Nureddin Zengi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1170
Gösterim
Adı:
Nureddin Zengi
Yazar:
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055146566
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Temmuz Yayınları
Baskılar:
Nureddin Zengi
Nureddin Zengi-Şark
Haçlı istilalarının dünyayı kasıp kavurduğu 12. yüzyılda yaşayan Nureddin Zengi, suyu tersine akıtmayı başaran adam. Bir ayağını Halep’te tutarak müslümanları birleştiren, zillet örtüsünü üstlerinden atan, değerler bağını yeniden yeşerten mücahid ve muttaki bir önder. Müslüman Şark’ın kandili, kılıcı, kalkanı. Elliden fazla beldeyi Frenk işgalinden kurtarmasının yanında, inşa ettiği medreseler ve diğer kurumlarla Sünnî uyanışa can katan bilge bir yönetici. Yeryüzünü titreştiren güçlü avazıyla, acı ve korku içinde ömür tüketmekten kurtardığı hünerli ve çalışkan kadınlarla, şehirleri ayağa kaldıran yiğit ve onurlu adamlarla benzerine pek rastlanmayan gerçek bir İslam baharının mimarı. Cesareti, adaleti ve merhametiyle herkesin hayranlığını kazanan bu güzide kahraman; yetiştirdiği ve yol gösterdiği Selahaddin’e, fetih minberini bile yaptırdığı Kudüs’ün kapısını aralayan kişi aynı zamanda.

Ali Emre, sanki özellikle karanlığa terk edilen, ders kitaplarında adı bile anılmayan bu kıymetli çehreye, yirmi yıllık bir çabanın ürünü olan romanıyla ışık tutuyor. İç içe geçmiş iki anlatıyla ilerleyen romanda; büyük ve karmaşık bir toplumun, farklı aktör ve gelişmelerle çalkalanan zorlu bir dönemin, tarih ile edebiyatın temasıyla yeniden devinen birçok ayrıntının toplu bir fotoğrafını görmek de mümkün.
480 syf.
·17 günde·8/10
Öncelikle şunu söylemeliyim ki bi hocamın oluşturduğu okuma grubundan hediye edilen bi kitaptı.Bir sene boyunca okumayı ertelemekten bi türlü başlayamadım.Bu aralar ise prensip haline getireceğim yönüm minik kütüphanemde eğer ondan fazla okunmamış kitap varsa yenisini sipariş etmemek ki yirmi tane var :) Gel gelelim incelemeye,biyografik roman oluyor kendisi.Elbette ki her tarihi romanda olduğu gibi bu kitapta da araştırma yapılacak konular,mübalağa kaçan olaylar var maalesef.Tarihi karakter (kişilik) tanımama vesile oldu.İsimleri daha kolay aklımda tutarım en azından.Kitabı akıcı bulamadım ve istisnasız her gün bi bölüm okumaya özen gösterdim.
Kılıç Arslan'ı gözünü kan bürümüş sorgusuz sualsiz savaş yapan bir şahış olarak göstermiş yazar.Oysa ki Şahinşah ve Zünnu'nun Nureddin'e sığınmasıyla arasındaki mücadele kaçınmaz oldu.Sığınmadan önce Nureddin'in Kılıç Arslan'a karşı saldırıları olmuş,1.Mesud'un ölümünden istifade etmiştir.Konya önlerine kadar gelince Arslan tarafından uyarı almıştır.İsteyenler gerekli araştırmaları yapabilirim tarihe ayrı bi merakım olduğu için hiç üşenmedim bi hususta :') Üzülerek belirtmeliyim ki Kılıç Arslan toprakları kısmını okurken yabancı bir yazarın kitabını okuyormuş gibi hissettim...Onun dışında ise olay örgüsünü beğendim,kalemine sağlık.Bugün yeni kitabı çıkmış alır mıyım bilemiyorum
Kitabı bu kadar uzun sürede bitirmemin bir diğer sebebi ise üniversite sınavına hazırlandığım için ciddi anlamda uykumdan feragat edip kitap okuyorum ve bu hususta çevremdekilerden de tepki alıyorum.İyi okumalar.
480 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Aynı zamanda bir şair de olan yazara soruyorlar; Neden Nureddin Zengi?
Sorunun cevabını, kitabı okuduktan sonra öyle güzel alıyorsunuz ki.
Ali Emre. Bu 474 sayfalık muhteşem eseri ortaya çıkarmak için tam 20 yıl uğraşmış. O serüveni de kısaca açıklıyor kitabın başında. Yazım aşamasında kitabı hangi türe göre yazsam diye çok düşünmüş. Kitap roman. Ama çocukluğumdan beri roman okuyan biri olarak ve son dönemlerde roman yazanların kitaplarının fiyaskodan başka bir şey olmadığını görerek diyorum ki; nasıl güzel bir üslup! Cümlelerin okurken ki kayganlığı. Ve en önemlisi betimlemelerde ki o muazzam benzetmeler. Çok beğendiğim belli oldu zannediyorum. Zaten yazım tarzı güzel olmasa bile kitap, bir kahramanımızı anlatması açısından bile şıp diye okunmalıydı. Kitap hakkında bir çok şey yazılabilir. İçeriği hakkında bir çok şey söylenebilir. Okurken kenara not aldığım için buraya içerik hakkında kısa bir bilgi de yazabilirdim.
Ama eğer bu yazıyı okuyan biri varsa, gitsin kitabı okusun. Diyeceklerim bu kadar. Teşekkürler.
480 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Müslümanların birbirine sırt çevirdiği bir dönemde dünyaya gelen Nureddin Zengi,babası Atabey İmadüddin Zengi'nin öldürülmesinin ardından ipleri eline alır ve Nureddin'in dönemi başlar...
Hoşgörüyle birliğin sağlanabileceğini gösteren ,Selahaddin Eyyubi'ye yol öğreticiliği yapan bir komutanın hayatını detaylı bir şekilde anlatan bir kitaptı.Şu sıralar okuyacağınız bir tarih kitabı yoksa o kitap olmaya aday.
480 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Şark' ın Kandili: Nureddin Zengi...
Adı Nureddin Mahmud Zengi.... Google' da ufak bir arama yaparsanız hayatı hakkında çok temel bilgiler var. Ama bu kitap mevcut bütün bilgilerden daha fazlası... Dolu dolu 479 sayfalık bir eser. Yazar Ali Emre' nin 20 yıl süren araştırmaları neticesinde işlenmiş, ilmek ilmek dokunmuş bir roman... Kurgu ve gerçekliğin ustalıkla harmanlandığı; tarihi bilgilerin birkaç cümlede verilip, gerçek karakter ve kurmaca karakterler ile inşa edilmiş bir 12. yüzyıl sahnesi.

