Nili-Ortadoğu'da Casuslar Savaşı

·
Okunma
·
Beğeni
·
289
Gösterim
Adı:
Nili-Ortadoğu'da Casuslar Savaşı
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752430143
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kronik Kitap
Yıl 1915… Yer Ortadoğu…
Bugüne kadar Türkiye'de üzerine çok az araştırma yapılmış, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Filistin’de kurulan tarihin en gizemli casusluk örgütlerinden biri; NİLİ.
Osmanlı ordusu Ortadoğu’yu savunmak için birçok cephede mücadele etmektedir. 1915’te Aaron Aaronsohn önderliğindeki bir grup gencin oluşturduğu NİLİ örgütü, işleri iyice zorlaştırmaktadır. Memur olarak Osmanlı karargâhına sızan örgüt üyeleri orduya dair gizli bilgileri İngiltere’ye vermektedir.
Osmanlı istihbaratı bir yandan NİLİ’yle meşgulken diğer yandan bölgedeki “baş belası” İngiliz casus Lawrence’la da adeta savaşmaktadır. Lawrence’ın hazırladığı Hâşimî İsyanı’nı uygulayan Mekke Şerifi Hüseyin de Büyük Arap Krallığı’nı kurabilmek için casuslarla iş birliği yapmaktadır.
Yakın Çağ Osmanlı Tarihi uzmanlarından Prof. Dr. Necmettin Alkan'ın hazırladığı bu eserle, okurlar hem soluksuz bir şekilde Birinci Dünya Savaşı yıllarında Ortadoğu’da cereyan eden casuslar savaşını okuyacak hem de Türkiye’de ilk defa hakkında derin bir araştırma yapılan ve Filistin’in kaderini belirleyen NİLİ casusluk örgütüyle tanışacak.
Modern Orta Doğu'nun şekillenişini merak edenler için kaynak niteliği taşıyacak kitapta okurlar şu soruların cevaplarını bulabilecekler:
Aaronsohn kardeşler NİLİ’yi nasıl kurdular?
NİLİ’nin faaliyetlerinde Cemâl Paşa’nın bir ihmali var mıydı?
Aaronsohn kardeşler neyin karşılığı olarak İngilizlerle iş birliği yaptılar?
NİLİ casusları ve Lawrence birlikte hareket ettiler mi?
NİLİ’nin Filistin Cephesi’ndeki Osmanlı mağlubiyetindeki rolü nedir?
Osmanlı istihbaratı içlerine sızan NİLİ’yi nasıl çökertmişti?
Kitapta okurları, NİLİ’nin önemli isimlerinden Alexander Aaronsohn’un 1916’da Amerika’da propaganda için yayınlanan “Türk Ordusu’yla Filistin’de” hatıratının Türkçe tercümesi de bekliyor.
NİLİ, I. Dünya Savaşı sırasında Filistin topraklarında kurulmuş olan bir Yahudi Casusluk Örgütünü anlatıyor. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde, önce Filistin meselesinin bir özeti, Filistin'e Yahudi göçleri, NİLİ adlı bu İngiliz yanlısı, Türk karşıtı casusluk örgütünün kuruluşu, faaliyetleri anlatılıyor. İkinci bölümde ise örgütün kurucularından olan Alexander Aaronsohn'un Türk Ordusuyla Filistin'de adlı propaganda kitabının tercümesi var. Kitap, baştan sona Türk düşmanlığı ve iftiralarıyla dolu. Ancak dönemin Kanal ve Filistin Cephelerinden malumatlar vermesi nedeniyle önemli.
NİLİ
Kitap Künyesi
İsim: Nili, Ortadoğu’da Casuslar Savaşı
Yazar: Necmettin Alkan
Basım: Kronik Kitap, 2017, İstanbul
Sayfa Sayısı: Yüz seksen bir
Yazar Hakkında
Yazarımız 1990’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat fakültesinden mezun olmuştur. Tarih doktorasını Almanya’nın Albert LudwingÜniversitesi’nde yapmıştır. Akademik kariyerine Karadeniz Teknik Üniversitesi’ndeÖğr. Gör. Dr. Olarak 2003 yılında Tarih bölümünde başlamıştır. Başlıca ilgi alanları Yakınçağ Osmanlı Tarihi, Osmanlı Modernleşmesi, Osmanlı-Alman münasebetleri, Balkan Tarihi, Medeniyet Tarihi ve Tarih Felsefesi Teşkil ediyor. 10’un üzerinde kitabı, 100’den fazla makalesi ve 30’a yakın tebliği vardır.
Ana Fikir
Yazarımızın söylemiyle, hikayeden kastedilen esas olarak tarihtir. Eser, 1915-1917 yılları arasında Filistin ve civarında faaliyette bulunan Yahudi casusluk örgütü  NİLİ’yi ele alıyor.
