Nil'in Melikesi (Hazreti Asiye)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2747
Gösterim
Adı:
Nil'in Melikesi
Alt başlık:
Hazreti Asiye
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051145068
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
“Seni suların içinden çekip çıkardı kalbim,rnMusa koydum ismini,rnBir göz aydınlığısın benim için,rnNil, bir kandil gibi astı seni içime.rnMusa koydum ismini,rnSeni sulardan çıkardım…”rnGüzellik, bereket, iyilik ve cömertlik onda toplanmıştı. Asiye alçakgönüllüydü, cesurdu. Kavgaları yatıştırıp anlaşmazlıkları çözen, başkalarının selameti için kendini feda eden, haksızlığa isyan edendi o. Bir sütun gibi, çatıyı kurup taşıyandı. Yürüyen bir nehir gibiydi Asiye. Sudan gelen ve suyun içinden yükselen hikmete kucak açan.rnÇöl/Deniz ve Siret-i Meryem kitaplarında, insanlık tarihinin emsalsiz kadınlarının hayatlarını kaleme alan Sibel Eraslan, bu defa Hz. Musa’ya annelik eden Nil’in Melikesi Hz. Asiye’yi konuk ediyor satırlarına.
352 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Yes'a,
Kraliçe Yesiyis,
Asiye,
ve anne..

Lugatından en güzel kelimeleri tane tane kağıda dökmesi, cümleleri boncuk dizer gibi özenle dizmesi, sayfaların her birinde Nil'in Melikesi'nin bir özelliği...
Sibel Eraslan'ın yüreğinden sağanak sağanak, ılık ılık yüreğime akanlar o kadar güzel, o kadar masumane ki kitapta bir anne sıcaklığı var, yaren sırdaşlığı var, her kitabında aynı heyecan ayrı haz var...
O yazdıkça yazdı, ben okudukça okudum. Akşam her aile ferdimiz küçük meclisimizde toplanınca onlara okuduğum kitapta öğrendiğim şeyleri anlattım, ben anlattıkça onlar dinledi, onlar dinledikçe ben anlattım. Her biri bendeki bu heyecanı görünce onlarda bildiklerini anlattılar. İstişaremiz gittikçe heyecanlı bir hâl aldı.

Cennet kadınlarını yazmak yürek ister, ki bu da yazarımızda fazlasıyla var. Kitabı okumadan önce Hz. Asiye hakkında hiçbir araştırma yapmadım, "nasıl olsa hayatını okuyacağım, ne gerek var." diye düşündüm. Ama Sibel Eraslan kitabı yazarken oldukça araştırma yapmışa benziyor. Benimde kitap bitiminde açıp karşılaştırma yaptığım Kur'an-ı Kerim en büyük yardımcısı olmuş. Tabi bu araştırma sadece Hz. Asiye için değil, olayın çevresinde yaşayan herkes, dönemin tarihi, Mısır gelenek ve görenekleri için de yapmış. Hz. Asiye hakkında bilinen şeyler çok az olduğu halde Cennet Kadınları serisinde ona da yer vermek ve hakkında 352 sayfalık kitap yazmak her yiğidin harcı değildir diye düşünüyorum. Kitap hakkında yazılan diğer incelemeleri okuduğumda çoğu kişinin betimlemelerin uzunluğu konusunda dert yandığını gördüm. Bana Hz. Asiye'nin yanındayken uzun görünen yollar kısa geldi. Hatta ne çabuk bitti daha Hz. Musa denizi yarıcaktı bile dedim. Tabi onların yorumu bir şey demiyorum ama onlar demeseydi hiç fark etmeyecektim o uzunluğu.
Kitap bitince Kur'an mealini önüme açtım ve bazı bölümleri karşılaştırmaya başladım, sonucum şöyle:

Taki uzaklardan, bir ateş pırıltısı fark edinceye kadar. (S:320)
...durun! dedi, ailesine: bir ateş ilişti gözüme, oraya doğru gideyim belki orada yolu bilen birini bulurum. (Ta Ha suresi, 10)
Musa yaklaştıkça uzaklaşıyor, Musa koştukça ışığıyla davet edip kendisine çekiyordu... Ateş veya ışık gibi dursada mıknatısı andırıyordu daha çok. (S:320)
Ateşin yanına varınca birden: Musa! diye nida edildi. (Ta Ha suresi, 11)

....

