Okültizm, Büyücülük ve Kültürel Modalar

·
Okunma
·
Beğeni
·
345
Gösterim
Adı:
Okültizm, Büyücülük ve Kültürel Modalar
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
172
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059328623
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Bildiğimiz dünya, düşünülenden hep daha geniştir… Bazen katı bir bilimsel gerçeklik içinde kalır, bazen de kültürel modalar halinde kendine daha geniş bir halka bulan astroloji, totem, sihir ve büyü gibi dile dolaşan, bilinçaltında gezinen eğilimlerle farklı düzeylerde yeniden yorumlanır. Ünlü dinler tarihçisi Mircea Eliade’nin eserlerinde birbirinden farklı kültürlerde kendine yer edinen sembol ve imgeler, inanç ve mitler esasen arkaik bir kökeni işaret eder: İnsanın kutsal ile kurduğu bağdır bu. Eliade popülerliğin tuzağına düşmeden bu sahadaki ustalığını gösterir. Okültizm, ezoterizm, büyücülük, Avrupa büyücülüğünün tarihyazımı, ölümün kökenine dair mitler, sanatçıların eserlerinde kültürel yaratımın gizli kodları, anlamları ve değişmeyen arketipler ve bu suretle kültürel modalara getirilen eleştiriler Eliade’nin bu kitapta incelediği bazı başlıklardır.

Uzun yıllar süren araştırmaların ürünü olan bu yazılarda Eliade’nin yaşamı boyunca yaptığı çalışmaların genel bir özeti sunuluyor. Mircea Eliade akademik ve ortodoks geleneklerin dışında, her aşamada kendi özgün buluşlarını sergiliyor. Eliade’nin keşiflerinde, çeşitli yüzyıllarda ve farklı kültürlerde inanç ve kutsal arasındaki ilişkinin hiç de yalınkat ve düz bir çizgiyi takip etmediği görülecektir. İnsan bulunduğu o küçücük noktadan bütün bir dünyayı, evreni, yıldızları, ruhu, iyiliği ve kötülüğü, melekleri, şeytanları ve Tanrıyı nasıl yorumlamıştır? Ve daha da önemlisi, hangi tinsel nedenlerden ötürü insan kendi benliğini arzın merkezine sıkı sıkıya sabitlemiş ve buradan kâinatı seyre dalmıştır?
172 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Kitabın çok fazla bir okuyucu kitlesi yok yalnız okuyacak kişiler için bir içerik özeti olması açısından yazmak istedim. İçinde 5-6 bölüm var kısaca bu bölümler hakkında bir şeyler yazdım, umarım okuyanlar için bir ön bilgi niteliğinde olur. Sağlam kafayla okunmadığı sürece tekrar tekrar sayfanın başına gidilebiliyor, benim için başlarda anlaşılması güç olmuştu baya. Aslında sadece ilgisi ve merakı olanların okuyabileceği bir kitap çünkü sonuç olarak bilgi odaklı. Eğer büyücülük ve bu törenler/ayinler ilginizi çekiyorsa okuyabilirsiniz.

Nasıl ki hayatımızda sosyal, ekonomik, dini olarak yaşayış tarzımızı değiştiren, başka bir soluk getiren modalar varsa entelektüellerin dünyasında da bazı yaklaşımlar, kuramlar veya ortaya atılan bazı düşünceler moda olur. Bu modalar çoğu zaman sorgulanmadan kabul edilir de.

Eliade ise kitabında bir dinler tarihçisi olarak bu kültürel modalardaki gizli anlamları bulmaya çalışıyor. Her ne kadar 18. yy'dan sonra toplum mitlerden, efsanelerden, metafizik unsurlardan arınıp, sekülerleşip, rasyonelleşse bile mekanlara ve olaylara karşı mistik ve gizemli bir tutum modern insanın yaşamının bir parçası olmaya devam edecektir.