12-13. yüzyıllarda yaşayan İbnü' l Esîr Nureddin Zengi' yi şöyle tarif ediyor: "Ben eski zamanları, daha önceki hükümdarların ahlakını ve yaşayışını da inceledim. Dört halife ve Ömer bin Abdülaziz dışında, Nureddin Zengi' den daha güzel ahlaklı, adaletli ve erdemli birini görmedim."

Nureddin Zengi ismini ortaokul, lise yıllarımda duyduğumu hatırlamıyorum. Birkaç " Selehaddin Eyyubi" kitabında gördüm sadece. Aslında Eyyup oğlu Yusuf' un tarih sahnesine çıkışında yol gösteren bir kılavuz, bir akıl hocası. Onun içindeki cevheri fark etmiş ve Eyyup oğlu Yusuf' un da fark etmesi için çabalamış uzun yıllar boyu. Ve çabalar nihayet karşılık vermiş olmalıdır ki Nureddin Zengi hayali olan Kudüs' ün kapıları Eyyup oğlu Yusuf' a yani Selehaddin' e ardınca açılmıştır.

Kitap bir savaş romanı değil aslında. Yıkım anlamına gelen savaş ve ardından gelen yapım: imar ve ihya faaliyetleri. Yazarın kelimelerle inşa ettiği dünya aslında bu. İmar etmek için uğraşan Müslüman bir adam. İlk Darü' l Hadis kurucusu. At üzerinde durmaksızın, yorulmaksızın ilerleyen bu savaşçı; atından indiği zaman kitapların başına diz çöküyor. Gittiği her yere mutlaka kitaplarını da götürüyor. Biliyor ki " kılıca kalem eşlik etmeli; şayet etmezse ilimsiz fetih ve idare kör topal kalacaktır."

