Öğretmenim Bir Bakar mısın? (Öğretmen'in Gücü Üzerine)

·
Okunma
·
Beğeni
·
10451
Gösterim
Adı:
Öğretmenim Bir Bakar mısın?
Alt başlık:
Öğretmen'in Gücü Üzerine
Baskı tarihi:
30 Ekim 2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053748830
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Final Kültür Sanat Yayınları
Hangi eğitim sistemi içinde olursa olsun, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, öğretmenin öğrenciyle göz göze geldiği bir an vardır. Bu kitap, öğretmenin öğrenciyle göz göze geldiği o anın gücünü anlatmaktadır.

O anda öğretmen, öğrencinin gönül kapısından girerek zihnine ulaşır. Ve işte o an eğitim başlar. Öğretmenin gücü binlerce yaşam inşa eder…

Deneyimli bir eğitimci dostumun dediği gibi, “Sadece eğitimin değil, ülkenin lokomotifi öğretmendir. Gücünün sınırı tahminlerin çok ötesindedir.”

Öğretmenim Bir Bakar Mısın? öğretmenin kuşaklar boyu devam eden gücüne tanıklık yapmak için yazıldı.


“Öğrencilik hayatım boyunca onlarca öğretmenin ışığından faydalandım, ancak bahsettiğim öğretmenim bir başkaydı. Hani gökte de milyonlarca yıldız vardır, ama birinin ışığı diğerlerinden fazladır ve size kutup yıldızı olur. İşte bu mektubun konusu olan öğretmenim de benim için öyledir.”

“Şimdi ben de öğrencilerime bunu öğretiyorum. Öğretmenimle de iletişimimi sürdürüyor ve onun desteğini her zaman hissediyorum. Çünkü sevginin bulaşıcı bir yönü vardır ve sevgi sonsuzluğa sahip bir güçtür.”

“Hayatımda o önemli günü hiç unutamam. Öğretmenimin benim için verdiği mücadeleyi görmeseydim belki de okumanın benim için bu kadar önemli ve kutsal olduğunu anlamayacaktım. O benim hayata bakış açımı değiştirdi, bana mücadele için güç verdi, ondan aldığım güçle devam ettim
208 syf.
·7 günde·10/10
/
Eski staj okulumda Zehra Nur adında bir öğrencim vardı, kâhküllü siyah saçlı, sınıfın en çalışkan ilk dördüne giren bir öğrenciydi.Benim Zehra’da dikkatimi çeken, diğer kızlarla konuşmuyor sadece iki suriyeli kız öğrenciyle ilgileniyordu, çünkü normalde çalışkanlar çalışkan öğrencilerle birlikte olurdu, hele özellikle de kız çocukları.

Bir gün Zehra’nın yanına gittim teneffüste,bir kez sormuş bulundum artık bana tüm hayat hikayesini anlattı tabi; Meğer Zehra dört yaşındayken ülkesinde olan iç karışıklıktan dolayı Türkiye’ye göçmen olarak gelen bir afkanmış, bana o yolculuğu aynen şöyle anlattı;
-hocam biliyor musunuz ben hiç unutmadım buraya gelişimizi, babam omzuna iki büyük çanta almıştı ve bir dereden geçiyorduk, babam düştü buz gibi suyun içine, annem kucağında kardeşimle arkasından koştu ama o da düştü hava buz gibiydi, ben de koştum ayağım takıldı burnumun bakın tam burası yırtıldı ve kanadı o kadar çok ağladım ki, sonra annem yanıma gelip, üzülme kızım büyüyünce unutursun dedi.
biliyor musunuz hocam bakın ben büyüdüm ama hala unutmadım.

Kendini artık büyük biri gibi görmesine mi yoksa bunları bana şikayet edercesine anlatmasına mı bilmiyorum çok duygulanmıştım ve gözümün içine bakıyordu, sonra anlatmaya devam etti, babasının sanayide bir işe girdiğini ve geçen yıl iş kazasından bir gözünü kaybettiğini, daha sonra tazminat davası açtıklarını fakat iş verenlerin evinin kapısına dayandıklarını anlattı.
Ve daha bir sürü şey, sonra ben orada neden diğer kızlarla değil sınıfta daha çok dışlanmış olan Suriyeli arkadaşlarıyla ilgilendiğini de anlamıştım tabi.

