Adı:
Ölene Dek Beraberiz
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
380
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050952803
Kitabın türü:
Çeviri:
Asena Çakmak Özdemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dex Yayınları
“Bana o gelinliği giydirip, gözümü bağlayarak dışarı çıkardığında biliyordum… Buraya kadardı işte. Ölecektim… Ağladı, Cole. Dışarıda yanımda yürürken ağlıyordu. Hıçkırıyordu… Ben de… Ona yalvardım, yakardım… Öleceğimi biliyordum ve ölmek istemiyordum.”

Damat lakaplı seri katilin elinden kurtulabilen tek kadın olan Sasha, on yıl önce kaçarcasına terk ettiği küçük kasabasına geri dönmeye karar verir. Ancak eski hayatını yeniden kurmak düşündüğü kadar kolay olmayacaktır. Annesinin işlettiği otele adımını attığı andan itibaren kâbus yeniden başlar. Kasabada ardı ardına kadınlar kaçırılıp öldürülür. Üstelik tüm cinayetler Sasha ile bağlantılıdır. Onun elindeyse yalnızca, yıllar önce ardında bıraktığı aşkı Cole vardır.
Jennifer L. Armentrout'un klasikleşmiş genç-aşk romanlarından sonra gizem ve cinayet konulu yeni kitabı değişik bir deneyim oldu. Tabii ki yazarımız, bu gizemli olay döngüsünün arasına, kitaplarının olmassa olmazı uzun boylu, renkli gözlü ve koyu renk saçlı yakışıklı erkek karakterimizle (Cole) , kitabın ana karakteri kısa boylu kahverengi gözlü, kıvrımlı kızımızı (Sasha) ve güzel bir aşk hikayesini araya sıkıştırmayı unutmamış. (Çıkardığı tüm serilerinde ana karakterlerin birbirine fiziksel olarak gösterdiği benzerlikler belki bazılarını sıksa da, her kitapta bu uzun boylu yakışıklı dalyanlarla karşılaşmak benim için hiiiç sorun değil :) ^^
Kitap yazarın her kitabında olduğu gibi hızlı ilerleyen, akıcı bir dille yazılmış, karakterler arasında geçen konuşmalarla zaman zaman yüzünüzde bir sırıtmaya sebep olan bir hikaye. (Bu arada ardarda Armentrout'un farklı zamanlarda yazılmış kitaplarını okuyunca yazarın bazı cümleleri farklı serilerlerinde birebir kullanmış olduğunu gördüm (bkz. Ölene Dek Beraberiz'deki "Dance Moms" göndermesi, yazarın Lanetli serisinden "Paramparça" kitabında birebir aynı cümle kullanılarak yazılmış.. Tembellik etmeyip yeni cümleler mi yazsan acaba Jennifer?? DEX Plus yayınlarından çıkan bu kitap yayınevinin daha önceden birkaç kitabını okuduysanız kocaman PLUS yazısından anlayacağınız şekilde erotik kısımlar içeriyor. Bu bir problem mi? Hayırr..... Gelgelim, bu kitap çok çok sevdiğim yazarın, şu ana kadar okuduğum en sevmediğim kitabı oldu. 400 sayfalık kitabın ilk 100 sayfasında birazcık nöronunuz varsa Damat'ın kim olduğunu anlayabiliyorsunuz, sizi merakta bırakan şey Damat'ın kim olduğu değil, "neden-nasıl" bunları yaptığı. Benim gibi özellikle böyle okuduğu cinayet-gizem kitaplarının kendisini merakta bırakmasını isteyen okurlar için kitabın kurgusu çok zayıf ve öngörülebilirdi. Diğer kitaplarına göre ise ana karakterlerimizin arasındaki aşk bana çok çok yapay geldi *spoiler* (10 yıl geçtikten sonra, ilk günkü gibi aynı şeyleri hissetmek mümkün müdür?) Gerçi uzun yıllar boyunca fantastik aşk romanları yazan bir yazarı ilk cinayet kurgusu için eleştirmek çok adil değil sanırım. Sizi çok etkilemeyecek ve aklınızda yer etmeyecek bir kitap olsa da, zaman kaybı olarak görmeyin ve eğer ilk kez bu yazarı okuyorsanız, Jennifer L. Armentrout'u bu kitapla yargılamayıp diğer serilerini okumaya koşun! E hadi!
Raflarda yeterki yeni bir kitabını göreyim, o kitabın konusu ne olursa olsun almama engel değil. Çünkü biliyorum akıcı bir dil, güzel bir romanla yine karşımızda olduğunu, en sevdiğim yazarlardan biridir kendisi, eğer hâlâ bu yazarı tanımayıp kitaplarını okumayan varsa çok şey kaybediyordur. Pişman olmaz ve severek okursunuz, tavsiyemdir ;)
