Öldüren Sır; Garih (Sıradışı Bir Musevinin Portresi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
382
Gösterim
Adı:
Öldüren Sır; Garih
Alt başlık:
Sıradışı Bir Musevinin Portresi
Baskı tarihi:
Kasım 2001
Sayfa sayısı:
178
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756920046
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bakış Yayınları
Üzeyir Garih, mensup olduğu aile, etnik/dini kökeni, iş hayatı, yaşam tarzı, farklı kişiliği, uluslararası ilişkileri ve ilişkileri ve ilginç yorumlarıyla, alışagelen Musevi tipinin dışında kalan bir isim. Garih Mason'du, Lotaryan'dı. Dünya Yahudi Lobisi'nin önemli isimlerinden biriydi. Kendi ifadesiyle muhafazakar ve Allah'a inanan bir mü'mindi...

Gazeteci-Yazar Abdullah Muradoğlu, Garih'in labirentinde yer alan olaylara ve kişilere ilişkin önemli bilgiler veriyor. Kitapta resmi tarihin dışında kalan toplumsal tarihimize ait pek çok gerçekle yüzyüze geliyorsunuz. Garih'in 71 yıllık hayatından önemli anekdotların yer aldığı kitapta, 1940'larda zor günler yaşayan Musevilere kucak açan bir tarikat hakkında ilginç bilgiler veriliyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Garih konuşmasında Türkiye’nin enerji politikaları üzerinde duruyor, öte yandan da güncel bir konu olan AK-Parti ve Recep Tayyip Erdoğan hakkında bazı yorumlarda bulunuyordu. O günlerde Erdoğan’ın 7-8 yıl önce yaptığı bir konuşmanın video kasetleri yayımlanıyordu. Bazı gazeteler ve televizyonlarda kaset, Erdoğan’ın değişmediğini gösteren bir kanıt olarak sunuluyordu. Garih konuşmasından Genelkurmay Bşk. Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun Baku ziyareti, Türkiye’nin Orta Asya atağı ve son İran gerginliği ile ilgili bir soru üzerine, Hazar denizinin dünyada büyük enerji rezervleri bulunan ve üzerinde hukuki tartışmalar olan bir yer olduğunu kaydederek şunları söylemişti:

“Tabii Türkiye’nin de burada büyük çıkarları var. Türkiye’nin alacağı Türkmen gazı projesi bir yere bırakılsa bile Türkiye burada büyük bir aktör ve Azerbaycan’a destek veriyor. İran da Türk men gazını kendi ülkesi üzerinden geçmesini istiyor. İran’ın da bu büyük bir projesi. Tabii ki’gazın milliyeti yoktur. Boru hatları hemen hemen hazır. Hazar denizinde aslında zenginliklerin paylaşımı kavgası var.

İran için Türkiye Batıya açılan bir kapıdır. Gösteri yapan uçakların Türkiye tarafından bir gözdağı, düşmanlık olarak algılanmaması gerekir. Eğer algılanıyorsa da onların bir kötü niyeti var demek ki.

İran’ın kendi içinde problemleri var. Bunu mu unutturmak mı istiyor bilmiyorum. Aslında burada bir saman alevi var. Bu alev de Kıvrıkoğlu’nun Türkiye’ye dönüşü ile sönecektir. Neticede Baku-Ceyhan Boru Hattı 2005’de devreye girecek ve Türkiye’ye zenginlik getirecek.

AK Parti ile ilgili TV’lerde görüntüler ortaya çıktı. İnsanlar zamanla değişebilir. Eski düşünceyle yeni düşünce arasında Türkiye’de de bazı değişiklikler oldu. İnsanların düşünceleri günün şartlarına göre değişebilir. Ben gençliğinde çok koyu komünist olanların sonra çok koyu kapitalist olduklarını gördüm. Bir zamanlar dine, şeriate uygun devlet kurmak isteyenler bunun mümkün olmadığını görüp fikir değiştirmiş olabilirler. Değişmemişse de iyi olmaz diye düşünüyorum. Ben 1978’de İKV’de görev yapıyordum. O zamanki iktidarda bulunan Ecevit ile Erbakan’a Yunanistan ile beraber bizim müracaatta bulunmamız gerektiğini söylemiştim. Onlar kabul etmemişlerdi. Ama bugün durum ortada. Biz bugün, demokrasi, globalleşme diyoruz. Zihniyet değişmiştir diye ümit etmekteyim”

TV 8’de yaptığı konuşma, Garih’in kamuoyu önünde yaptığı son konuşma oldu.
Tarih kendini kusuyor

Garih Cinayeti sosyologlara, ilahiyatçılara, psikologlara, siyaset-bilimcilere ve tarihçilere araştırılması gereken pek çok bakir alan gösteriyor. Tarihin, bize ‘okutulanlardan’ ibaret olmadığını biliyorduk, ama bu kadarını da beklemiyorduk. Tarihin de bir sabrı var; günü geliyor, kendini bir biçimde kusuyor. Tarihi sadece resmi kaynaklardan okumanın yeterli olmadığını anlamak için Üzeyir Garih ya da bir başka insanın umulmadık yerlerde umulmadık şekilde ölmesini beklemek yerine, Türkiye’nin gizli tarihine el atmak daha doğru olmaz mı? Belki de toplumsal kurtuluşun formülü oradadır.

