Olduğu Kadar Güzeldik

8,5/10  (55 Oy) · 
143 okunma  · 
46 beğeni  · 
1.483 gösterim
Meydandaki çay bahçelerinden birine oturmak geldi içimden sonra. Çünkü Erdek bir kitap olsaydı, bu çay bahçeleri ilk cümlesi olurdu onun. Gelindi mi oturulmalıydı. Bir çay, birkaç sigarayla, kıyıda kayığında ağ onaran, çapari kösteği hazırlayan balıkçıları seyretmek, bir tost isteyip, bacaklarıma sırnaşan kedilere atmak, yakın masalarda konuşulanları dinlemek, birini bekliyormuş gibi ikide bir saate bakmak iyi gelebilirdi. Gelmeliydi en azından. Yine yaz akşamları. Yaralı tekneler, küflü sesler. Erdek'te çay bahçeleri, bıkkın orkestra, tatsız garsonlar. Ezine, Susurluk, Bandırma, burası Ankara, orası Samsun! Yalandan bayılanlar, bilmezden gelinenler, kaybolan dayılar.... Uykusunda ağlayan adamlar, pişmanlar, yorgunlar. Para için mırın kırın, laf dokunduran konuşmalar. Nerede bu Türkan Şoray?

Mahir Ünsal Eriş, sokaktan gelen gürültüyü, bangır bangır Yıldız Tilbe dinleyen evleri resmediyor. Bi gevezeleşip bi susanları, iyi olalım be ne olur diyenleri, helallik isteyenleri anlatıyor.
Olduğu Kadar Güzeldik, gazoza doğru çocuklaşan hikâyelerle
çağlıyor, zamana dokunuyor. Eriş, hüzünlü mağlupların iyimser
yazarı olmaya devam ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789750511974
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Kübra 
23 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitaba yorum yapmak için bitirmeyi bekleyemedim! 6 hikayesini okudum ve derhal herkesi bu kitaptan haberdar etmeliyim dedim. Bir kitap bu kadar akıcı, samimi ve bizden olur mu yahu? O kadar çok sevdim ki gıdım gıdım okuyorum, ama sona 2 hikaye kaldı :(
Sanki Yeşilçam'dan sahneler, sanki Adile Naşit'le Münir Özkul film çekmişler tadında. O kadar hoş. Yanına çekirdek falan alın böyle samimi samimi, sevimli sevimli okuyun. -İçinde geçen küfürler bile çok yakışmış bu kitaba :D-

Muzaffer Akar 
05 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Öykü, deneme tarzı mükemmel bir kitap, bence yazar gelecek vaad ediyor. "Benim adım Feridun" öyküsü özellikle çok güzel, diğer hikayelerin de hepsi bizden, yaşadıklarımız hissettiklerimizden. Bu kitabı okurken sürekli aklıma "Hüzün-baz" kelimesi geldi, hüzünle oynayan! Edebiyat severlere özellikle tavsiye ederim.

Evvet gelelim incelemesine..
1000Kitap'ta karşıma çıkan, almayı düşündüğüm bir kitaptı yazarı tanımıyor idim daha önce. Tek nefeste okunabilecek 7 hikayeden oluşuyor ''Olduğu kadar güzeldik'',124 sayfa. Kitabı aldığım gibi kitap ismini alan hikayeden başlamak istemiştim ama bu isimli bir hikayesi olmadığını anlamam geç oldu :) Gerçekten çok samimi bir dille ailelerimizde yaşanılan olaylardaki hissettirdiği duyguyu o kadar iyi anlatmış ki ben yazara Duygu Betimleyicisi ismini verdim. Öykülerin çoğuna hüzün hakim ama tebessüm ettirdiği bir hikaye de var ki o da ''Dayımın Avrupa'ya kaçırılışı''dır :) Beni en çok etkileyen ise son 7. ''Stoper'' hikayesidir babanın yaşadığı ve çevreye verdiği ''Kendini kapatma, set çekme'' etkisi, insanı çok yaralıyor.
Son olarak açıkçası ilk başlarda okuduğumdaki argo, biraz da küfür dilinden hoşlanmamıştım ve ayrıca tabiri caizse bana uzak, kendi mahallemden olmayan bir yazar olmasına rağmen sevebildim sanırım.
Edebiyat severler, 90lar esintisi isteyenler eminim sevecekler. Ama ben daha önemsediğim öğretici, didaktik bir tarafı da yok diyebilirim kendi adıma, karar sizin :)

