Adı:
Odamda Yolculuk
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755709833
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Voyage autour de ma chambre
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Odamda Yolculuk
Odamda Yolculuk
Odamda Yolculuk
Odamda Yolculuk
A Journey Around My Room
Odamda Yolculuk, Xavier de Maistre’in insanlığa yüzyıllar önce armağan ettiği bir seyahat biçimidir; oda hapsiyle cezalandırılmış genç bir subayın, dört duvarın sınırlarını sonsuzluğa evrilttiği düşsel bir yolculuktur bu. İzlenecek güzergâh, mola verilecek duraklar, deneyimlenecek coğrafyalar bellidir; hatta her seyahatte olduğu gibi beklenmedik kazalar dahi gerçekleşecektir.

Zamanı ve mekânı önemsemeksizin bu mecburi istirahatini kapatana yönelik bir eleştiriye dönüştüren, ruh ve beden bütünlüğüne dair tartışmalar kadar dönemin politik atmosferini de satır aralarından yansıtan ve günümüze kadar ulaşan üç asırlık bir mücevher...

“Beni bir şehri dolaşmaktan men ettiler. Hepsi bu. Ama bütün bir evreni bana bıraktılar: Uçsuz bucaksızlık ve sonsuzluk emrime amadedir.”
120 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Odamda Yolculuk". Evet, kitabın isminden de anlaşıldığı gibi bir yolculuktan söz ediliyor. Bu yolculuğun odanıza mı yoksa bir nebze de olsa hayatınıza mı olduğuna siz karar verin.
Size kitabı anlatmayacağım, Sevgili Okur.
Sadece kitabı okuduğunuzda görebileceğiniz bir noktaya değinmek istedim. Yazara göre kendisine ev hapsi verilmesi özgürlüğünü asla kısıtlamadı. Aksine hayalleri, hayal gücü onu ev hapsindeyken daha da özgür kıldı. Bizler de böyleyiz aslında, yalnızca kendi kendimize sınırlarımızı koyuyoruz. Unutmayın Sevgili Okur; hayallerimiz, hayal gücümüz var. O yüzden hiçbir zaman gerçek anlamda hapsolamayız. Sevgiler...
120 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Selam herkese
İlginç ve pek bilinmeyen bir kitap önerisi ile geldim dostlar.

Yazar, yaptığı bir düello sonucunda otuz altı adımdan oluşan odasında kırk iki günlük hapis cezası alır ve odasına hapsolur. İşte bu süre içerisinde tutsaklığını özgür bir ironiye dönüştürür ve sanki seyahat ediyormuşcasına odasının her adımını metne döker.

Her eşya her karış bir anlam kazanır ve anılarla bütünleşerek bir seyahat havası oluşturulur.

Yazarın bir tespiti ilgimi çekti; insan iki şeyden oluşur: ruh ve hayvan. Anladığım kadarıyla duyguyu ve ruhu katmadan yapılan her şey hayvanımız tarafından yapılıyor. Yani bedenin alıştığı mekanik eylemler. Bazen satırlar boyunca okuduğumu fakat aklımızın düşünce ve duygumuzun başka yerde olduğunu fark ederiz, işte bu durumda ruh ve hayvan birbirinden ayrılmıştır ve hayvanımız mekanik bir şekilde okumasını devam etmektedir. Bu kitapla ilgili kendi yorumum umarım doğru anlamışımdır
Aslında Schopenhauer’ın söylediği gibi yapıp; iyi bir okuyucu olarak kitap biter bitmez yeniden okusam güzel olurdu ama maalesef ben o iyi okuyucu tanımına bir kere bile uymadım

Özetle ilginç bir kitaptı, yine de ben daha çok seveceğimi düşünüyordum. Odada turlarken eşyalardan daha büyük anlam çıkaracağımı bekliyordum... Ama buna rağmen okumanızı isterim. İlginçti çünkü
Mutlu yarınlar hepinize
Selam ve dua ile️
120 syf.
Sürpriz kaçıracak bir olay olduğunu düşünmediğimden uyarısız bir incelemedir !!
42 bölümden oluşan yer yer hüzünlü yer yer sitemli kimi zaman alaylı çeyrek saatinizi alacak bir seyahat. Şimdi kitap bir yana odanızdaki eşyaları ve yatağınızı kısacası odanızı bir turlayın gözünüzle. Bir bakın sizin için ne anlam ifade ediyorlar? Sadece eşya olsun diye mi odanızdalar? Yoksa sizde farklı hissiyatları var mı ? Daha önce bakmış mıydınız eşyalarınıza bu açıdan ?
Kitaba dönecek olursak misafirliğe gittiğinizde ev sahibinin çocuğu size odasını gezdirir ya yabancı bir odaya girdiğinizde en ufak detay bile sizi ilgilendirir artık, hah işte bu tadı aldım kitabı okurken. Yazar adım adım gezdiriyor kelimelerle odayı size.
Sevgili Maistre sizi bu yolculuğa zirzop fikirlerle çıkarmıyor. İnsanın ruh ve bedenden ziyade ruh ve hayvandan oluştuğunu öne sürüyor. Nasıl hayvan şöyle ki ; aynı anda yaptığımız çoklu işleri göz önüne alırsak , yemek yaparken telefonla konuşmak veya müzik dinlerken yürümek ... bu gibi çoklu işlevleri yerine getiren yani yasama ve yürütme gücüyle kuşanmış iki ayrı sentez. İnsan müzik dinleyen hayvan ise yürüyen kısım tabi ki :)
Gelelim kitabın hikayesine ... 1790 baharı , Fransız subayımız o çafçaflı olayların içerisinde bir düello sonucu 42 günlük ev hapsiyle(?)cezalandırılıyor. Evde bir köpek bir yardımcı var. Bir buçuk ay boyunca evde kapalı kalsanız siz napardınız? Bu yolculuğu da sıkıntıdan ya da da tiye almak için yaptı herhalde. Gerçi kardeşi Joseph de Maistre katkısıyla hayalperest kardeşinin kitabı basılmış.
Bknz: #27101682
#27105709

