Nuhun Gemisi Bu Diyar Baştan Başa 1

9,5/10  (15 Oy) · 
48 okunma  · 
12 beğeni  · 
890 gösterim
"İnsan birden irkiliveriyor. Atom bombası bu şehre düşmüş sanki. Yer yer taş yığınları, harabeler. Diyarbakır pas tutmuş. Diyarbakır, eski, çok eski bir demir kapı kadar paslı. (...) Bu şehir kılıf içinde."
-Yaşar Kemal-

"Türk umumi efkarından ve memleketten neler saklandığını görmek, hakikatin ne olduğunu anlamak için Yaşar Kemal'in sade bir kalemle, yalnız realiteyi ifade azmiyle yazdıklarını okumalı."
-Hüseyin Cahit Yalçın / Ulus, 6 Eylül 1953-
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2003
  • Sayfa Sayısı:
    214
  • ISBN:
    9789750807008
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hera 
 26 Mar 23:43 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bilmem nasıl başlasam neresinden başlasam.. Yaşar Kemal'in ilk okuduğum eseri ve kendi kendime "Neden daha önce okumadım!?" diyerek söylendiğim çok oldu.
Bir kere kitabı kütüphaneden alırken ismi çok hoşuma gitmişti "Bu Diyar Baştanbaşa" Rüya gibiydi sanki.
Kitabın içeriğine gelecek olursam; Yazarın gazetecilik yaptığı yıllarda gezdiği gördüğü yerlerdeki yaşadığı olayları anlatıyor. Ama nasıl anlatıyor okuyan bilir. İnsanın tâ yüreğine dokunuyor Anadolunun sıcaklığı, fakir halkın sefaleti, imkansızlıklar, hastalıklar. Hepsini buram buram hissettiriyor.
Ayrıca yazarın çok da güzel mizah anlayışı var. Bundan önce bir gezginden gezi yazılarını okumuştum ama bir ustadan okumak farkı gösteriyor. Oranın havasını soluyorsunuz, sıcağını, soğuğunu hissediyorsunuz. Halkın çaresizliğine yanıyorsunuz. Diyarbakır'dan Van'a Erzurum'a, Antep'e, Amasya'ya sonra Ağrı'nın zirvesine kadar çıkıyorsunuz Yaşar Kemal'le birlikte. Görseniz ne maceralar...

139. Sayfada bir alıntı vardı onunla yazımı bitirmek istiyorum ki bu alıntı benim için incelemenin özeti:

"Demek,demek," dedi, "biz memleketimizi hiç tanımıyormuşuz demek?"

Kitaptan 16 Alıntı

Hera 
26 Mar 19:06 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Selim Efendi: "Aşk böyle Amerikaya mı götürür insanı? Filmlerin Allah belasını versin."

Amasyalı: "Cehenneme bile götürür."

Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 143 - YKY)Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 143 - YKY)
Hera 
26 Mar 23:52 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Sait Faikle Görüşme
... Bazı adam vardır, insan yüzünde sırf hınç,kin okur. Bazısında gurur, bazısında neşe,bazısında bayağılık, aşağılık... Bu adamın üstünden başından da yalnızlık akar. Bir de bu adama, Kadıköy iskelesinin kanepelerinden birine oturmuş, heybeli köylüleri, çıplak ayaklı serseri çocukları, hanımefendileri seyrederken rastlarsınız.
Bu adam hikayeci Sait Faiktir.

Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 203 - YKY)Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 203 - YKY)
BARAN 
22 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Akşamüstleri Tünelden Taksime doğru sol kaldırımdan yürürseniz, gözünüze dalgın, siyah gözlüklü, yüzü kederli, ama müthiş kederli - yüzündeki keder besbellidir, elle tutulacak gibi, yüzü donup kalmıştır-, pantolonu ütüsüz, ağarmış saçları kabarmış bir adam çarpar. Bu adamın, bu Beyoğlu kalabalığı içinde bir hali vardır ki ( daha doğrusu her hali) size bu koskocaman şehirde yalnız, yapayalnız olduğunu söyler. Bu neden böyledir? Orasını kimse bilmez… Bazı adam vardır,insan yüzünde sırf hınç, kin okur. Bazısında gurur, bazısında neşe, bazısında bayağılık, aşağılık… Bu adamın üstünden başından da yalnızlık akar. Bir de bu adama, Kadıköy iskelesinin kanepelerinden birine oturmuş, heybeli köylüleri, çıplak ayaklı serseri çocukları, hanımefendileri seyrederken rastlarsınız.
Bu adam hikayeci Sait Faiktir

Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 203)Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 203)
Hera 
 23 Mar 20:39 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Uzun ömürlü olası Yahya Kemal:
"İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar." diyor. Belki...

Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 30)Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 30)
BARAN 
22 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bir gün, aklımda kaldığına göre bir pırıl pırıl, cam gibi parlayan sonbahar sabahıydı,ona Kadıköy iskelesinin kanepelerinde rastladım.
''Ne var ne yok Sait?'' dedim. ''Hikaye yazıyor musun?''
''Yok'' dedi, ''yaşıyorum''

Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 203)Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 203)
nejla güldalı 
08 Ağu 14:30 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bir gün köylüler, toplu bir halde, bir yere giderlerken, şu eğitmeni de bir ziyaret edelim, diyorlar. İçlerinde bir de hoca var.
Hoca:
“Girmeyin,” diyor, “okulun içine. Girmeyin, haşa gavur olursunuz. Sümme haşa…”
Boşuna değilmiş, şu doğuya okul yapılmadığı. Hocaların gönlü hoş olsun.

Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (YKY YAYINLARI)Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (YKY YAYINLARI)
Hera 
 22 Mar 21:49 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Diyarbakır için diyor ki;
Bu şehir kılıf içinde. Bu şehir kendisini öylesine gizlemiş ki, tadına varabilmek, onu sevebilmek için emek istiyor, terlemek istiyor. Bu şehri kılıfından soyup mahremiyetine girmeli.

Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 9 - 17.5.1951-20.7.1951)Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 9 - 17.5.1951-20.7.1951)
Hera 
22 Mar 21:59 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

...
Yollarda insanlar gördüm, ne üstte üst, ne başta baş, ayaklar yalın, kir pas içinde. Dökülmüşler Diyarbakır ovasına.
Köyler gördüm, penceresiz, kuyu gibi, zindan gibi karanlık evleri. Bu evlerde insanlar hayvanları ile birlikte yatıyorlar. Gerisini demeye hacet yok. İş anlaşılıyor. Hayvanlarıyla birlikte yatıyorlar.
Kadınlar gördüm, zayıf, sararmış, ince yüzlü, kuruyup, bir deri bir kemik kalmış kadınlar.
Koskocaman Diyarbakır ovasını gördüm. Diyarbakır ovası çalkalanıyor. Diyarbakır ovasında göç var!..

Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 23 - 17.5.1951-20.7.1951)Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 23 - 17.5.1951-20.7.1951)
BARAN 
22 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İnsan birden irkiliveriyor. Atom bombası bu şehre düşmüş sanki. Yer yer taş yığınları, harabeler. Diyarbakır pas tutmuş. Diyarbakır, eski, çok eski bir demir kadar paslı. İlk bakış da böyle ya, insan aldanıyor. Sonra yavaş yavaş ayılıp ısınıyor Diyarbakıra, Anlıyor ki iş böyle değil. Bu şehir kılıf içinde….

Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 9)Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 9)
BARAN 
23 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Dünyanın hiçbir yerinde Diyarbakır karpuzu büyüklüğünde karpuz elde edilmiyor. Niçin Diyarbakırda da başka yerde değil? Bu bir sır mı? Yok böyle bir şey. Burada kime sorarsan sor, karpuzcu olsun olmasın, bu karpuzların nasıl ekildiğini size söyleyiveriyor.
Biri şöyle anlattı, ama bu karpuzcu. İnce kuru yüzlü, yanağında şark çıbanı izi olan.
‘’Gardaş,’’dedi,‘’ karpuz ekilecek kumluk iki türlüdür. Birincisi suyun işgal edip de, yazın çekildiği yer. Buna kılıç derler. Ötekide asıl Dicle kenarları. Karpuz kılıç denilen yerde daha iyi olur. Karpuz ekilecek yer dümdüz çakıllı olmalıdır. Ama ufak çakıllı. Burası iki kürek boyu uzunluğunda, yani bir buçuk metre, iki kürek ağzı genişliğinde, yani yarım metre su çıkıncaya kadar kazılır. Kazılan yere kuyu derler. Kuyunun, biri başucunda, biri ayak ucunda iki yastık bırakılır. Yani bu yastıklar su çıkmamış topraktır. Yastıklara üçer tane fide dikilir. Ekildiğinin ikinci gününde yanmış, yani eski hayvan gübresiyle gübrelenir. Bir hafta sonrada hayvan ve güvercin gübresi kumlu mille karıştırılarak verilir. Bu zaman içinde kuyunun içindeki su kurumuştur. Birkaç sefer daha gübre verilir. Tamam. Kırk günü say. Karpuz olmuştur. Dağ gibi. İnan beğim senin kadar olmuştur. Aha böyle böyle.’’

Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 13)Nuhun Gemisi, Yaşar Kemal (Sayfa 13)
2 /