O Vakıt Son Mimoza

·
Okunma
·
Beğeni
·
642
Gösterim
Adı:
O Vakıt Son Mimoza
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750728297
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
“İçeri girdiğimizde boş gözlerle tavana bakıyordun. Sonra bize döndün, gülümsemeye çalıştın. Sana başka bir gözle bakıyordum artık. Yalnız ben değil, hepimiz öyle bakıyorduk. Bizi kandırmıştın. Ama en acısı, hiçbir şey olmamış, hastaneye yatacağın güne kadar gizli gizli içmemişsin gibi kandırmaya devam ediyordun. Ne yapabilirdik? Bu koşullarda kızamaz, eleştiremez, kalbini kıramazdık. Olan olmuş, her şey bitmişti artık.”

O Vakıt Son Mimoza, Cemil Kavukçu’nun belki en hüzünlü kitabı. Alkol bağımlılığı nedeniyle hastaneye yatırılmış bir dost, zaman kavramını yitirmiş yaşlı bir anne, batmak üzere bulunan, hedefsiz, menzilsiz bir gemiye toplanmış düşsel çocukluk kahramanları… Kavukçu’nun, yaşamı her yönüyle kavrayan, her duygunun hakkını veren öykülerinde sıra hüzünde… Ama okuyunca göreceksiniz; en umutsuz anlarımızda bile bahçemize bir fidan diker, bir sokak hayvanıyla dost olur, ölüm döşeğinde gülümseriz. Çünkü insan asıl umudunu kaybettiği zaman ölür.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
KAÇ KADEH KIRILDI SARHOŞ GÖNLÜMDE...

Meyhaneye gidiyoruz...
Mimoza’ya...
Rakı?
Viski?
Şarap?
Votka?
Körkütük olana kadar...
Acıdan geberene kadar...
Kadehleri sayamayana kadar...
“Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul’un” on bin kez çalana kadar...
Aşk kafamıza vurana...
Kalbimizin ağırlığını masaya koyana kadar...
İçimizdeki hayaletler susana kadar...
Masallara inanana kadar...
Bir ağlayıp bir gülene...
Yan masaya tuzlu fıstık gönderene kadar...
İçelim...
İçelim güzelleşelim...
“Meyhaneci sarhoşum bu gece
Aşığım, aşık ... Çal bu gece...
Tak etti canıma...”
..............
Ölüm nedenimiz içkiden mi yalnızlıktan mı olsun?
Karaciğerden mi ölelim?
Suskunluktan mı?
Bizim Ressam Rasim çok içiyor...
Doktor içersen ölürsün, dedi yine de içiyor.
Bana bir masal anlat baba
İçinde hep içkiler, içkiler olsun...
Bana bir masal anlat baba
İçinde hep oğlun olsun...
..............
Bu Mimoza, müdavimlerine mezar olacak!
Mimoza uçamayan kuşların mekanıdır.
Ötmeyi unutanlar, kanatlarını nereye bırakacağını bilmeyenler ve gagalarına söven kuşların mekanı...
Biraz peynir...
Biraz kavun...
Roka...
Tarator...
Fava...
Ender Abi rakı gönder!
............
Mimoza bir tapınak gibi adeta...
Kapılarını kapatıp kimsenin açamayacağı kilit taktık üzerimize ...
Müzeyyen çalsın şimdi:
Benzemez kimse sana, tavrına hayran olayım....
Her masa dolu, hepsi birbirini tanır ama aralarında vefa yoktur, tek paylaştıkları Müzeyyen Senar’ın tok sesi...
.....
Garson!
Ölüm iksiri getir!
Beynimde, karanlıkta bir ispirto alevi yansın!
Meyhaneci Ender : Bu büyük eczacının kliniğinde tüm ilaçlar reçetesiz satılıyor ve herkes kendine çıkan değil, inen bir yol arıyor. İnebilen içinde birçok kişi buluyor.
..........
Ressam Rasim’in önce ayakları şişti...
Sonra karnı...
Son nefesine kadar celladıyla kol kola gezdi...
İçkiden mi ölelim?
Yalnızlıktan mı?
Yaşadıklarımızdan mı?
Yaşayamadıklarımızdan mı?

https://youtu.be/Lw2_kSS23Uk
96 syf.
·3 günde·5/10
Kitap incelemeye öncelikle kitabın isminden başlayalım. 1000Kitap'da da kitabın ismi "O Vakit Son Mimoza" olarak verilmiş. Oysa kitabın ismi "O vakıt son mimoza". Evet, yazım kuralları gereği "vakit" kelimesi doğru olmakla birlikte, Cemil Kavukçu kitabın ismindeki kelimeyi, hikayenin içindeki karakterin kelimeyi söyleyiş şekli ile kullanmış, yani "vakıt". Bu doğru bir tercih midir, yoksa yanlış mı, onu uzman edebiyat eleştirmenleri yapmak durumunda ama bizler yazarın tercihine saygı duymak zorundayız.

