Adı:
Olmak Cesareti
Sayfa sayısı:
265
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055147488
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Olmak Cesareti
Olmak Cesareti
Olmak Cesareti
Olmak cesareti, insanın maske takmadan, “mış gibi” yapmadan, kendi çıplak varoluşuyla, nerede durduğunu, nereye ait olduğunu, nasıl bir dünya tasavvur ettiğini, hiç gizlemeden, utanıp sıkılmadan gösterebilmesi demektir! Korkmadan “Hayır!” diyebilmek, boyun eğmeden dik durabilmek, tahakküme karşı durma cesaretidir.
Bize kendi aklını vasi tayin etmek isteyenlere karşı “Hayır, ben kendi aklımla mesudum, senin aklına ihtiyaç duymuyorum!” diyebilmektir.
Hakikat ve hakikilik, cesaret istiyor.
Kemal Sayar, zamanın ötesine konuştuğu yazılarıyla bize bunu hatırlatıyor.

Bir kaygı döneminden geçiyoruz, ama etrafımızda olan bitenleri, kendi içimizde olan bitenleri dikkatle izliyoruz. Böylesi dönemlerde kendi içimizdeki boşluktan aşağı bakabilmek nasıl da önem kazanıyor! Milletçe, “olmak” cesaretini göstermemiz gerekiyor.
264 syf.
Olmak Cesareti, yazarın deyimiyle zor zamanlarda yazılmış denemelerden oluşan bir kitap.
Ölümden, şehir hayatının zorluğundan, insanların hoşnutsuzluğundan, kaybedilen değerlerden, teknolojinin ve bilimin hayatımızı tehtid eden taraflarından, mistik durumlar gibi birçok konudan bahsediyor. Yer yer sıkıldım, yer yer hak verdim yazara.
Olmak Cesareti’ne uygun bir deneme bulamadım. Evet, aşikar olan problemlerimizi, düzeltmemiz gereken yönlerimizi anlatıyor lakin sadece şikayet edilmiş, hatırlatma yapılmış gibi geldi. Bizde durumlar böyle, siz olmak cesaretini göstermelisiniz hissi uyandırdı bende. Umuda dair, o cesareti göstermeye dair bir şeyler bulmak isterdim. Daha teşvik edici olmasını...
Birde çoğu denemeyi bir inanç meselesine bağlıyor yazar. Sorun sadece inançsızlıkmış izlenimi verdi bana. Öyle olduğunu düşünmüyorum. Tek sorunumuz bu olamaz.
Sanırım beklentimi yüksek tuttum. Açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Belki de ben bir şeyler alamamışımdır kitaptan...
144 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Gerçekten üslubu müthiş bir insan Kemal Sayar. Okuduğum bölüm sebebiyle de kendisinin daha birçok kitabıyla tanışacağım büyük bir zevkle.. Psikoloji, siyaset, çocukluk, ergenlik, siyaset, din, medya her şey ama her şey bu kitabın içinde var. Derste gördüğüm ve göreceğim konularla ilgili bilgileri içermesi de ayrıca hoşuma gitti. Bol bol altını çizdiğim, psikolojik danışman adaylarına, psikolojik danışmanlara ve psikologlara her zaman lazım olacak bir eser. Mutlaka dönüp tekrar okuyacağım, mutlaka!
144 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Yine çok güzel bir kitaptı. Tüm samimiyetimle söylüyorum bu yazarın kitaplarını okuyunca aynı kalamıyorsunuz. Yüreğinize dokunuyor yazdıkları..

Kemal Sayar, görüşleri bizim değerlerle çatışmayan bilakis kadim değerlerimizi bize hatırlatan, benim çok sevdiğim, üslûbunu çok beğendiğim bir yazar. Kitaplarını okurken her satırını alıntı yapmak istediğim, kalemine hayran olduğum biri... Okunup istifade edilmesi gereken bir yazar. Kişiyi ve toplumu anlamak icin o'nu okumalıyız. Kadim değerlerimizi öğrenmek için /hatırlamak için o'nu okumalıyız.

