Ölmeden Önce Ölünüz

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.339
Gösterim
Adı:
Ölmeden Önce Ölünüz
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
195
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757200932
Çeviri:
Elif Ara
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okyanus Yayıncılık
Ölüm dıştaki herşeyinizi alır ve içsel olarak kendinizi geliştiremediğiniz taktirde doğal olarak hiçbir şeyi ölümden koruyamayacağınız ve sahip olduğunuz her şeyi yitireceğinize dair korku duyarsınız. Ancak içsel benliğinizi geliştirip, dış etkenlerden bağımsız olarak huzur, mutluluk, sükunet ve neşeye kavuşabilmişseniz, benliğinizin ait olduğu bahçeye varıp, saf bilincinizin açan çiçeklerini görebilmişseniz, ölüm korkusu diye bir konu sizin için söz konusu bile olamaz. Yaşayabildiğiniz kadar yoğun ve dolu dolu yaşayın ki, yaşamın tadı, ölümün neden korkulacak bir şey olmadığına dair bir ipucu sunsun size. Yaşamınızı tanıdığınız taktirde, onun ışığında ölüm diye bir şeyin olmadığını anlarsınız. Kişinin ancak dolu dolu yaşayarak tanıyacağı bu yaşam sonsuzdur. Siz yaşadıkça, bu sonsuzluk duygusu da eş zamanlı olarak ortaya çıkacaktır. Ne kadar yoğun yaşarsanız bu duyguyu da o kadar derinden hissedecek, ölümün olmadığını da o kadar hızlı kavrayacaksınız. Benim dinimde ölüm kutlanacak bir şeydir çünkü aslında ölüm diye bir şey yoktur. O yalnızca yeni bir yaşama açılan kapıdır.
Olduğundan değişik bi inceleme yapmak istedim

Kitapta güzel hikaye ve hayatı sevdiren örneklerler nasihatler söylemler barındırıyor.Sohbet havasında tek oturuşta bitirebileceginiz bir kitap. Her kitap okunmalidir bu kitabıda okuyun tavsiye ediyorum.Mantigim kabul etmediği için bir deney gözlem yapmak istedim :) sevgili oshoya birkaç şey söylemek istiyorum.

(kitap ta konular sorulan sorularla açılıyor bende öyle yapayım :)) -röportaj seklinde-
Ve her seferinde sevgili osho diye hitap ediliyor bende öyle yapayim:) osho soru sorayim hayatta geri dondugunde cevap yazacaktir. kimse onun yerine cevap yazmasin lütfen :) )

Burası
SEVGİLİ OSHO ya
bu sizin okuduğum ikinci kitabiniz digeri İnsan Kendinin Aynasıdır kitabiydi. Ona inceleme yazmadım. Özlü sözlerden oluşuyor hangi sözü ne için söylediğinizi kestiremedim.(neyse) Kafamdaki soru şu tabi mistik hocasısiniz işinizi yapıyorsunuz. Herseyi meditasyona nasıl bağliyorsunuz. Misal "
Çünkü Meditasyonda hiçbir şey ters gitmez.Meditasyon olmadan ise herşey zaten ters gidiyordur.Meditasyon olmadan hiçbir şey yolunda gidemez. Diyorsunuz
Aynı şekilde meditasyondan korkmadığınız zaman ölümden de korkmazsınız.Meditasyon sizi ölüme hazırlar.Meditasyon bir iş değildir.
Meditasyon saf mutluluktur.
Meditasyon zorlu, eziyet veren, insanı dünyevi zevklerden soyutlanmaya zorlayan bir ibadet biçimi değil aksine oldukça keyifli, müzik dolu, şiirsel ve gitgide daha çok saf bir neşeye dönüşen bir yöntemdir.
Meditasyon meditasyon meditasyon ....
Uff sıkıcı değil mi ulan yapacak o kadar iş var gözlerimi kapatıp öylece bekleyecem.

