·
Okunma
·
Beğeni
·
18328
Gösterim
Adı:
Ölüm Pornosu
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755395913
Orijinal adı:
Snuff
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Palahniuk'un hayal dünyasına hoş geldiniz! Yoksa kâbuslarına mı demeliydik? Palahniuk bu defa romanının odağına başka bir "marazi" karakteri, porno kraliçesi Cassie Wright'ı oturtmuş; ama bir nesne olarak. Çünkü her ne kadar konu, onun, efsanevi kariyerini kameralar önünde art arda 600 erkekle seks yaparak kıracağı bir dünya rekoruyla taçlandırmak istemesi olsa da, bu rekoru kırmasında ona yardımcı olacak tali oyuncuların, yani "damızlık erkekler"in anlatımıyla şekilleniyor roman. Sıranın kendisine gelmesini bekleyen Bay 72, Bay 137 ve Bay 600'ün gözünden aktarılıyor bu tarihi an. Ve bununla birlikte, onların trajikomik hayat hikâyeleri de, bir rekordan ziyade ölüm pornosuna dönüşecek çekimler sırasında bir bir dökülüyor ortaya. Anlayacağınız, derin bir araştırma ürünü olduğunu her satırında belli eden, çatlatırcasına güldürürken aynı zamanda yüreğinizi dağlayacak bu çılgın romanla, porno endüstrisinin çağdaş hayatın içindeki muazzam ve bir o kadar da gizli saklı varlığını edebiyata taşıyor Chuck Palahniuk. Zaten böyle bir şeyi de ondan başkası bu kadar utanmazca, korkusuzca ve başarıyla yapamazdı herhalde. Ancak dikkat! Tabularınız varsa ve onları yıkmaktan korkuyor-sanız bu romanı okumayın! İnsan cenininin mastürbasyona doğumdan bir ay önce ana rahminde başladığı gerçeğiyle yüzleşmek size ağır gelecekse bu romanı okumayın! Ya da elektrikli vibratörün hayatımıza elektrikli süpürge ve ütüden önce girmiş olmasını kabul edilemez buluyorsanız bu romanı okumayın! Kısacası, düşüncesinden bile ürktüğünüz insani hallerle yüzleşmek istemiyorsanız Palahniuk sizin yazarınız değil! Bizden söylemesi!. 
192 syf.
·Beğendi·10/10
Tam bir Chuck Palahniuk klasikleri yerini alacak kitap. Chuck Palahniuk kitapların sonları çok çarpıcı olduğu için bu kitabın sonuda gerçekten çok başarılıydı. İlk defa Chuck Palahniuk okuyacaksanız başka kitaplarına yönelmenizi tavsiye edebilirim. Çünkü bu kitap sizleri rahatsız edebilir. Chuck Palahniuk zaten rahatsız bir yazar olduğu için okuyucusunu rahatsız etmeyi seviyor. Bu benim fikrim.
Porno dünyasına farklı bir açıdan bakan , Porno sektöründeki insanların hayatlarını işleyen ve Chuck Palahniuk kalemi olduğu için çok ince detaylar barındıran bir kitap.
Kitabın adından dolayı insanlar size tip tip bakacaklarından evinizde kuytu köşelerde okuyun. Anneniz bile terlikle kovalayabilir sizi :)
192 syf.
·11 günde·7/10
Palahniuk sevdiğim yazarlar arasında. Kullandığı dil, akıcılığı, aykırılığı, anlatmak istediğini okuyucuya çok başarılı ve yalın bir şekilde vermesi takdir edilesi yönleridir. Yeraltı Edebiyatı seven okurlar için de vazgeçilmez bir yere sahiptir.
Kitaplarında tabuları yıkmayı, toplumdaki gölgeleri açığa çıkarmayı, konuşulmayan konuları konuşmayı amaçlar. Bu yüzden de herkese hitap etmez.