_______________________

Bu kitap birbirinden farklı gibi görünen bircok denemeden oluşsa da aslında tek bir noktaya tekabül ediyor: FARKINDALIK. Sıradan yaşantımızda etrafımızdaki olaylara bakış açımız, geçmişimiz, geleceğimiz, bağlarımız, sorumluluklarımız bize hatırlatılıyor kitapta. Ama beni en çok etkileyen savaş mağduru çocukları iyileştirmek için ve onları yeniden hayata döndürmek için kendini adayan Arşad Hüseyin oldu.
Şair, "Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda" diyor. İnanmış bir adamın nefesi değdiğinde, kapanır savaşın açtığı yaralar çocuklarda. Arşad Hüseyin bu yaraları tedavi etmek için kendini adamış biri.

Yazarın şu sözü de beni çok etkiledi:
"Bir kelebeğin kanat çırpışının Atlantik ötesinde fırtınaya yol açabildiği bir dünyada tarihi kahramanların yaptığını sanmak ne saflık! Tarih sıradan ve sorumluluk sahibi insanların yazdığı
bir kitaptır."
Evet sorumluluk sahibi her kişi tarih yazabilir. Yeter ki yaşadığımız cağın farkında olalım.

Yüreğinize dokunması dileğiyle şuurlu okumalar dilerim..
Sonsuz sevgilerimle 1K ailesi
265 syf.
Kemal Sayar 'ın doktor bakış açısıyla ele aldıgı eseri beğendim.Fakat kitabın isminin bende cağrıştırdığıyla okuduktan sonra ki çağrışım farklıydı.Özellikte bazı bilim konularına etik acışından ele alıp özgün düşüncelerini paylaşması bana kitabı ilgi cekici kıldı.
Okumaya değer bir kitap..
144 syf.
·Beğendi·9/10
Vietnam Savası 'nı çıkaranlar herhalde Down sendromlu kişiler değildi.Yeryuzu kaynaklarını tuketen ve kirletenler de herhalde zeka ozurlu insanların bulundugu bir kurumdan çıkmamıştı.Dunya genetik kusurlardan değil, ahlaki ve manevi kusurlardan muzdariptir.
144 syf.
·5 günde·10/10
Olmak Cesareti benim çok beğendiğim ve sindire sindire okumaya çalıştığım bir kitap oldu, anlatmak istedikleriyle, değindiği noktalarla gerçekten çok iyi bir kitap. Herkesin kitapta anlatılması gereken şeylere kulak vermesi gerektiğini düşünüyorum, modern zamanın yalnızlığına sıkışıp kalmış insanlığın kaybettiği değerleri vurgulayan Kemal Sayar'a kulak vermemiz gerek.

Ayrıntılı yorum için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/...8/olmakcesareti.html
265 syf.
Kitabı elime aldığımda kişisel gelişim şeklinde olduğunu düşünüyordum okuduğumda ise kitabı sınıflandıramadım.Kitabın ilk 150 sayfası beni çok etkiledi okumakta geç kaldığımı dahi düşündüm ama sona doğru genetik konusu ele alındığı için biraz sıkıcı gibiydi.
Çok farklı dallarda farklı bilgiler olması hasebiyle kitap içerik olarak doyurucu fakat konu bütünlüğü olmaması ve adıyla tam uyumlu olmaması beni şaşırttı.Kemal Sayar hocanın ilk okuduğum kitabı bu, hocamın sohbetlerinde daha etkili olduğunu düşünüyorum.
264 syf.
·6 günde·8/10
Yazarın çok farklı konularda ele aldığı denemelerinden oluşan Olmak Cesareti.. Daha kitabın ismini okurken insan düşünüyor, nedir ‘olmak cesareti’ ? Olmak cesaret mi ister? Ya da ne olmak için cesaret gerekir? Niye cesaret gerekir? Arka kapak tanıtımını okuyunca daha bir merak uyandırıyor. (Önsözde yazar kitap isminin nerden geldiğini anlatıyor.)