Şimdi asıl mevzuya geleyim.sizin inancinizda reenkarnasyon var.
"Ölüm yalnızca bedeninizi ve zihninizi alacak, sizi değil.Siz ebedi yaşama aitsiniz.""ölüm anında, ölüm gerçekleşmeden hemen önce, iki beden artık birbiriyle özdeşleşmemeye başlar. Artık ikisi ayrı yola gidecek, tensel beden fiziksel elementlere karışırken, tinsel beden yeni bir doğuma, yeni bir şekle, yeni bir rahme doğru kutsal bir yolculuğa çıkacaktır."
Yaşam her zaman sürmüştür ve her zaman da sürecektir.Varoluş süreklidir. "Diyorsunuz bati ise tam aksini idea ediyor . Bilinç altlarında biricik yasam sanslari var. Bu yüzden zaman için pek uğraş içerisinde değerli kullanma bir eğilimde değilsiniz . Batı aksine "Charles Darwin dediği gibi hayatin bir dakikasını boşa harcamaya cüret eden hayatın değerini anlamamıştir. diyor.Hatta onlar reenkarnasyonu geçtim cennet cehennmem vs bizim inancıninda dışında yok olma bilinciyle yasiyorlar yada bilinc altlarında bunu barindiriyorlar.bu inanç yasam şekillerini bicimlendiriyor. Haberin olsun millet berduş gibi ortalıkta gezerse sorumlusu sensin (aynı sekilde "bilinc"kavramı icin doğu gönül batı akılda diyor. biz yol ustundeki guzergahtayiz:) osho burasi seninle alakası yok ). Bide Hz Muhammed(sav) Hz musa(as) Hz isa(as) ' nin reenkarnasyondan haberdar olduğunu ve bu sefer bilerek insalara söylemediğini yaşamlarını daha faydalı gecirsinler diye farklı bir yöntem kullandığını ideaa ediyorsunuz, hatta İncil'de doğrudan olmasa da bunu işaret eden bir çok ipucu vardır. Birkaç gün önce İsa'dan şöyle bir alıntı İsa'dan şöyle bir alıntı yapmıştım: "Ben İbrahim'den çok önce vardım." Ve İsa der ki, "Geri geleceğim".Böyle bir tespitte bulunmussunuz(hayret) siz niye insanların hayatı biricik yaşamalarını sağlamıyor da soyluyorsunuz gene dünyaya geri geleceksiniz diye niye niye niye :) siz daha mı ileri goruslusunuz. Ölünün arkasindan konuşmak iyi değil derler . Şimdilik aklıma bunlar geldi. Doğduğunda ara beni bul numaram 05... :))
Okuduğum ilk Osho kitabı ve çok ilginç. Osho yaşamı boyunca tek bir kitap bile yazmamış aslında yaptığı konuşmalar derlenerek kitaplaştırılmış. Kitapta ölümün bir son değil yepyeni bir başlangıç olması ilgi çekici ve keyifli hikayelerle desteklenerek anlatılmış. Pek çok açıdan İslam tasavvufuyla örtüşen bir eser ancak İslamiyetten tamamen ayrı yönleri de var reenkarnasyon gibi ... Okunulası, ilginç bir kitap.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.409 Oy)19.173 beğeni43.737 okunma3.026 alıntı184.383 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.610 Oy)8.890 beğeni28.931 okunma846 alıntı140.670 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (7.944 Oy)8.914 beğeni26.520 okunma2.697 alıntı115.744 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.778 Oy)13.502 beğeni34.792 okunma3.452 alıntı147.175 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.619 Oy)9.122 beğeni25.536 okunma1.544 alıntı127.971 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.349 Oy)9.311 beğeni25.860 okunma1.852 alıntı119.755 gösterim
  • İçimizdeki Şeytan
    8.6/10 (4.023 Oy)4.360 beğeni12.789 okunma2.406 alıntı70.911 gösterim
  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
    8.6/10 (6.096 Oy)5.802 beğeni16.946 okunma2.104 alıntı90.534 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.520 Oy)7.931 beğeni21.523 okunma4.037 alıntı130.468 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.455 Oy)3.947 beğeni13.070 okunma1.243 alıntı53.483 gösterim
Kitap, Osho'ya sorulan ve genel itibariyle konusu ölüm ve meditasyon olan soruların cevaplanmasından oluşuyor. Her biri ayrı sorular ve farklı zamanda verilen cevaplar olmasından dolayı da çok fazla tekrar var. Ezberlediğim cümleler oldu diyebilirim. Cümlelerin yanında görüş tekrarı da çok baskındı. Yani 'ölüm bir son değil, yeni hayata başlangıçtır, ölüm bir kutlamadır' görüşü kitapta dönüp dolaşıp denk geldiğiniz konu oluyor. Ölüm korkusu üzerine durup, aslında ölümün korkulması değil, kutlanması gereken en kutsal şey olduğunu, ölümden sonra yeni bir hayatın olduğunu yani reenkarnasyonun var olduğunu savunuyor Osho ama bu reenkarnasyon için ikna edici bir şey bulamadım ben.
Ölüme çok fazla kafa yoran biri olarak kendi görüşlerimle her ne kadar uyuşmasa da bana zıt görüş olarak oldukça çok şey kattı. Okunmaya değer bir kitap. Özellikle de ölüm korkusu olanlar okuyabilirler. :)
"Size dindar olma ilhamını veren şey yaşam değil, ölümdür."
"Gerçek din size ibadet etmeyi öğretmez, gerçek din kendi ölümsüzlüğünüzü, içinizdeki Tanrıyı keşfetmeyi öğretir." Bunları ve bunlar gibi pek çok insanın iliğine işleyen şeyleri söylüyor Osho.
Baştan nedir, kimdir falan derken sonra nasıl yani? diyorsunuz (dedim). Hakikati anlatmak yada Hakikat'ten parçaları anlatmak hindistanda doğmuş herhangi bir dine mensup olmadığını beyan eden birisine de nasip olmuş.
Eğer tasavvuf nedir, din nedir, kimim, nereye gidiyorum, yaradılış nedir, ben bu oyunun neresindeyim gibi açlık çektiren sorularınız varsa, bu kitap ve Osho nun diğer kitapları hedefi göstermek açısından değil yolu anlatmak babında fazlasıyla yardımcı olacaktır. Ben Kapıyım(Osho) kitabında şöyle birşey okumuştum; hangi kitabı okursan oku, bir şekilde bildiğinden fazlasını öğrenemezsin, kendinden öteye geçemezsin.