Bu kültürel modalara örnek olarak 2. Dünya Savaşı sonrası gelişen ve entelektüel dünyayı ellerine alan Varoluşçuluk ve Marksizm örnek verilebilir. Yaşadığı topluma yabancılaşma ve yalnızlaşma fikri geniş çevrelerce ilgi görür ve görmektedir. Daha sonra bu iki yaklaşıma alternatif olarak Planéte(Gezegen) dergisi, Teilhard de Chardin ve Claude Lévi-Strauss ortaya çıkar. Bu yaklaşımlar ve kişiler beraberinde metafiziği, ezoterizmi getirir. Örneğin Fransız okuyucuyu coşturan şey bilimi ezoterizm ile birleştirip önlerine sunan Planéte dergisi oldu. Planéte dergisinde okültizm, bilim-kurgu ve evrenin gizemi hakkında çeşitli yazılar yayınlanmaya başlar. Bilimsel bilgi dışında başka bilme biçimlerinin var olması ve esrarengiz evrenleri keşfetme çağrısı insanın mahkûm olduğu iç karartıcı insanlık durumunu atmak için muazzam bir fırsattı. Teilhard aynı şekilde dini, teleolojik kitaplar yazmış ve insan anlamsızlığını, değersizliğini vurgulayan Varoluşçuluktan sonra bu durum oldukça ferahlatıcı gelmiştir.

Bu kültürel modalarda genel olarak dönemlerinde var olan birtakım yerleşik yargılara bir nevi karşı çıkış söz konusudur aslında.

Eliade kitabın geri kalanında aynı şekilde inanç sisteminin mitolojinin, kozmolojinin insanların yaşayışlarına, sosyal yapılarına, geleneklerine, mimarilerine nasıl bir etkisi olduğundan bahsediyor.

Örneğin cenaze törenlerinin tesadüfi olarak olmadığını aslında mistik durumlarla, mitolojiyle nasıl harmanlandığını genç bir kızın ilginç cenaze ayiniyle anlatıyor bize Eliade.

Batı tarafından çoğunlukla mesafeli olarak yaklaşılan mistisizm aslında Doğu'nun temel dinamiklerindendir ve bu bir bakıma Pozitivizm'e de karşı çıkıştır. Bazı kişilerce bu mistisizmle Doğulu insanlar Batılıların sahip olduğu o anlam kaybının, manevi boşluğun ve bunalımların önünü kapatır.

Ve en son ortaya çıkan gizem patlaması Astroloji olur. Astrolojiyle beraber Heidegger ve Sartre'nin tanımladığı o saçma ve anlamsız dünya yoktur çünkü birtakım yıldızlara bakarak hayatımızın karanlık tarafını örtüyor ve burcumuzun bize itibar kazandırmasına izin veriyoruz.

Avrupa'nın büyücülüğe ve cadılığa olan mesafesini biliyoruz; bunu sapkınlık, kötülük, şeytana hizmet etme şeklinde görürler.

Benandanti ve daha birçok topluluk bu yüzden Engizisyonca yargılanır ve yakılır. Bana ilginç geleniyse orji ayinleriydi. Bu bir yerde toplanan kadınlı erkekli grubun rastgele cinsel ilişki içine girmesi. Bu kişilerin kim olduğunun önemi yok; ister kız kardeş ister nine olsun cinsel ilişkiye girilir ve bu ensest ilişki sonucu doğan çocuklar da yakılırdı. Bu konularda kültürel görelilik göz önüne alınıp konuşulmalı elbette ama bu durum bana gerçekten çok tuhaf gelmişti.

Bohemyalı Ademciler olarak adlandırılan bir grup ise Adem'in cennetten kovulmadan önce çıplak olduğunu ve bunun da özgür bir cinsel hayatı temsil ettiğine inanıyorlardı.

Sonuç olarak bu Avrupa cadılarının orji pratikleri belli bir dinsel örüntü sergiler. Eliade'nin kitap boyunca anlattığı da genel olarak bu. Dinin insanların hayatlarını, yaşayış biçimlerini nasıl etkilediğini göstermek.

