O Muhteşem HayatınızOya Baydar

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.798
Gösterim
Adı:
O Muhteşem Hayatınız
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
480
ISBN:
9789750715655
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
"Hangisi gerçek hayatım benim? Kendi yaşadığım mı, onun anlattığı mı?"

Ünü dünyayı sarmış Türkiyeli bir primadonna, bir diva... Onunla ilgili her türlü fotoğrafı, ses kaydını, gazete kupürünü toplamayı hayatının amacı edinmiş, tutkulu hayranı bir müzik öğretmeni... Annesinin izini süren genç bir kadın... Eski fotoğrafların ayrıntılarında gizli, derin bir sır: sadece Diva'nın yaşamının değil, Türkiye'nin yakın tarihinin puslu, karanlık bir kesiti...

Muhteşem hayatlar, parlak dekorların arkasında neler saklar? Muhteşem, ışıltılı, kusursuz görünen yüzümüzde, kendi kendimizden bile sakladığımız ne yıkımlar gizlidir? Kendini tanımak, kendi gerçeğiyle yüzleşmek insanı nerelere sürükler? Oya Baydar, beklenen romanı O Muhteşem Hayatınız'da, her biri kendi kimliğini arayan roman kahramanlarıyla, insanın ve bu coğrafyanın derinliklerine götürüyor bizi. Roman, derinlerde saklı gerçeklerle yüzleşmeye hazır okurunu bekliyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Balangıçta çok klişe gelmişti ,bıraksam mı dedim okurken fakat ilerleyince heyecan ve merak çok arttı. 70. Sayfalardan sonra hemen bitirmek istedim. Olay çok canlı dili çok işlek yazarın.kendinizi olaya kaptırıyorsunuz.
Hayranı bir toplayıcın eline bir pazar tezgahinda düşen fotoğraflarının kendisine ulaşmasından sonra hayatının gerçeklerinin peşinde sürüklenen bir opera sanatçısının hikayesi. Hangisi gerçek hayat hikayesiydi : yaşadığı mı yoksa toplayıcının fotoğraflarina bakarak kurguladığı " O muhteşem hayatı " mı ? Kitabin İkinci bölümünde fazlasıyla dalınan bölgesel sosyal- siyasi ritueller nedeniyle bende hayal kırıklığı yaratan bir kitap oldu.