Kitabın arka kapak yazısında da belirtildiği gibi: "Tabularınız varsa ve onları yıkmaktan korkuyorsanız bu romanı okumayın! İnsan cenininin mastürbasyona doğumdan bir ay önce ana rahminde başladığı gerçeğiyle yüzleşmek size ağır gelecekse bu romanı okumayın! Ya da elektrikli vibratörün hayatımıza elektrikli süpürge ve ütüden önce girmiş olmasını kabul edilemez buluyorsanız bu romanı okumayın! Kısacası, düşüncesinden bile ürktüğünüz insani hallerle yüzleşmek istemiyorsanız Palahniuk sizin yazarınız değil! Bizden söylemesi!"

Ölüm Pornosu kitabına gelirsek, beklentimi tam anlamıyla karşılayamadı. Adından anlaşılacağı üzere kitabın konusu porno ve bu sektörde yaşananlar. Verilen mesajlar ve genel bilgiler başarılı fakat konu uzadıkça sıkıcı bir hal alıyor. Yani en azından kendi adıma konuşmam gerekirse beni biraz sıktı. Bazı paragrafları kısaca göz gezdirerek geçmek durumunda kaldım.
Spoiler vermeyecek şekilde kısaca konudan da bahsetmek istiyorum. 600 erkekle seks yaparak dünya rekoru kırmak isteyen Cassie Wright adlı porno yıldızının bu denemesine şahit oluyoruz. Bu şahitliği de numaralandırılmış erkeklerden Bay 600, Bay 72, Bay 137 ve asistan kızımız Sheila'nın gözlerinden yapıyoruz. Karakter tahlilleri, betimlemeler tabii ki yine çok başarılı ama konu kısır bir döngü halinde dönüp duruyor.
Bu kitabı klasik bir Palahniuk kitabı beklentisiyle okumayacak olursanız tatmin olursunuz. Fakat kesinlikle bir Dövüş Kulübü beklemeyin.
Beklemek de hata zaten ama insan ister istemez o performansın kıyısından geçen bir şeyler umuyor.
  • Tıkanma
    8.0/10 (419 Oy)341 beğeni1.383 okunma908 alıntı12.272 gösterim
  • Gösteri Peygamberi
    8.5/10 (851 Oy)752 beğeni2.432 okunma1.496 alıntı21.601 gösterim
  • Kadınlar
    7.3/10 (468 Oy)426 beğeni1.609 okunma1.262 alıntı16.270 gösterim
  • Toza Sor
    8.6/10 (728 Oy)661 beğeni2.060 okunma1.444 alıntı17.857 gösterim
  • Malafa
    8.0/10 (597 Oy)534 beğeni1.964 okunma844 alıntı8.117 gösterim
  • Factotum
    7.9/10 (388 Oy)339 beğeni1.294 okunma443 alıntı8.038 gösterim
  • Ziyan
    8.7/10 (655 Oy)617 beğeni2.116 okunma1.998 alıntı12.440 gösterim
  • Dövüş Kulübü
    8.9/10 (1.546 Oy)1.488 beğeni4.536 okunma1.982 alıntı26.556 gösterim
  • Ekmek Arası
    8.3/10 (913 Oy)873 beğeni3.059 okunma1.512 alıntı23.452 gösterim
  • Görünmez Canavarlar
    8.3/10 (338 Oy)298 beğeni1.014 okunma619 alıntı8.045 gösterim
192 syf.
·10/10
Yaratıcı edebiyat budur. Öncelikle kitap sapık ve sapkınca mıydı? Evet ama sonuna kadar güzel ve eşsizdi. Özgün bir yazım dili, özgün cümleler... Bir okuyucu başka ne ister ki?

Kitabı ABD uçuşum sırasında okudum ve muhteşem bir yolculuk yaşattı o sayfalar bana. Daha önce yazılmamış önermeler vardı ve daha önce anlatılmamış hayatlar... Puanım kıttır bilen bilir ama bu kitaba direkt 10 veririm çünkü olmuş.

