1932 Yazsonu Bir Alman Köyünün Romanı

Ödül

Anna Seghers
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
174
Basım Tarihi:
Şubat 1985
Yayınevi:
Alan Yayıncılık
Orijinal Adı:
Der Kopflohn
ISBN:
Yok
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·174 syf.··
2021 85. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2021 16:34
“Ödül” yazarın basılan ilk eseri olması yönüyle ayrı bir öneme sahip. Yazar bu kitabı kendi ülkesi dışında olduğu bir zamanda yazmış. Bu zaman dilimi Hitler’in iktidara yükseldiği ve Alman
1000Kitap
ÖdülAnna Seghers · Alan Yayıncılık · 198539 okunma
Kitap genel olarak köy hayatında geçiyordu.Başta anlaşılır sonradan karışık geliyordu.Bazı yerleri kaçırdım çünkü kitapta karakterler fazla var .Kitabı tekrar okumak isterim.
Anna Seghers
Anna Seghers
İnsanlar ve Duygular
ÖdülAnna Seghers · Alan Yayıncılık · 198539 okunma
Puan vermedi·174 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
Anna Seghers'in bu romanının başlığı "Ödül: 1932 Yaz sonu Bir Alman Köyünün Romanı". Ben kitabı ikinci kez 2018 Sonbaharında Almanya'nın Chemnitz ve Köthen kentlerinde aşırı sağcı "vatandaşların" göçmen karşıtı ve açıkça faşist sloganlarla yaptıkları gösteriler sırasında okudum. Seghers'in bu romanda anlattığı hikaye ile ne kadar paralel diye düşündüm yaşadıklarımız, "2018 Yaz Sonu iki Alman Kentinin Romanı" olarak adlandırabiliriz rahatlıkla.
Edebiyat
ÖdülAnna Seghers · Alan Yayıncılık · 198539 okunma
8/10
·174 syf.··
2022 42. kitabı
Yaz sonu bir Alman köyü. Her şeyi değiştiren, Hitler’in yolunu açan 1932 seçimleri… Korkuyla, açlıkla sindirilen halk. Savaş öncesi dönemde, kırsaldaki yaşama dair, etkileyici ve sarsıcı!!! Neler olduğunu, aradan çok uzun zaman geçtiğini bilsem de, bu dönemin kitaplarını kurtulabilirler belki umuduyla okuyorum her seferinde. Geçmişi değiştirmek mümkünmüş gibi! Şiddetle korkuyorum, iyilikle umutlanıyorum…Başka bambaşka bir son hayal ediyorum. Bir de kadınlar…Eşya yerine konan, sadece kullanılmak ve acı çektirilmek için var edilen kadınlar…Korkuyla, kederle, çaresizlikle yaşayan; ‘ben’leriyle asla var olamayan kadınlar. Hiç bitmeyen bir öfkeye dönüşüyor çaresizlik. Bunca geniş mezhebimize, üç maymunluğumuza, çaresizliğimize… Anna’yı sevdim. Hikayesini de dilini de. Okuyun. 8️⃣
ÖdülAnna Seghers · Alan Yayıncılık · 198539 okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2023 15:27
Anna Seghers bu kitabında bizi 1932 yılının Almanya'sına götürüyor. Nazilerin iktidara gelmesine giden sürecin önemli bir zaman dilimi olan 1932 yılı Nisan - Ağustos döneminde, Almanya'nın batısındaki bir köyde yaşananları kurgusal olarak bize aktarıyor. Almanya 1932 yılı seçimlerine giderken, adeta ülkenin küçük bir kesiti olan bu köydeki anlatılanlardan yola çıkılarak büyük tablo bize gösteriliyor. Bir yanda yoksul halk, diğer yanda bu yoksulluktan yararlanmak isteyen faşist ve komünist akımların çalışmaları. Yahudi düşmanlığını her adımlarında açıkça ortaya koyan Nazilerin örgütlenmesi, kendilerinden olmayanlara uyguladığı şiddet hareketleriyle insanları yıldırmaya çalışan SA hareketi. Bütün bunların arasında taraf olan veya tarafsız kalmaya çalışan halkın yaşadıkları. Yazar bu köydeki insanları ve olayları anlatırken, bir kanun kaçağının başına konan büyük miktardaki ödülün kişiler üzerinde nasıl farklı farklı etki oluşturabileceğini analiz ediyor. Kitap, ayrıntılar ve karakter çokluğu dolayısıyla biraz zor okunsa da, ben beğenerek okudum. Bu tür dönem romanlarını sevenlerin de okumasını tavsiye ederim.