Dediğim gibi kitap bilgi odaklı olduğu için içeriğinden bahsettim biraz, eğer konulara meraklıysanız okunabilir elbette. Benim bir dersim için okumam gereken bir kitaptı. İyi okumalar :)
172 syf.
·Beğendi·8/10
Kitap güzel ancak içinde yer alan bazı toplulukların ayinleri gerçekten enteresan. Toplumlar çok farklı ve uygulamaları da hayliyle bayağı farklı. Okuyun,gerçekten seveceksiniz.
172 syf.
Dinler tarihi seri kitapları olan Mircea Eliade arkeoloji mitoloji tarih dini ve dinler tarihini harika bir şekilde birbirleri ile uyumlu hale getirir. Küçükken oynadığımız sek sek oyunun ne anlama geldiğini, başka evrenlere geçişinden tutun çeşitli kültür diye benimsediğimiz uygulamaların perde arkasını nereden geldiğini bize çok iyi anlatır. Meraklı olanlara kesinlikle tavsiye edilir. Çeşitli kültler ayinler bayramlar vb. hakkında bilgiye sahip olacaksınız. Bazende tiksinc ve ürperti duyarsınız. Iyi okumalar..")
... şu inanış vardır: İnsan ilk yaratıldığında Tanrı ona ruh bahşetmiştir, bedenini veren ise yeryüzüdür. Ölüm anında bu iki unsur da doğal olarak kendi kaynaklarına döner: beden yeryüzüne ve ruh da semavi yaratıcısına.
Burcunuzda yazılı talimatlara uyarak kendinizi evrenle uyum içinde hissedersiniz ve üstesinden gelmesi zor, trajik ve çözülemez sorunlarla uğraşmak zorunda kalmazsınız.
James Joyce'un Ulysses'i ile totem-kahramana dayalı bazı Avustralya mitleri arasında şaşırtıcı bir yapısal benzerlik olduğunu ancak bir dinler tarihçisi algılayabilir.
"Freud Tanrının fiziksel babanın yüceltilmesinden başka bir şey olmadığına inandığı için, totemin kurban edilmesinde öldürülen ve kurban edilen bizatihi Tanrıdır. Baba-tanrının katledilmesi insanlığın ilk günahıdır. Bu kanlı katilliğin kefareti İsa'nın kanlı ölümüyle ödenir."
Mircea Eliade
Sayfa 16 - Wilhelm Schmidt, The Origin and Growth of Religion

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Okültizm, Büyücülük ve Kültürel Modalar
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
172
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059328623
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Bildiğimiz dünya, düşünülenden hep daha geniştir… Bazen katı bir bilimsel gerçeklik içinde kalır, bazen de kültürel modalar halinde kendine daha geniş bir halka bulan astroloji, totem, sihir ve büyü gibi dile dolaşan, bilinçaltında gezinen eğilimlerle farklı düzeylerde yeniden yorumlanır. Ünlü dinler tarihçisi Mircea Eliade’nin eserlerinde birbirinden farklı kültürlerde kendine yer edinen sembol ve imgeler, inanç ve mitler esasen arkaik bir kökeni işaret eder: İnsanın kutsal ile kurduğu bağdır bu. Eliade popülerliğin tuzağına düşmeden bu sahadaki ustalığını gösterir. Okültizm, ezoterizm, büyücülük, Avrupa büyücülüğünün tarihyazımı, ölümün kökenine dair mitler, sanatçıların eserlerinde kültürel yaratımın gizli kodları, anlamları ve değişmeyen arketipler ve bu suretle kültürel modalara getirilen eleştiriler Eliade’nin bu kitapta incelediği bazı başlıklardır.

Uzun yıllar süren araştırmaların ürünü olan bu yazılarda Eliade’nin yaşamı boyunca yaptığı çalışmaların genel bir özeti sunuluyor. Mircea Eliade akademik ve ortodoks geleneklerin dışında, her aşamada kendi özgün buluşlarını sergiliyor. Eliade’nin keşiflerinde, çeşitli yüzyıllarda ve farklı kültürlerde inanç ve kutsal arasındaki ilişkinin hiç de yalınkat ve düz bir çizgiyi takip etmediği görülecektir. İnsan bulunduğu o küçücük noktadan bütün bir dünyayı, evreni, yıldızları, ruhu, iyiliği ve kötülüğü, melekleri, şeytanları ve Tanrıyı nasıl yorumlamıştır? Ve daha da önemlisi, hangi tinsel nedenlerden ötürü insan kendi benliğini arzın merkezine sıkı sıkıya sabitlemiş ve buradan kâinatı seyre dalmıştır?

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Fırat TAMER
  • zülal
  • Fatma Deniz
  • Ayşegül Şenyayla
  • Ahmet kayaber
  • Merve Yılmaz
  • Özlem mavi
  • atahan
  • Gülsevim K. L. Peker
  • Beyzanur ekinci

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.2 (2)
9
%22.2 (2)
8
%22.2 (2)
7
%22.2 (2)
6
%0
5
%11.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0