Esere Dair
Kitap, konuya dair bilinmesi gereken; antisemitizmi, siyonizmi, Yahudi göçü ve Osmanlı’nın Almanya tercihini tarihi zeminde açıklayarak başlıyor. Eserin tamamı akıcı, anlaşılır, sade bir üslupla yazılmıştır. Tarihi bağlamdan kopmadan yazılan eser dönemi etkileyen olaylara değinerek zamanda bir bütünlük sağlamayı başarmıştır.
Eser 4 bölümden oluşmuştur; birinci bölümde tarihi zemini, ikinci bölümde NİLİ Örgütünü, üçüncü bölümde hatıratlara yer verilmiş, son olarak da görseller ile desteklenmiştir.
İçeriğe Dair
NİLİ Casusluk örgütünün kurucuları  olan: Aaron, Alexsander ve Sarah Aaronsohn kardeşler Osmanlı’ya göç etmiş bir ailenin çocuklarıdır. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasının ardından Alexander, Cemal Paşa komutasında olan 4. Ordu’da er olarak göreve başlamıştır.  Ziraat mühendisi olan bir diğer kardeş Aaron çekirge istilasında Cemal Paşa’ya danışmanlık yapmıştır. Birinci Dünya Savaşı esnasında Filistin cephesinde çok büyük bir çekirge istilası yaşanmıştır. Yerli halkla beraber cephede bulunan askerler zorlu günler geçirmişlerdir. Cemal Paşa’da çekirge istilasını araştırması için Aaron’dan bir ekip kurmasını ve çekirge istilasını araştırmasını istemiştir. Peki, Filistin, Irak ve Suriye cephesinde rahatça gezme yetkisine sahip olan Aaronsohn kardeşler bu yetkiyi nasıl kullanmışlardır? Bahsi geçen bölgelere giriş-çıkışta zorlanmayan Aaron bölgelerden topladığı istihbarat bilgilerini düşman İngiliz birliklerine satmayı kararlaştırmıştır. Bu bilgilere daha kolay ulaşabilmek için yakın çevresinden oluşan hiçbir resmi bağlantısı olmayan NİLİ casus örgütünü oluşturmuştur. Akabinde, Aaron Filistin’de bir tarım Deneme istasyonu kurmuştur. Örgütün merkezi bu istasyon olarak belirlenmiştir.
NİLİ ne demektir, neden böyle bir isim seçilmiştir?  Örgütün ismi NİLİ, Tevrat’ta geçen ve Türkçe tercümesi “İsrail’in ihtişamı anlatılmaz” olan İbranice “Nezah Israil LoYesyaker” ayetinin baş harflerinden oluşmuştur. Tabi bu konuda muhtelif birkaç görüş daha mevcuttur. Amaçlarına gelecek olursak, yani neden İngilizler lehine çalışma yapılmak istenmiştir? Aaronsohn kardeşler, İngilizler lehine yapacakları casusluk faaliyetleriyle Türkler sonrası Filistin’i yönetecek İngilizlere zaferi getirebileceklerini ve bu suretle bir Yahudi devleti kurabileceklerini ümit ediyorlardı. Yani kardeşler Siyonist duygulara sıkı sıkıya bağlıydılar. Bunun yanı sıra yazarımızNİLİ’nin nasıl bir örgüt olduğunu çarpıcı bilgiler ile açıklamıştır.
NİLİ kendi propagandasını yaparken kendisini nasıl meşrulaştırmaya çalışmıştır? NİLİ Ermeni Tehcirini bahane ederek kendini meşrulaştırmak istemiştir, yani bir güvenlik problemi sonucu doğduğuna inandırılmak isteniliyor. Ancak burada Ermeni Tehciri’ne detaylıca değinmeyeceğiz, yazarımız tarihi zeminde gerekli açıklamaları yapmıştır.  AaronsohnlarFilistinde bir casusluk faaliyeti nedeni olarak 1915 Ermeni Tehciri olayını göstermişlerdir. Örgüt kendisine savunma amaçlı bir yapılanma görüntüsü vererek bir meşruiyet ve sempati kazandırma gayreti içerisinde olarak değerlendirilebilir. Şunu da eklemeliyiz ki, NİLİ’nin kurulmasıyla ilgili bir güvenlik probleminin zikredilmesi doğru olmayacaktır. Güvenlik sorunu ancak bir propaganda amacı olarak değerlendirilmelidir. Sadece kardeşler ile kalmamıştır üyeler şeması ve diğer üyeler hakkında çalışmalara yer verilmiştir kitabımızda. Kısaca ekleyecek olursak, örgüt genele yayılmadan mütemadiyen akrabalardan oluşan bir yapılanmadır diyebiliriz.