Babası Atabey İmadüddin' in ölümünden sonra bayrağı devralan Nureddin Mahmud babasından öğrendikleri ve tecrübe ettikleriyle daha farklı bir politika yürütüyor. Mesela Şam' ı dıştan savaş ile değil; içten gönüllere girerek fethediyor. En gelişmiş, en kalabalık, en müstahkem şehirlerden biri olan, kralların yönettiği Frenk seferlerinde bile diz çökmeyen Şam' ı savaşmadan, kan dökmeden, ikna gücü, sevgisi ve merhametiyle alıyor. Şehre ve insanlarına adıyor kendini ve Şam bir Yahudi kadının elleriyle teslim oluyor.

Anadolu, Urfa, Hatay, Mısır var istikametinde. Ama en büyük hayali Kudüs... Kudüs... Nazlı şehir. Frenk idaresi altındaki şehri fethetmek tüm hayallerini süslüyor. Fetih mimberi bile hazır. Ama nasip olmuyor. Ardından Selehaddin... Nureddin Mahmud' un araladığı kapıdan Kudüs' e giren Selehaddin mimberi ait olduğu yere yerleştiriyor.

" Nureddin ne toprak delisiydi ne de paraya pula düşkünlüğü vardı. Öyle olsaydı, herkes onun bir derviş hatta bir dilenci gibi yaşadığını söylemezdi.  Kazandığı her şeyi ordusuna ve halkına dağıtmaz, kendi geçimini sağlamak için gece gündüz çalışmaz, bu yüzden karısını bile kırmak, üzmek zorunda da kalmazdı. Öyle olsaydı, Musul ve civarını kendine bağladıktan sonra oraları tekrar kardaşlarına, yeğenlerine bırakmazdı. Öyle olsaydı Selehaddin' i Şam' a, yanına çağırırdı ve kimse de bu karara gıkını çıkarmazdı. Öyle olsaydı Kılıç Arslan' dan aldığı yerleri, ayrılırken yine ona terk etmezdi. Onun derdi Müslümanların cihadda birlik olması, şeref ve huzur içinde yaşamasıydı. " diye anlatıyordu insanlar onu. Savaşta olmadığında haftada iki gün halkın istek ve arzularını bizzat kendi dinliyordu. Depremde yıkılan bir şehri yeniden ayağa kaldırmak için gecesini gündüzüne katıyordu. Herkesin kaçtığı meczuplarla aynı sofrayı paylaşıyor, kendi yemeğinden feragat edip, yemeğini başka bir askere veriyor be oruca niyet ediyordu. Nureddin Mahmud suyu tersine akıtan bir adam. Bir ayağını Halep' te tutarak Müslümanları birleştiren, zillet örtüsünü üstlerinden atan, değerler bağını yeniden yeşerten mücahid ve muttaki bir önder.

 İç içe geçmiş iki anlatıyla ilerleyen, Nureddin Mahmud' un hayatına büyük bir ışık tutan bu roman aynı zamanda  2017 Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü' nü de almış. Yazarın emeğine sağlık diyor ve sizlere de tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar...
480 syf.
·Puan vermedi
Ben önceki Sultanların hayatını inceledim. Raşid halifeler ve Ömer bin Abdülaziz hariç, Nureddin’den daha temiz hayat yaşayan, ondan daha ahlaklı hayat süren adaletli bir Sultana rastlamadım.

