1000Kitap Logosu
Ölüm Allah’ın Emri

Ölüm Allah’ın Emri

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
8.0
24 Kişi
58
Okunma
14
Beğeni
450
Gösterim
64 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 1 sa. 49 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · İş Bankası Kültür Yayınları · Ekim 2021 · Ciltli · 9786254056871
Diğer baskılar
Ölüm Allah’ın Emri
Ölüm Allah’ın Emri
“…sonu en evvel söyleyeceğim. Ama diyeceksiniz ki bu halde hikâyeden hiçbir lezzet çıkmaz. Maşallah, niçin çıkmasın? Hikâyeye lezzeti yazar verecek değil mi? Bakın ben lezzet vereyim de çıkar mı çıkmaz mı?” Ensesi Yamalı Kanlı Mustafa Paşa’nın Eyüp’teki konağında ve bu konağın kalabalık kadrosu arasında geçen hikâyede, bir kadının saplantı derecesindeki karşılıksız aşkı uğruna çevirdiği entrikalar konu edilir. Kendisinden on yaş küçük Sıtkı’ya âşık olan Behice’nin karşısına bir rakip çıkar: Paşanın genç ve gözde cariyelerinden Sinesaf. Edebiyatımızda pek çok ilkin kalemi olan Ahmet Mithat, Ölüm Allah’ın Emri’nde, zaman akışını tersine çevirerek hikâyenin sonunu başta yazar. Buna rağmen merak unsurunun baştan sona canlı kaldığı eserde, arzularını çekinmeden ortaya koyan Behice’nin ağzından kadın erkek ilişkilerini şekillendiren yaygın örf ve âdetler de mercek altına alınır. Ahmet Mithat Efendi (1844-1912) Tanzimat devrinin önde gelen yazarlarındandır. Gazetecilikle başladığı yazı hayatına hikâye ve roman yazarlığını da ekleyerek çeşitli alanlarda sayısı yüz elliyi bulan eser kaleme almıştır. Yazıyı halkı eğitmek için bir araç olarak gördüğünden ansiklopedik bilgilerle dolu eserlerinde okuyucuyla daima diyalog halindedir. Sofya’da Tuna gazetesinde önce yazar, daha sonra başyazar olarak gazeteciliğe adım atar. Mithat Paşa’yla gittiği Bağdat’ta ressam Osman Hamdi Bey, Muhammed Zühavi ve Şirazlı Bakır Can Muattar gibi isimlerin de bulunduğu oldukça geniş kültürlü bir çevreye girerek Batı ve Doğu kültürleri üzerine bilgisini derinleştirir. Tahtakale’deki evinde kendi matbaasını kurup kitaplarını yayımlamaya başlar. Bir yandan da yayımladığı Devir, Bedir, Dağarcık, Kırkambar gibi gazete ve dergilerle gazeteciliğe devam eder. Yazılarından dolayı Abdülaziz yönetimi Namık Kemallerle birlikte onu da sürgüne gönderir. Üç yıl süren Rodos sürgününde çocuklar için bir okul açarak ders vermeye başlar ve ilk romanlarını yazar. İstanbul’a döndüğünde çeşitli memuriyetlerde bulunur ve Türk basın tarihinin en uzun soluklu gazetelerinden Tercüman-ı Hakikat’i kurar. Hemen her konuda, üstelik yeni tekniklerle de yazan Ahmet Mithat’ın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.
8.0
10 üzerinden
24 Puan · 5 İnceleme
64 syf.
·
7/10 puan
Ölüm Allah ın emri
Edebiyatımızda pek çok ilkin kalemi olan Ahmet Mithat bu eserinde hikayenin sonunu baştan yazmasına rağmen kitap boyunca okurun merakını canlı tutmayı başarmıştır.Behice’nin ağzından kadın erkek ilişkilerini ve bununla alakalı örf ve adetleri yazmış aynı zamanda bir kadının isterse ne kadar tehlikeli olacağını ortaya koymuştur.