NİLİ’nin faaliyetleri nelerdir? Faaliyetlerini sıralayacak olursak söyleyebileceklerimiz şunlardır: Bilgi toplanması, elde edilen bilginin gönderilmesi, Kahire’deki İngiliz İstihbarat Merkezi ile irtibatlı olunması, Tarım Merkezi’nin İngiliz savaş gemisi Manegem’la iletişimde olması ve Amerikalı Yahudilerin Filistinli İhtiyaç sahibi Yahudilere yardım için gönderdikleri paraların altına çevrilmesi. Kuruluşu için neredeyse tesadüfi diyebileceğimiz örgütün başarılı olma sebepleri çok güzel bir şekilde açıklanmıştır diyebiliriz. Kuruluşunun tesadüfi olduğu gibi Türk yetkililer tarafından ortaya çıkarılışı da tamamen tesadüfidir. Bu konularda okuyucuya bilgiler vermeden konunun yeterince açıklandığını ve bir roman tadı verdiğini söylemek isteriz.
Sonuç
Şahsına münhasır diyebileceğimiz NİLİ casusluk örgütü alışılagelmiş casusluk örgütlerine benzememektedir. Filistin’de yaşayan Osmanlı Tebaası olan bir grup genç aynı zamanda bir kısmı Osmanlı askeri, İngilizler lehine casusluk faaliyeti başlatıyorlar ve İngilizlerin bölgedeki ilerleyişlerini hızlandırarak başarılarına ortak oluyorlar denilebilir. Burada Osmanlı yetkililerinin özellikle Cemal Paşa’nın ciddi zafiyeti söz konusudur. Bunların neler olduğu kitapta açıklanmıştır. Ancak şu durum atlanmamalıdır ki, Cemal Paşa bu Yahudileri kullanarak birçok gizli bilgiye de sahip olmuştur. Nye’in ya olsaydı teoremi ile düşünecek olursak, çekirge istilası hiç olmamış olsa, Cemal Paşa Aaron’nu hiç görevlendirilmese ve İngilizlere çok gizli bilgiler kuyu ve cephane koordinatları ulaştırılmasa bugün haritalar nasıl şekillenecekti? İşte bunların hepsine olabildiğince yazarımız değinmiştir. Roman diliyle, akıcı, nitelikli bir akademik çalışma ortaya çıkmıştır.
Osmanlı’nın Filistin ve Suriye cephelerinde yenilgiye uğramasında büyük katkısı olduğu kabul edilen yahudi gizli örgütü NİLİ’ nin kuruluş ve faaliyetleriyle ilgili bilgileri içermekte. Her ne kadar karşı cephede bulunsalar bile, kurucu birkaç kişinin büyük casusluk başarısının ve kendilerini feda edişlerinin İsrail devletinin kuruluşuna ön ayak olması, idealist insan tiplemesinin takdir edilebilecek yönünü göstermesi açısından örnek bir kitap.
Adını ilk defa duyduğum bir istihbarat teşkilatı olup çok ilgimi çektiği için harıl harıl okuma isteği uyandırdı bende. Başta teşkilatın düşünce altyapısını ve kuruluş nedenlerini açıklıyor. Devamında ise tek tek başrolü çeken karakterleri anlatıyor amma velakin nerede neler nasıl verilmiş neyi kaçırmışlar konusunda çok yüzeysel kalmış bir eser gibi geldi. Diyebiliriz ki zaten istihbarat gizlidir ne bekliyorsun ki ama insan daha çok şey bekliyor. kitaptan ziyade lisans bitirme tezi gibi bir eser çokta değişik bilgiler barındırdığını iddia edemem. Arapların tembelliğini ve iyi bir nişancı olduğunu Yahudilerin ağzından duyacağımız kitap o kadar.
1915 Suriye cephesindeki istihbahrat örgütlerinden sadece biri olan NILİ örgütünü konu edinen bu kitap, o dönemde cephe dışında kimlerle ve hangi durumlarla savastigimizi gösteren bir kitap.
Bu anlamda, içimizden çıkan casuslarla da cephede olmasa bile başka kulvarlarda savastiğimizı gösteriyor.
Okuması kolay bir kitap olmakla beraber , son bölümünde NILInin kurucusunun hatıratına da yer veriyor.
Filistin, Osmanlı toprağı olduğuna göre, buradaki kararı bizzat Sultan II. Abdülhamid verecekti. Bunu bilen Theodor Herzl, II. Abdülhamid ile görüşmek için beş kez İstanbul'a gelir ve görüşme için teşebbüslerde bulunur.

