Oğuz Kağan Destanı

·
Okunma
·
Beğeni
·
951
Gösterim
Adı:
Oğuz Kağan Destanı
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059787567
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeditepe Yayınevi
Oğuzların kurucu atası, sayısız kahramanlıkları olan cihangir ve fatih, tecrübeye güvenen, nasihat dinleyen mütevazı bir hükümdar...

Olağanüstü varlıklarla mücadele eden bir kahraman yerine devlet kuran, ülkeler fetheden, müşküle düştüğünde etrafına danışan, ülkenin birliği için kaygılanan, disiplinli, dürüst, ahlâklı, yiğit bir hakan… Bir destan kahramanı olmaktan çok, Türk tarihinin yükünü omuzlarına alan manevi bir şahsiyet...

Çin, Hindistan, İran, Mısır, Anadolu ve Deşt-i Kıpçak'ın fatih hükümdarları Oğuz Kağan'ın şahsında birleşirler. Bundan dolayı onun destansı hayatı, olağanüstü gösterilerden arındırılarak tarihî olay örgülerine ve sade bir hayata dönüşür.
(Tanıtım Bülteninden)
170 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Bir destanın nasıl oluştuğunu baştan sona en ince ayrıntısına kadar anlatıyor. Yaşanan olaylardan ders çıkarıldığını, bir şehri alacakken bile ilk önce güzellik ile uyarıldığından kabul etmezlerse savaşacaklarından bahsediyor. Her şeyde olduğu gibi güzel yolların en iyi olduğundan bahsedilmektedir. Sonunda da Oğuz Kağan'ın nasihatlarından bahsediyor. Birlik olunması gerektiğinden, aileyi düzelttiğinde bir şehri bir ülkeyi kurabileceğinden bahsetmektedir. En sevdiğim söz de "Gökyüzü çadırımız olsun." Lafıydı, her şey gizliydi orada. Tüm cihanın olması, islamı yayması gerektiklerinden kısaca güneşin doğup battığı her yer onların evi, yurduydu.
170 syf.
·Puan vermedi
Milletimizin manevî hazinelerinden olan Oğuznâmeler, tarihimiz ve edebiyatımız açısından tartışmasız çok kıymetli bir konumdadır. Hem Dede Korkut Hikâyeleri hem de Oğuznâmeler, Türk milletinin asırlar öncesinden günümüze kadar ulaşan söylencelerine dayanmaktadır. Dede Korkut Hikâyeleri'nde olduğu gibi, Oğuz Kağan Destanı'nı da Tufan Hoca'nın kaleminden okudum. Kendisinin giriş kısmında vermiş olduğu ayrıntılar sayesinde, hem ön bir bilgiye sahip oluyoruz hem de kafamıza takılabilecek soruların cevaplarını önceden almış oluyoruz.

Hoca, bu kitabı meydana getirirken Reşideddin Oğuznâmesini kullanmış; bunun dışında Uygur varyantı ve Yazıcızade'nin de eserinin bir kısmını son bölüme dahil etmiş.

Eserin içeriğinden kısaca bahsetmek gerekirse, aslında hepimizin küçüklükten itibaren okullarda okuduğu, öğrendiği bir anlatı Oğuz Destanı. Oğuzların, Kıpçakların, Karlukların, Kanglıların, Uygurların ve 24 şanlı boyun atası olan Oğuz Han, Türk cihan hâkimiyeti mefkûresinin bir tezahürü olarak tüm cihanı istilâ etmek ister; bu isteğine ulaştıktan sonra da ülkesini çocukları arasında paylaştırır. Devamında onun neslinden gelenler tahta oturur ve hakanlık davasını sürdürürler. Bu durum Selçuklular devrine kadar devam eder...

Burada dikkat etmemiz gereken husus, Oğuznâmelerin farklı versiyonlarındaki farklı anlatımlar. Mesela Reşideddin kaynağında, Oğuz Han Müslüman bir karakter gibi yansıtılırken, Uygur versiyonunda Gök Tanrıcıdır. Yine iki eser arasında bariz farklardan biri; Reşideddin kaynağında Selçuklular ve Gaznelilere yer verilirken, Uygur kaynağında bunlardan bahsetmez...

Benim keyifle okuduğum bir eser oldu, sadece tarihî ya da edebî yönüyle düşünmeden millî kültürümüzün bir parçası olduğunu idrak ederek bir okuma yaparsak daha keyifli ve verimli olacağı kanısındayım. Hem bu eseri hem de Dede Korkut Hikâyelerini mutlaka okumanızı öneririm.
170 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Sade ve akıcı bir dil kullanılmış. Türk tarihinin özüne inmeyi, köklerini anlamayı hedefleyen ve bunu başaran bir kitap. Destan hayali olaylardan arındırılmış, Uygur varyantından farklı olarak tarihi olaylar üzerine yoğunlaşılmış. Bu da destanın gerçekliğini arttırmış. Her Türk gencinin okumasında yarar var diye düşünüyorum.
170 syf.
·13 günde·Puan vermedi
Kitabın dili gayet sade ve akıcı, oldukça iyi çevrilmiş. Destanı okudukça aslında olağanüstü bir hikaye değil de Oğuzlar’ın nesiller boyu oluşturdukları tarihleri olduğunu fark ediyorsunuz. Her ne kadar Türklerin müslüman olduğu bir dönemde kaleme alındığı için Türklerin eski inançlarına değinmese de onların kültürlerini ve dünya görüşlerini aktarması bakımından çok değerli.
170 syf.
·Beğendi·10/10 puan
"Gün doğusu, gen yerden, kopan Oğuz"

