Nihayet - Sayı 05 (2015 Mayıs)

·
Okunma
·
Beğeni
·
373
Gösterim
Adı:
Nihayet - Sayı 05
Alt başlık:
2015 Mayıs
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9772149036004
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nihayet Dergisi
Mayıs sayımızın harcına “emek ve sabır” kattık. Emek ve sabır, herkesi bir şekilde buluşturan iki kelime. Anneler çocuklarını emek ve sabır ile büyütür. Babalar hanelerine ekmeği emek ve sabır ile getirir. Ve gençler emek ve sabır ile büyürler. Annesiz çocukların ve çocuksuz annelerin kalp kırıklığına kör ve sağır bir Anneler günü nümayişi damgasını vurur her Mayıs ayına. Reklam cıngıllarının tüketim çağrısına inat, sadece doğurduğu çocuklara değil, doyurduğu çocuklara da anne olanların hikayesine kulak kesildik. Üvey Anneler Hep Kötü Kalpli midir? – Ayşegül Tozal “Anne” dediğimizde melekler gelir aklımıza, cennet melekleri. Bazı anneler vardır ki, pek yakıştıramayız onlara melekliği. Kanatlarını çalarız bazı annelerin, masallardakine benzettiğimiz üvey annelerin. Hâlbuki anneannemin beyaz ötesi yumuşacık kanatları vardı. Anneannem, “üvey anne” olmuş Güleser teyzeme… Güleser teyzem babaannesinde kalacak olsa pencerede tüm gün beklermiş yollarını. Ağlayacak olsa, canı sıkılsa ondan önce boğazı düğümlenir, gözleri dolar, ağlamaya başlarmış. Kendi elbiselerini bozup yeni elbiseler dikermiş küçük Güleser’e. Uzun kış gecelerinde koynunda uyutup, masallarıyla büyütmüş. Sokak lambasının ışığında anne kızın muhabbetleri sabaha değin sürer kimi zaman. Anneannem Güleser teyzemi bir farklı sever, “Güleser, benim baharım…” der. Ayşegül Tozal, anneannesiyle Güleser Teyze’sini yazdı. Annesinin Balı Tutunacak Dalı – Hatice Ateş Rutin koğuş ziyaretlerinin birinden çıkmış yürürken, koridorun iki tarafındaki sağlı sollu telefon ahizelerinde haftalık görüşmelerini yapan mahkûmlardan birinin sesine takıldı kulağım. Şarkı söylüyordu. -Hadi oğlum, beraber söyleyelim mi! …annesinin balı… tutunacak dalı… Kadın şarkıyı söylerken ağlıyordu. Ayağımın altından yer yok oldu. Duvarların ve parmaklıkların arasında sıkışıp kaldım. Kulaklarımın uğuldamasına eşlik eden müthiş bir karın ağrısıyla doldum. Hemen oracıkta devrilebilirdim. Hatice Ateş, bu cezaevinde olmaktan çok daha zorunu, cezaevinde anne olmayı yazdı.Davul Ardı Sıra tuttuğumuz yollar – Buket Sever Işık Nasıl olmuştu da öğrenmiştik hatırlamıyorum bile, babaannemin “gerçek” babaannemiz olmadığını. Babamın gerçek annesi Şems Babaannem henüz daha yirmi ikisinde -babam ise iki yaşında küçücük bir çocuk- iken geçirdiği “ince hastalık”tan dolayı vefat etmiş. O tarihten beri babamı bakıp büyüten Nimet Babaannem olmuş. Nimet babaannemizin, aslında babamın kendinden yaşça oldukça büyük olan kuzeninin eşi olduğu gerçeğini, belki ilkokula gittiğimiz yıllarda öğrenmiştik. Hayatımıza gizem katan bir ayrıntı, sadece “bir cümle” idi kulaklarımıza ulaşan. Ne günlük yaşamımızda, ne ruh dünyamızda o güne değin hissettiklerimizden farklı bir yansıması olmamıştı duyduklarımızın. “Babaannemizdi” o bizim! Eli her daim bizlerin üzerindeydi; annemin sırtını dayadığı dağdı… Buket Sever Işık’ın kaleminden bir üvey babaanne hikâyesi… Şükür Bahsi Olarak Yetimlere Annelik – Röportaj: Ayşegül Nalçacı Üç çocuk annesiyken tekrar evlat sahibi olmaya ve onunla birlikte kimsesiz bir çocuğa da annelik yapmaya karar veren Hüsna Hanım, dört senedir Halil’e koruyucu annelik yapıyor. Sorduklarında “Dört çocuğum var” diyor; Halil’in durumunu belirtmiyor. Hem Halil’e zarar gelmesin hem de niyetlerine gösteriş şüphesi karışmasın diye. Ama insanları koruyucu aile olmaya teşvik etmek de istiyor diğer taraftan. İşte bu yüzden röportaj teklifimizi kabul etti. Biz de Hüsna Hanım ve ailesini, gerçek isimlerini değiştirerek misafir ettik dergimizin sayfalarında.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nihayet - Sayı 05