Ancak bunlardan sadece bir defasında, 17 Mayıs 1901 tarihinde Cuma selamlığının ardından huzura kabul edilme imkanına sahip olur. Fakat bu görüşmeden de bir netice elde edemez ve İstanbul'dan ayrılır.

Sultan Hamid ile Herzl'in görüşmesi ile alakalı olarak Türkiye'de halk arasında, belli çevrelerde genel bir kabul olarak anlatıla geldiği gibi, Sultan bu görüşmede Herzl'i öyle iddia edildiği gibi terslememiş ve azarlamamıştır. Aksine uzun süren bu görüşmede Düyun-u Umumiye ve Filistin'e göç meselesi karşılıklı olarak konuşulmuştur. Sultan II. Abdülhamid, Osmanlı devletinin dış borçlarının ödenmesi noktasında Herzl'in fikirlerini almış ve sonuna kadar onu dinlemiştir. Kabulde herhangi bir anormal durum vuku bulmamıştır.

İkili arasındaki irtibat bundan sonrasında mektuplaşmalar yoluyla devam etmiştir. Mektuplardaki genel üslup da aynı şekilde karşılıklı nezaket ve memnuniyet üzerine idi.
Osmanlı toplumunda Avrupa'daki gibi Yahudi karşıtı gelişmeler yaşanmamıştır. Aksine, öteden beri Osmanlı - Yahudi ilişkileri olumlu bir minvalde seyrede gelmiştir. Nitekim, bundan dolayıdır ki Yahudiler, Avrupa'dan daha iyi bir düzen olarak gördükleri Osmanlı'ya belli aralıklarla sığınmak zorunda kalmışlardır.
"NİLİ, Aaronsohn kardeşlerin Filistin ve çevresindeki Osmanlı askeri birlikleri ve bölgenin lojistik durumu hakkında İngilizlere verilmek üzere istihbarat toplamak için 1915 yılı ilkbaharında kurdukları ve 1917 sonbaharında çökertilen Yahudi casusluk teşkilatıdır. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nili-Ortadoğu'da Casuslar Savaşı
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752430143
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kronik Kitap
Yıl 1915… Yer Ortadoğu…
Bugüne kadar Türkiye'de üzerine çok az araştırma yapılmış, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Filistin’de kurulan tarihin en gizemli casusluk örgütlerinden biri; NİLİ.
Osmanlı ordusu Ortadoğu’yu savunmak için birçok cephede mücadele etmektedir. 1915’te Aaron Aaronsohn önderliğindeki bir grup gencin oluşturduğu NİLİ örgütü, işleri iyice zorlaştırmaktadır. Memur olarak Osmanlı karargâhına sızan örgüt üyeleri orduya dair gizli bilgileri İngiltere’ye vermektedir.
Osmanlı istihbaratı bir yandan NİLİ’yle meşgulken diğer yandan bölgedeki “baş belası” İngiliz casus Lawrence’la da adeta savaşmaktadır. Lawrence’ın hazırladığı Hâşimî İsyanı’nı uygulayan Mekke Şerifi Hüseyin de Büyük Arap Krallığı’nı kurabilmek için casuslarla iş birliği yapmaktadır.
Yakın Çağ Osmanlı Tarihi uzmanlarından Prof. Dr. Necmettin Alkan'ın hazırladığı bu eserle, okurlar hem soluksuz bir şekilde Birinci Dünya Savaşı yıllarında Ortadoğu’da cereyan eden casuslar savaşını okuyacak hem de Türkiye’de ilk defa hakkında derin bir araştırma yapılan ve Filistin’in kaderini belirleyen NİLİ casusluk örgütüyle tanışacak.
Modern Orta Doğu'nun şekillenişini merak edenler için kaynak niteliği taşıyacak kitapta okurlar şu soruların cevaplarını bulabilecekler:
Aaronsohn kardeşler NİLİ’yi nasıl kurdular?
NİLİ’nin faaliyetlerinde Cemâl Paşa’nın bir ihmali var mıydı?
Aaronsohn kardeşler neyin karşılığı olarak İngilizlerle iş birliği yaptılar?
NİLİ casusları ve Lawrence birlikte hareket ettiler mi?
NİLİ’nin Filistin Cephesi’ndeki Osmanlı mağlubiyetindeki rolü nedir?
Osmanlı istihbaratı içlerine sızan NİLİ’yi nasıl çökertmişti?
Kitapta okurları, NİLİ’nin önemli isimlerinden Alexander Aaronsohn’un 1916’da Amerika’da propaganda için yayınlanan “Türk Ordusu’yla Filistin’de” hatıratının Türkçe tercümesi de bekliyor.

Kitabı okuyanlar 19 okur

  • Yakup Arzu
  • Ertuğrul Gazi Kefinsiz
  • Mert Sert
  • Avare PolaT
  • Harun Vardi
  • Ahmet
  • mefkure
  • Elif Yavuz
  • Tolunay
  • kitapsever

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%66.7 (2)
7
%0
6
%0
5
%33.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0