İbn Cevzi
480 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitabı yazarının verdiği bir konferanstan sonra almıştım.Yazaar konferansında üstü örtülmüş olan kahramlarımızdan Nureddin Zengi'den bahsetti, bu kitabı sağlam kaynaklara dayanarak yazabilmek için neler yaptığını anlattı.Kitap gerçektende bize özümüzü, kahramanlarımızı, geçmişte yaşanan zorlukları hatırlatmakta ve gerçekten merhameti, asaleti, rabbimize olan teslimiyeti, en kritik anlarda bile ileri görüşü ve akla gelmeyecek incelikli düşünceleriyle verdiği muazzam kararlar ve heybetiyle ün salan NUREDDİN ZENGİ'yi akıcı bir üslupla bize anlatmaktadır.
Rabbimiz amellerimizi sahih niyetlerle yapabilmeye cümlemizi muvaffak etsin İNşALLAH...
Kudüs, Kudüs! Bütün dinlerin gözbebeği olan Kudüs'ün çektiğini çeken, yaşadıklarını yaşayan başka bir şehir var mıdır acaba dünyada?
Ali Emre
Sayfa 59 - Temmuz Yayınları
Yaşadığın yer o kadar önemli mi gerçekte? Bence değil. Kalbin boşsa, hayatına katık edebileceğin bir sevgi parçası yoksa, insanlığa bir yararın dokunmuyorsa bir mezar taşından yahut bir demir parçasından ne farkın var?
Ali Emre
Sayfa 190 - KETEBE
Saraylar,konaklar,dergah ve medreseler;kitap yüklü merkeplerle,kalbi ve dimağı çürüyen,kılıç yerine dişlerini bileyen süslü şeytanlarla,geveze ve ahlaksız adamlarla doldu.
“Çalışan bir insanı izlemek ne kadar büyük huzur verir insana. Alnındaki terleri sile sile bir eşyanın ortaya çıkmasına emek veren bir ustaya bakmak, tarifi mümkün olmayan bir güzellik değil midir?”
Parayla en azılı düşmanını bile satın alabilirsin belki. Fakat sağlığını, gençliğini ne altınla geri getirebilirsin ne de başka başka bir güçle. Ecel, kimsenin kesesine ve kudretine bakarak geri adım atmaz.
Ali Emre
Sayfa 167 - KETEBE

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nureddin Zengi
Yazar:
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055146566
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Temmuz Yayınları
Baskılar:
Nureddin Zengi
Nureddin Zengi-Şark
Haçlı istilalarının dünyayı kasıp kavurduğu 12. yüzyılda yaşayan Nureddin Zengi, suyu tersine akıtmayı başaran adam. Bir ayağını Halep’te tutarak müslümanları birleştiren, zillet örtüsünü üstlerinden atan, değerler bağını yeniden yeşerten mücahid ve muttaki bir önder. Müslüman Şark’ın kandili, kılıcı, kalkanı. Elliden fazla beldeyi Frenk işgalinden kurtarmasının yanında, inşa ettiği medreseler ve diğer kurumlarla Sünnî uyanışa can katan bilge bir yönetici. Yeryüzünü titreştiren güçlü avazıyla, acı ve korku içinde ömür tüketmekten kurtardığı hünerli ve çalışkan kadınlarla, şehirleri ayağa kaldıran yiğit ve onurlu adamlarla benzerine pek rastlanmayan gerçek bir İslam baharının mimarı. Cesareti, adaleti ve merhametiyle herkesin hayranlığını kazanan bu güzide kahraman; yetiştirdiği ve yol gösterdiği Selahaddin’e, fetih minberini bile yaptırdığı Kudüs’ün kapısını aralayan kişi aynı zamanda.

Ali Emre, sanki özellikle karanlığa terk edilen, ders kitaplarında adı bile anılmayan bu kıymetli çehreye, yirmi yıllık bir çabanın ürünü olan romanıyla ışık tutuyor. İç içe geçmiş iki anlatıyla ilerleyen romanda; büyük ve karmaşık bir toplumun, farklı aktör ve gelişmelerle çalkalanan zorlu bir dönemin, tarih ile edebiyatın temasıyla yeniden devinen birçok ayrıntının toplu bir fotoğrafını görmek de mümkün.

Kitabı okuyanlar 65 okur

  • Yener UĞRAŞ
  • Birisi
  • Zehra bardakçı
  • Şeyma Nur
  • İlker K.
  • Tolga Tanyel
  • Polyndrome
  • Mustafa Doğan
  • Zahide izgi
  • Emine Solmaz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.9 (12)
9
%7.1 (2)
8
%7.1 (2)
7
%7.1 (2)
6
%7.1 (2)
5
%3.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0