Nutuk (1919-1927) Bugünkü Dille

9,9/10  (10 Oy) · 
17 okunma  · 
12 beğeni  · 
241 gösterim
  • Baskı Tarihi:
    1999
  • Sayfa Sayısı:
    638
  • ISBN:
    978-975-16-0401-X
  • Yayınevi:
    Atatürk Araştırma Merkezi
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 2 Alıntı

Ya istiklâl ya ölüm
Bu kararın dayandığı en güçlü muhakeme ve mantık şuydu:
Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklâle sahip olmakla gerçekleştirilebilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, istiklâlden yoksun bir millet, medeni insanlık dünyası karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık görülemez.

Yabancı bir devletin koruyup kollayıcılığını kabul etmek, insanlık vasıflarından yoksunluğu, güçsüzlük ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir. Gerçekten de bu seviyesizliğe düşmemiş olanların, isteyerek başkalarına bir yabancı efendi getirmelerine asla ihtimal verilemez.Halbuki, Türk'ün haysiyeti, gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir!...

O halde ya istiklâl ya ölüm!

İşte gerçek kurtuluş isteyenlerin parolası bu olacaktır.

Nutuk (1919-1927) Bugünkü Dille, Mustafa Kemal AtatürkNutuk (1919-1927) Bugünkü Dille, Mustafa Kemal Atatürk

NUTUK'a göre Şeyh Said ayaklanması ile TCF münasebeti
Nutuk’ta ise M. Kemal, Şeyh Said ayaklanmasının çıkışını Kazım Karabekir ve arkadaşlarınca kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile ilişkilendirir ve bu hususta bazı ayrıntıları da aktarır.
M. Kemal'in bu konudaki görüşleri aynen şöyle:
"Efendiler, vakayi ve hadisat [olaylar] dahi ispat etti ki, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası programı en hain dimagların mahsulüdür; bu fırka [parti], memlekette suikastçilerin, mürtecilerin [gericilerin] tahassungahı [kalesi], ümid-i istinadı [dayanma ümidi] oldu.. Tarih; ‘mürettep [düzenlenmiş], umumi, irticai’ olan Şark Isyanı esbabını [sebeplerini], tetkik ve taharri [araştırma] ettiği zaman, onun mühim ve bariz sebepleri meyanında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın dini mevaidini [vaatlerini] ve şarka gönderdikleri katib-i mes’ullerinin teşkilat ve tahrikatını [kışkırtmalarını] bulacaktır..
Efendiler, yaptığımız inkılabın vüs’at [genişlik] ve azameti [büyüklüğü] karşısında, eski hurafat [hurafeler] ve müessesatının [kurumlarının] birer birer sukutunu [düşüşünü] gören mutaassıp ve irticakar anasır [unsurlar],
‘efkar ve itikadat-ı diniyeye hürmetkar’ olduğunu ilan eden bir fırkaya ve bahusus bu fırkanın içinde isimleri şöhret bulmuş zevata dört el ile sarılmaz mı? Yeni fırka yapan zevat bu hakikati müdrik değilmidirler? O halde, ellerine aldıkları din bayrağı ile millet ve memleketi nereye götürmek istiyorlardı?..
Efendiler, yeni fırka, unvan ittihaz ettiği ‘terakki’ ve ‘cumhuriyet’ namlarının zıdd-ı tamlariyle inkişaf etmiştir. Bu fırkanın rüesası [başkanları], hakikaten mürtecilere [gericilere] ümit ve kuvvet vermiştir. Buna misal olarak arzedeyim; Ergani’de, usatın [isyancıların] valiliğini kabul eden maslup [idam edilen] Kadri, Şeyh Sait’e yazdığı bir mektupta: ‘Millet Meclisi’nde, Kazım Karabekir Paşa’nın fırkası, ahkam-ı şer’iyeye [şeriat hükümlerine] riayetkar ve dindardır. Bize muzaheret [yardım] edeceklerine şüphe etmem. Hatta Şeyh Eyüp (rüesa-yi usattan [isyancıların reislerinden] olup idam edilmiştir) nezdinde bulunan katib-i mes’ulleri, fırkanın nizamnamesini getirmiştir..’ diyor. Şeyh Eyüp de, muhakemesi sırasında: ‘Dini kurtaracak yegane fırkanın, Kazım Karabekir Paşa’nın teşkil ettiği fırka olup, ahkam-ı şer’iyeye riayet edileceğinin fırka nizamnamesinde ilan edildiğini’ söylemiştir.
Ne oldu Efendiler?! Hükümet ve Meclis, fevkalade tedbirler almağa lüzum gördü. Takrir-i Sükun Kanunu’nu çıkardı. Istiklal Mahkemeleri’ni faaliyete geçirdi. Ordunun sekiz dokuz seferber fırkasını, uzun müddet tedibata [uslandırma] hasretti. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası denilen muzır teşekkül-i siyasiyi seddetti [kapattı]. Netice bittabi cumhuriyetin muvaffakıyetiyle tecelli etti. Asiler imha edildi."[2]

Nutuk (1919-1927) Bugünkü Dille, Mustafa Kemal Atatürk (Sayfa 592 - undefined)Nutuk (1919-1927) Bugünkü Dille, Mustafa Kemal Atatürk (Sayfa 592 - undefined)