Olmak; kendi iradeni ele alabilmek, kendi fikirlerini savunabilmek, yazarın deyimiyle sürüden ayrılabilmek demektir. Kitapta olmak cesaretini gösterebilmiş, yine yazarın deyimiyle, büyük insanlardan hemen her denemede örnekler verilmiş.

Her bölümde insanı değişik konularda derin düşüncelere sevk eden yazar, son bölümde; birçok bilimkurgu kitaplarına ve filmlerine konu olmuş ‘genler üzerinde yapılan çalışmalar’ dan bahsetmiş. Yazarın değindiği noktalar insanın kafasında soru işaretleri oluşturuyor.

Okunup sindirilesi bir kitap..
265 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Olmak cesaret ister.
Bizler modernleşen dünyanın figüranlarıyız maalesef. Kendinizden, benliğimizden kaçmak için türlü uğraş ve çabalar veririz. Kitapta telefonu elimize aldığımızda neyden kaçıyorsun? Hangi duygudan kaçıyorsun diye kendimize sormalıyız demiş. Bence çok yerinde. Sanal alemin durumu ortada.
İnsan olarak tabii olan şeylere meylimiz var. O kadar modernleştik ki beton yığınından gökyüzünü göremez olduk.
Çok şükür Konya henüz bu şekilde değil. Ama olmayacağını garantileyemeyiz.
Doğal olmalıyız, tabiata dost olmalıyız ki biz, biz olalım mutlu olalım.

Yazarımız çok güzel ifadeler ile yaşadığımız şu zamane sıkıntılarını anlatmış. Okumak ve yaşamak duasıyla...
144 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Kuantum fiziği, kainat tasavvurunuza etki ettiği kadar ,insanlar arası ilişkilerde de yansımalarını bulacak yeni anlayışlara kapı açmaktadır. Kuantum teorisi Vahdet ı Vücud anlayışına modern zamanlardan bir dipnot olarak okunabilir. Bu iki fikri birleştirip sunması Schrodinger in Kedisi başlıklı yazısı bi harika olmuş
144 syf.
·27 günde·Beğendi·10/10
Tv ekranlarının karşısında pinekleyerek, sevmediklerimizi küfredip sevdiklerimize alkış tutarak sorumluluğumuzu yerine getirdiğimizi sanıyoruz çünkü her zaman her şeyi en iyi bilen biziz. Bizim dışımızda herkes ötekidir ve kötüdür. Beni en çok etkileyen cümleler kitapta hayatımın hep odak noktası olan güzellik kibarlık zerafetin birleşimi yani aşktan bahsedilen cumlelerdi mesela 'baksana, herkes aşksizliktan ağır ağır ölüyor. O halde biz aşk için bişeyler yapalım bugün bizden imdat isteyeni dinleyelim, bizim dilimizden konusmayani anlayamaya çalışalım. Biz aşk için yürüyelim ve yolda hep aşktan bahsedelim. '
144 syf.
·9 günde·4/10
"Herkes anladığı işi yapsa" diyemeden edemedim bu kitabı okurken.
Her psikiyatr kitap yazabilir mi?
Bu ne kadar edebi metin ne kadar makale niteliginde bir kitaptı?
Cevap hiçbiri.
Bu kitabı kitaplığımda bir yere kkoyamaım açıkcası.
Aslında ilimden faydalanarak ilerleyen kisisel gelisim ya da psikoloji kategorisindeki kitapları severdim fakat bu kitapta ne tasavvuftan ne psikolojiden yeni bir şey yok!
Kitabın sonlarına doğru bir popüler kültür kitabı okumaktan duyduğum sıkıntı zor bitirmeme hatta son sayfaları merak bile etmek istemeyip okumadan kapatmama sebep oldu.
Ülkemizin bize söylenmiş olanla gelen değil,ilmini bilmini harmanlayarak yeni nöral baglantilar olusturup ,şeklin ardındaki her iki yönden izah eden bilim adamlarına ihtiyac var.
Lutfen donanimini kullansinlar.
Halkimizi basite indirgeyip,anlatmaktan cekinmesinler.
Sonra ne mi oluyor?
Sonran şarlatanlar türüyor ,sonra bilim amatörce ilgilenenlerin iki dudagi arasindan bizlere ulasiyor.
Yazar bir psikiyatr olunca malesef bu içerik kabul edilemez.
Malesef aynı şeyi Nevzat Tarhan'ın "Mesnevi terapi" kitabını okurken de düşünmüştüm ama o mrsneviden hikayeleri anlatarak ilerlemesi sebebiyle biraz daha dar alanda konusuyordu bu yuzden onun diger kitaplarini okumadan netlesmek istemiyorum.
Ama Kemal Sayar için netim.
Sevmedim ama psikoloji,tasavvuf,kisisel gelisim pek okumamis olanlar icin tatmin edici olabilir.
14/2018
Ruhsal olgunluk için bir tutam acı, emek ve gözyaşı gerekir. Nefsinden feragat etmeyi bilmeyen kişi, kemalat dairesinden içeri adım atamaz.
Olmak, sabır ister..
Tek başınalığın ruha verdiği tatmin hissini yaşayamayan kişi, yalnızlığın verdiği ıstırabı tadar..
O halde, canlanan toprağa dikkat edelim. Işıyan ve ısınan gökyüzüne, yıldızların sessizliğine, erişen mevsimlere, gül ve gülşene dikkat edelim. Ömrümüzdeki kimbilir kaçıncı yazı selamlayalım.
Kemal Sayar
Sayfa 41 - Timaş
İşte, ölümün insanı yaralayan tarafı budur: Çok değil birkaç gün önce birlikte olduğunuz, duygusal alışverişte bulunduğunuz kişi artık yoktur, ama onunla ilgili anılar yaşamaya devam etmektedir.
Kemal Sayar
Sayfa 42 - Timaş