Zehra daha 13 yaşındaydı ve dünya kadar şey yaşamıştı, büyüyünce ne olmak istiyorsun diye sorduğumda, sırf bir teneffüs sohbet ettik diye ve sanırım bundan etkilenip, benim bölümümün öğretmeni olmak istediğini söyledi ve en güzel kalemini bana hediye etmek isteyip başka da bir kalem gösterip; hocam bakın ben bununla da yazarım bir şey olmaz dedi.

Her çocuk bir hazine ve hepsi birbirinden güzel, Doğan hocamızın da dediği gibi gözlerimizin içine bakıyorlar bir şeyler almak öğrenebilmek için.
Bunları buraya not ediyor ve inanıyorum ki sen bir gün dünyanın en güzel öğretmeni olacaksın Zehra..
208 syf.
·13 günde·Beğendi·Puan vermedi
Öğretmen olmak... 


Bir anımla giriş yapmak istiyorum incelemeye:) kitap yaşanmış çok değerli, unutulmayacak anılardan oluşuyor ve benim de bir anımla inceleme açısından katkı da bulunmam çok anlamlı olur diye düşünüyorum. 


Suruç’ta mahrumiyetin sınırlarında oldukça fakir bir mahallede görev yapıyorum. Ben buraya dünyanın unuttuğu yer diyorum. Keşke kendi ülkemizden kendi insanımızdan bu kadar uzak olmasak ama maalesef durum bu. Oysa öyle güzel çocuklar var ki. Bu çocuklardan 15i benim evladım canım. Iste bu güzel evlatlarla bir gün meslekleri öğreniyoruz. Hepsine çok çalışın iyi bir meslek sahibi olun benim gibi güzel bir işiniz olsun, kendi paranızı kendiniz kazanın,dedim. Hepsi şaşkın bir ifadeyle öğretmenim sizin işiniz ne diye sordular. Onlar şaşkın ben şaşkın. Çocuklar dedim benim işim öğretmenlik, okudum öğretmen oldum ve sizin için buraya geldim. Birisi merakla öğretmenim yani siz bu işten para mı kazaniyorsunuz dedi. Evet dedim. Diğeri devam etti ama öğretmenlik çok zor dedi. Bir başkası öğretmenim biz sizi sadece  öğretmen sanıyorduk oysa siz çalışıyormuşsunuz bir de dediler... 


Evet bu dialog tan sonra uzunca düşündüm. Çocuklarıma göre öğretmenlik asla bir iş değildi. O zaman öğretmenlik neydi? Evet öğretmenlik annelik babalık ablalık abilik gibi bir kategoriye dahildi. Asla iş olamazdi. Çocuklarım gözündeki yerimiz inanılmaz bir mertebede. Bir keresinde bir öğrencim sizin anneniz de var mı öğretmenim demişti bir diğeri de bulaşık yıkamama şaşırmış ve öğretmenler bulaşık yıkamaz ki demişti. Onlar için mucizevi bir varlığız. :))) 



Sevgili Doğan Hocam bir öğretmenin yeri geldiğinde nasıl bir melege yeri geldiğinde nasıl bir kahramana dönüştüğünü ve iyi yetişmemiş bir öğretmenin bir atom bombasından daha tehlikeli olabileceğini anlatmış. Anlatırken çok değerli anılardan fikirlerden kitaplardan faydalanmış. Her zaman olduğu gibi samimi bir dil, sıcak bir anlatım hakim. Anıların bir çoğunda ben de tıpkı Doğan Hocam gibi gözyaşlarıma hakim olamadım kimi yerde kızdım kimi yerde kendimi suçlu hissettim. Ama en çok da gururlandım. Ilk kez toplumun çok değer verdiği bir insan tarafından kaleme alınmak özel bir şeydi. Umarım okuyan tüm meslektaşlarım ve okurlar fayda sağlarlar. 