Oğuz Kağan Destanı ya da diğer adıyla Oğuzname, en değerli destanlarımızdandır. Şüphesiz ki her Türk Genci okumalıdır .Reşidüddin nüshasında destan hem İslamiyet'e uyarlanmış hem de destandan çok Oğuz soyunun silsilesinden bahseden tarihi bir vesikaya evrilmiş. Uygur nüshası ise Göktanrı inancına daha yakın. Özellikle Oğuz Kağan'ın en sondaki tavsiyeler bölümü Türk Devlet Aklı'nın yüzlerce hatta binlerce yıl önce bile devletçi ve toplumcu yapısını ortaya koyuyor.

"Ben sizlere oldum kağan" diye başlayıp "Güneş bayrak olsun Gök çadır" diye biten malum nutuk yine Uygur Nüshası'nda geçiyor.
170 syf.
·Puan vermedi
Oğuz Kağan destanını sade ve güzel bir dille anlatmış . Bilgilendirici ve okuyucuyu sıkmıyor . Bir günde okunulacak bir kitap . Tufan gündüz hocamızın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum
170 syf.
·4 günde·7/10 puan
Oğuz Kağan Destanı(Davası)-Tufan Gündüz

Oğuz Han'ın yeryüzüne hakim olması ve insanları yüce Tanrı'nın buyruğuna davet etmesi, kitap Reşideddin Oğuznamesi, Uygur Variant Oğuznamesi ve Yazıcıoğlu Oğuznamesinden oluşup bir hayli köklü ve sağlam derlenmiş kitaptır, Gündüz Beye teşekkürler. Oğuz doğmuş keramet göstermiş bin yıl hüküm sürmüş ve toprakları nasıl fetih edip yağma talan yaptığını anlatmıştır.Yüce Türk ırkının Allaha bağlılığı ve boylara ayrılıp devlet nizamı konusunda da derin bilgilere yer vermiştir, o gün yazana ve bu güne ulaştırana da Allah razı olsun, ilahi sesin çağrısına kulak verip Türk törenini tanımak isteyenlere güzel fırsatlar sunan bir kitap.
Oğuz'un oğulları 24 boydan meydana gelmiştir. Her birinin adı ve belli bir unvanı vardı. Dünyadaki Türkmenlerin tamamı bunların, yanı Oğuz'un 24 oğlunun neslindedir.
Adem topraktan yaratılmıştı ve yine toprağa karıştı. Biz, hepimiz de toprağa düşeceğiz. Ne kadar kudretli olursak olalım, iyilik yapmak gerek, kötülük değil, dedi.
Tufan Gündüz
Sayfa 96 - Yeditepe Yayınevi
Oğuz Han... kendisine karşılıksız bağlanan ve yardıma koşan bir kavme "Uygur'' adını verdi. Türklerin dilinde bunun anlamı "uyan, tâbi olan ve takip eden" demektir.
"Oğuz 1000 yıl yaşamıştır. Oğuz'un ilk gençlik yıllarında hükümdar olduğu göz önüne alınınca herhalde en az 980 yıl boyunca Oğuzlara kağanlık etmiş olmalıdır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Oğuz Kağan Destanı
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059787567
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeditepe Yayınevi
Oğuzların kurucu atası, sayısız kahramanlıkları olan cihangir ve fatih, tecrübeye güvenen, nasihat dinleyen mütevazı bir hükümdar...

Olağanüstü varlıklarla mücadele eden bir kahraman yerine devlet kuran, ülkeler fetheden, müşküle düştüğünde etrafına danışan, ülkenin birliği için kaygılanan, disiplinli, dürüst, ahlâklı, yiğit bir hakan… Bir destan kahramanı olmaktan çok, Türk tarihinin yükünü omuzlarına alan manevi bir şahsiyet...

Çin, Hindistan, İran, Mısır, Anadolu ve Deşt-i Kıpçak'ın fatih hükümdarları Oğuz Kağan'ın şahsında birleşirler. Bundan dolayı onun destansı hayatı, olağanüstü gösterilerden arındırılarak tarihî olay örgülerine ve sade bir hayata dönüşür.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 124 okur

  • Ezgi Göktürk
  • Kaan Akar
  • Berke özder
  • Sevro Uluyan
  • Zeynep Buse Eydemir
  • Ümit Barış Öncel
  • Şaban Bölükcü
  • Esra Kuyucu
  • Mert Dursun KÜRKÇÜ
  • İlker Aralıoğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31 (13)
9
%28.6 (12)
8
%23.8 (10)
7
%7.1 (3)
6
%2.4 (1)
5
%2.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%2.4 (1)
1
%2.4 (1)