O Topraklar Bizimdi

8,6/10  (7 Oy) · 
22 okunma  · 
6 beğeni  · 
677 gösterim
Kırım'ın İkinci Dünya Savaşı sırasında Sovyet idaresi altındaki çaresizliğinin hikayesi.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2009
  • Sayfa Sayısı:
    448
  • ISBN:
    9789754370416
  • Yayınevi:
    Ötüken Neşriyat
  • Kitabın Türü:
selman kara 
12 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Cengiz dağcının sade,akıcı ve profosyenel betimlemeleriyle sıkılmadan okunan ve 1937-1945 rusya ve almanya arasındaki savaşın zorluğu ve kırım halkının yaşamış olduğu zorlu yıllara tanıklık eden bir kitap.

Mehmet Y. 
09 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Onlar Da İnsandı romanında bir çocuk olarak gördüğümüz Selim Çilingir artık büyümüş ve Kırım'a dönmüştür. Ancak küçük bir fark vardır. Çünkü Çilingir'in Selim artık Selim Çilingirov olmuştur. Aldığı eğitim onu komünist sisteme sıkı sıkıya bağlarken Kırım Tatarlarının kültürüne tezat tavırlar sergilemektedir. Ancak roman Selim'in muhasebesi ve komünist ideolojiyle özellikle Kırım gerçeğinin pek uyuşmadığını göstermektedir. Zaten roman boyunca da Selim ciddi bir dönüş yaşayacaktır. Cengiz Dağcı'nın başarılı üslubu ve Kırım merkezli bir başka romanı da budur. Kırım ve Dağcı sevdalılarına tavsiye edilir.

Sedat Yenibağcı 
01 Şub 13:09 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 8/10 puan

Soykırımın ana vatanıydı; KIRIM

SELİM ÇİLİNGİROV KİMDİR?
Kırım topraklarında yaşayıp ta kendinden olanı yani Çukurca’daki Tatar Türklerini hakir gören Rus hayranı bir adam.
Asıl zenginliğin yine kendi halkında, kendi köyünde, kendi özünde olduğunu anlaması için savaş olması gerekiyormuş demek. Âşık olduğunu sandığı Rus kadının O’nu başka bir Rus’la aldatması gerekiyormuş.
Çok emek verip sonunda kazandığı “Kolhoz Reisliği” sıfatını kaybetmek istemediğinden olsa gerek; öz vatanını, değerlerini hiçe sayıp belki savaşın sürüklediği durumdan, belki Ruslara yamanma gayretinden kendi canından bile vazgeçmesi gerekiyormuş.
Canından olmuyor gerçi ama kolunun birini savaş meydanında bırakıyor. Rus - Alman savaşının tam ortasında Rus saflarında bir Tatar neden?
İvanlar, Bekir Ağalara daha çok zulmetsin diye mi?
Vatan hainliğine rağmen, kendisi dahi affetmemişken kendisini, köylüsü bağrına basıyor Selim’i. Selim’in metruk evini onarıp acılarını paylaşıyorlar. Sonunda aklı başına geliyor bizim aklı-selimin.
Öncesinde kolhozum diye övünen sonrasında kolsuzum diye dövünen bir adam.


O TOPRAKLARDA Panteley Petroviç’in, Nİkita Darmov’un, Stephan Nagayko’nun ve dâhi nice Rus’un; Bilal Ağa’ya, Berber Hasan’a, garibim Âdem’e, babası olacak Selim’e ve dahi nice Tatar Türküne reva gördüğü zulmü yeniden yaşadım.
Yeniden diyorum çünkü aradan çok zaman geçmeden benzer zulmü İvan, Bekir Ağa’ya yaşatmıştı aynı topraklarda. Bekir Ağa ki; hanımına ONLARDA İNSAN demişti sokağa atamadığı İvan’ı gösterirken.

Altını çizdiklerim:

“Neydik biz, neyiz ve ne olacağız?”(s.135 )

Martın onuna davar çıkar yoluna. (s.195 )

…orasını bilmem hem karışmam. Meselenin orası bana ait değil; çekmenime yastar edecek değilim… (s.204)

Eh, kulakları çınlasın, benim babam anlatırdı bana: Birinci harpte Rus siperleriyle Alman siperlerini yirmi metre kadar bir arazi ayırıyormuş. Almanlar Rus siperlerine paket paket sigara, çikolata konserve kutuları atıyorlarmış; bizimkiler de Alman siperlerine mohorka ve peksimet. Ah, Alman dediğin peksimet ve mohorkaya alışık değil ama medeni millet - Rusların gönüllerini kırmamak için alırlarmış. (s.268)

