ve kötü dediği her şeyden uzaklaşarak kendi gerçekliğinde bu kavramların ötesine yani sınırın öteki tarafına geçen insanları kastediyor.

Kitap mükemmel bir Nietzsche yapıbozumu örneği... Biraz gecikmeli yazdım incelemesini ancak Nietzsche üzerinden kendini anlatması Derrida'nın oldukça güzeldi. Bunu felsefi anlamda yapması bir hayli özgün kılıyor kitabı. Mutlaka okuyun derim. Keyifli okumalar.
Nietzsche üzerine konuşmak çeşitli görünümleri dahilinde, Nietzsche sonrası gelen birçok yazarı ve metni de dikkate almayı zorunlu kılar.

Diğer bir deyişle çağdaş felsefi yaklaşımların yükü -bir şekilde- Nietzsche metinlerini okuyanlara miras kalmıştır.
Muhtemelen ismini 'isimlerini' ve biyografilerini tehlikeye atarken tek başınaydı ve bu yüzden bunun yol açtığı risklerin çoğunu göze alıyordu: 'Kendisi' için, 'onlar' için, kendi yaşamları, kendi isimleri ve onların geleceği için ve özellikle imzalanmak üzere bıraktığı şeyin politik geleceği için.

Bu metinler okunurken, bütün bunları hesaba katmaktan nasıl uzak durulur? Bu metinler, ancak bunlar hesaba katılarak okunur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nietzschelerin Şöleni
Baskı tarihi:
Şubat 2008
Sayfa sayısı:
250
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756056196
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otonom Yayıncılık
Nietzschelerin Şöleni, Derrida'nın Nietzsche okumalarından ve R. Beardsworth'la bir söyleşisinden oluşan özgün bir derleme kitaptır. Derrida, adeta katışıksız bir okurdur bu derlemede; bize felsefeyi bir okuma/yeniden-okuma etkinliği olarak, yazıyı bir yeniden-yazma etkinliği olarak görmeye zorlayan bir okur. Bunu da, hem okumanın hem de yazmanın sınırlarını zorlayarak yapar. Derrida, Nietzsche?den kendi yapıbozumcu öncüllerinden biri olarak söz eder. Nietzsche, Derridacı metinde, Derrida'nın Batı metafiziğinin merkezine yerleştirdiği bütün mevcudiyetin nostaljik özlemine bir alternatif olarak ortaya çıkar. Ali Utku ve Mukadder Erkan'ın uzun soluklu ve Derrida'nın Nietzsche okuması seyrinde bize eşlik eden sunuşuyla birlikte bir araya getirilen bu metinler, gerçek bir okuma, bir yeniden-okuma şölenidir.

"..Muhtemelen ismini 'isimlerini' ve biyografilerini tehlikeye atarken tek başınaydı ve bu yüzden bunun yol açtığı risklerin çoğunu göze alıyordu: 'Kendisi' için, 'onlar' için, kendi yaşamları, kendi isimleri ve onların geleceği için ve özellikle imzalanmak üzere bıraktığı şeyin politik geleceği için. Bu metinler okunurken, bütün bunları hesaba katmaktan nasıl uzak durulur? Bu metinler, ancak bunlar hesaba katılarak okunur."
-Jacques Derrida-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Uğur De Molinari
  • Eren
  • Mahirali
  • Kağıttan Kalem
  • Ali Ünal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%25 (1)
8
%0
7
%25 (1)
6
%25 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0