Giriş Yap

Olağanüstü Bir Gece

7.810 üzerinden
24,8bin Puan · 2857 İnceleme
80 syf.
·
Beğendi
Spoiler olabilir siz yine de bir okuyun da gelin. Yine Stefan Zweig yine tek atımlık ama sindirmesi zor,düşünce bağırsağında emilmesi daha da zor bir başyapıt. Ama dikkat çekilmesi gereken nokta bu kitabın aslında Zweig'in kaleminden çıkmamış olduğudur. Ayrıntılı bilgiyi inceleme altındaki yorumda vereceğim. :) Bir an için çok çok aç olduğunuzu düşünün, yıllardır bir şeyler tüketmişsiniz ama hiçbir şey yememişsiniz, arayış içindesiniz ve sonra çok lezzetli ama küçücük bir tatlı(hadi baklava olsun) atmışsınız ağzınıza, bitmesin diye hareketsiz bekliyorsunuz ama eriyor, tükeniyor sonunda. İşte kitap bitince uzun zamandır hissetmediğim bu hissi tattım tekrardan. İşte dedim, incelemeye değer bir kitap. Hepimiz hayatımızın bir döneminde bir tükenmişliğe doğru ilerleriz, yaşamın anlamsızlığı bir yana bizim yüklediğimiz, gerçek olmasını umduğumuz, hayat dağına tırmanırken kullandığımız kamamız olan anlamımız elimizden kayıp terk eder bizleri. Duygusal bir donukluk sendromuna tutuluruz, bazısı için her şeyi yapacak parasının olmasıdır sebep; bazısı içinse hiçbir şeye sahip olamamanın acısıdır. İntihar düşüncesi de geçer zihnimizden, sanki varlığını yok olarak kanıtlamak mümkünmüş gibi. İşte bunun son bulduğu, zamandaki bir kopma noktası vardır, Zweig buna olağanüstü bir gece demiş. Hepimizin böyle bir gecesi vardır (ya da olacaktır) kim bilir. O andan sonra başka biri oluruz,hayatımızın geri kalanında o gecenin izini taşırız. Eğer o bilet ayağımızın dibine düşmese o gece belki de hiç gerçekleşmeyecekken, kaderimiz üzerindeki etkimizin bir yanılsamadan ibaret olduğu daha iyi nasıl suratımıza çarpılabilir ki? Yalnızlığın insan ruhunda uyandırdığı dalgalanmaları bu kadar güzel ortaya koymak, betimlemeler ve karakter analizlerindeki derinlik kendisinin bir Freud hayranı olmasının bir getirisi olsa gerek. Toplum insanın tutkularını öyle bir köreltir ki tek tip bir insan olursunuz. Başkaları ne yapıyorsa siz de ben kimim demeden aynısını yaparsınız. Sınıfsal toplum düzeninin ve insanları belli kalıplara sığdırarak ayrıştırmanın mantıksızlığı insanların belli toplulukların akımına kapılıp onun üzerinden kendini tanımlamasının yetersizliği de bunun bir sonucudur zaten. At yarışı yapılan stadyumun kapanmasıyla sembolize edilen, Hayat yolculuğumuzda daha fazla daha fazla diyerek kendimizi boş bir hevese kaptırmamız sonra bunun devamında hayatımızı harcamamız, sonra her şeyin bitmesi ölüm geldiğindeki ruh halimizi anlatıyor. Öfkeliyiz çaresiziz haksızlığa uğramış gibiyiz ama yapacağımız bir şey yok. Zaman celladı karşısında çaremiz var mıdır? Kısa kitapları daha çok severim, en uzun olanlar onlardır çünkü. Birkaç saatte okunur ama sindirmesi bazen birkaç ciltlik kitap okumak kadar uzun sürer. Beynime üşüşen düşünce ırmaklarına bir su yolu açar, yön verir. Son olarak bu kitabın modern klasikler arasında hep ayrı bir yeri olacağını biliyorum çünkü her insan zaman çizgisinin sonuna gelip aşağıya düşer ama hiç tükenmeyecek, daha da değerlenecek olan şey insanın kendini buluşunun, benliğinin okyanusunu keşfinin hikayesidir. Zweig'in ifadesiyle: "Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan, bütün insanları anlar.”
·
13 yorumun tümünü gör
Reklam
80 syf.
·
Puan vermedi
Son geceniz size şans getirsin...