Ölüm Allah’ın Emri
Okuyacaklarıma Ekle
2
64 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Edebiyatımıza pek çok yeniliği getiren Ahmet Mithat bu uzun hikayesinde de bir ilki gerçekleştirerek hikayenin başında sonunu anlatmıştır. Fakat sonu bilmek heves kaçırmak yerine hikayeye daha çok merak unsuru katmış ve okuyucuyu uyanık tutmuş. Konusu ise bir cariye olan Sinesaf ve onun sahibi Ensesi Yamalı Kanlı Mustafa Paşa’nın yeğeni olan Sıtkı arasındaki aşk ve bu aşkın etrafında dönen entrikalar. Bir solukta bitireceğiniz eğlenceli bir hikaye!
Ölüm Allah’ın Emri
Okuyacaklarıma Ekle
2
64 syf.
·
3 günde
·
6/10 puan
Bir çok yeniliğin ilki olan Ahmet Mithat’ın bu eseri de bir yeniliğe kapı aralamış. Eser kronolojik sırayla giden kitapların artık mecbur gibi gözüktüğünü düşünerek bu düşüncehe rest çekip sondan başa bir anlatımı ilk kez denemiştir. Böyle bir anlatımda da hikayenin lezzetinin kalmayacağını düşününen okuyuculara da eseri okumaya davet etmiştir. Sondan başa dönülen anlatım biçiminde ben karakterleri kaçırmamak ve konuyu daha iyi anlayabilmek için kitaba daha çok odaklanıldığını düşünüyorum. Baştan başlayarak anlatılan kitapaların %95 gibi yüksek bir bölümünde karakterlere ve kitaba hemen aşina oluyorsunuz ama sondan başlayan anlatımda hemen konuya girildiği için ‘ karakterler kim?’ Ve ‘ olay ne? ‘ gibi soruları daha çok yöneltiyorsunuz. Bu da kitaba daha çok odaklanmaya yardımcı oluyor. Hikayemize gelince; birbirlerine sevdalı Sıtkı ve Sinesaf çiftimizin mezarda karşılaşmalarıyla başlıyor. Sıtkı’ya Sinesaf’ın öldüğü haberi, Sinesaf’a ise Sıtkı’nın öldüğü haberi verilmesinin üzerine mezarda birbirlerini canlı olarak gören çiftimiz durumu dostları sandıkları Behice Hanım’ın bir hilesi olduğunu hemen anlıyorlar. Peki kimdir bu Behice Hanım? Neden böyle oyun düzenlemeye gerek görüyor? Hikayemizin sonunu öğrendik peki ya başı nasıl başlıyor? Hikayemizin tamamını Sıtkı’nın dayısı olan Sinesaf’ın ve Behice’nin ise efendisi olan Ensesi Yamalı Kanlı Mustafa Paşa’nın araştırmasıyla öğreneceğiz.
Ölüm Allah’ın Emri
Okuyacaklarıma Ekle
5
64 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Ahmet Mithat Efendi'nin kalemine daha önceden aşına olmuştum. Bu eserinde ise bilindik bir anlatım yerine farklı bir anlatım yöntemi kullanmış. Yani biz okurlar kitaba başladığımız anda aslına kitabın sonunda ne olduğunu biliyoruz. Ama mesele sonunu bilmekte değil, diğer sayfaya geçirecek o merakı ustalıkla işleyen yazarın yeteneğinde. Konusuna değinecek olursak, saplantı derecesindeki karşılıksız aşkı uğruna Behice'nin çevirdiği dolapları okuyoruz ve birbirini seven ve birbirinden zerrece vazgeçmeyen iki gencin aşkını... Keyifli ve bir çırpıda okunan bir kitaptı.
Ölüm Allah’ın Emri
Okuyacaklarıma Ekle
1