Kimdir senin Rabbin Musa? (S:334)
Rabbimiz, dedi, her şeyi yaratan, sonra da onu yaratılış gayesine uygun yola koyan, yüce Yaratandır. (Ta Ha suresi, 50)
İşitiyor musunuz diye sordu yanındakilere Firavun. (S:334)
Firavun dediki; "Peki o zaman, önceki nesillerin durum ve akıbeti ne olur?" (Ta Ha suresi, 51)
Onlara ne olacağının bilgisi Rabbimizin katında bir yasaya bağlı kılınmıştır. Benim Rabbim, ne yanılır ne de unutur...(S:335)

....

Sen mi atarsın yoksa ilk biz mi atalım sihrimizi ey Musa? (S:342)
"Hayır siz ortaya koyun!" dedi. Birde ne görsün: ipleri ve sopaları kendisine gerçekten hareket ediyormuş gibi geldi. (Ta Ha suresi, 66)
Karşısında büyük ve birleşik bir şer gücü vardı. Rabbine yaslandı, yapayalnızdı. Rabbine sığındı. (S:342)
Elindeki değneği yere at, onların yaptıklarını yutacaktır. (Ta Ha suresi, 69)
Allah'ın yardım ve ibreti olarak devasa bir ejderhaya dönüşen asa her şeyi yalayıp yutmaya başladı. (S:342)
Ve daha birçokları....

Her bir sayfa lotus çiçeğinin bir taç yaprağına eş değerdi. Kitap bittiğinde su üzerindeki tablo görülmeye değerdi.
352 syf.
·Beğendi·8/10
Nil'in Melike'si.
Öğrencilerim dedi, hocam o nasıl bir kitap ismi.
Dedim, neden?
Bilmem, dediler, değişik gelmiş onlara..
Dedim, siz Nil'i bilir misiniz?
Hani Mısır'dan geçiyor,
Hani upuzun..
Bildik, dediler.
Peki ya Firavunu?
Hani, zalim,
Hani katil,
Hani umursamaz ve nankör..
Dediler ki, bildik.
Peki ya Asiye'yi?
Bilemediler...
İşte bu, O'nun hikayesi..
Nil'e Melike olan Asiye'nin...
#lotusçiçeği
352 syf.
·9 günde·10/10
Asiye ah Asiye .. sen bize siyahlar arasında nasıl beyaz kalınacağını, kötülükler içinde güzellikleri nasıl koruyabileceğimizi gösterdin .. Doğurmadan da anne olunabileceğini, bütün çocukların aslında birer evlat olduğunu gösterdin ..
Seninle bu kadar geç tanıştığım için çok üzgünüm ...

Rabbim hepimize bu çağın Asiyeleri olabilmeyi nasip etsin .
352 syf.
·26 günde·Beğendi·10/10
Melike'yi götürdüler...
Kütükler çakılmış kızgın kumsala bağladılar...
"Bu sağlık elimdir" dedi, sağ bileğinden bağlanırken,"bu hep elinden tutmak istediğim,ama yüzünü bile hatırlayamadığım anneme uzanan elimdir,Allah'a feda olsun..."
Onu bağlayanlar da ağlıyordu...
"Bu sol elimdir" dedi,sol bileğinden bağlanırken,"bu elimle yazı yazamadım hiç,şayet yazsaydım; Allah yazardım,feda olsun Allah'a..."
Onu bağlayanlar da ağlıyordu...
" Bu sağ ayağımdır " dedi, sağ ayak bileği bağlanırken,"evladım Musa'ya her yönelişimde onun üzerine bastım,Allah'a feda olsun..."
Onu bağlayanlar da ağlıyordu...
"Bu sol ayağımdır" dedi, sol ayak bileği bağlanırken, "dünyayı sevemedim, sığacak bir ev bulamadım, lakin dünyalar Allah'a feda olsun...'
Onu bağlayanlar da ağlıyordu...
.
Nil,kız kardeşi için ağlıyordu o sabah...
İçindeki bütün balıklar,kıyılarındaki inciler, diplerindeki anemonlar, kenarlarındaki akasyalar, içlerinde dağların sırrını tutan çöller...
Hepsi ağlıyordu...
Ve ilallahi turceul umur...
.
.
Anneliğin yalnızca doğurmaktan ibaret olmadığını,anneliğin mucizesini, doğurmadan doğmak olduğunu,nefes olduğunu anlatan, iki anne bir oğul hikayesi kesinlikle mükemmel bir dille anlatılmış.
Hz. Asiye'nin Allah'a adanmış kalbi, Hz. Musa (A.S.) nın doğuştan Allah'ın mücizelerine nail olduğu ve öz annesi(biyolojik) Yakobed'in teslimiyeti,cesareti hayatamızı anlamlandırmamıza yardımcı olacağına inanıyorum.
.
Tavsiyemdir.
.
Not:fazlasıyla betimleme mevcut,sakin kafa ile okunmalı ve ayrıntılara özen gösterilmelidir.
352 syf.
·Puan vermedi
Asiye...
Gökteki bir yıldız âdetâ.. velînîmet.. himâyekâr.. tevâzu timsâli.. ve cennet çiçeği Mûsâ...
Bütün vücûduyla birlikte döner konuşurken, muhatabının yüzüne içtenlikle bakar, az konuşur ama öz.. Nilin kardeşi.. lotus çiçeği.. ibis kuşu.. kedi ve kuş rumuzu.. Asiye, Yes'a, Kraliçe Yesiyis..