Gerçekten de öğretmenlik meslek değil bir yaşam biçimi :) 
208 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Bu kitap bana 24 Kasım’da, oldukça özel bir günde hediye edildi ve yeri bende anlatamayacağım kadar büyük. Henüz atanamasam da Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. O kadar güzel ve etkili bir kalemle yazılmış ki duygularıma hakim olamayıp kaç sayfada ağladığımı ben bilirim. Öğretmenliğin ne kadar kutsal, tutkulu bir meslek olduğunu bir kere daha gördüm ve iyi ki bu mesleği seçtim dedim. Kitabın içinde yer alan mektupları, paylaşılan kesitleri çok beğendim, çok etkilendim. Kitapta anlatılan şey aslında öğretmenliğin gücü, bu gücün ortaya çıkarılması gerektiği. Dokunulması gereken çok yürek, çok hayat var. En önemli vurgunun da ‘’öğretmenlik yapmak’’ değil, ‘’öğretmen olmak’’ kavramları üzerinde yapılmasını çok doğru buldum. Varoluşunda öğretmenlik hamurunun olmadığı kişilerin asla öğretmenlik yapamayacağını öğretici bir dille anlatmış Doğan Cüceloğlu. Ben bir ders kitabı okur gibi okudum ve asla kitaplığa kaldırmayacağım bir kitap. Her an açıp faydalanacağım bir kitap olarak görüyorum ve şahsen meslek hayatımda çok faydalanacağımdan eminim. Tavsiyelerini bir kenara not ettim. Kendi öğrencilerimde deneyeceğim yeni etkinlik fikirleri edindim. Sadece bunun için bile kalemine teşekkür etsem azdır. Bütün velilere, yöneticilere, öğretmenlere, öğretmen adaylarına ve bu mesleği seçmeyi düşünen her gence bu eseri kesinlikle tavsiye ediyorum.
208 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Nitelikli, kendini daima geliştiren ve yaşamıyla model olabilen öğretmen güçlü öğretmendir.
Stajyerlik yaparken tanışmış olduğum canım hocamın bana hediye etmiş olduğu bir kitaptı. Ve biliyorum ki en güzel hediye kitaptır. Bir öğretmen adayına en güzel hediye edilebilecek olan kitapta bu kitaptır.