Şunu anlattı bana hem bu kitabında hem diğerlerinde; zaten biliyor olduğumuz birşeyi fakat unuttuğumuz o şeyi, aşkla yaşamayı.
Okuduğum ilk osho kitabı. Başlarda son derece ilgi çekici ve sürükleyici bir şekilde okunurken ilerleyen sayfalarda ne söylesem mütevazı mi olayım kendimi mi öveyim karar verememiş. Bir taraftan okuyucuya ego yu öldürmesini tavsiye ederken kendisi pek başaramamış gibi geldi bana. Kaldı ki ölmeden önce ölünüz sözü mesnevide oldukça sık geçer. Mevlana'yı Yunus Emre'yi okuduktan sonra Osho çok basit kaldı. Tabi bu benim görüşüm okuyup çok beğenen olabilir saygı duyarım.
Ölümden korkanlar için,yaşamı daha sade görmelerini sağlayacak ve size bir şeyler katacak okunması gereken eser Osho abimizden. Sevgili Osho biraz kendini övmüş,batıyı haklı olarak gömmüş,biraz da fazla tekrara düşmüş evet ama ortaya güzellik çıkarmış. İmkanı olan hemen edinsin.
Batı zengindir fakat gergindir.Ölümün her an gelebileceğini zihinlerine kazımış hep bir yarış içerisinde hayatlarını sürdürmektedir.Ölümün, yaşamın bir parçası olduğunu kabul etmek istemezler. Bu durum gerginlik, keder ve endişeye yol açar. Tüm bu konforlar, lüksler, zenginlikler işte bu yüzden anlamsızdır. Doğu ise rahattır. Ölümün bir son değil başka bir yaşama açılan bir kapı olduğunun bilincindedir ve o kadar fakirlik ve yoksulluğun arasında ölümü hayatın bir parçası olarak kabul edip benimsemesi hayatı farklı algılamayı ve içsel zenginliğini ortaya çıkarmasını mümkün kılmış insanlığın bakış açısı ve yaşantısında devrim yapmıştır. İnançlar kağıttan yapılmış gemiler gibidir. Var oluş okyanusunu bu gemiyle geçemezsiniz. O yüzden içinizdeki tanrıyı keşfedin. Ölümün ulaşılabilecek en güzel ve temiz bir doruk olduğunu unutmayın.Yaşamın halen devam ettiği sadece şekil değiştirdiğini bilmek ve hayatını bu bilinci kendinde arayarak yavaşça geçirmek işte en büyük mutluluk budur. Doğarken ölmeye başlayan hayatımızda bilinçsiz bir şekilde bu düzene uymaktansa bilinçli bir şekilde farklı yaşama geçmek mutluluğun formülüdür.Ölüm korkusunu kaldırırsanız bütün korkuları kaldırırsınız...
Bu kitapla tanışmam; Beypazarı'nda girdiğim müzedeki danışmanın okuduğunu farketmemle başladı. Arka kapağını okumamla bende uyandırdığı haz aynen böyleydi: "Hayatı dolu dolu yaşayamadığımız yetmiyormuş gibi bir de korkularımız ve başetmeye çalıştığımız hayat mücadelemiz var "demekteydim. Hala aynı şeyi düşünüyorum. Hayat kısa kuşlar uçuyor. Hayat gayeniz uğruna mücadeleye devam !
Halamla yaptığımız bir sohbet üzerine bu kitabı almış ve bir türlü okumaya fırsat bulamamıştım. Kısmet bugüneymiş. Ölmeden Önce Ölünüz ne demek diye merak ederseniz söyleyeyim; Osho'nun kastettiği şey meditasyon yapmakmış. Ölümle meditasyonun hemen hemen aynı olduğunu söylüyor. Tarzım olmayan bir kitap, bu yüzden çok yorum yapamayacağım. Hatta bazı bölümleri bana son derece absürt geldi ( daha önceki yaşamları hatırlaması gibi). Neyse. Osho'nun Başka kitapları da var bende, belki onları severim.
