Ölü Kelebeklerin Dansı

7,2/10  (9 Oy) · 
34 okunma  · 
8 beğeni  · 
843 gösterim
"Ölümümün on altıncı gününde anılarımı yazmaya karar verdim ben.

Öldükten sonra karşılaştığım insanlar, anılar evinde gezinmenin bir ölüye hiçbir yarar sağlamayacağını söyledilerse de onlara inanmadım.

Öldüm ve Tanrı burada da yok! Ne yapabilirim?
Galiba artık yaşamıyorum. Şairin kelebeği gibi, düşümde kendimi bir ölü olarak mı görüyorum, yoksa uyandım da ölmeden önce yaşadıklarımın bir düş olduğunu mu fark ettim, bilemiyorum.

Ölüler yaşamaz! Hayatım boyunca kesinliğine güvendiğim biricik gerçek bilgiydi bu. Şimdi onu da yitirdim. Bana öldüğüm söyleniyor ama konuşabiliyorum. Artık hayatta olmadığım söyleniyor ama düşünebiliyorum, yazabiliyorum, sokaklara çıkıp gezebiliyorum, dişlerimi fırçalayabiliyorum, ayakkabılarımı bağlayabiliyorum.

Bir de özel ölüm şoku var. Gerçekten özel! Ölüm ânınızı unutuyorsunuz; nasıl öldüğünüz, ölürken neler hissettiğiniz aklınızdan siliniyor. Normal bir ölü için pek bir anlam taşımıyor bu şok, ama benim gibi bir ölüyseniz, bir cinayete kurban gitmişseniz, o zaman düşünceleriniz altüst oluyor işte. Katilinizin yüzünü anımsamak için başınızı duvarlara vuruyorsunuz, merak denen şey uykularınızı çalıyor, herkesten kuşkulanıyorsunuz."

Ölü Kelebeklerin Dansı, ölümünün on altıncı gününde anılarını yazmaya karar veren bir anti kahramanın serüvenini anlatırken okuru bir düş dünyasının derin sularında gezdiriyor, ölümü ve yaşamı sorgulatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    154
  • ISBN:
    9786055340568
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Derya 
25 Mar 02:35 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Ölümünün on altıncı gününde anlatılan ölüm ve sonrasında ki hayata bakış...aslında konu oldukça soradışı...insanın kendini sorgulaması üzerine bir kitap...bana çok hitap etmedi...

Kitaptan 6 Alıntı

"Kalbim, büyük bir aşka hazır olmam gerektiğini söylüyordu. Öyle yüksek perdeden haykırıyordu ki bunu başkaları da duymasın diye, sürekli bağıra çağıra şarkı söylüyordum."

Ölü Kelebeklerin Dansı, Hüsnü ArkanÖlü Kelebeklerin Dansı, Hüsnü Arkan
seher 
16 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Biri çıkıp hayatımın son günlerinin bir tahterevallinin üstünde geçeceğini, bir gün yere çakılıp kıçımın kırılacağını, ertesi gün göklere yükselip yüreğimin hop edeceğini söylese, ona inanmazdım. Ama bütün bunlar başıma geldi benim; yere çakıldım, göğe uçtum.

Ölü Kelebeklerin Dansı, Hüsnü ArkanÖlü Kelebeklerin Dansı, Hüsnü Arkan
seher 
16 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Henüz hiçbir şeyden emin değilim; öldüğümden, yaşadığımdan, yaşamış olduğumdan…

Ölü Kelebeklerin Dansı, Hüsnü ArkanÖlü Kelebeklerin Dansı, Hüsnü Arkan
AYŞE ŞİMŞEK 
20 Mar 12:45 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bana niçin Tanrı'ya inanmadığımı sordu. Birçok şeyin eksikliğini hissetmediğim bir yaşamda, Tanrı'nın yokluğuna da kolayca alışabildiğimi söyledim ona.
"Hayat üstüne düşündüğün zaman, kendine bir muhatap aradığında mı olmuyor?" dedi.
"Hayır," dedim, "sizinle konuşmak daha kolay, hiç olmazsa varlığınızdan eminim..."

Ölü Kelebeklerin Dansı, Hüsnü ArkanÖlü Kelebeklerin Dansı, Hüsnü Arkan
Kayra bozboğa 
07 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Galiba hala yirmi iki yaşındayım, ama kendimi yaşlı bir adam kadar yorgun hissediyorum. Sanki aynı ömrü başka başka biçimlerde, binlerce kez yaşamış gibiyim.

Ölü Kelebeklerin Dansı, Hüsnü ArkanÖlü Kelebeklerin Dansı, Hüsnü Arkan
AYŞE ŞİMŞEK 
21 Mar 07:38 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Aşk, orospunun tanrısıdır," dedi.
Neden böyle düşündüğünü sordum.
"Çünkü," dedi, "iyi olan şeyler yitirildiklerinde tanrılaşırlar, tıpkı Tanrı' nın kendisi gibi..."

Ölü Kelebeklerin Dansı, Hüsnü ArkanÖlü Kelebeklerin Dansı, Hüsnü Arkan