Havalardan midir nedir kitap elimde bayağı bir süründü :/ Ölene Dek Beraberiz, yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Dili akıcı, olaylar çok uzatilmadan anlatılmıştı. Sasha,on yıl önce Damat lakaplı bir seri katilin elinden şansının da yaver gitmesiyle kurtuluyor ve ardından yaşadığı şehri terk ediyor. On sene sonra geri döndüğündeyse geçmişi bir anda hortlayiveriyor, cinayetler yeniden işlenmeye başlıyor. Kitabın sonuna kadar açıkçası bir iki kişi tahminim oldu. Yazarın asıl katili belli etmemesi güzeldi. Ama karakterler arasında ki duygu yoğunluğu için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. On sene önce kaçırılıp, işkence gördükten sonra kasabayı terk eden kızımızın o zaman ki sevgilisi olan Cole'e dair hislerinin hiç değişmemiş olması ve başına gelenleri bu kadar ne bileyim oluruna birak şekilde işlemesi bana hiç inandırıcı gelmedi. Tüm bunların haricinde kitap iyiydi. Limetime'da ki I survived programını seviyorsanız bu kitabı da sevebilirsiniz.
Kadının ismini görmem bile kitaplarını alıp okumam için yeterli bir neden bence. Genelde fantastik ve romantik türde kitaplarını okumuş ve sevmiştim. Şimdi ise polisiye türü ile karşımızda daha doğrusu avuçlarımın arasında ve yine en az diğer kitapları kadar harikaydı.
On yıl önce Damat lakaplı bir seri katilin elinden kurtulan tek kadın olan Sasha’nın terk ettiği kasabasına geri dönmesiyle birlikte tekrar kadınlar kaçırılıp öldürülmeye başlaması bir olur. Ve her bir cinayette Sasha ile bağlantılıdır. Ama her şeye rağmen yıllar önce terk edip bıraktığı aşkı Cole’un yanında olması ise o kadar kötü olayın içinde iyi kalan bir şeydir. Cinayetlerin arkasındaki gizem gitgide daha da ilginçleşmesi ve Cole ile Sasha’nın aşkını okumak güzeldi. Kitabı okuyan herkes gibi ben de Cole’a hayran oldum. Severek okuduğum bir kitap oldu. Tabi yine de yazarın fantastik türde yazdığı kitapların yeri apayrı (Hala Titan serisinin dördüncü kitabı beklenmektedir, umarım çevirisi için çok beklemeyiz).
Ölümün iki türlüsü vardı. Asıl ölüm, tıpkı bu zavallı kadının yaşadığı gibi, bedenin, ruhunun, her şeyinin gittiği tür ölümdü. Bir de ikinci tür bir ölüm vardı, ruhunun çıkıp gittiği ama bedeninin devam ettiği, bir zamanlar yarattığın kabuk içinde sadece varlığını sürdürdüğün türden bir ölüm.
“Hayır canım, konuşacağız ama biraz bekleyecek. Tabii sen bu arada sinirlenip bana mantıksız davrandığımı söyleyebilirsin ya da ne bileyim bunu neden yaptığımla ilgili dilediğin kadar çılgınca nedenler öne sürebilirsin ama ben bir yere gitmiyorum. Seni bir daha bırakıp gitmemin,” dedi Cole gözleri ateşler saçarak, “hiçbir şekilde imkanı yok.”
Nefes alırken, burnumda hastanenin temizlik malzemeleri ve hastalık karışımı o acımsı, garip kokusunu duymayı bekledim. Ama onun yerine hiç de buraya ait olmayan temiz, limonsu bir koku çektim içime. Kalbim teklerken başımı sola çevirdim.
Ve aşık oldum.
Hemen, orada, o anda.
Aşık oldum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölene Dek Beraberiz
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
380
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050952803
Kitabın türü:
Çeviri:
Asena Çakmak Özdemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dex Yayınları
“Bana o gelinliği giydirip, gözümü bağlayarak dışarı çıkardığında biliyordum… Buraya kadardı işte. Ölecektim… Ağladı, Cole. Dışarıda yanımda yürürken ağlıyordu. Hıçkırıyordu… Ben de… Ona yalvardım, yakardım… Öleceğimi biliyordum ve ölmek istemiyordum.”

Damat lakaplı seri katilin elinden kurtulabilen tek kadın olan Sasha, on yıl önce kaçarcasına terk ettiği küçük kasabasına geri dönmeye karar verir. Ancak eski hayatını yeniden kurmak düşündüğü kadar kolay olmayacaktır. Annesinin işlettiği otele adımını attığı andan itibaren kâbus yeniden başlar. Kasabada ardı ardına kadınlar kaçırılıp öldürülür. Üstelik tüm cinayetler Sasha ile bağlantılıdır. Onun elindeyse yalnızca, yıllar önce ardında bıraktığı aşkı Cole vardır.

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Hypnos
  • Hermonie
  • Sonay deniz
  • göziizm
  • Yassmannia
  • kitapevreni
  • Hatice Başol
  • mucdem
  • Aysenur saklıca
  • Büşra Topçu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (1)
9
%11.1 (1)
8
%22.2 (2)
7
%33.3 (3)
6
%22.2 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0