Alt başlık:
2015 Mayıs
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9772149036004
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nihayet Dergisi
Mayıs sayımızın harcına “emek ve sabır” kattık. Emek ve sabır, herkesi bir şekilde buluşturan iki kelime. Anneler çocuklarını emek ve sabır ile büyütür. Babalar hanelerine ekmeği emek ve sabır ile getirir. Ve gençler emek ve sabır ile büyürler. Annesiz çocukların ve çocuksuz annelerin kalp kırıklığına kör ve sağır bir Anneler günü nümayişi damgasını vurur her Mayıs ayına. Reklam cıngıllarının tüketim çağrısına inat, sadece doğurduğu çocuklara değil, doyurduğu çocuklara da anne olanların hikayesine kulak kesildik. Üvey Anneler Hep Kötü Kalpli midir? – Ayşegül Tozal “Anne” dediğimizde melekler gelir aklımıza, cennet melekleri. Bazı anneler vardır ki, pek yakıştıramayız onlara melekliği. Kanatlarını çalarız bazı annelerin, masallardakine benzettiğimiz üvey annelerin. Hâlbuki anneannemin beyaz ötesi yumuşacık kanatları vardı. Anneannem, “üvey anne” olmuş Güleser teyzeme… Güleser teyzem babaannesinde kalacak olsa pencerede tüm gün beklermiş yollarını. Ağlayacak olsa, canı sıkılsa ondan önce boğazı düğümlenir, gözleri dolar, ağlamaya başlarmış. Kendi elbiselerini bozup yeni elbiseler dikermiş küçük Güleser’e. Uzun kış gecelerinde koynunda uyutup, masallarıyla büyütmüş. Sokak lambasının ışığında anne kızın muhabbetleri sabaha değin sürer kimi zaman. Anneannem Güleser teyzemi bir farklı sever, “Güleser, benim baharım…” der. Ayşegül Tozal, anneannesiyle Güleser Teyze’sini yazdı. Annesinin Balı Tutunacak Dalı – Hatice Ateş Rutin koğuş ziyaretlerinin birinden çıkmış yürürken, koridorun iki tarafındaki sağlı sollu telefon ahizelerinde haftalık görüşmelerini yapan mahkûmlardan birinin sesine takıldı kulağım. Şarkı söylüyordu. -Hadi oğlum, beraber söyleyelim mi! …annesinin balı… tutunacak dalı… Kadın şarkıyı söylerken ağlıyordu. Ayağımın altından yer yok oldu. Duvarların ve parmaklıkların arasında sıkışıp kaldım. Kulaklarımın uğuldamasına eşlik eden müthiş bir karın ağrısıyla doldum. Hemen oracıkta devrilebilirdim. Hatice Ateş, bu cezaevinde olmaktan çok daha zorunu, cezaevinde anne olmayı yazdı.Davul Ardı Sıra tuttuğumuz yollar – Buket Sever Işık Nasıl olmuştu da öğrenmiştik hatırlamıyorum bile, babaannemin “gerçek” babaannemiz olmadığını. Babamın gerçek annesi Şems Babaannem henüz daha yirmi ikisinde -babam ise iki yaşında küçücük bir çocuk- iken geçirdiği “ince hastalık”tan dolayı vefat etmiş. O tarihten beri babamı bakıp büyüten Nimet Babaannem olmuş. Nimet babaannemizin, aslında babamın kendinden yaşça oldukça büyük olan kuzeninin eşi olduğu gerçeğini, belki ilkokula gittiğimiz yıllarda öğrenmiştik. Hayatımıza gizem katan bir ayrıntı, sadece “bir cümle” idi kulaklarımıza ulaşan. Ne günlük yaşamımızda, ne ruh dünyamızda o güne değin hissettiklerimizden farklı bir yansıması olmamıştı duyduklarımızın. “Babaannemizdi” o bizim! Eli her daim bizlerin üzerindeydi; annemin sırtını dayadığı dağdı… Buket Sever Işık’ın kaleminden bir üvey babaanne hikâyesi… Şükür Bahsi Olarak Yetimlere Annelik – Röportaj: Ayşegül Nalçacı Üç çocuk annesiyken tekrar evlat sahibi olmaya ve onunla birlikte kimsesiz bir çocuğa da annelik yapmaya karar veren Hüsna Hanım, dört senedir Halil’e koruyucu annelik yapıyor. Sorduklarında “Dört çocuğum var” diyor; Halil’in durumunu belirtmiyor. Hem Halil’e zarar gelmesin hem de niyetlerine gösteriş şüphesi karışmasın diye. Ama insanları koruyucu aile olmaya teşvik etmek de istiyor diğer taraftan. İşte bu yüzden röportaj teklifimizi kabul etti. Biz de Hüsna Hanım ve ailesini, gerçek isimlerini değiştirerek misafir ettik dergimizin sayfalarında.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Hatice Aydemir

Kitap istatistikleri