Ölü Kadınlar Memleketi

9,2/10  (16 Oy) · 
23 okunma  · 
18 beğeni  · 
864 gösterim
Bunca zaman sonra daha eşit, daha güçlü, daha özgür bir konumda olması gerekirken biz kadınlar, şimdi yaşamak, hayatta kalmak için uğraşıyoruz. Sokakta yürüyebilmek, sevebilmek, dayak yememek, tecavüze uğramamak, satılmamak için kan döküyoruz.

Burçe Bahadır, kocasını öldürmekten hüküm giymiş iki kadınla ve karısını öldürmüş üç erkekle hapishanede konuştu. Öldürülmüş bir kadının babasını, bir başkasının ablasını dinledi. Cinayetlerin hikayesini yazdı. Ölü Kadınlar Memleketi, kadın cinayetlerinin neden politik cinayetler olduğunu anlamamızı sağlıyor. Nasıl yakınımızda olduklarını, içinde yaşadığımız atmosferin bu cinayetleri nasıl kolaylaştırdığını görüyoruz.

"Son sözün ne olur?" diyorum. Havva gözlerini gözlerime dikiyor. Ama şimdi ne çenesini kaldırmış öfkeyle, ne de sinirden elleri titriyor; öyle bırakmış kendini, öyle acılı, öyle yalnız ve çaresiz: "Eğer ki bir erkek seni öldürürüm diyorsa, kadın ona inansın" diyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Spoiler İçerebilir..
Bu kitaba mutlaka bir inceleme yapmam lazım diye düşündüm. Okurken aklıma Özge Can cinayeti geldi. Feminist değilim. Kadının da erkeğinde kendine has üstün olduğu durumlar vardır. Bunların haricinde kadın ve erkek hakları açısından ikisi de eşitttir. Ben eşitlikten yanayım. Kitapta dikkatimi çeken şey yazarında bahsettiği gibi erkek mahkumlar işledikleri cinayetleri övünerek anlatıyorlar, kadınlarsa utana sıkıla. Erkekler öldürdükleri kadınları çoktan unutmuş, kadınlarsa unutamamış, güzel anılarını da hatırlıyorlar. Bizim toplumda erkek anaları oğullarının psikolojik hastalıklarını görmez, görmek istemez nedense. Hep gelini suçludur. Biricik oğlu ne yaptıysa haklıdır. Babalar kızlarıyla oturup sohbet etmezler pek. Bir derdi var mı bir ihtiyacı düşünmezler pek. Ama namus konusunda yine kızlarını dinlemeden peşin hüküm verilir hemen. Anneler ah anneler.. Ne kadar suskundurlar. Ne kendilerini koruyabilirler nede kızlarını. Toplum.. O da ailedeki baba yada abi rolündedir. Özge canlar olmasın artık deriz.. Ama ertesi gün unuturuz. Dostoyevski de demiş ya hani: Alçak insanoğlu her şeye alışır diye. Bizde öyleyiz. Okumak ta yetmiyor. Okumuşu da cinayet işleyebiliyor. Eğitim aile de başlamalı. NE ZAMAN Kİ BİR KIZ ÇOCUĞU İLE BİR ERKEK ÇOCUĞU AYNI ŞEKİLDE BÜYÜTÜLÜR AYNI EĞİTİMİ ALIR AYNI HOŞGÖRÜ İLE KARŞILAŞIR AYNI AHLAK DERSİ VERİLİR O ZAMAN KENDİNE GÜVENEN KENDİ AYAKLARI ÜSTÜNDE DURABİLEN KİMSEYE İHTİYAÇ DUYMAYAN KADINLARIMIZ ÇOK OLUR..