Benzer kitaplar

Yazar kitabı yazarken bir çok tarihi olayı araştırıp romanına ekleyerek güzel bir yapıt ortaya çıkarmıştır. Tarihi olayları kendi hayatı ve hayal gücünün ortak yapıtı olan eser için "Bu roman bir Dersim romanı değil. Roman kahramanlarından Arya gibi, geç kalmış farkındanlığın, dışarıdan bakışın, anlamaya çalışmanın romanı. Her şeyden önce de muhteşem hayatların barındırdığı sırları sorgulayan, insanın gerçek hikayesinin ve kimliğinin izini sürmeye çalışan bir metin." diyerek aslında farkındalığın ve kimliğimizin önemini ortaya çıkarmanın önemini vurgulamıştır. Kitap içeriği ise başta ne kadar sıkıcı gelse de sonraları baya bağlıyor. Divanın geçmişi, Arya'nın hayatı, Cansa'nın hayatı, Dersim'deki olaylar, Toplayıcın hikayesi derken insan kitabın nasıl bittiğini anlamıyor. Belki yazar merak duygusunu veremiyor ama sonunda olayları çok güzel bağlıyor.
Öncelikle okuyucuyu araştırmaya sevketmesi bakımından kitabı faydalı bulduğumu söyleyebilirim.
Eğer kitabın amacı; yakın tarihin bireyler tarafından da araştırılmasını sağlamak, bize sunulan tarihsel bilgileri sorgulatmak ve iğneyi kendimize de batırabileceğimizi öğretmek ise, Dersim örneği ile bu amacına ulaştığını düşünüyorum. Çünkü yalnızca Dersim’de değil yakın tarihte gerçekleşen diğer konularda da araştırma ve öğrenme isteğim arttı. Araştırma kitapları ve belgeseller ilgimi çeker oldu. Yakın tarihimizde yaşanan olaylar hakkında bilgimin az olduğunu farketmek beni üzmesine rağmen bu kitabı bir fırsat gibi görerek epey araştırma yapabildim.
Bununla beraber, kitapta ilgimi çeken bazı insan halleri oldu; Diva ve Toplayıcı. Sanatçıların yaptığı işten dolayı beğenilme ve alkışlanma durumunun zamanla bir yaşama gereksinimi haline gelmesi ve tüm hayatlarına bu arzunun yön vermesi oldukça ilgimi çekti. “Diva”nın hayatında bu arzu öyle güçlü ki çoğu insanın en çok önem verdiği aile olma ihtiyacının bile önüne geçmiş durumda. İlgimi çeken diğer bir insan hali ise; hayatında istediği yere gelemeyen, başarısız olduğunu düşünen, kendine değer vermeyen ve kendini küçümseyen kişilerde; başkalarına hayranlık besleme eğiliminin diğer insanlara göre daha fazla olmasıydı. Kitapta “Toplayıcı” olarak tanıtılan kişinin kendinden çok, hayran olduğu “Diva”ya değer vermesi ve yine kendi ailesinden çok “Diva”nın ailesini ve hayatını önemsemesi bu durumun bir örneği olarak karşımıza çıkmakta.
Ayrıca günlük hayatta hiç ilgimi çekmeyen opera sanatı konusunda ne kadar bilgisiz (Libretto ve arya gibi temel kavramlara bile uzakmışım) olduğumu farkettim. Ünlü operaları ve opera sanatçılarını genel kültür olarak bilmem gerektiğini düşünüyorum.
Son olarak; okuyucuyu araştırmaya sevketmesi, farklı insan halleri üzerinde durarak bize bu insanları tanıtması ve Türkiye’de pek popüler olmayan bir sanat kolu üzerinde durması bakımından kitabı beğendiğimi söyleyebilirim.
Kitabın başından yarısına kadar acaba 'konu nereye gelecek', 'bize ne anlatmak istiyor' soruları altında okudum.Kitabın yarısından sonra yazar, Türkiye'nin tarihi 38 Dersim Katliamı'na ve o bölgenin nasıl yok edildiğine değinmiş.
Kitap yakın tarihe, müziğe ve araştırma eğilimine götürüyor insanı; kitabın yarısına kadar da olay örgüsüne tam olarak girilemiyor belki. Ama yazarın da, sonda dediği gibi bu kitap bir Dersim romanı değil; bir farkındalık romanı. Başkahramanı opera sanatçısı Aliye Sema' nın, yani Diva' nın, görünen o muhteşem hayatının arkasında saklananlar, etek altındaki sırları anlatılıyor. Ve basit, akıcı anlatımıyla yazar, olaya hemen girmeyerek kişi tahlilini de en başta veriyor, iyi okuyucuya; veriyor ki sadece olay değil karakterinde ruhu otursun romana. Yazar, "Gerçek hayat dediğin nedir ki kurduğumuz hayallerden, uydurduğumuz hikâyelerden başka." diye bitirken romanı, güzel bir özet de yapıyor aslında.
O muhteşem hayatınız, dünyaca ünlü Türk opera sanatçısının çocukluk dönemlerinin bilinmeyenlerini açığa çıkaran, konuyu 1938 Dersim olaylarıyla iç içe kurgulayan bir roman. Romanda; Dersim olaylarına ilişkin sosyolojik ve psikolojik ayrıntılara yer verdiği bölümleri oldukça kıymetli bulduğumu belirtmeliyim. Bunun dışında; Roman, aslında daha kısa olarak yazılabilirdi. Çünkü, ilk 250 sayfalık bölüm yazım tekniği açısından tekrarlar şeklinde kendini gösteriyor. Kanaatimce; asıl okuyucuda ilgi uyandırabilecek bölüm, Arya başlığı ile öne çıkıyor. Bu ikinci bölümü beğendiğimi söylemeliyim. Yazarın yer yer ince emek harcadığı bölümleri okudukca saygı duydum. Kitap çok çarpıcı bir kitap mı? cevabı hayır. Ancak, Dersim olayları gibi Türk insanını ikircikli düşünmeye sürükleyen bir konuyu roman kurgusuna yedirerek okurlarla buluşturmasını önemsedim. Kolay okunan bir kitap. Yerli bir yazardan okumak isteyenlere öneririm.
İlk bölümde yer alan küçük ipuçları ile birlikte kitap Arya bölümünde kendini buluyor. Hem bir an önce bitirmek hem de bitmesini istememek duygularını yaşadığım bir kitap oldu. Ülkemizin çok acı, saklanan,utanılan ama gerçek olan hikayeleri. İnsanı rahatsız etmeden taraf tutmadan anlatması, okuyucuyu düşüncesi konusunda özgür bırakması, bir ideolojiyi gizliden de olsa savunmaması çok zor bir konu da olsa bunu başarabilmesi çok güzel.
öncelikle kesinlikle kalemi çok kuvvetli yazarlarımızdan Oya Baydar...
Bu kitapta yalnız akıcı olmayan eksik birşey var gibiydi. Konu itabiri ile daha farklı bir roman bekliyordum... Neredeyse sonlarına doğru konuya giriş yapıldı belki de bu beni biraz yordu...
“Hangisi gerçek hayatım benim? Kendi yaşadığım mı, onun anlattığı mı?”