Asude 
25 Tem 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Hem yazarın yükselen popülaritesinden, hem de kitaba ait bir alıntıda Erdek'ten bahsedildiğini gördüğümden dolayı aldım, okumaya başladım ve bir baktım ki kitap bitmiş. :) Hikayelerde geçen yerlerde bolca anısı olan biri olarak, yazarın oraların atmosferini başarılı bir şekilde yansıttığını söyleyebilirim. Bunun dışında favori öykülerim, Benim Adım Feridun, İşe Çıkılacak Gün ve Stoper oldu. Yer yer hüzünlendiren, bazen de müthiş eğlendiren 8 hikayeden oluşan bu kitabı, keyifli birkaç saat geçirmek isteyen herkese, özellikle de uzun yolculuklarda ve ya deniz kenarında okuyacak kitap arayanlara önerebilirim.

Neslihan Sürmeli 
05 May 18:01 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Yazarın öyle içten, öyle bizden bir anlatımı var ki okurken kendinden bir şeyler bulmamak mümkün değil. Her hikaye birbirinden güzel ancak sanırım 'benim adım Feridun' içlerinde en özeli. Aşk acısı ve yalnızlık daha iyi anlatılamazdı. Bir an önce alın bir solukta okuyuverin :)

Sadettin TANIK 
06 Nis 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · 7/10 puan

Mahir Ünsal Eriş kalemi insanı sürükleyen, yormayan, her biri içten, sıcak, samimi hikayeler. Okurken sanki siz de o insanlardan biriymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Kitap sizi hikayelere ortak ediyor sanki. Çok keyif alarak okuduğum bir kitaptı. 

melda 
07 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitap beni kapağından vurdu. Sarımtrak, buram buram nostalji kokan o sıcak kapağından...Sayfalarında kaybolurken de ambalajın beni aldatmadığını tam tersine kapaktaki samimiyetin dizelere fazlasıyla yansıdığını gördüm.

Ahmet Ceran 
29 Nis 01:55 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Kişisel kitap okuma defterimden: Eyvah yazmayı unuttum! O kadar apar topar ve kısa zamanda okudum ki kitap hakkında bir şeyler yazmak 1 ay sonra aklıma geldi. Her neyse. Mahir'in kısa öykülerden oluşan kitabı. Çok değişik bir adam bu Mahir, okuldan arkadaşım gibi, öylesine samimi, öylesine içten, öylesine içli... "Bu kitap annemle babam aferin oğluma desin diye yazıldı" yazıyor kitapta, daha nasıl samimi olsun. Ayrıca da Ege'yi, Balıkesir'i sevdirme kitabı bir nevi. Hatta hiç gitmeden özletme kitabı. Ve hatta bazen o kadar duygusal bir kitap ki, "Ne yaptın be Mahir" dedirtip derin bir iç çektiriyor insana. Okunur bu Mahir, sohbet eder gibi, karşına alıp dinler gibi, dertleşir gibi...

sibel murat 
26 Kas 2014 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İlk ismi dikkatimi çekti. Sonra sık sık karşıma çıktı. İsmini Yıldız Tilbe'nin bir tweetinden almış. Gündelik yaşamdan alınmış, samimi bir dille yazılmış sekiz hikayenin yer aldığı kitabın yazarı Sait Faik Hikaye Ödülü sahibi. 'Benim Adım Feridun' ve 'Stoper' favori öykülerim. Yolculuk sırasında uzayıp giden yolda kah güldürdü, kah içimi burktu. Bir pazar gününün keyfine de yakışabilir elbette. Keyifli okumalar.

şule uzundere 
11 Kas 2015 · Kitabı okudu · 15 günde · 8/10 puan

Öykü sevmeyen ben kitabı severek ve beğenerek okudum. Zaten kitap 2014 Sait Faik Öykü Ödülü’nü kazanmış. Özellikle öykü türünü okumaktan hoşlananlar bu kitabı kaçırmasın. Diğer okuyucular da kitabı severek okuyabilirler.

Kitapta “Benim Adım Feridun” diye bir öykü var. Hayatımda okuduğum en iyi 3 öyküden biri diyebilirim. Özellikle aşk acısını o kadar iyi anlatmış ki... Çok etkilendim.

2 /

Kitaptan 53 Alıntı

Kübra 
26 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Belki de insanlar hakikaten böyle deliriyorlardır. Bir şeyi kafaya takıp onunla zihninin içine küçük bir delik açıyor, sonra kurcalaya kurcalaya o deliği bütün bir aklı yutacak kadar büyütüyordur.