Bu kitap; öğretmenin gücünü bizlere gösteriyor. Kitabı okurken hayatımda olan bir çok öğretmen gözlerimin önüne geldi. Kimisine sevindim kimisine üzüldüm.
Okurken yeri geldi üzüntüden gözlerim doldu yeri geldi sevinçten. Doğan Cüceloğlu; öğretmenin gücünü o kadar güzel bir şekilde göstermiş ki. Bir sayfada anlamayan diğer sayfada anlıyor.
Her öğretmen ve benim gibi her öğretmen adayının okuması gereken harika bir kitap.
Herkese iyi okurlar...
208 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Henüz atama bekleyen bir öğretmen adayıyım ama öylesine etkilendim ki mesleğe başlamadan aşık oldum mesleğime.. çoğu zaman gözlerim nemlendi.. okuyup da köşeye bırakmayacağım, daima baş ucumda tutacağım, zaman zaman tazelenmek için tekrar okuyacağım oldukça faydalı bir eserdi. Öğretmenlik yapmak ve öğretmen olmak birbirinden oldukça farklıymış.. bu ayrımın ayırdına varmamızı sağlayan Doğan Cüceloğlu iyi ki var..
208 syf.
·162 günde·Beğendi·Puan vermedi
Öğretmenlik, öğrencilik, idarecilik ve veli ekseninde ele alınan her eğitimcinin okuyup bir şeyler öğrenebileceği bir kitap. Anlatılan konularla ilgili öğretmenlerden, öğrencilerden, velilerden gelen mektuplara yer vererek konunun daha iyi özümlenmesi sağlanmış. Yeni yılda ilk bitirdiğim kitap bu oldu inşallah sayıyı yıl sonuna kadar 50'ye getirebilirim.
208 syf.
·5 günde
Öğretmenim bir bakar mısın? çağrısına kayıtsız kalamadım elbette: Çünkü yeni atanmış, çiçeği burnunda bir öğretmen olarak görevimin çok önemli, yolumun çok uzun olduğunun farkındayım ve tavsiyelere ihtiyacım var. Kitap bu konuda bana çok katkı sağlayacak türden. Öğretmenlik ile geçecek yolumu çizerken başta kendi gücümü keşfetmen gerekli. Öğrencilerimin içinde bir CAN gizli olduğunu, onların da bir birey olduğunun farkında olarak yaklaşmalıyım. Daha çıkarılacak nice dersler.. gerçekten çok ama çok teşekkür ederim Doğan hocamıza bize yol gösterici bir kaynaklık ettiği için. Çok etkilendim her bir mektuptan, anılardan.. Kesinlikle her öğretmen ve hatta yetişkin her bir birey okumalı.
208 syf.
·9/10
Bu kitabı bütün meslektaşlarımın okumasını tavsiye ederim çünkü okuyan herkesin bir şeyler alabileceği bir kitap olduğuna inanıyorum. Kitabın ismindeki detay bile ne kadar ince düşünülmüş ” Öğretmen’in Gücü Üzerine”.
Kitabın özünde her şeyin başı sevgiyle yoğrulmuş öğretmendir. Zira iyi yetiştirilmemiş bir öğretmen, atom bombasından daha tehlikeli olabilir.
208 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Kitabı ilk gördüğümde birisinin bana seslendiğini düşündüm daha doğrusu sanki gerçekten bir öğrencim bana seslenmiş gibi hissettim.Bu kitabı öncelikle bütün meslektaşlarım okumalıdır. Çünkü nelere dikkat edemediğimizi hayatın akışı içerisinde gözümüzden kaçan ama o minik yürekleri çok derinden etkileyen bir çok şey olabileceğini altını çize çize anlatiyor ve bir öğretmene çok şey katacağına emin olabilirsiniz. Kitabı sürekli duraklayarak okudum çünkü bahsedilen her olayı kendi hayatımın içinde değerlendirmek zorunda kaldım. Uzun zamandır özeleştiri yapmadığımı fark ettim. Her şeye rağmen en önemlisi de iyi ki öğretmen olmuşum dedirten bir kitap... Eğer öğretmen değilseniz bile bir veli ya da veli adayı olarak da mutlaka okumalısınız.. Dipnot: Öğretmen olarak kitap bittikten sonra vaay be ben neymişim! Diyebilirsiniz özgüveninizi artacak ve özeleştiri yapacaksınız...
208 syf.
·5 günde·10/10
Meslek hayatına yeni başlamış bir öğretmen olarak tüm meslektaşlarıma bu kitabı okumalarını şiddetle tavsiye ediyorum!
Kitap, kapağında da yazdığı üzere öğretmenin gücünü konu almakta. Fakat bunu yaparken öyle beylik laflara yer vermek yerine bizzat yaşanmış örnekler üzerinden gitmektedir. Pek çok insanın öğretmenlerine ilişkin olumlu - olumsuz anılarını anlatan mektuplar yer alıyor kitapta. Bu mektupları okurken zaman zaman duygulandım, zaman zaman da lanet ettim bu mesleği kirletenlere... Ve kendi öğretmenlerimi düşündüm. Şunu fark ettim: bir hayatımda olumsuz izler bırakan öğretmenlerim olmuş adlarını bile hatırlamak istemediğim, bir hatırladığımda hala çocukluğumdaki coşkuyu tekrar yaşadığım öğretmenlerim, bir de hayatımda varlığı yokluğu belli olmayan, hayal meyal hatırladıklarım. Peki ben öğrencilerimin hayatında bu üç kategoriden hangisi olmak istiyorum? Onlara dokunabilmek, hayatlarında yıllarca unutulmayacak olumlu izler bırakabilmek için neler yapabilirim? Bunları bu meslekteki herkesin sorgulaması gerektiğine inanıyorum. Kitapta denildiği gibi "Hiç kimse, ama hiç kimse tesadüfen öğretmen olmamalıdır." İşini severek, çaba ve emek harcayarak yapan öğretmenlere ihtiyacımız var...
İşte en büyük kazanımım bu sorgulamalar oldu bu kitaptan. Ve cevapların birini yine bu kitapta buldum: "Hani gökte de milyonlarca yıldız vardır, ama birinin ışığı diğerlerinden fazladır ve size kutup yıldızı olur." diyor bir mektupta yazan kişi öğretmeni için. Ne harika bir benzetme... Dilerim onlarca yüzlerce hayata kutup yıldızı olabildiğimiz bir meslek hayatımız olur sevgili meslektaşlarım...
208 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Eğitim sisteminin gücüne değil, öğretmenin gücüne inanın mesajı hakim. Okuması çok keyifliydi. Yazara gönderilen mektuplar yer alıyor her başlığın altında. Çoğu mektup insanı ağlamaklı hale getiriyor.
Umarım bir gün ülkemizin her bir öğretmeni içindeki iyi niyetini keşfetmiş ışık saçan meşaleler haline gelir.
208 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Büyüklerimiz "Allah iyi insanlarla karşılaştır" diye dua ederler ya bende diyorum ki Allah iyi öğretmenlerle karşılaştırsın... Okurken öğrenciliğim canlandı gözlerimde. Hatırlarken bazen mutlu oldum bazen mutsuz. Kimi öğretmenlerim için iyi ki dedim kimisi için diyecek söz bulamadım.
“Öğretmenler bizi kendimizi değerli hissettiren doğuştan getirdiğimiz potansiyelinin ve farklılıkların ne kadar güzel olduğunu göstersin , hata yapmanın normal olduğunu anlatsın ve ne kadar hata yaparsak yapalım ilerlemeye olan inancımızı kırmasın yeter .
Gerisini zaten biz hallederiz.”
" Eğitimin en güçlü aktörü öğretmendir. Okulun bahçesi, spor salonu, laboratuvarları, teknik donanımı ne kadar iyi olursa olsun, öğretmen iyi değilse, okul iyi eğitim veremez. "
“Unutmıyalım , usta dinleyici aynı zamanda etkili bir eğiticidir .Öğretmeniyle sohbet içinde olabilen öğrenci , gerçekten gelişim olanağını kavuşmuş bir öğrencidir.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Öğretmenim Bir Bakar mısın?
Alt başlık:
Öğretmen'in Gücü Üzerine
Baskı tarihi:
30 Ekim 2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053748830
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Final Kültür Sanat Yayınları
Hangi eğitim sistemi içinde olursa olsun, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, öğretmenin öğrenciyle göz göze geldiği bir an vardır. Bu kitap, öğretmenin öğrenciyle göz göze geldiği o anın gücünü anlatmaktadır.

