Nihayet Dergi - Sayı:33 (Hababam Sınıfı çok mu haksızdı?)

·
Okunma
·
Beğeni
·
864
Gösterim
Adı:
Nihayet Dergi - Sayı:33
Alt başlık:
Hababam Sınıfı çok mu haksızdı?
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
44
Format:
Karton kapak
ISBN:
9772149036004
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Albayrak Medya
Nihayet, Eylül sayısında alternatif eğitim konusunu ve bitmeyen tutkumuz kırtasiyeyi mercek altına alıyor!

Hababam Sınıfı çok mu haksızdı?

Okullarımızı daha cazip, daha yaşanılır, daha etkili, daha yaratıcı kılmanın yolları üzerinde düşünmeliyiz. Ülkemizde bunun üzerine düşünen bir avuç kadar insan var. Dünyadaysa, alternatif okullar, başka okullar, yeni mecralar ve yordamlar üzerine düşünmenin, Rousseau ve Tolstoy’u listenin başlarına eklersek, bir asırdan daha fazla geriye giden bir tarihi var.

Tabloya bakarak, “Yeni okullar hayal etmeliyiz.” dedik ve alternatif eğitim üzerine bir dosya hazırladık.

Alternatif eğitim dosyası dışında, dergimizde bir de kırtasiye aşkını ama özellikle dolma kalem, mürekkep, defter tutkusunu ele aldığımız bir dosyamız var. Yazmaya candan bir selam olan bu dosyayı, dergimiz okurlarının seveceğini tahmin ediyoruz.

Dosyalarımız dışında, hepsi birbirinden kıymetli, bizi ayrı ayrı heyecanlandıran yazılar, söyleşiler ve çizgilerle karşınızdayız.

Nihayet Dergi için yazdılar:

Akif Pamuk, “Bir meslek sahibi olmak mıdır mevzu?”

Ahmet Murat, Hababam Sınıfı niçin haklıydı?

Beyza Karakaya, Dünyayı okullulaştırmak: Beyaz adamın son yükü

Emel Topçu, Eğitimde en yeni adım: Okulsuz eğitim

Nuray Türkyılmaz Catic, Bir annenin ev okulu deneyimleri: Okulsuzluk özlemi

Sümeyye Ceylan, “Bir insanın başka bir insana bir şey öğretebileceğine inanmıyorum”

Ümit Aksoy, Alternatif eğitim için sayıklamalar

Ümmühan Karabulut, Anne ve ev kıskacında çocuk

Bazı Patikalar, İslâm Dalp

Kırtasiye Aşkına! dediğimiz küçük dosyamızda ise;

İbrahim Tenekeci, Dert söyletir kalem yazdırır.

Ahmet Turan Köksal, Kırtaşkiye.

Oruç Gazi Kutluer, “Türkiye’de dolma kalem yapmak bir hayaldi!”

İlker Şahin, Kâğıda kaleme sarılmak

Ayrıca Kültür Atlası’nda;

Bu aydan itibaren Cemile Ağaç’ın çizimlerinin eşlik ettiği bir köşemiz olacak: 100 Türk büyüğü.

Kemal Sayar, bu sayı ile birlikte terapi öykülerine başlıyor: Tereddüt.

Ömer Lekesiz, fotoğrafların hikâyeleriyle başladığı yolculuğa devam ediyor: Ol’an.

Shems Friedlander, bu yıl konuşmacı olarak davet edildiği İngiltere’deki Bradfort Edebiyat Festivali’nden Nihayet için izlenimlerini kaleme aldı.

Zeynep Özel, İranlı kadın yazar Gazâle-i Alizâde’nin bilinmeyen dünyasıyla tanıştırıyor bizi.

Zeliha Eliaçık, 44 dil bilen, Kur’an’ı şiirsel bir üslupta çeviren bir Alman dehayı tanıştırıyor: Friedrich Rückert.

Sinema ve dizi bölümünde Aybala Hilal Yüksel, Your Name (Senin Adın) filmini ve filmekimi’nde öne çıkanları Sadık Şanlı ise Will dizisini ele aldı. Ayrıca son bir sürpriz daha: Titiz ve sessiz bir Litvanyalı yönetmen Sharunas Bartas’la yapılmış kısa bir söyleşi.