Toplumlar ya da bireyler -hoşumuza gitmese bile- kendi tarihlerini iyi okudukları takdirde hem bugünü doğru yorumlayacak hem de geleceğe daha sağlam adımlarla yürüyebilecekler. Dünde ne varsa bugünde de o var; çirkinlikler de güzellikler de, kötülükler de iyilikler de, düşmanlıklar da dostluklar da.. Üzeyir Garih Cinayeti’nin öğrettiği en iyi gerçek şu, “tarihimizden korkmayalım”, çünkü o bize ait.

Abdulah Muradoğlu

Ekim 2001

İstanbul
Eyüp’te ne arıyordu?

Ertesi gün herkes bu sorunun cevabını arıyordu. Musevi bir iş adamı Eyüp Mezarhğı’nda ne arıyordu? Alışılmadık, beklenmedik bir ölümdü; belki dünyada bir başka benzeri de yoktu. Üzeyir Garih’in seveni çoktu, doğal olarak düşmanı da. Ölüm tehditleri aldığı bilinen Garih, korumasız olarak neden Eyüp Mezarlığı’na gitmişti? Polis, Garih’in ,şoförünün izinli olduğunu ve mezarlığa muhtemelen yalnız gelmiş olabileceğini açıkladı. Öte yandan gazetelerde yer alan iddialara göre, Garih kaçırıldıktan sonra öldürülerek Fevzi Çakmak’ın mezarının yanına bırakılmıştı. Ya da kaçırılıp mezarlığa getirilerek orada infaz edilmişti. Çakmak hem Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları arasında olmakla Türk bağımsızlığını simgeliyor hem de dindar kişiliğiyle halkın saygı duyduğu tarihi bir kişilikti. 1950 Nisan’ındaki vefatında hükümetin milli yas ilan etmemesi üzerine dindarların başı çektiği kalabalıklar, cenazeyi omuzlarına alarak Eyüp Mezarlığı’na kadar taşımışlardı. Bu olay, kemalist çevreler tarafından irticanın gövde gösterisi olarak yorumlanmıştı. Çakmak’in ölümünden bir ay sonra yapılan gelen seçimlerde Demokrat Parti, CHP’ye fark atarak iktidara gelmişti. Kimi yorumlara göre Çakmak’ın vefatına gösterilen vefasızlık Cumhuriyet Halk Partisi’nin sonunu getirmişti.
Turancı Musevi kim?

Üzeyir Garih, önce İttihat ve Terakki’yi, daha sonra da Kuvayı Milliyecileri destekleyen, Ziya Gökalp’in yakın arkadaşı Moiz Kohen’in çizgisinin genel eğilimlerini yansıtan bir isim.
1933’de Nazilerin iktidara gelmesinden sonra Almanya’dan Türkiye’ye kaçan musevi bilim adamlarından İstanbul Dişçilik Bölümünü kuran Dr.
Kantaroviç, Garih Merin sık sık konuğu oluyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Öldüren Sır; Garih
Alt başlık:
Sıradışı Bir Musevinin Portresi
Baskı tarihi:
Kasım 2001
Sayfa sayısı:
178
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756920046
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bakış Yayınları
Üzeyir Garih, mensup olduğu aile, etnik/dini kökeni, iş hayatı, yaşam tarzı, farklı kişiliği, uluslararası ilişkileri ve ilişkileri ve ilginç yorumlarıyla, alışagelen Musevi tipinin dışında kalan bir isim. Garih Mason'du, Lotaryan'dı. Dünya Yahudi Lobisi'nin önemli isimlerinden biriydi. Kendi ifadesiyle muhafazakar ve Allah'a inanan bir mü'mindi...

Gazeteci-Yazar Abdullah Muradoğlu, Garih'in labirentinde yer alan olaylara ve kişilere ilişkin önemli bilgiler veriyor. Kitapta resmi tarihin dışında kalan toplumsal tarihimize ait pek çok gerçekle yüzyüze geliyorsunuz. Garih'in 71 yıllık hayatından önemli anekdotların yer aldığı kitapta, 1940'larda zor günler yaşayan Musevilere kucak açan bir tarikat hakkında ilginç bilgiler veriliyor.

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • SelKo
  • ﷼Gölge..ོ.IŞIKOĞLU..ོོོོོོم
  • JE T'AİME '92
  • yasin serbes
  • Erdem YILDIRIM
  • Mtlp AYDGMS
  • Hakan
  • Moiz Efendi
  • Ünsal güler
  • İbrahim Okumuş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%14.3 (1)
8
%28.6 (2)
7
%28.6 (2)
6
%14.3 (1)
5
%0
4
%14.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0