1000Kitap Logosu
Resim
8.3
10 üzerinden
2.636 Puan · 377 İnceleme
228 syf.
·
4 günde
·
9/10 puan
Oğullar ve Rencide Ruhlar, Alper Canıgüz’ün 2004 yılında yayımlanmıştır ve aynı zamanda yazarın ikinci kitabıdır. Bir Kamu Davası serisi olarak da bilinen Alper Kamu’nun maceralarını içeren serinin ilk kitabıdır. İkinci kitap Cehennem Çiçeği, ve son kitap da geçtiğimiz günlerde yayımlanan Kıyamet Park. Diğer kitapları da yazıyorum çünkü eminim bu kitabı okuduktan sonra devam etmek isteyeceksiniz. Gelelim Alper Kamu’ya. Kimdir bu Alper Kamu diyebilirsiniz? Hatta ismi size bi' yerden tanıdık gelebilir, evet, Albert Camus’dan. Bizim Alper beş yaşında bir çocuk aslında ama öyle sıradan bir çocuk değil. Onun için büyümüş de küçülmüş desem bana çok kızardı Alper çünkü kendine böyle diyenlerden nefret ediyor kendileri. Algıları sonuna kadar açık, düşünen, sorgulayan bir karakter; yaşıtları gibi değil pek hatta kendileri Nietzsche okuyor boş zamanlarında. Anasınıfına gitmek istemediği için de bir hayli boş zamanı var okumak ve düşünmek için. Beş yaşında bir çocuk için böyle olması ilk bakışta çok itici gelebilir biliyorum çünkü başta ben de tereddüt etmiştim fakat şu an Alper benim en sevdiğim kitap karakterlerinden, ne zaman onu düşünsem yüzümde kocaman bir gülümseme oluşuyor. Kitap bir cinayetin çözümlenmesini konu alıyor temelde, Sherlock Holmes ise bizim küçük Alper Kamu. Olay bir mahallede geçiyor ve Alper de ailesiyle bu mahallenin sakinlerinden. Mahalle kültürünü, çocukların oyunlarını en içinden görüyor ve deneyimliyoruz. Cinayet romanı dediğime bakmayın, kitabı cinayeti kimin işlediğini öğrenmekten çok Alper’in düşünme tarzını görmek ve durumlara vereceği tepkileri öğrenmek için okuyoruz aslında, en azından bende durum böyle. Genel olarak çok keyifli hatta okurken bana -gerçekten- yüksek sesle kahkaha attırabilmiş bir kitap. Saf güldürü değil tabi ki bunun yanı sıra bazı toplumsal kurumlar çok güzel hicvediliyor kitapta, ve elbette sık sık sorguluyoruz Alper’le beraber her şeyi. Ve son olarak kitapta belki de en sevdiğim şey bölümlerin isimleri oldu, her konuya öyle güzel isimler seçilmiş ki. Favori bölümüm ise Alper’in hayali arkadaşıyla sohbet ettiği son derece düşündürücü olan “Böyle Uyurdu Zerdüşt” bölümü. Tüm kitap boyunca kelimelerle öyle güzel oynuyor ki Alper Canıgüz, bu kitabı iyi ki çeviri değil de orijinal dilinden okuyabildim dedirtti bana, öyle lezzetli yani kitap. Şimdiden herkese iyi okumalar,
Okuyacaklarıma Ekle
204 syf.
·
5 günde
·
7/10 puan
Albert Kamu Söyleni
#oğullarverencideruhlar #kitapyorumu “Beş yaş insanın en olgun çağıdır, sonra çürüme başlar.” şeklinde feylesofça bir sözle başlıyor roman. #alpercanıgüz okurlarının yakından tanıdığı #alperkamu karakterinin doğduğu kitap Oğullar ve Rencide Ruhlar. Yazarın diğer kitapları gibi bol kelime oyunlarıyla zenginleştirilmiş ve absürt olaylar zinciriyle polisiye bir atmosfer yaratılmış. Aslında polisiye olarak kurgulanan kısımlar yazarın filozofça göndermeleri ve dil oyunlarını rahatça gerçekleştirebilmek adına tasarlanmış bir kurgudan ibaret. Elbette katil kim sorusunun yarattığı merak ile akıcı bir okuma sunuyor ve polisiye anlamında da okuru son sayfalara sürüklüyor. Ama bu eserin asıl amacı “edebiyat” yapmak. Bu da benim kitabı içten bir şekilde okuyup beğenmem için önemli bir ölçüt. Alper Canıgüz kelimelerle oynamayı çol seven bir yazar zaten. En başta, kurgulanan başkarakterimizin adı bile çok yararıcı bir gönderme içeriyor: Alper Kamu! Alper Canıgüz’ün Alper’i, Albert Camus’nün de soyadı birleştirilerek beş yaşındaki bir çocuğun varoluşsal sorgulamalarla dolu maceralarına atılıyoruz. Eserdeki bölüm isimlerinde de aynı kelime oyunlarının yapılması ve o bölümlerde yine birçok yazara göndermeler yapılması kitabı zenginleştiriyor. . . Beş yaşında, çevresiyle uyumsuz, her şeyi sorgulayan bir çocuğun mahallesindeki bir cinayetin peşine düşme hikâyesini, yani #oğullarverencideruhlar ı elinizin kitaba gitmediği dönemlerle “yeniden doğuş” parolasıyla okuyabilirsiniz. Şayet bu tarz eserlerin güzel bir işlevi de “mezardakileri dahi” okur üşengeçliğinden kurtarması. . . Kitaba dair tek eleştirim, cinayetin perde arkasının okura aktarıldığı bölümün aşırı açık olmasıydı. “Bakın her şey böyle oldu aslında!” tarzında bir anlatım çok dikine dikine olduğu için yazarın eser ile okur arasına girmesi izlenimi oluşturmuş. Herkese #iyikitapkurtlamalar
Okuyacaklarıma Ekle
204 syf.