Abdullah Uğur, eski bir dünyanın esintilerini bize taşımaya devam ediyor: Antiqui Orbis’te sürprizlere hazır olun!

İngiltere’nin modern meddahları diye adlandırdığı Khayaal Theatre’ı Beyza Karakaya yazdı.

Türkiye’den ve dünyadan kitaplarla zenginleşen kitap köşesi yayıncıları ve okurlarını arıyor!

Kübra Demir, Babaannem diyor ki yazılarına devam ediyor.

Ve Mustafa Özel çağı romanlarla okumaya devam ediyor: Çocuklaş ki, insan ol!
Eğitim sistemi bir arabanın yürüyen sistemi gibidir. Eğitim sistemimizin öneminin anlatıldığı, mevcut eksikliklerin ve hataların belirtildiği güzel bir dergi olmuş..Kısa ama öz değerlendirmeler için okumanızı tavsiye ederim.
Bugün aynı üniformalarla,senkronik bir şekilde hareket eden,aynı şeyleri öğrenen çocuklar; gelecekte takım elbiselerine, banka hesaplarına, mesai saatlerine daha kolay adapte oluyor.Biz geçmişte aynı tedrisattan geçmiş dünya çocukları, aynı esprilere gülüyor, aynı telefonlarla konuşuyor,aynı bilgisayarlardan yazışıyoruz.Aynı zincir fastfood restoranlarından yemek yiyor, aynı markalardan alışveriş yapıyor, aynı ayakkabıları giyiyoruz, aynı şekilde kokuyoruz.

Şayet çöplerimizden sosyolojik okuma yapan biri olsa aynı manzara ile karşılacaktır.Karton bardaklara yazılı milyonlarca isim...Beyza,Karesi,Ahmad,Jacop,Micheal,Emma..zira dünya Starbucks karton bardaklarından oluşan dev bir çöplük.
Dünya üzerinde yaşayan her çocuk aynı şekilde eğitildiğinde bundan kazançlı çıkan kim?
Mesela, kardeşim birinci sınıfa başladığında okuma yazma biliyor, dört işlem yapabiliyordu. Fakat Öğretmeni onu standart olana sabitlemek için ısrarla çizgi çizmesini, “E” yerine “tarak ” demesini bekliyordu. Aynı şekilde küçük kuzenim Yiğitalp, bir hayat bilgisi testinden düşük not almış, öğretmeni annesine Yiğitalp’in yanlışlarını gösterip, durumun ciddiyetini anlatıyordu. “Üzgün olan arkadaşınıza nasıl davranırsınız?” sorusuna, “Hiçbir şey olmamış gibi” cevabım veren Yiğitalp, neden bu soruyu "yanlış işaretlediği sorulduğunda, “hiçbir şey olmamış gibi davranırım çünkü arkadaşım derdini anlatmak isterse anlatır, onu zorlayamam” demişti. Yiğitalp’in cevabı, karakter özelliği olarak değil yanlış olarak sınıflandırıldı, Zira standartlaştırılmış bir eğitim sisteminde, normlara uygun olan cevap arkadaşına neden üzgün olduğunu sormasıydı.
Kolektif
Sayfa 19 - Beyza Karakaya
Eskiden Çin’de sağlık hizmetleri şöyle işlermiş: Hastalar, hekimlere hasta oldukları günler için değil de, hasta olmadıklarında para öderlermiş. Yani asıl olan hastalık değil de sağlıkmış.
Kolektif
Sayfa 50 - Ümit Aksoy

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nihayet Dergi - Sayı:33
Alt başlık:
Hababam Sınıfı çok mu haksızdı?
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
44
Format:
Karton kapak
ISBN:
9772149036004
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Albayrak Medya
Nihayet, Eylül sayısında alternatif eğitim konusunu ve bitmeyen tutkumuz kırtasiyeyi mercek altına alıyor!

Hababam Sınıfı çok mu haksızdı?