Kalbi bu asrın dengi olmayanlara, âdetâ bir ilaç gibi Asiye.. Onca küffârın, kendini tanrı îlan eden Firavunun kraliçesi olup bir su damlası gibi; imtihanın, karanlık çöken gecedeki yıldız gibi alnının akıyla geçen Asiye..
Hazîne anahtarlarının deve yükleriyle taşındığı ganîmetin sâhibi olup kendini bu dünyâda evsiz hisseden, evinin cennet olduğunu, tek sevgilisinin Allah olduğunu, haykırırcasına sessizlikte anlatan Asiye...
Cümle vardır bıçak gibi, cümle vardır nefes gibi...
- Asiye..
- Buyursunlar Efendimiz.
- Beni hâlâ sevdiğini ümît edebilir miyim?
- Bütün Mısır emriniz altındadır Efendimiz..
- İstediğim cevap bu değildi.
- Nil nehri ve Pi-paeramondaki tüm tapınaklar sizindir..
- Bu kadar mı umutsuz Ra'nın hâlleri.
- Şu gördüğünüz yere kapanmış insanalar sizden şiddetle korkarken mi soruyorsun bu sualleri..
- Korkmaktan söz etmiyorum.
- Mısır'da korkunuzdan başka eser kalmamıştır Efendimiz..
- Cevâbımı aldım ben.
- İmparatorumuza cevap vermek haddimiz değil, ne ki cevap verilmeyen cevaplar, verilenlerden daha ağırdır çoğu zaman...
- Sfenkslerin bilmeceli dilleri gibi sözlerin.
- Taşlar da konuşur Efendimiz, gün gelir taşlar da konuşur....
352 syf.
·Puan vermedi
Üzülerek söylüyorum ki bu kitap ismimin hakkını verememiş. Sırf basladim, bitsin diyerek okudum. Bazı kısımlar yazmak için yazılmış. Eksik ve yanlış bilgilerin olduğuna da düşünüyorum.( Hz Musa' nın kavga olayı vb.) Daha söylenecek şeyler de var ama bu kadar yeterli. Beklentimi karşılamadı.
352 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Pek kıymetli 1K'lı dostlarım!
Gerceginin degerlerine zit dusmeyen Iyi düşünülmüş bir kurgu.
Yazar bu kitabi yazmak icin ciddi bir arastirma yapmis gibi hissettim. Mısır hakkinda cografi ve kulturel epeyce detay vardi.
Son yarida zaman zaman gozlerimi doldurmayi basardi.
kullandigi benzetmeler çok hosuma gitti.
Betimlemeler biraz atlayarak okudugunuzda dinlenmenizi sagliyor :)
Okunulasi bir kitap derim, okuyun.
Fatma Zehra Akyiğit
352 syf.
·18 günde·Beğendi
Sibel Eraslan sevdiğim bir yazar ve kurgularını çok güzel buluyorum. Çünkü her kurgusu birbiriyle bağlantılı ve insanı etkiliyor derinden.
Kitapta Hz. Asiye'den çok çok fazla bilgi bulamadığımız aşikâr. Fakat yazar dönemin Mısır'ını, geleneklerini, inancını, görüşlerini derin araştırmalar sonucunda çok iyi nakletmiş.
Kitabı okuyunca evsiz kalan Asiye oluyorsunuz, Hz. Musa'ya anne oluyorsunuz... Sonra bir bakıyorsunuz içinizde Firavuna karşı büyük bir öfke olurken Rabb'in büyüklüğüne hayran kalıyorsunuz.
Bence ne yazacağını iyi bilen yazarlardan Sibel hoca.