·
5 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
"Çocuk, insanın atasıdır." diyor ve beş yaşındaki varoluş sorunları çeken başkahramanımızın ardından polisiye bir yolculuğa sürüklüyor bizi Alper Canıgüz. Hiyerarşinin tepesinde bulunan akbabalar, mahalle aralarında dahi süren iktidar savaşları ve boncuklu tabancalar arasındaki macera sonunda biz de insanın en olgun çağının beş yaş olabileceği fikrine varıyoruz. Keyifli bir yeraltı edebiyatı eseri, hem de yerli. Bir iki günde okunabilir. Tavsiye ediyorum. Biraz da alıntılar vereyim kitaptan : "Eğitim denen şeyi ne zannediyordu ki? Okulda insanın asıl öğrenmesi istenen, anlatılan dersler değil ders anlatırken susması gerektiğidir." "İnsan yüreği bir sarkaç gibidir işte böyle, istediği noktaya ulaştığı anda tüm hızıyla tam tersi yönde kaymaya başlar." " Çünkü duygularımızı canlı kılmanın yegane yolu devinmektir. Durağanlık dimağ gücü verirken insanı hissizleştirir. " " Beş yaş insanın en olgun çağıdır, sonra çürüme başlar." #edebiyat #türkyazarlar #türkedebiyatı #yazınsanatı #okuyunleneşşeksıpaları #okumakdaolmasa #alpercanıgüz #oğullarverencideruhlar #yerliyazın #kitap #kitapsever #yeraltıedebiyatı 1000kitap.com/iletisimyayin
Okuyacaklarıma Ekle
228 syf.
·
1 günde
·
8/10 puan
Oğullar ve Rencide Ruhlar
Kitabın iç kapağında yer alan: “ Bazen de saygıdeğer abilerim ablalarım, dünyası yerle bir olur insanın. Hayat, fazla kafa yormadan idare etmeyi sağlayan bütün anlamlarını yitiriverir. En akıllıca saydığınız fikirlerinizin saçmalığını, en içten duygularınızın yapmacıklığını kavrarsınız. Aslında hiçbir konuda fikriniz bulunmadığını, aslında hiç kimseye karşı bir şey hissetmediğinizi ve tüm evrenin de size karşı aynı gaddarca kayıtsızlık içinde olduğunu. Hep gözünüzün önünde durduğu halde o güne dek her nasılsa yok saymayı başardığınız bu gerçeği fark ettiğiniz anda ilahi işleyişi de çözmek üzeresiniz demektir. “ bu bölüm kitabı okumaya başlamaya insanı sabırsızlandırıyor. En azından benim için öyle oldu. Alper Canıgüz aldığı psikoloji eğitiminin hakkını da veriyor kitabında. Aslında beni etkileyen kurgu içerisinde Kafka, Nietzsche gibi yazarlara atıfta bulunurken kimi zamanda bir film kahramanı ya da müzikal ismi kullanarak farklı alanlarda entelektüel bilgi seviyeme katkıda bulunması oldu. ( Wu Zhaoji -İlkbahar Sesleri) Yazar, kahraman olarak beş yaşındaki bir çocuğu seçmiş ve çocuğun konuşma tarzı büyümüş de küçülmüş dediğimiz cinsten. Öyle ki çocuk beş yaşında roman okuyor ve verdiği cevaplarla da derin psikolojik çözümlemeler yaptırıyor. Kitabın ismi ve her bölüme verilen başlıklar kitabın özenle kurgulanmış hissi veriyor. Ayrıca günlük hayatın sıradan olayları üzerinden eğitim sistemi, adalet kavramı üzerine yazarın eleştirisini görmek mümkün. Bence yazar gerçek hayatta memur olan babasını ve memurları fazlaca inceleme fırsatı bulmuş olmalı ki memur zihniyetini kahramanlar üzerinden oldukça başarılı şekilde vermiş. Kısacası kitabı bitirince yazarın diğer eserlerini de okuma hevesine kapılacaksınız.
Okuyacaklarıma Ekle
1
2
3
4
...
39
385 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.