Hayalperestliği sayesinde aristokratların boynunu kesen devrimden kaçmış da oldu bi nevi ama neyse :) Keyifli okumalar
120 syf.
·2 günde·8/10 puan
Maistre, yazdığı bu eser ile klasik edebiyat tarihine başarılı bir şekilde adını yazdırıyor ve tutsaklığın aslında bir takım özgürlük olduğunu biz okuyuculara anlatmaya çalışıyor.
Yazar yattığı yatağın renginin pozitif bir enerji verdiğinden bahsederken aynı zamanda yataktan bahsettiği bölümü depresif, olumsuz bir paragrafla bitiyor ve her bölümün sonunda bunu yapacağını itiraf ediyor. Kitabı bitirdikten sonra bardağa vuran güneş ışığına bile farklı bakabiliyorsunuz. Kitabın her bölümünde Maistre, ona verdikleri odada yer alan her eşyayı konuşturuyor, hikayeleştiriyor, bizim betimlememiz için ısrar ediyor.
Kitabın sonunu odasındaki yolculuğu tamamlayamadığı için yazar biraz kızgın getiriyor. Cezası bittiği için özgürlüğe değil toplum ve toplum kurallarına karışacağını, bunun asıl özgürlük olmadığı belirtiyor...
120 syf.
·Puan vermedi
Bu kitabı bana okutturan, varlığından haberdar ettiren Mehmed Uzun nun Sen kitabı oldu.(Ayrıca bu kitabı da okumanızı tavsiye ederim. Anlatımındaki naif dokunuşlarla insani vahşeti hissedeceginiz bir kitap) Bir kitabın başka bir kitabı okumanıza vesile olması...

Mehmed Uzun kitabında inceleme tadında anlatıyor. Söz kendisinde:

" Biliyorsun, Fransız subay ve ressam Xavier de Maistre 1792 yılında tutuklanıp ev hapsiyle cezalandirıldiğında çok iyi bir yazar oluverdi. Neden? Çünkü o zaman bulunduğu yerde mevcut olan bütün imkânları kullandı. Bulunduğu yer dardı, ama düşünce ve fantazya dünyasının sınırları daha da genişlemişti. Maistre'in tutukluğunun semeresi, Odamda Yolculuk kitabıdır. Maistre fantazya gücünün yardımıyla ara ara uçuyor, konuyor, Roma'ya, Paris'e gidiyordu... Kitap, kısa sürede klasik oldu. Asıl garip olan şey neydi, biliyor musun?
Yine kendi kendine soruyordu.
-Maistre serbest kaldığında bu kez odasında dışarı çıkmak istemiyordu. Sonra Odamda Seyahat - Odamda Gece Seferi kitabını yazdığında, bu son kitap zulüm altında yazılan birinci kitabın değerine asla ulaşamadı..."
120 syf.
·4 günde·7/10 puan
Herkese merhaba,

Ben bu kitabı okurken sanki bir koltukta o bir koltukta ben oturuyoruz gibi hissettim. Bazen onun hayvanıyla gezindik bazen ruhuyla dertleştik. Farklı bir okuma oldu benim için.

Kitabın içeriğine gelecek olursak, kaybettiği bir düello sonucu 42 günlük bir ev hapsine kapatılan yazarımız 36 adımlık odasında sizi farklı farklı yolculuklara çıkarıyor. İçerisinde çok güzel mesajlar barındırıyordu ama yakalamanız gerekiyordu. Her bölümde farklı bir konuya değiniyordu. Ben zevkle okudum.

"Bizler hatalarımızla mutluyduk. Ah, ya şimdi! Artık her şey değişti; başkaları gibi, bizim de insan kalbini okumamız gerekti; ve hakikat, ortamıza bir bomba gibi düşerek yanılsamanın büyülü sarayını sonsuza dek yok etti."

