Ölü Serçelerin Bahçesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
99
Gösterim
Adı:
Ölü Serçelerin Bahçesi
Baskı tarihi:
Şubat 2020
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058007581
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Edebiyatist Yayınevi
“Bazen yangın o kadar büyüktür ki yaklaşmasanız da yanarsınız.”

Leyla, hayatının en güzel yıllarını bir yetimhanenin gri duvarları arasında bırakmış başarılı bir gazetecidir. Bir rüzgârgülü masalıyla başlayan geçmişinin, talihsiz hatıralarından kurtulabilmek için büyük mücadele veren Leyla, çıktığı yolculuğun onu kökleriyle savaşmanın eşiğine getireceğinden habersizdir.

Yazar Şeyma Yol Kara akıp giden duru anlatımıyla sessizlik duvarlarını demirden yumruklarıyla yıkıyor. Hüzün ve öfkenin incecik sınırlarında dolaşırken okuru çaresiz suskunluğun kıskacından kurtararak kaçınılmaz bir başkaldırıya davet ediyor. Ölü Serçelerin Bahçesi’nde amansız bir gerçeklikle sarsılmaya ve soluksuz bir tanıklığa hazır olun!
224 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10 puan
Gazeteci Leyla'nın bir sahil kasabasına tatile gidişiyle başlıyor her şey. Leyla'nın çocukluğu yetimhanede geçmiştir ve hem kendisi hem de iki arkadaşı müdür tarafından tacize uğramıştır. Tüm bu hikaye aslında bilindik ve fazlasıyla işlenen bir konu. Asıl olay Leyla karakterinin kasabada Eroğlu ailesiyle tanışmasıyla gerçekleşiyor. Bu öyle bir tanışma ki birçok hikayenin birbirine başarılı bir şekilde bağlanışını görüyoruz.

Yazarın senaryo geçmişinden de dolayı anlatıcı karakter Leyla üzerinden yoğun bir flash back tekniği gayet başarılı bir şekilde uygulanmış. Leyla'nın ana hikayesi her ne kadar klişe gibi görünse de özellikle metinde leitmotif olarak kullanılan rüzgar gülüyle anlatım güçlendirilmiş. Leyla'nın çocukluk hikayesi dışında bir hikayenin daha varlığı ve bunun ilmek ilmek işlenip ana karakterin yaşamıyla bir şekilde kesişmesi son derece başarılıydı. Eroğlu ailesinin ve psikiyatr Hande'nin hikayeleri metni zenginleştirmiş. Bütün bu yönleriyle romanın içerik olarak başarılı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Gelelim, bu kadar övmeme rağmen neden 7 puan verdiğime. Dediğim gibi içerik, olay örgüsü, hikayeler arasındaki gidiş gelişler, karakterlerin gözlerde canlanması tüm bunlar benden geçer puan aldı. Fakat anlatımın beni zorlamasını isteyen bir okur olarak bütün bunları metnin dili için söyleyemeyeceğim. Duygu aktarımları yer yer başarılı olsa da böyle bir metinde anlatım dili daha iyi olabilirdi. Gerçi bunları söylerken bu romanın, yazarın henüz ikinci kitabı olduğunu da unutmamak gerek. Genellikle yeni kitaplar ürettikçe yazarların üslupları oturur ve dilleri keskinleşir. Ondandır ki metnin içindeki temel eksiklik olan anlatım dili konusunu, yazarın bundan sonra vereceği eserlerinde kapatacağını düşünüyorum.

Sonuç olarak yer yer gözlerinizden yaş akıtabilecek, dili okumak için fazlasıyla rahat, birden çok öykünün sanki film izlermiş gibi başarıyla sahnelendiği, son derece sürükleyici bir roman Ölü Serçelerin Bahçesi.
224 syf.
·Puan vermedi
Yazarın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen kitabı sevdim. Konusundan kısaca bahsetmek istiyorum sizlere, Leyla Gamze ve Sibel üç arkadaş yetimhane de büyür ve başlarına korkunç şeyler gelir. Hayatları gelecekleri ziyan olur. .
Yazar kızların orada yaşadıkları sıkıntıları, psikolojik durumlarını ve İncinmiş yaralanmış kalplerini öyle güzel anlatmış ki o hikayenin içerisinde hissettim kendimi. Leyla oldum. Leyla gibi düşündüm.
Leyla gazetecidir ve geçmişi unutamaz yaşadığı onca sıkıntılar her haline yansıyınca kendini toparlamak için izine çıkar ve küçük bir kasabada Yağmur adında mavi şirin bir otelde kalır. Ve orada Özlem Engin ve Oğulları Deniz ile tanışır ve bir takım olaylara şahit olur. Kitap boyunca bu olayları okuyup merak edeceksiniz bağlantıları çözmeye çalışacaksınız.. En çok ta Gazeteci kızımız Leyla merak edecek. .
Kitapta beni en çok etkileyen yetimhanede’ ki çocukların yaşadıkları. Annesizlik ve Babasızlığın zorluğu ve boşluğu... Empati yaptığımızda ailemiz olduğu için binlerce kez şükredebiliriz. Yetimhaneler’de çocukların nasıl büyüdüğüyle alakalı bir merak duymadığımız içinde kendimize sitem edebiliriz Onların suçu neydi sahii? .
-Suçları çocuk olmaktı. Suçları inanmaktı. Aslında suçları kimsesiz ve savunmasız olmaktı... Ve bizler bir simit’ in ne kadar önemli olabileceğini anlamıyoruz, yada bir Rüzgar Gülünün... .
.Velhasıl Kitabın dili akıcı ve yalın. Geçmiş ve Gelecek arasında ki geçişleri gayet net. Su gibi okuyup bitirebileceğiniz hüzünlü bir roman.
.
224 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
3 yaşlarında yetimhaneye bırakılan Leyla 'nın hayatına konuk oluyorsunuz #ölüserçelerinbahçesi kitabını çok ama çok severek okudum. Yetimhane şartlarında yaşanan acı gerçeklerin gözler önüne serilmesi. Arkadaşın hayalleri yapmak istedikleri ve başaramadıkları şeyleri okurken yer yer duygulandım.Peki Leyla bu zorlu yolculukta hayallerimi gerçekleştirebilecek mi? Ailesini bulabilecek mi? Soruların cevapları kitabının içerisinde tavsiye ederim kitapla kalın...
224 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kitabımız daha başlarken bir yetimhanenin soğukluğunda büyümeye çalışan çocukların, bambaşka tercihlerle yöneldikleri hayat yolculuklarından kısa bilgiler içeriyor.
Leyla bu yetimhanelerden birinde büyümüş ve gazeteci olmuştur.