Ünü dünyayı sarmış Türkiyeli bir primadonna, bir diva... Onunla ilgili her türlü fotoğrafı, ses kaydını, gazete kupürünü toplamayı hayatının amacı edinmiş, tutkulu hayranı bir müzik öğretmeni... Annesinin izini süren genç bir kadın...Eski fotoğrafların ayrıntılarında gizli, derin bir sır: sadece Diva’nın yaşamının değil, Türkiye’nin yakın tarihinin puslu, karanlık bir kesiti...
İlk başlarda çok akıcı değildi ama sonlara doğru çok hızlı biçimde ilerledi... Yazar dersim olayını farklı açıdan ele almış kitapta bir kaç farklı konu vardı aslında hem dersim olayını kendi penceresinden anlatmış ayrıca fırsat verilirse en yoksul ve ilkel yerlerden çok başarılı dünyaca ünlü insanlar çıkabilir olayını ele almış ... Yer yer abarttigini düşünmekle birlikte objektif olmaya çalışmış olaylarin abartılı farklı şekillerde ortaya atıldığını da anlatmış beni çok rahatsız edecek bir yerine rastlamadım okunabilir ama illa okunması gereken olağanüstü bir kitap diyemem
Fotoğraflar her şeyi göstermez. Acıları, kederleri göremezsiniz fotoğraflarda. Onlar hayallerinizi besleyen suretlerdir, görüntülerdir sadece. Tıpkı sahnedeki gibi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
O Muhteşem Hayatınız
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
480
ISBN:
9789750715655
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
"Hangisi gerçek hayatım benim? Kendi yaşadığım mı, onun anlattığı mı?"

Ünü dünyayı sarmış Türkiyeli bir primadonna, bir diva... Onunla ilgili her türlü fotoğrafı, ses kaydını, gazete kupürünü toplamayı hayatının amacı edinmiş, tutkulu hayranı bir müzik öğretmeni... Annesinin izini süren genç bir kadın... Eski fotoğrafların ayrıntılarında gizli, derin bir sır: sadece Diva'nın yaşamının değil, Türkiye'nin yakın tarihinin puslu, karanlık bir kesiti...

Muhteşem hayatlar, parlak dekorların arkasında neler saklar? Muhteşem, ışıltılı, kusursuz görünen yüzümüzde, kendi kendimizden bile sakladığımız ne yıkımlar gizlidir? Kendini tanımak, kendi gerçeğiyle yüzleşmek insanı nerelere sürükler? Oya Baydar, beklenen romanı O Muhteşem Hayatınız'da, her biri kendi kimliğini arayan roman kahramanlarıyla, insanın ve bu coğrafyanın derinliklerine götürüyor bizi. Roman, derinlerde saklı gerçeklerle yüzleşmeye hazır okurunu bekliyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 112 okur

  • Nilda Türe
  • Laz Uşağı...
  • Laz kızı...
  • Gizem
  • Ugursalan
  • Emrah İRVEN
  • Öykü Duru
  • Özgürce
  • kupa kızı sinek valesi
  • Ela K.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.4
14-17 Yaş
%1.4
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%37.1
35-44 Yaş
%31.4
45-54 Yaş
%14.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78.5
Erkek
%21.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.2 (8)
9
%18.2 (8)
8
%25 (11)
7
%20.5 (9)
6
%4.5 (2)
5
%4.5 (2)
4
%0
3
%4.5 (2)
2
%2.3 (1)
1
%2.3 (1)