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 116)Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 116)
sibel murat 
25 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Kimseyi istemiyorsun yanında, ama durup durup da yalnızlıktan şikayet edesin geliyor. Bir şeyden şikayet edebilmek için bile insan lazım. Öyle hileli bir şey bu."

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal ErişOlduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş
Muzaffer Akar 
02 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Çayı içtim, bir çaya iki sigara bağladım. Sonra bir çay daha...Nereye gidersen git, aklını da, cesedini de yanında taşıyorsun. Kendini birine emanet edip, fırsattır deyip tüymedikçe bu alevli azaptan kurtulmanın yolu yok. Ölesiye bu canın içindesin çünkü.

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 24)Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 24)
sibel murat 
25 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Tıraş olmak ne garip şey, her seferinde altından gençliğin çıkacak gibi kendi yüzünü kazıyorsun, fakat yine, biraz daha yaşlanmış halin kalıyor eline. Aynadan bakıyor sana öyle geçkin, yorgun..."

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal ErişOlduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş
yasemin 
26 Kas 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir de yalnızlık var, onu da hesaba katmak lazım. İlk başlarda onsuzluk sanıyorsun bunu ama değil, basbayağı yalnızlık işte. Aynalarda kendini görmekten sıkılacak kadar yalnızlık, yatağa yattığında kendi kokunu duymaktan öğürecek kadar... Kimseyi istemiyorsun yanında, ama durup durup da yalnızlıktan şikayet edesin geliyor. Bir şeyden şikayet edebilmek için bile insan lazım. Öyle hileli bir şey bu. İstiyorsun ki hep senin terk edilişinden bahsetsinler, hep seni yalnız bırakana lanetler okusunlar topluca, 'Sen de ne çok severmişsin be kardeşim' desinler, "Hak etmiyor, kızgın alevlere gelsin inşallah; sen hiç üzme kendini!' deyip hep sırtını sıvazlasınlar. Olmuyor ama. Bir dinliyorlar, iki dinliyorlar. Sonra bir bakıyorsun, sen anlatırken onlar telefonlarıyla oynuyorlar, saatlerine bakıyorlar, sigara paketinin naylonundan çiçekler yapmaya uğraşıyorlar. Senin de içinden gelmiyor işte ondan sonra, kendi kendine kalıyorsun. 'Hay ben böyle aşkın ıstırabını!' deyip kalaylayamıyorsun çünkü, aşk da senin ıstırap da. Ondan sonrası aynada kendi yüzün, yatakta kendi kokun, evin içinde şikayet bile edemeyeceğin, kendi dağınıklığın."

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal ErişOlduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş

Ama Bandırma'da doğdum, burda büyüdüm, okumaya çıkana kadar. Yürümeyi de, koşmayı da düşmeyi de burda öğrendim. Ama kalkmayı öğrenmek için Bandırma'dan ayrılmam gerekti. Ananın babanın kucağındayken öyle tepe taklak düşülemiyordu.

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal ErişOlduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş
elif 
27 May 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

....tanımıştı. Anlatırlardı hep, tanırlarmış öğretmenler, diye söylerlerdi. Gözlerinden tanırmış en çok, ama bir yerden, bir hareketinden, bir şeyinden çıkarırlarmış işte.

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 80)Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 80)
Buket 
04 Eyl 2016 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi · 7/10 puan

Sen yokken, yani sen evde aşk acısıyla, bittikçe alt üst edilen bir kum saati gibi damla damla tükenirken, bu insanların hepsi yaşamaya devam ediyorlar. Elektrik faturası yatırıyorlar, sinemalara gidiyorlar, araç muayenesi yaptırıyorlar, arabalara, dolmuşlara, teknelere, trenlere biniyorlar, konuşuyorlar, gülüyorlar, kavga ediyorlar... Bir sen yoksun içlerinde ve bunun farkında bile olmuyorlar. Seni bu hale koyan bile onların arasında dolaşıyor, yaşıyor, ediyor. ama sen evde oturmuş dünya durdu sanıyorsun. "Ben çok yoruldum, biraz ara verelim mi?" dediğinde onlarda mola verdi sanıyorsun. Öyle olmuyor ama.

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal ErişOlduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş
Yasemin 
20 Nis 14:02 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Yavrumun yavrusu" derdi bana; "karabiberim, badem şekerim" diye severdi

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 12)Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 12)