Nihayet - Sayı 16 (2016 Nisan)

·
Okunma
·
Beğeni
·
153
Gösterim
Adı:
Nihayet - Sayı 16
Alt başlık:
2016 Nisan
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9772149036004
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nihayet Dergisi
Birlikte gülebilecek miyiz?
Mizah anlayışı her devirde değişiyor; gülmenin ve kahkaha atmanın anlamı da. Bundan sadece yüz yıl önce gülmek pek çok toplumda ayıp sayılırken bugün insanlar karşılarına çıkan pek çok şeye gülüyor, hatta herkes gülebilsin diye medyada ve sosyal medyada içerikler üretiliyor, paylaşılıyor. Bütün bunlar olurken hayatımızın içine yerleşen acı olayları hatırlatıp, “bu kadar gülünecek ne var” diyenler de az değil. Sevinçlerin paylaşıldıkça çoğaldığı, üzüntülerin ise paylaşıldıkça azaldığı bir dünyada herkesi güldürmeye çalışmak kabul edilebilir olsa da kimin neye güldüğü mevzusu ayrı bir tartışma konusu olarak karşımıza çıkıyor.
Nihayet Dergi bu ay “kim, neye, kiminle birlikte güler?” sorusuyla çıktı yola. Gülenin, güldürenin, gülünenin değişen yapısını kavramaya çalışırken, “Birlikte gülebilecek miyiz?” sorusunu sorarak bütün bu değişimlerin izini sürdü.
Beşir Ayvazoğlu, mizahın bir parçası olan “Nükte”yi yazdı. Kemal Sayar, “Kahkaha Kimden Yana?”; Osman Bülent Manav, “Gülme, Gülümse”; Ömer Erdem, “Gülmek Kimindir?”; Atakan Yavuz, “Gülmek Şakaya Gelmez” ve Şaban Abak “Veliler Sofrası yahut Ördek Çorbası” yazılarını kaleme aldı. Hiciv geleneğini Abdullah Harmancı “Öykünün Hicvi” ve Şeyma Kaya “Kelle Koltukta Hiciv” yazılarında ele aldı.
Hasan Aycın ile neşe ve hüzün arasında tutturmamız gereken dengeyi konuştuk: “Biz dünyaya cennetten geldik”.
Çevrelerindeki insanlara neşe katmayı kendilerine ödev bellemiş Hüseyin Çetin ve eşinden kendi hayat hikâyelerini dinledik: “Kahkaha attırmayı ikram biliriz.”
Hilal Barın, “Karikatür Tartışması Bağlamında İslamofobi” yazısında kutsala saygı konusunu ele alırken, değerli sosyal bilimciler dinimizle ilgili hakaretamiz içeriklere sahip mizah anlayışına nasıl tepki vermemiz gerektiği sorusunu cevapladılar: “Saldırgan mizaha sakin yaklaşımlar”.
Yıl 1877. Rus orduları Balkanlar’ı işgal etmeye hazırlanırken, Osmanlı mebusları mizah sorunlarını tartışmaktadır. O halde konu gerçekten önemli olsa gerek. Çok canlı geçen ve iki oturum süren Meclis-i Mebusan’da mizah tartışmasını çeviri-yazı olarak yayınladık.
Mustafa Özel, “Para ve Roman” yazısını romanlardaki parayı yazdı.
Beyza Karakaya, “Gülmekten Ölenlerin Tarihi”ni yazarken; geçmişten bugüne mizah basınını ve dijital çağda nelere güldüğümüzü irdeledik. Elif Darıcı, televizyon ve sinemada birlikte güldüklerimizi kaleme alırken, Hayriye Erçetin,“Gülme Terapisi Salgını”nı yazdı.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nihayet - Sayı 16
Alt başlık:
2016 Nisan
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9772149036004
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nihayet Dergisi
Birlikte gülebilecek miyiz?
Mizah anlayışı her devirde değişiyor; gülmenin ve kahkaha atmanın anlamı da. Bundan sadece yüz yıl önce gülmek pek çok toplumda ayıp sayılırken bugün insanlar karşılarına çıkan pek çok şeye gülüyor, hatta herkes gülebilsin diye medyada ve sosyal medyada içerikler üretiliyor, paylaşılıyor. Bütün bunlar olurken hayatımızın içine yerleşen acı olayları hatırlatıp, “bu kadar gülünecek ne var” diyenler de az değil. Sevinçlerin paylaşıldıkça çoğaldığı, üzüntülerin ise paylaşıldıkça azaldığı bir dünyada herkesi güldürmeye çalışmak kabul edilebilir olsa da kimin neye güldüğü mevzusu ayrı bir tartışma konusu olarak karşımıza çıkıyor.
Nihayet Dergi bu ay “kim, neye, kiminle birlikte güler?” sorusuyla çıktı yola. Gülenin, güldürenin, gülünenin değişen yapısını kavramaya çalışırken, “Birlikte gülebilecek miyiz?” sorusunu sorarak bütün bu değişimlerin izini sürdü.
Beşir Ayvazoğlu, mizahın bir parçası olan “Nükte”yi yazdı. Kemal Sayar, “Kahkaha Kimden Yana?”; Osman Bülent Manav, “Gülme, Gülümse”; Ömer Erdem, “Gülmek Kimindir?”; Atakan Yavuz, “Gülmek Şakaya Gelmez” ve Şaban Abak “Veliler Sofrası yahut Ördek Çorbası” yazılarını kaleme aldı. Hiciv geleneğini Abdullah Harmancı “Öykünün Hicvi” ve Şeyma Kaya “Kelle Koltukta Hiciv” yazılarında ele aldı.
Hasan Aycın ile neşe ve hüzün arasında tutturmamız gereken dengeyi konuştuk: “Biz dünyaya cennetten geldik”.
Çevrelerindeki insanlara neşe katmayı kendilerine ödev bellemiş Hüseyin Çetin ve eşinden kendi hayat hikâyelerini dinledik: “Kahkaha attırmayı ikram biliriz.”
Hilal Barın, “Karikatür Tartışması Bağlamında İslamofobi” yazısında kutsala saygı konusunu ele alırken, değerli sosyal bilimciler dinimizle ilgili hakaretamiz içeriklere sahip mizah anlayışına nasıl tepki vermemiz gerektiği sorusunu cevapladılar: “Saldırgan mizaha sakin yaklaşımlar”.
Yıl 1877. Rus orduları Balkanlar’ı işgal etmeye hazırlanırken, Osmanlı mebusları mizah sorunlarını tartışmaktadır. O halde konu gerçekten önemli olsa gerek. Çok canlı geçen ve iki oturum süren Meclis-i Mebusan’da mizah tartışmasını çeviri-yazı olarak yayınladık.
Mustafa Özel, “Para ve Roman” yazısını romanlardaki parayı yazdı.
Beyza Karakaya, “Gülmekten Ölenlerin Tarihi”ni yazarken; geçmişten bugüne mizah basınını ve dijital çağda nelere güldüğümüzü irdeledik. Elif Darıcı, televizyon ve sinemada birlikte güldüklerimizi kaleme alırken, Hayriye Erçetin,“Gülme Terapisi Salgını”nı yazdı.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Feyza Sönmezocak
  • Özgür
  • derda

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0