Bir teker durdurulmayı bekleyen ve sonrasında saf bilinç olmak genel olarak meditasyondan bahsedilen hint gurusu OSHO nun pek öneremiyeceğim bir kitabı
Soru cevap şeklinde oluşturulmuş, ölümün bir son değil bir başlangıç olduğunu hatırlatan bir kitap. İnsanın ölüm korkusunun, aslında bir 'yok olma' korkusuna dayandığını, fakat insanı tensel ve tinsel (beden ve ruh) olarak ikileştirip sadece bedenden bir ayrılış olduğunu anlatıyor. Bu açıdan bakılınca bizim düşüncelerimizle uysa da aslında reenkarnasyondan bahsediyor. Benim açımdan çok olağanüstü bir kitap değil. Ama okunabilir..
Ömrünüzün üçte birini uykuya, diğer üçte birini yiyecek, giyecek ve ev masraflarınızı karşılayabilmek için çalışmaya harcadığınızı göreceksiniz. Geriye kalan kısa zaman ise eğitim, futbol maçları, filmler, saçma sapan tartışma ve kavgalara gidiyor. Bu durumda yetmiş senelik ömrünüzün yedi dakikasını bile kendinize ayırabilmişseniz eğer, bence bilge biri sayılırsınız!
"Kesinlikle özel ve mahrem olan iki deneyim vardır: ölüm ve rüya görmek. Kimse benim
yerime ölemez ve kimse benim yerime rüya göremez."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölmeden Önce Ölünüz
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
195
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757200932
Çeviri:
Elif Ara
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okyanus Yayıncılık
Ölüm dıştaki herşeyinizi alır ve içsel olarak kendinizi geliştiremediğiniz taktirde doğal olarak hiçbir şeyi ölümden koruyamayacağınız ve sahip olduğunuz her şeyi yitireceğinize dair korku duyarsınız. Ancak içsel benliğinizi geliştirip, dış etkenlerden bağımsız olarak huzur, mutluluk, sükunet ve neşeye kavuşabilmişseniz, benliğinizin ait olduğu bahçeye varıp, saf bilincinizin açan çiçeklerini görebilmişseniz, ölüm korkusu diye bir konu sizin için söz konusu bile olamaz. Yaşayabildiğiniz kadar yoğun ve dolu dolu yaşayın ki, yaşamın tadı, ölümün neden korkulacak bir şey olmadığına dair bir ipucu sunsun size. Yaşamınızı tanıdığınız taktirde, onun ışığında ölüm diye bir şeyin olmadığını anlarsınız. Kişinin ancak dolu dolu yaşayarak tanıyacağı bu yaşam sonsuzdur. Siz yaşadıkça, bu sonsuzluk duygusu da eş zamanlı olarak ortaya çıkacaktır. Ne kadar yoğun yaşarsanız bu duyguyu da o kadar derinden hissedecek, ölümün olmadığını da o kadar hızlı kavrayacaksınız. Benim dinimde ölüm kutlanacak bir şeydir çünkü aslında ölüm diye bir şey yoktur. O yalnızca yeni bir yaşama açılan kapıdır.

Kitabı okuyanlar 76 okur

  • Beyza KAZAR
  • Sessizlik...
  • Duygu
  • Bbüüşşrraa
  • Izeldeniz
  • Emre Yılmaz
  • aynur
  • Ozan Akıncılar
  • Tuğberk
  • Fatoş Kesici

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%6.3
25-34 Yaş
%43.8
35-44 Yaş
%37.5
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%47.8
Erkek
%52.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.7 (5)
9
%31.8 (7)
8
%22.7 (5)
7
%9.1 (2)
6
%4.5 (1)
5
%0
4
%4.5 (1)
3
%0
2
%4.5 (1)
1
%0