- Geldim, dedi Selim. Geldim… Senin kocan, senin Selim’in geldi. Neden semaveri yakmıyorsun? Neden kollarını onun boynuna dolamıyorsun? …
…Savaştan geldim görmüyor musun? Kolsuzum! Vatan uğruna verdim bu kolu. Düşman mermileri, tankları kırdı kemiklerimi… Kanımı döktüm. Hep vatan için!.. Neden söz etmiyorsun? Elimden geleni yapmadım mı? Savaşmadım mı? Kalbim, kanım, dimağım, terimle savaştım vatan için… Senin vatanın için, Natalya! Bak, bana bak! Kir ve bitler içinde çürüdüm! Altımda toprak, taş, çamur; ateş, rüzgar; aç, yalınayak cephelerde sürüklendim., ölüme koştum senin vatanın için, Natalya! Kendi benliğimi unuttum. Yurduma, kendi halkıma sırtımı çevirdim; kendi kanımdan olanları hakir gördüm. Bir hain oldum halkım için. Kanı benden, kemiği benim kemiğimden öz be öz halkımın varlığını hiçe saydım! Annemden emdiğim sütü kendi kardeşlerime haram ettim. Bu yurdu ve bu halkı esir yapmak için kalbimle ve dimağımla çalıştım. Bu da az! Senin vatanın ve senin milletin için savaştım, kolumu verdim. Niçin bakmıyorsun yüzüme? Değmez miyim? Senin Selim’in değil miyim? Bak kolsuzum. Güçten kesildim; ayağımdaki çizmeleri bile çıkaramıyorum. Ağlıyorum. Kollarını dolasana boynuma! Ben sana geldim. Seni özledim, sana kavuşacağım günleri bekledim. Ilık oda… Seven bir kalple geldim. Sana ipekler mücevherler getirmedim. Sevgimi; sadece sevgimi getirdim. Kolumu bıraktım da sana geldim. (s.386)

Kitaptan 2 Alıntı

selman kara 
12 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Zaaman oldu biz Türk bizi vurdu, zaman oldu biz Türkü vurduk.Türk iyi insan... Türk teslim olmaz; ölünceye kadar savaşır. Onlar bizi öyle kahpece vurmazlardı.

O Topraklar Bizimdi, Cengiz Dağcı (Sayfa 506)O Topraklar Bizimdi, Cengiz Dağcı (Sayfa 506)
Sedat Yenibağcı 
01 Şub 16:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

- Geldim, dedi Selim. Geldim… Senin kocan, senin Selim’in geldi. Neden semaveri yakmıyorsun? Neden kollarını onun boynuna dolamıyorsun? …
…Savaştan geldim görmüyor musun? Kolsuzum! Vatan uğruna verdim bu kolu. Düşman mermileri, tankları kırdı kemiklerimi… Kanımı döktüm. Hep vatan için!.. Neden söz etmiyorsun? Elimden geleni yapmadım mı? Savaşmadım mı? Kalbim, kanım, dimağım, terimle savaştım vatan için… Senin vatanın için, Natalya! Bak, bana bak! Kir ve bitler içinde çürüdüm! Altımda toprak, taş, çamur; ateş, rüzgar; aç, yalınayak cephelerde sürüklendim., ölüme koştum senin vatanın için, Natalya! Kendi benliğimi unuttum. Yurduma, kendi halkıma sırtımı çevirdim; kendi kanımdan olanları hakir gördüm. Bir hain oldum halkım için. Kanı benden, kemiği benim kemiğimden öz be öz halkımın varlığını hiçe saydım! Annemden emdiğim sütü kendi kardeşlerime haram ettim. Bu yurdu ve bu halkı esir yapmak için kalbimle ve dimağımla çalıştım. Bu da az! Senin vatanın ve senin milletin için savaştım, kolumu verdim. Niçin bakmıyorsun yüzüme? Değmez miyim? Senin Selim’in değil miyim? Bak kolsuzum. Güçten kesildim; ayağımdaki çizmeleri bile çıkaramıyorum. Ağlıyorum. Kollarını dolasana boynuma! Ben sana geldim. Seni özledim, sana kavuşacağım günleri bekledim. Ilık oda… Seven bir kalple geldim. Sana ipekler mücevherler getirmedim. Sevgimi; sadece sevgimi getirdim. Kolumu bıraktım da sana geldim.

O Topraklar Bizimdi, Cengiz Dağcı (Sayfa 386 - Ötüken)O Topraklar Bizimdi, Cengiz Dağcı (Sayfa 386 - Ötüken)