"Sanki yeterince derdim yokmuş gibi, binlerce hayali kişinin derdini de gönüllü olarak paylaşıyorum ve onları da kendiminkiler kadar canlı hissediyorum."

Herkese keyifli okumalar dilerim.
120 syf.
·2 günde·5/10 puan
42 günlük oda hapsi cezası süresince kendi iç dünyasına yolculuk yapan yazarın kendini tanıma yolculuğuna şahit olacaksınız. 1794´lü yıllarda kaleme aldığı bu kısa romanda 36 adımdan oluşan odasını okura tanıtırken ne kadar zengin bir iç dünyası olduğunu görüyorsunuz. Çok akıcı bir dili olmasa da farklı şeyler okumak isteyen kitap severlere önerebiliriz.
120 syf.
·Puan vermedi
Odamda Yolculuk kitabını ilk duyduğumda kesinlikle okumalıyım demiştim. İsmi "Odamda Yolculuk" olunca yazarın da methettiği gibi farklı, daha önce keşfedilmemiş, sonsuzluğa açılan bir kapıdan girmiş gibi bir yolculuk bekliyordum fakat öyle olmadı. Yazar odasındaki nesneler, eşyalar üzerinden kendi anılarını, anılar üzerindense düşüncelerini paylaşıyor. Açıkcası ayıla bayıla okumadım belki de beklentimi karşılamadığı içindir.
116 syf.
·2 günde·3/10 puan
Vakit kaybı olarak gördüğüm bir kitap oldu. Başından sonuna kadar bir anlamı yoktu aslında. Yazar herhangi bir olayı anlatmıyor, herhangi bir duygudan bahsetmiyor. Kitabı aldığımda herhalde bir hayali yolculuktan bahsedecek diye düşünmüştüm. Ama baktım ki sadece boş satırlardan ibaret, böyle bir yolculuk yok, sadece oda içinde volta atması imiş yolculuktan kasıt. Kısaca; ben beğenmedim ama siz içinde bir şey bulabilirsiniz tabi ki. Denemeye değer mi bilemiyorum.
120 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Kırk iki gün boyunca dört duvara hapsolmuş bir insanın yaşama sevincini idame ettirebilmesi için hayâl gücünü kullanarak özgürlük denizine yelken açmasına ve düşünceleriyle okurun zihnini aydınlatmasına tanık olacağınız harika bir kitap! Bu kitabı okuduğunuzda hayâl gücünün, insanoğluna bahşedilmiş en güzel şey olduğunu anlayacaksınız.
Binlerce önyargının istilası altındaydık; dünyayı ve insanları hiç tanımıyorduk, fakat yine de ilişkimizde nasıl bir sıcaklık vardı! Ne yakın bir ilişki! Nasıl da sınırsız bir güven!
Bizler hatalarımızla mutluyduk. Ah, ya şimdi! Artık her şey değişti; başkaları gibi, bizim de insan kalbini okumamız gerekti ve hakikat, ortamıza bir bomba gibi düşerek, yanılsamanın büyülü sarayını sonsuza dek yok etti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Odamda Yolculuk
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755709833
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Voyage autour de ma chambre
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Odamda Yolculuk
Odamda Yolculuk
Odamda Yolculuk
Odamda Yolculuk
A Journey Around My Room
Odamda Yolculuk, Xavier de Maistre’in insanlığa yüzyıllar önce armağan ettiği bir seyahat biçimidir; oda hapsiyle cezalandırılmış genç bir subayın, dört duvarın sınırlarını sonsuzluğa evrilttiği düşsel bir yolculuktur bu. İzlenecek güzergâh, mola verilecek duraklar, deneyimlenecek coğrafyalar bellidir; hatta her seyahatte olduğu gibi beklenmedik kazalar dahi gerçekleşecektir.

Zamanı ve mekânı önemsemeksizin bu mecburi istirahatini kapatana yönelik bir eleştiriye dönüştüren, ruh ve beden bütünlüğüne dair tartışmalar kadar dönemin politik atmosferini de satır aralarından yansıtan ve günümüze kadar ulaşan üç asırlık bir mücevher...

“Beni bir şehri dolaşmaktan men ettiler. Hepsi bu. Ama bütün bir evreni bana bıraktılar: Uçsuz bucaksızlık ve sonsuzluk emrime amadedir.”

Kitabı okuyanlar 265 okur

  • S.C Özdağ
  • samet sak
  • DAMLA KAYNAR
  • ylzyntm
  • İsmail Duman
  • Gizem Hasdemir
  • Erdem Vardar
  • Hatice Sena Acaroğlu
  • Rabia
  • zeynep

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.1 (1)
9
%1.1 (1)
8
%5.3 (5)
7
%4.2 (4)
6
%6.3 (6)
5
%2.1 (2)
4
%3.2 (3)
3
%2.1 (2)
2
%0
1
%0