Okullarımızı daha cazip, daha yaşanılır, daha etkili, daha yaratıcı kılmanın yolları üzerinde düşünmeliyiz. Ülkemizde bunun üzerine düşünen bir avuç kadar insan var. Dünyadaysa, alternatif okullar, başka okullar, yeni mecralar ve yordamlar üzerine düşünmenin, Rousseau ve Tolstoy’u listenin başlarına eklersek, bir asırdan daha fazla geriye giden bir tarihi var.

Tabloya bakarak, “Yeni okullar hayal etmeliyiz.” dedik ve alternatif eğitim üzerine bir dosya hazırladık.

Alternatif eğitim dosyası dışında, dergimizde bir de kırtasiye aşkını ama özellikle dolma kalem, mürekkep, defter tutkusunu ele aldığımız bir dosyamız var. Yazmaya candan bir selam olan bu dosyayı, dergimiz okurlarının seveceğini tahmin ediyoruz.

Dosyalarımız dışında, hepsi birbirinden kıymetli, bizi ayrı ayrı heyecanlandıran yazılar, söyleşiler ve çizgilerle karşınızdayız.

Nihayet Dergi için yazdılar:

Akif Pamuk, “Bir meslek sahibi olmak mıdır mevzu?”

Ahmet Murat, Hababam Sınıfı niçin haklıydı?

Beyza Karakaya, Dünyayı okullulaştırmak: Beyaz adamın son yükü

Emel Topçu, Eğitimde en yeni adım: Okulsuz eğitim

Nuray Türkyılmaz Catic, Bir annenin ev okulu deneyimleri: Okulsuzluk özlemi

Sümeyye Ceylan, “Bir insanın başka bir insana bir şey öğretebileceğine inanmıyorum”

Ümit Aksoy, Alternatif eğitim için sayıklamalar

Ümmühan Karabulut, Anne ve ev kıskacında çocuk

Bazı Patikalar, İslâm Dalp

Kırtasiye Aşkına! dediğimiz küçük dosyamızda ise;

İbrahim Tenekeci, Dert söyletir kalem yazdırır.

Ahmet Turan Köksal, Kırtaşkiye.

Oruç Gazi Kutluer, “Türkiye’de dolma kalem yapmak bir hayaldi!”

İlker Şahin, Kâğıda kaleme sarılmak

Ayrıca Kültür Atlası’nda;

Bu aydan itibaren Cemile Ağaç’ın çizimlerinin eşlik ettiği bir köşemiz olacak: 100 Türk büyüğü.

Kemal Sayar, bu sayı ile birlikte terapi öykülerine başlıyor: Tereddüt.

Ömer Lekesiz, fotoğrafların hikâyeleriyle başladığı yolculuğa devam ediyor: Ol’an.

Shems Friedlander, bu yıl konuşmacı olarak davet edildiği İngiltere’deki Bradfort Edebiyat Festivali’nden Nihayet için izlenimlerini kaleme aldı.

Zeynep Özel, İranlı kadın yazar Gazâle-i Alizâde’nin bilinmeyen dünyasıyla tanıştırıyor bizi.

Zeliha Eliaçık, 44 dil bilen, Kur’an’ı şiirsel bir üslupta çeviren bir Alman dehayı tanıştırıyor: Friedrich Rückert.

Sinema ve dizi bölümünde Aybala Hilal Yüksel, Your Name (Senin Adın) filmini ve filmekimi’nde öne çıkanları Sadık Şanlı ise Will dizisini ele aldı. Ayrıca son bir sürpriz daha: Titiz ve sessiz bir Litvanyalı yönetmen Sharunas Bartas’la yapılmış kısa bir söyleşi.

Abdullah Uğur, eski bir dünyanın esintilerini bize taşımaya devam ediyor: Antiqui Orbis’te sürprizlere hazır olun!

İngiltere’nin modern meddahları diye adlandırdığı Khayaal Theatre’ı Beyza Karakaya yazdı.

Türkiye’den ve dünyadan kitaplarla zenginleşen kitap köşesi yayıncıları ve okurlarını arıyor!

Kübra Demir, Babaannem diyor ki yazılarına devam ediyor.

Ve Mustafa Özel çağı romanlarla okumaya devam ediyor: Çocuklaş ki, insan ol!

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Mavi Düş- Gezginokur
  • 1903 Beşiktaşsssss
  • Veysel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0