Oku Oku Budur Sonu!

·
Okunma
·
Beğeni
·
136
Gösterim
Adı:
Oku Oku Budur Sonu!
Baskı tarihi:
1978
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çağdaş Yayınları
Hayatını hekimlikten kazansa da karikatür ve mizah yazılarını ikinci bir uğraş olarak sürdürür. Sonra bir gün Doğan Nadi’den Cumhuriyet’e düzenli yazması teklifi alır. Ağırlıklı olarak, tıp konularını mizah yoluyla ele alacaktır.
Yazılarına başlar, çoğu zaman işlediği konuyu çarpıcılaştıran karikatürlerle bezer onları. Bu işte büyük başarı elde eder. Öyle ki, geniş bir okur kitlesi oluşur. Onun bu yazılarından derlenen "Oku Oku Budur Sonu" kitabı birkaç yılda yedi baskı yapar.
Onun mizahi üslubunun tıp konularına nasıl yansıdığını yine onun "Bilinçaltı" başlıklı yazısına başvurarak görelim:
"Altmışlık adam yirmilik kıza ‘hürmet ve saygılarımı aktarırım hamfendi’ diye iltifat sıkarken içinden şöyle söyleniyordu gerçekte: ‘Canını yiyeyim senin yavrumm..’ Küçük memur genel müdürün önünde elpençe durmuş:
‘Evet efendim sepet efendim, haki-payinizim, ayak tozunuzum, kölenizim efendim...’ derken içinden söyle söyletiyordu bilinçaltını: ‘Ah ulan bir bıraksalar yerim seni lan..’ Günah çıkaran papaz ve nutuk atan abdestsiz politikacı da Tanrının adına sığınıp rol keserlerken gerçekte şeytandan yanaydılar. Şu mini etekli dilberi yutkunarak izledikten sonra aklımızdan geçenleri açığa vursak muhakkak ki bizi polise verir kız.
Yalnız içtepilerimizi değil tüm korku, nefret gibi duyularımızı, fikir ve çıkarlarımızı tehdit eden gerçekleri hep kirli çamaşır bohçası halindeki bilinçaltımıza atıyoruz. Böylece adeta cinayet, rezalet, kazuret, melanet partileri koalisyonu halindeki saldırgan, hostil niteliklerimizi de kapsıyor bilinçaltımız. İnsanın bilinçle düşündüğünü sandığı şeylerin çoğu gerçekte bilinçdışıydı. İnsanoğlu bilinmeyen gerçekler tarafından yönetilmekteydi, bu yüzden özgür değildi. İnsanın özgür olması ve ruh sağlığına kavuşması için kendini yöneten bilinçdışı gerçeklerin farkına varması gerekiyordu." - Zeynep Aldoğan
246 syf.
·Puan vermedi
Bu kitabi bu sitede okuyan tek kisi olarak gurur duymakla beraber biraz muteessirim.eski bir kutuphanede bulmus oldugum bu kitap bir cok elestiriyi icinde barindiran 1970ler 1980ler kitabi.Dobra bir dille anlatilan turkiye siyaseti,ogreci hayati ve yasam tarzi hakkinda soylesileri insani eski turkiyeye goturuyor.
İlkin doğanin kölesiydi insan.Acliga,ruzgara,soguga,simsege,su baskinlarina köle olmus;sonunda yarattigi araclarla dogayi yenmistir.
Yaptigi binada oturamayan,yaptigi elbiseyi pabucu giyemeyen,pisirdigi asi yiyemeyen,yetistirdigi cicegi koklayamayan şu işçi insan nedir?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Oku Oku Budur Sonu!
Baskı tarihi:
1978
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çağdaş Yayınları
Hayatını hekimlikten kazansa da karikatür ve mizah yazılarını ikinci bir uğraş olarak sürdürür. Sonra bir gün Doğan Nadi’den Cumhuriyet’e düzenli yazması teklifi alır. Ağırlıklı olarak, tıp konularını mizah yoluyla ele alacaktır.
Yazılarına başlar, çoğu zaman işlediği konuyu çarpıcılaştıran karikatürlerle bezer onları. Bu işte büyük başarı elde eder. Öyle ki, geniş bir okur kitlesi oluşur. Onun bu yazılarından derlenen "Oku Oku Budur Sonu" kitabı birkaç yılda yedi baskı yapar.
Onun mizahi üslubunun tıp konularına nasıl yansıdığını yine onun "Bilinçaltı" başlıklı yazısına başvurarak görelim:
"Altmışlık adam yirmilik kıza ‘hürmet ve saygılarımı aktarırım hamfendi’ diye iltifat sıkarken içinden şöyle söyleniyordu gerçekte: ‘Canını yiyeyim senin yavrumm..’ Küçük memur genel müdürün önünde elpençe durmuş:
‘Evet efendim sepet efendim, haki-payinizim, ayak tozunuzum, kölenizim efendim...’ derken içinden söyle söyletiyordu bilinçaltını: ‘Ah ulan bir bıraksalar yerim seni lan..’ Günah çıkaran papaz ve nutuk atan abdestsiz politikacı da Tanrının adına sığınıp rol keserlerken gerçekte şeytandan yanaydılar. Şu mini etekli dilberi yutkunarak izledikten sonra aklımızdan geçenleri açığa vursak muhakkak ki bizi polise verir kız.
Yalnız içtepilerimizi değil tüm korku, nefret gibi duyularımızı, fikir ve çıkarlarımızı tehdit eden gerçekleri hep kirli çamaşır bohçası halindeki bilinçaltımıza atıyoruz. Böylece adeta cinayet, rezalet, kazuret, melanet partileri koalisyonu halindeki saldırgan, hostil niteliklerimizi de kapsıyor bilinçaltımız. İnsanın bilinçle düşündüğünü sandığı şeylerin çoğu gerçekte bilinçdışıydı. İnsanoğlu bilinmeyen gerçekler tarafından yönetilmekteydi, bu yüzden özgür değildi. İnsanın özgür olması ve ruh sağlığına kavuşması için kendini yöneten bilinçdışı gerçeklerin farkına varması gerekiyordu." - Zeynep Aldoğan

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Gökmen Ortaç
  • Bay Ç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%33.3 (1)
2
%0
1
%0