Kitabı okumadan önce yaptığım kısa incelemede (arka kapak, içindekiler vs) bir öykü kitabı ile karşılaştığımı düşündüm. Fakat ilk üç öykü birbiri ile bağlantılıydı. uzun bir öykü ya da kısa bir romanla karşı karşıya kaldığım kanaatine varmışken, dördüncü kısımda bambaşka bir öykü ile karşılaştım. Beşinci kısımda yine başka bir öykü karşıma çıktı, ardından gelen dört kısımda ise öyküden çok fıkrayı andıran kısa anlatılar yer alıyor.

İlk üç bölümde yer alan ve bir alkoliğin son demlerini bir çok farklı kişinin gözünden anlatılan hikaye bence oldukça başarılı. Hoş bir anlatım dili, güçlü karakterler ve yaşamla güçlü bir bağ kuran bir hikaye ile karşılaştığımı söyleyebilirim. Ancak ardından gelen hikayeler ve fıkralar, açıkcası bir dolgu malzemesi tadı bıraktı zihnimde.

Cemil Kavukçu da hikayelerine kendini yerleştirmeyi seven yazarlardan. İlk üç hikayenin son bölümünde, cenaze töreninde kendisini hissettirdi. Beşinci hikayede ise doğrudan ismi ile yer aldı. Hatta o hikayede, ilk üç hikayenin parçaları da fon olarak yerleştirilmişti ama ortaya başarılı bir hikaye çıktığını söyleyemeyeceğim.

Cemil Kavukçu'nun Can Yayınlarından 19. kitabı olduğunu fark ettim. Hemen hemen her yıl bir kitabının basımı yapılıyor. Diğer kitaplarını okuma fırsatını bulamadığım için yorum yapmam güç, ancak eğer benzer tarzda kitaplar ise, her yıl bir kitap çıkarmaktan ise daha uzun aralıklarla daha iyi damıtılmış, daha yoğun kitaplar yayınlamasının daha doğru olabileceğini düşünüyorum. Yazarların, kitaplarını yayına vermeden önce bir süre dinlenmeye bırakmalarında fayda olabilir.
Balıklar karınları yukarı doğru ölürler ve yüzeye çıkarlar; bu, onların düşüş biçimidir.
Andre Gide
Bugün, susuz bıraktığım için ölmüş fidanları dikmek için değil, gömmek için geldik buraya.
"Biraz şöyle yaklaşın dedi genç fotoğrafçı.
Tam deklanşöre basacakken makinesini indirdi.
'Abi biraz gülümseyin,' dedi, 'mahkum gibi duruyorsunuz.'
'Ben gardiyanım,' dedi adam."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
O Vakıt Son Mimoza
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750728297
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
“İçeri girdiğimizde boş gözlerle tavana bakıyordun. Sonra bize döndün, gülümsemeye çalıştın. Sana başka bir gözle bakıyordum artık. Yalnız ben değil, hepimiz öyle bakıyorduk. Bizi kandırmıştın. Ama en acısı, hiçbir şey olmamış, hastaneye yatacağın güne kadar gizli gizli içmemişsin gibi kandırmaya devam ediyordun. Ne yapabilirdik? Bu koşullarda kızamaz, eleştiremez, kalbini kıramazdık. Olan olmuş, her şey bitmişti artık.”

O Vakıt Son Mimoza, Cemil Kavukçu’nun belki en hüzünlü kitabı. Alkol bağımlılığı nedeniyle hastaneye yatırılmış bir dost, zaman kavramını yitirmiş yaşlı bir anne, batmak üzere bulunan, hedefsiz, menzilsiz bir gemiye toplanmış düşsel çocukluk kahramanları… Kavukçu’nun, yaşamı her yönüyle kavrayan, her duygunun hakkını veren öykülerinde sıra hüzünde… Ama okuyunca göreceksiniz; en umutsuz anlarımızda bile bahçemize bir fidan diker, bir sokak hayvanıyla dost olur, ölüm döşeğinde gülümseriz. Çünkü insan asıl umudunu kaybettiği zaman ölür.

Kitabı okuyanlar 37 okur

  • Şeyma Coşgun
  • pessoa*
  • Nephren Ka
  • Seran Muti
  • Kalemistik
  • İnci
  • A.Melike Cığır
  • Ayşe Can S.
  • sena sürücü
  • aussteiger

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.3 (1)
9
%10.5 (2)
8
%15.8 (3)
7
%26.3 (5)
6
%15.8 (3)
5
%10.5 (2)
4
%5.3 (1)
3
%5.3 (1)
2
%0
1
%5.3 (1)