• Düşünüyorum da insan kendine ne kadar yabancı? Kendimize bu kadar yabancı iken hislerimiz ne halde peki? Robotlaşmış bir şekilde hep aynı şeyleri yaparken bulmuyor muyuz kendimizi? Zweig Olağanüstü Bir Gece’de Tam da kendine yabancı olan bir bireyin ruhsal uyanışını anlatmış. “Gülerek, sohbet ederek dalgalanan bir insan kalabalığın ortasında ben kendi kendimi arıyordum, içimdeki o yitik insanı arıyordum.” Hayatımızın bir kısmında, bizi değiştiren ve insan olduğumuzu hissettiren küçük de olsa bir anın olduğunu fark etmişizdir. Kahramanımız da takvimlerin o "olağanüstü geceyi" gösterdiği sırada kendini buluyor yeniden. Şimdiye kadar hayatının ne kadar boş ve anlamsız geçtiğini ise şu cümlelerle anlatıyor bizlere: "Beni bırakan insanlar, gelen giden kadınlar oldu, her defasında odada oturmuş camın dışındaki yağmuru seyreden biri gibi hissettim kendimi; doğrudan yakınımda olan şeylerle bile aramda camdan bir duvar vardı ve kendi irademle onu yıkacak gücü bulamıyordum."  Zenginliğin, kalabalığın, içinde yalnızlaşan, içindeki hiçbir duyguyu hissedemeyen ve etrafına sürekli rol yapmak zorunda kalan bir adamın öyküsü. Kısa ama bu zaten Stefan Zweig klasiği olan bir durum ve kitap. Birçok eserine hakim olma isteği uyandırıyor okurda.. Kimisi yaşamında kimisi ise bu kitapta olduğu gibi öldükten sonra derlenip yayımlanan kitaplardır. Okura kısa sayfa ve sürede çok şeyin farkındalığını yaşatıyor. Hali hazırda okumayan tüm okurlara tavsiyemdir. Keyifli okumalar...
·
2 yorumun tümünü gör
80 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
EN GUZEL GECE OLAĞANÜSTÜ BİR GECEDİR
YouTube kitap kanalımda Olağanüstü Bir Gece kitabını önerdim: youtu.be/zAd9Y20INZM İnsan kendinden bir şeyler bulduğu kitapları daha çok sever, bu bir gerçek. Olağanüstü Bir Gece'yi okurken benim için yazılmış bir biyografi kitabı okuyor gibi bir hisle okudum. Neden mi? Hadi beni dinleyelim isterseniz. Zamanında herhangi bir şeye dair kıpırtı bile uyanmayışlarım, duygudan ve manevi değerlerden uzak kalışım, tam bir donukluk halinde hayata ve olaylarına karşı bakışım, yapay heyecanlarım, gösterişlerim... Bu kitap tamamen benim hafızamı tazelememi sağladı. Bunun başka bir önemi daha var benim için. Kitabın konusunun geçtiği yerler Ring Caddesi, Prater gibi mekanlar. Viyana'dayken ve kendimi tanımak için henüz bir çabam yokken bu mekanlarda bulunmuştum. 1913'te değil fakat 2013'te. 100 yıl farkımız var kitabın karakteri ile tam olarak. Fakat tek bir farkımız var ki o da, karakterin bu donukluk halinin farkındalığında olması, benim ise o zamanlar bunun farkındalığında bile olmamam. Beni benden iyi tanıyan bir arkadaşım sayesinde bunun farkına varmıştım. Prater'de bulunduğum ve anın tadını çıkarmaya çalıştığım o zamanlarda, insanların tekrarlarından ve boş sözlerinden duyulan bir sıkılmışlık, kitabın karakterinde olduğu gibi bende de mevcuttu. Karakterin parayla yaşadığı şiddetli istemsizliği ve kabullenememezliği kendi benliğimle yaşamıştım. Karakterin bu kabullenememezlik için bir nedeni vardı fakat benim nedenlere bile ihtiyacım olmadığını hissetmiştim sanki. İlgilenmemesi gerektiğini hissettiği şeylerle ilgileniyor oluşu o kadar güzel bir bellek tazelemeydi ki benim için... Sadece o ruh halinde bulunan insan anlayabiliyor sanırım, Zweig'ın da dediği gibi; Kelimelerle anlatılamıyor bazı şeyler. İnsanların bizim içimizdeki ruhsal dönüşümleri görememesi o kadar güzel bir nimet ki, hayatlar belki de sırf bunun için yaşanılabilir şeyler. Zira hiç kimsenin göründüğü gibi olmadığı bu kitapta sık sık bahsedilen konulardan. Kitapta bahsi geçen at yarışı mevzusu benim için insanların hayatlarını ortaya koyma ihtiyacından kaynaklanıyor. Bir risk alınıyor, en olmadık insan kazanabiliyor ve hayatı değişebiliyor sırf bu yüzden. Sarhoşluğun en güzelinin kendini tanımak için bir kıvılcım olduğu bu hayat sadece 70 sayfalık bir kitaba sığdırılmış. Bazen lafı uzatmaya gerek yoktur, dünya size sadece Viyana'da iken bile çılgınca görünebilir. Bunu okuyan ve beğenen Aslı Erdoğan'ın Mucizevi Mandarin kitabını da mutlaka sever diye düşünüyorum.
·
7 yorumun tümünü gör
80 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Tüm işimi gücümü bıraktım ve okudum. Çünkü elimden bırakamadım. Stefan Zweig'in daha çok kitabını okuyacağım, bu belli. Kitap toplumda belli bir yer edinmiş, dertsiz, rahat bir adamın hayatındaki o olağanüstü geceyi anlatıyor. Bana kalırsa mutlu olduğunu sanan ama kesinlikle içinde büyük bir boşlukla yaşayan o kişiyi anlatıyor. Rahat olmak, dert sahibi olmamak mutlu olmak demek değil, bunu okuyoruz. Ben bir çırpıda okudum, kitapta kendimi o kadar çok buldum ki... Umarım herkes bir gün o olağanüstü geceyi yaşar, gerçekten yaşadım demek için. Sonuna kadar tavsiye ediyorum.
Reklam
2
293
2.927 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42