Olağanüstü BuluşlarFrank Ashall

·
Okunma
·
Beğeni
·
344
Gösterim
Adı:
Olağanüstü Buluşlar
Baskı tarihi:
Mart 2006
Sayfa sayısı:
285
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754033595
Çeviri:
Gülgün Selamoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tübitak Yayınları
Doğanın işleyişi hakkında toplumu eğitmenin bilim adamlarının görevlerinden biri olduğunu düşünen Frank Ashall Olağanüstü Buluşlar’da dönemlerinde insanoğlunun dünyaya bakışını değiştiren buluşlardan bazılarının nasıl yapıldığını, temel bilimsel araştırmaların insanlığa sağladığı yararları sade bir dille anlatıyor.

Okuyucuyu bilim adamlarının ve kimi zaman tesadüf öğesi de içeren buluşların dünyasında bir yolculuğa çıkaran kitap, artık hayatımızın ufak birer ayrıntısı haline gelmiş pek çok gelişmenin aslında nasıl bilim adamlarının inatla işlerine sarılmaları, "tesadüfleri" değerlendirebilmeleri sayesinde ortaya çıktığını bize gösteriyor.
Bilim tarihi ile ilgili kitaplar okumayı seviyorum. Bu kitapta onlardan birisi. Kitapta magnet'in Manisa'dan geldiği, aşılama yönteminin Batıya Osmanlı'dan geçtiğini okuduktan sonra astım bayrakları :) Kitap sıkmıyor.
Mikroplardan Einstein'e ,Einstein'den büyük patlamaya,DNA sarmalına kadar bir çok farklı alandaki buluşları barındırıyor.Anlatımı basit sade vatandaşa uygun bilim tarihi.Ben çok beğendim yeni şeyler öğrendim,sadece bilim severlere değil herkese tavsiye ederim.
Röntgen X ışınlarını ilk açıkladığında, bu yepyeni ve biraz esrarengiz ışınım, kamuoyu ve basın tarafından büyük bir dehşetle karşılandı ve yanlış anlaşıldı: Londra'da bir iç çamaşırı üreticisi X ışını geçirmeyen iç çamaşırları ürettiğini duyurdu.
19. yüzyılda çoğu biyolog bir bireyin kalıtsal özelliklerinin kendisine ebeveynlerinden kan ve başka sıvılar aracılığıyla aktarıldığını düşünüyordu. Bugün de kullanılan "asil kan" ve "kan bağı" gibi terimler de buradan geliyor.
Matematiğin geliştirilip kusursuzlaştırılması, ulusun refahıyla yakından ilintilidir.
Frank Ashall
Sayfa 18 - Napoléon Bonaporte
On altıncı yüzyıl gibi geç bir tarihte, ünlü kimyacı Jan Baptista van Helmont ( 1579-1644), açık bir kutuya bir parça buğday veya peynirle birlikte yerleştirilmiş kirli çarşaflardan kendiliğinden fare türetilebileceğini kanıtladığını iddia etti.
Karbon 14'le tarihleme yöntemi şu ilkeye dayanır: Canlı organizmalar dokularındaki büyük miktarda sıradan, radyoaktif olmayan karbona (karbon- 12) ek olarak, az ama yine de ölçülebilir miktarda, kendiliğinden radyoaktif karbon da (karbon- 14) biriktirirler. Bütün canlılardaki karbonun esas kaynağı ise atmosferdeki karbon dioksittir. Atmosferde bulunan karbon dioksitteki karbon- l2'nin karbon- 14'e oranı temelde hep sabit kalır. Her karbon-14 atomu sonunda mutlaka bozunup radyoaktivitesini kaybettiği halde, havadaki bir kısım azotun kozmik ışınların ürettiği nötronlarca bombardımana tutularak karbon-14'e dönüştürüldüğü nükleer tepkimeler sayesinde, atmosferdeki karbon-14 atomları bir yandan da sürekli yenilenirler. Canlı organizmalar öldükten sonra artık atmosferden yeni karbon dioksit soğurmazlar. Dolayısıyla bir hayvan, bitki veya bakteri ölüsündeki karbon- 14 bozunarak yıllar içinde giderek azalırken, radyoaktif olmayan karbon- l2'nin miktarı organizmanın öldüğü tarihte olduğu gibi kalır. Başka bir deyişle, organizmanın ölümünü izleyen zaman dilimi uzadıkça karbon l4'ün karbon- 12'ye oranı düşer. Karbon-14 düzeyinin yarıya düşebilmesi için gereken zamanın beş bin yedi yüz otuz yıl olduğu biliniyor. Yani karbon-l4'ün karbon-12'ye oranı beş bin yedi yüz otuz yılda başlangıçtaki (ölüm anındaki) değerinin yarısına iniyor. Ölü bir organizmadaki karbon-14'ün karbon-12'ye oranı belirlenerek ölüm tarihi yaklaşık olarak hesaplanabiliyor. Karbon-14'le tarihleme yöntemi arkeolojide ve jeolojide yaygın olarak kullanılmaktadır. Ahşap, odun kömürü, bez, kemik, kabuk, hayvan ve bitki dokuları gibi bir zamanlar canlı olan herhangi bir maddeye bu yöntem uygulanabilir. Tarih öncesi insan yerleşimleri, Mısır gömütleri, jeolojik kayaç katmanları, tarihsel, arkeolojik ve jeolojik önem taşıyan daha birçok örnek için tarih ve yaş tespiti yapılabilir.
"Genel göreliliğin böylece doğrulandığı kendisine bir telgrafla haber verildiğinde sükunetini hiç bozmamıştı.O anda yanında bulunan öğrencilerinden biri olayın ne kadar heyecan verici olduğuna dair bir yorum yapınca,Einstein neredeyse duygusuzca karşılık vererek 'Ama kuramın doğru olduğunu ben zaten biliyordum ' demişti.Sonuçlar kuramıyla çelişkili çıkmış olsaydı ne düşüneceği sorusunu ise 'O zaman sevgili Tanrı adına üzülürdüm,çünkü kuram doğru' diye yanıtlamıştı."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Olağanüstü Buluşlar
Baskı tarihi:
Mart 2006
Sayfa sayısı:
285
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754033595
Çeviri:
Gülgün Selamoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tübitak Yayınları
Doğanın işleyişi hakkında toplumu eğitmenin bilim adamlarının görevlerinden biri olduğunu düşünen Frank Ashall Olağanüstü Buluşlar’da dönemlerinde insanoğlunun dünyaya bakışını değiştiren buluşlardan bazılarının nasıl yapıldığını, temel bilimsel araştırmaların insanlığa sağladığı yararları sade bir dille anlatıyor.

Okuyucuyu bilim adamlarının ve kimi zaman tesadüf öğesi de içeren buluşların dünyasında bir yolculuğa çıkaran kitap, artık hayatımızın ufak birer ayrıntısı haline gelmiş pek çok gelişmenin aslında nasıl bilim adamlarının inatla işlerine sarılmaları, "tesadüfleri" değerlendirebilmeleri sayesinde ortaya çıktığını bize gösteriyor.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Sena Karadaş
  • Bibliyoman
  • Halil İbrahim
  • Cihat Özgüncü
  • Ali Ünal
  • Burak Akgün

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0