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Olmak Cesareti
Sayfa sayısı:
265
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055147488
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Olmak Cesareti
Olmak Cesareti
Olmak Cesareti
Olmak cesareti, insanın maske takmadan, “mış gibi” yapmadan, kendi çıplak varoluşuyla, nerede durduğunu, nereye ait olduğunu, nasıl bir dünya tasavvur ettiğini, hiç gizlemeden, utanıp sıkılmadan gösterebilmesi demektir! Korkmadan “Hayır!” diyebilmek, boyun eğmeden dik durabilmek, tahakküme karşı durma cesaretidir.
Bize kendi aklını vasi tayin etmek isteyenlere karşı “Hayır, ben kendi aklımla mesudum, senin aklına ihtiyaç duymuyorum!” diyebilmektir.
Hakikat ve hakikilik, cesaret istiyor.
Kemal Sayar, zamanın ötesine konuştuğu yazılarıyla bize bunu hatırlatıyor.

Bir kaygı döneminden geçiyoruz, ama etrafımızda olan bitenleri, kendi içimizde olan bitenleri dikkatle izliyoruz. Böylesi dönemlerde kendi içimizdeki boşluktan aşağı bakabilmek nasıl da önem kazanıyor! Milletçe, “olmak” cesaretini göstermemiz gerekiyor.

Kitabı okuyanlar 456 okur

  • Elf
  • Esra Karaaslan
  • hamide avcı
  • Ümmü Eymen Balbaba
  • Sümeyye
  • rememberyouhadaheart
  • Mini kitaplık
  • psk. dan.
  • Velhasıl 1 Heyûlâ
  • İrfan  Neferi

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.9 (16)
9
%4 (5)
8
%8.1 (10)
7
%4.8 (6)
6
%1.6 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0.8 (1)