O anda öğretmen, öğrencinin gönül kapısından girerek zihnine ulaşır. Ve işte o an eğitim başlar. Öğretmenin gücü binlerce yaşam inşa eder…

Deneyimli bir eğitimci dostumun dediği gibi, “Sadece eğitimin değil, ülkenin lokomotifi öğretmendir. Gücünün sınırı tahminlerin çok ötesindedir.”

Öğretmenim Bir Bakar Mısın? öğretmenin kuşaklar boyu devam eden gücüne tanıklık yapmak için yazıldı.


“Öğrencilik hayatım boyunca onlarca öğretmenin ışığından faydalandım, ancak bahsettiğim öğretmenim bir başkaydı. Hani gökte de milyonlarca yıldız vardır, ama birinin ışığı diğerlerinden fazladır ve size kutup yıldızı olur. İşte bu mektubun konusu olan öğretmenim de benim için öyledir.”

“Şimdi ben de öğrencilerime bunu öğretiyorum. Öğretmenimle de iletişimimi sürdürüyor ve onun desteğini her zaman hissediyorum. Çünkü sevginin bulaşıcı bir yönü vardır ve sevgi sonsuzluğa sahip bir güçtür.”

“Hayatımda o önemli günü hiç unutamam. Öğretmenimin benim için verdiği mücadeleyi görmeseydim belki de okumanın benim için bu kadar önemli ve kutsal olduğunu anlamayacaktım. O benim hayata bakış açımı değiştirdi, bana mücadele için güç verdi, ondan aldığım güçle devam ettim

Kitabı okuyanlar 1.412 okur

  • Filiz Yıldız
  • Zeynep Erdoğan
  • N. Toprak
  • Gülenaz
  • Abdulmenaf Karabulut
  • Jeanne d'Arc 
  • Gizem yaz
  • Ayşegül Çelik
  • T. AKIN
  • B.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.1 (178)
9
%21.8 (86)
8
%19.2 (76)
7
%6.1 (24)
6
%1.8 (7)
5
%1.5 (6)
4
%1 (4)
3
%0.3 (1)
2
%0
1
%3.3 (13)

Kitabın sıralamaları