Kelle ÖdülüAnna Seghers · Everest Yayınları · 039 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2024 09:01
Anna Seghers, 15 yıl sürgün kaldığı ülkesi Almanya'yı terk etmeden 1 yıl önce kaleme almış bu romanı.Kitabın son sözünde, farklı yapıtlarıyla da karşılaştırma yapılarak en temel eseri olduğunu öğreniyoruz Kelle Ödülü'nü. Dayanışma ve ihanet arasındaki çizgiyi yalın bir dille anlatırken insanın içinin burkulmasına neden olan yokluk ve yoksunluğu gözler önüne seren yazar, köylülerin davranışlarında kim haklı kim haksız tartışmasından uzak durarak, kitabı farklı politik görüşe sahip okuyuculara açıyor. Geç tanıdığım bir yazar oldu Anna Seghers, diğer eserlerini de okumayı çok isterim.
Kelle ÖdülüAnna Seghers · Everest Yayınları · 039 okunma
8/10
·216 syf.··
2023 57. kitabı
Anna Seghers, ikinci dünya savaşı ve nazi işgali öncesini, küçük bir Alman köyü ve o köydeki insanların küçük yaşamları üzerinden gerçekçi ve cesur bir şekilde aktarıyor. "Kızıl" bir insan
Kelle ÖdülüAnna Seghers · Everest Yayınları · 039 okunma
2/10
·216 syf.··
2024 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2024 01:40
Çok kötü bir çeviri tamamen duygusuz,anlamsız karmakarışık anlaşılmayan cümleler kitabı okutmuyor.Çeviriden kaynaklı olarak kitap maalesef mahfolmuş.Karakter sayısı çok fazla.Oyüzden hiç beğenmedim.1932 yılında yapılan açlık yürüyüşünde bir polisi öldüren johann schultz kaçarak başka bir köyde yaşayan uzak bir akrabasının yanına sığınır.Arandığını bilmeyen Bastian kapısına gelen tanımadığı bu adamı kabul eder ve tarlada kendisine yardım etmesi için yatacak yer ve yiyecek verir.Belediye binasına arama ilanı ve adama konan ödül asılınca köylülerin takındıkları tavır olayların gidişatına yön verir.ama yinede adamı ilk önce ihbar etmezler.Nazi oyları arttıkça insan ilişkilerinin düzenbazlık,çıkar ve para üzerine kurulu olduğunu,kadınların ve çocukların sömürü aracı olarak görülmesi,kadınların ölümlerinden sonra miras bırakılacak kişiler olarak görülmesi anlatılıyor.İhanet ve vicdan arasındaki ince bir çizgi vardır.Köylerdeki aile komşuluk dostluk ilişkileri anlatılıyor.Ama yine de johann ihanete uğrar.
Kelle ÖdülüAnna Seghers · Everest Yayınları · 039 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2023 53. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2023 09:47
Eserin ödül aldığını duyduğumda çok merak etmiştim.1932 yılı köy hayatı yaşamış olduğu zorluklar yazar o dönemki nazi baskısını çok iyi anlatmış. Acımasızlık sömürge ve halkın yaşadığı sıkıntılar karşısında Johann karakteri firar etmesi, çaresizlik, dram, Alman edebiyatının en beğendiğim eseridir.
Kelle ÖdülüAnna Seghers · Everest Yayınları · 039 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Anna SeghersYazar · 14 kitap
Anna Seghers (19 Kasım 1900 Mainz - 1 Haziran 1983 Berlin; Asıl adı Netty Radványi, Kızlık soyadı Reiling) Alman yazar. Anna Seghers, Mainzlı Antikacı Isidor Reiling ve eşi Bayan Hedwig'in (evlilik öncesi soyadı Fuld) tek çocuğudur. Aile Musevi cemaatine mensup olmasına rağmen, Reilings aile kütüphanesinde Luther İncili bulunmaktaydı. 1907 yılında önce özel bir okula başladı, sonra da 1910 yılında, bugünkü adı Frauenlob - Gymnasium olan yüksek kız okuluna devam etti. I. Dünya Savaşı'nda yardımcı hizmetlerde çalıştı. 1920 yılında liseyi bitirdi. Köln Üniversitesi'nde ve Heidelberg Ruprecht Karl Üniversitesi'nde tarih, sanat tarihi ve Çin filolojisi okudu. 1924 yılında Rembrandt'ın eserlerinde Yahudi ve yahudilik doktora tezi ile doktor unvanını aldı. 1925 yılında macar sosyolog László Radványi ile evlendi.