Sibel Eraslan
352 syf.
·8 günde·8/10
Çok sevdiğim kalemlerden Sibel Eraslan. "Kadının hissettiğini en iyi kadın anlar, anlatır" ın ispatı. Hz. Musa'nın hikayesini herkes biliyordur zaten, kitapta daha çok Hz Asiye öne çıkarılmış. Şiirsel dille roman okumayı sevenlere tavsiye ederim. İyi okumalar ️
352 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Eski misir uygarliginda Hz. Musa döneminde yasamis onu Firavun dan korumus büyütmüs olan Hz.Asiye(yes'a) validemizin hayatindan ve Firavun un zalimliginden bahsediliyor bu kitapta. Yazar konuyu edebi anlatmadan yana oldugu icin betimlemelere fazlaca yer vermis o dönemleri merak edenlere tavsiye edilir.
352 syf.
·4/10
Tabiki dil açısından Sibel Eraslan tarzı bir ipeksi yumuşaklık var. Kitabı heyecanla almıştım ama beklediğimi bu sefer bulamadım. Sanırım Hz. Asiye hakkında bilinenlerin fazla olmaması sebebiyle kurgu çok ön planda.
352 syf.
·9/10
Kitabın içeriği çok güzel. Biyografi şeklinde değil de hikayesel anlatımı benim hoşuma gitti. Yazım şekli, üslup... İlk defa Sibel Eraslan okudum ve beğendim.

Kitapta beğenmediğim yeri de yazacak olursam, betimlemeler. Aslında betimlemeleri çok severim ama bu kitapta o kadar uzun ki sıkıldığım yerler oldu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nil'in Melikesi
Alt başlık:
Hazreti Asiye
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051145068
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
“Seni suların içinden çekip çıkardı kalbim,rnMusa koydum ismini,rnBir göz aydınlığısın benim için,rnNil, bir kandil gibi astı seni içime.rnMusa koydum ismini,rnSeni sulardan çıkardım…”rnGüzellik, bereket, iyilik ve cömertlik onda toplanmıştı. Asiye alçakgönüllüydü, cesurdu. Kavgaları yatıştırıp anlaşmazlıkları çözen, başkalarının selameti için kendini feda eden, haksızlığa isyan edendi o. Bir sütun gibi, çatıyı kurup taşıyandı. Yürüyen bir nehir gibiydi Asiye. Sudan gelen ve suyun içinden yükselen hikmete kucak açan.rnÇöl/Deniz ve Siret-i Meryem kitaplarında, insanlık tarihinin emsalsiz kadınlarının hayatlarını kaleme alan Sibel Eraslan, bu defa Hz. Musa’ya annelik eden Nil’in Melikesi Hz. Asiye’yi konuk ediyor satırlarına.

Kitabı okuyanlar 421 okur

  • Nedime Türkkan
  • Betül Gün
  • İkarpot
  • Sümeyya Karaman
  • Bツşra
  • şeyma sevim
  • Gözde Bayram
  • Burak arslan
  • S â y e'  م
  • Naciye bilgin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.8
14-17 Yaş
%3.8
18-24 Yaş
%32.7
25-34 Yaş
%38.5
35-44 Yaş
%17.3
45-54 Yaş
%1.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%93.9
Erkek
%6.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.6 (30)
9
%18.3 (15)
8
%28 (23)
7
%9.8 (8)
6
%4.9 (4)
5
%0
4
%2.4 (2)
3
%0
2
%0
1
%0