Yazarımız karakterin bu süreçte yaşadıklarını, sonrasında başına gelenleri hafif bir dille ancak anlam ve derinlik katarak okuyucuya sunmuş.
Ne yapılırsa yapılsın yetimhanenin bulaştırdığı en kötü hastalıklardan biri de umutsuzluktu...
bu söz beni çok etkiledi.
Zaten okuduğumuz hikayede de bunu çok net görebiliyoruz.

Biraz iç burkan tarafı olsada, hassas bir konuda güzel bir farkındalık yaratıyor.
Yazarımızın kalemine sağlık diyorum.
İlgilisine öneririm
224 syf.
·Puan vermedi
Beni çok etkileyen bir kitapla geldim. Yazarın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen ben kalemini çok sevdim. Kitabın dili akıcı ve bana göre çok naif geldi. Yetimhanede yaşananlar beni çok farklı duygular içersinde soktu adlandıramadığım bir hüzünle okudum son satırına kadar. Kitaptaki geçmiş ve günümüzle ilgili olan bölümlerin geçmişleri tam yerinde olmuş okuyucuyu yormuyor.
۰
Konusundan kısa bahsetmek istiyorum zira okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. 32 bölümden oluşan kitabımda bir yandan Leyla Gamze ve Sibel’in yetimhanede ki yaşadıkları olayları başlarına gelenleri okuyup sinirlenip hüzünlenirken diğer yandan Leyla’nın dinlenmek işin gittiği kasabada ki Yağmur otelinde Li olan olayları okuyoruz. Deniz Özlem ve Engin Eroğlunun aralarında yaşananlar nedir? Peki Leyla’nın bu kişilerle bağlantısı ne olabilir? Bu ve bunun gibi soruların cevapları kitapta. Bu arada kitapta beni en çok derinden etkileyen Rüzgargülü Masalı olmuştur.
Rüzgargülüne yaklaştığımızda ise tüm umudumu yitirmiştim. Sevgi ile Gamze'nin ellerini sıkacağı tutmuştum. O adamın hayallerimizin katili olacacağını o gece anlamıştım. Geri dönmek istediğimizi söylemiştik korkarak...
Biz üçümüz, neye uğradığımızı şaşırmış, ona korku dolu gözlerle bakıyorduk. Tekrar geleceğini hiç sanmıyorumduk. Biz bu yüksek duvarlar arasında bir kez daha kaderimize terk edilmiştik...
Rüzgargülünün altında bir gece uyuyan kişinin bütün dilekleri kabul olurmuş. Benim okulda deneyen arkadaşlarım var. Bir gece bende deneyeceğim. Düşünsenize, neyin hayalini kuruyorsanız bir gece sonra ona kavuşuyorsunuz. Ama tabi şartları da var...
Beş altı belki de yedi yaşlarındayadık. Yetimhanenin tam karşısındaki tepede eski bir rüzgargülü vardı. Onu izlemek ve onunla ilgili hayaller kurmak en büyük eğlencelerimizdendi..
Zihnim bulanıklaşmıştı yine. Hiçbir şey düşünemiyordum. Kim olduğumu, nerede olduğumu hatırlamak için fazlaca güç harcıyordum. Ellerimde titreyen bacaklarımı bastırarak onları engellemeye çalışıyordum. Ama başaramıyorum. Karanlıkta her şey birbirine çarpmadan dönüyordu sanki.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölü Serçelerin Bahçesi
Baskı tarihi:
Şubat 2020
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058007581
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Edebiyatist Yayınevi
“Bazen yangın o kadar büyüktür ki yaklaşmasanız da yanarsınız.”

Leyla, hayatının en güzel yıllarını bir yetimhanenin gri duvarları arasında bırakmış başarılı bir gazetecidir. Bir rüzgârgülü masalıyla başlayan geçmişinin, talihsiz hatıralarından kurtulabilmek için büyük mücadele veren Leyla, çıktığı yolculuğun onu kökleriyle savaşmanın eşiğine getireceğinden habersizdir.

Yazar Şeyma Yol Kara akıp giden duru anlatımıyla sessizlik duvarlarını demirden yumruklarıyla yıkıyor. Hüzün ve öfkenin incecik sınırlarında dolaşırken okuru çaresiz suskunluğun kıskacından kurtararak kaçınılmaz bir başkaldırıya davet ediyor. Ölü Serçelerin Bahçesi’nde amansız bir gerçeklikle sarsılmaya ve soluksuz bir tanıklığa hazır olun!

Kitabı okuyanlar 10 okur

  • U_mutluyuz
  • Turhan Yıldırım
  • Zeyneb
  • E.Y.
  • özgeestyle
  • Ela
  • Seda
  • Serap dmrkndk
  • Verda Rençberoğlu
  • Burcu Ünlü

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (2)
9
%0
8
%20 (1)
7
%40 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0