İki çocuğu oldu. 1926 yılında oğlu Peter'in dünyaya geldiği Berlin'e taşındılar. İlk yayınlanan eserlerinden birisi Grubetsch, 1927 yılında sanatçı ismi Seghers adı ile yayınlandı. Sadece Seghers yazdığı için eleştirmenler yazarı erkek sanmışlardı. Bu takma ad Seghers i, çok değer verdiği Hollandalı oyma sanatçısı ve ressam Hercules Seghers'den almıştır.(bu isim Segers olarak da yazılmaktadır) 1928 yılında kızı Ruth doğdu. Aynı yıl ilk kitabı, St.Barbara Balıkçılarının Ayaklanması Anna Seghers takma adıyla çıktı. Bu ilk kitabı, Hans Henry Jahnn'ın önermesi ile aynı yıl Kleist Ödülünü aldı. Gene 1928 yılında Almanya Komünist Partisi'ne (KPD) üye oldu ve sonraki yıl Proleter Devrimci Yazarlar Birliği kurucu üyesi oldu. 1930 yılında Sovyetler Birliği'ne ilk seyahatini yaptı. Nazilerin başa geçmesinden sonra, Anna Seghers kısa süreliğine Gestapo tarafından gözaltına alındı. Kitapları Almanya'da yasaklandı ve 1933 yılındaki kitap yakma eyleminde yakıldı. Kısa bir süre sonra İsviçre'ye kaçmayı başardı ve oradan da Paris'e geçti. Sürgünde Alman mültecilerinin gazetelerinde çalıştı. Diğer işlerinin yanı sıra Neuen Deutschen Blätter - Yeni Alman Gazetesi yazı işlerinde de görev aldı. 1935 yılında, Paris'te Alman Yazarları Koruma Birliği kurucularından birisi oldu. II. Dünya Savaşı'nın başlaması ve Alman birliklerinin Paris'i işgal etmelerinden sonra Seghers'in eşi Güney Fransa'da tutuklandı ve Le Vernet kampına gönderildi. Anna Seghers çocukları ile birlikte Paris'ten, Henri Philippe Pétain tarafından idare edilen güney Fransa'ya kaçmayı başardı. Marsilya'da kocasının bırakılması ve yurtdışına çıkma olanakları için çaba gösterdi. Bu zamanlar 1944 yılında yayınlanan romanı Transit'in alt yapısını oluşturduğu zamanlardı. 1941 Mart ayında Anna Seghers ailesi ile birlikte Martinik, New York ve Veracruz üstünden Meksika şehrine ulaşmayı başardı. Artık bir Alman ismi olan Johann Lorenz Schmidt adını taşıyan kocası, önce İşçi Üniversitesi'nde daha sonra Ulusal Üniversite'de işe başladı. Anna Seghers antifaşist Heinrich-Heine-Klub kulübünü kurdu ve başkanı oldu. Ludwig Renn ile birlikte "Özgür Almanya Hareketi" kampanyasını başlattı ve aynı isimli gazeteyi çıkardı. 1942 yılında, belki de en ünlü romanı olan Yedinci Haç İngilizce olarak ABD'de ve Almanca olarak da Meksika'da yayınlandı. 1943 yılı haziran ayında Anna Seghers bir trafik kazasında ağır yaralandı ve uzun süre hastanede kaldı. 1944 yılında Yedinci Haç Fred Zinnemann tarafından filme çekildi. Kitap ve filmin başarısı Anna Seghers'i dünya çapında ünlü yaptı. 1947 yılında Seghers Meksika'dan, başlangıçta Batı Almanya'da, Almanya Sosyalist Birlik Partisi üyesi olarak yaşadığı Berlin'e döndü. Aynı yıl Büchner Edebiyat Ödülünü aldı. 1950 yılında Doğu Almanya'ya taşındı. Dünya Barış Konseyi üyeliğine ve Alman Sanat Akademisi kurucu üyeliğine getirildi. 1951 yılında Doğu Almanya (DDR) Ulusal ödülünü aldı ve Çin 'ne bir seyahat yaptı. 1952 yılında Demokratik Alman Cumhuriyeti Yazarlar Birliği başkanı oldu. 1955 yılında Anna Seghers ve eşi, ölümüne kadar oturacağı Berlin Adlershof semtindeki Volkswohlstraße No: 81 e (bugün Anna-Seghers Caddesi) taşındı. Bu evde bugün Anna Seghers Anı Köşesi ve yazarın yaşamı ve yapıtlarını anlatan bir müze bulunmaktadır. Aynı şekilde evin yakınında Anna Seghers Yüksek Okulu ve Berlin Hohenschönhausen'da Anna Seghers Kütüphanesi bulunmaktadır. 1975 yılında Dünya Barış Konseyi Kültür Ödülü'nü aldı ve Berlin'in (doğu) Fahri Hemşerisi seçildi. 1978 yılında Yazarlar Birliği başkanlığından çekildi ve birliğin onur başkanı oldu. Aynı yıl eşi öldü. 1981 yılında doğduğu şehir Mainz'in "onursal hemşerisi" seçildi. 1 Haziran 1983 tarihinde öldü. Sanat Akademisi'nde yapılan bir devlet töreninden sonra Berlin Dorotheenstädtischen mezarlığına defnedildi.