Bu kitabı okuyanın ahlakı bozulur gibi bir önyargınız olmasın kitap tam tersi bir etki yaratıyor. Bence özellikle porno bağımlılarının terapisinde kullanılabilecek bir eser.

Yazar hakkında daha önceden bilgim vardı yani bilincaltımın içine edeceğinin farkındaydım. Etti de. Ama besledi kitap beni. Yaşadığım hayatı daha çok sevdim.

Üst üste okuduğum o kadar boktan kitaptan sonra ilaç gibi geldi!
208 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Uzun zamandır yeraltı edebiyatından okuma yapmıyordum.Biraz değişiklik olsun istedim.Chuck Palahniuk bu türün önemli temsilcilerinden biri.Ölüm Pornosu olması gerektiği gibi aykırı insanların yaşamına götürüyor bizi.Porno sektöründe çalışanlara farklı bir bakış sunan kitap herkesin okuyabileceği bir kitap değil.Kitap arka kapağında da belirtildiği gibi “ Tabularınız varsa ve onları yıkmaktan korkuyorsanız bu romanı okumayın!”
Ölüm Pornosu bana Lukas Moodysson’ın A Hole in My Heart filmini çağrıştırdı.
Bazı kitaplar vardır; okumak için doğru zaman gelmesi gerekir. Okurken ilerlemediğini görünce yarım bırakılır, sonra geri dönülüp okunur. Geri dönüp tekrar okumayı denemeye gerek yok. Tamamen boş bir kitap.
192 syf.
·4 günde·Puan vermedi
İlk defa Chuck Palahniuk okuyacaksanız başka kitaplarına yönelmenizi tavsiye edebilirim. Çünkü bu kitap sizleri rahatsız edebilir. Chuck Palahniuk zaten rahatsız bir yazar olduğu için okuyucusunu rahatsız etmeyi seviyor. Bu benim fikrim.
Kitabın adından dolayı maalesef ki insanlar size absürt bakacak, her ortamda rahatca açıp okuyamayacaksınız. Diğeri ise kitabin ismi ve konusu nedeniyle açılmış dava diyebilirim. İstanbul Cumhuriyet Savcısı İsmail Onaran’ın hazırladığı iddianamede, kitapta cinsel organlara kadar detaylara yer verildiği ve bu anlatımların kitabın birkaç yerinde değil tamamına yakın bölümde bulunduğunu belirtilmiş.

Chuck Palahniuk dendiğinde böyle şeylerin beklenmesi de çok normal geliyor.

Kitabın başında karakterleri anlatırken biraz adapte olmakta zorlandım. Bilmiyorum belki de pek konsantre olmadığım bir ana denk gelmiştir ama sonradan karakterleri tanıyınca biraz daha içine çekti kitap. Özellikle Sheila karakterinin ağzından anlatılan bölümlerde dünya tarihinde seksin yerine, sinema tarihindeki aktörlerin ve aktristlerin başına gelen ilginç olaylara ve insan bedenine dair ilginç bilgiler vardı. Kitabın başını okuduğunuzda sonu herhalde böyle olacak diye düşünebilirsiniz ama benim tahmin edebildiğim değişik bir son oldu.
192 syf.
·Beğendi·10/10
Oldukça güzel bir roman. Cassie Wright adında bir porno yıldızı, bir seferde en çok kişi ile cinsel ilişki rekorunu kırmak için bir deneme yapacaktır ve bu denemede rol almaya gönüllü 600 erkek vardır. Shelia adındaki asistanı her defasında odaya 3 kişi çağırmaktadır. 72 numara kendisinin Cassie'nin çocuğu olduğunu düşünürken, 137 numaralı eski homoseksüel dedektif Dan çocuğu etkilemeye çalışmaktadır. 600 numaralı Branch Bacardi ise Cassie'yi bu işe sokan ve çocuğunun babası olan meşhur porno yıldızıdır. Acaba bu film başarı ile tamamlanabilecek midir? Gerçekten biri ölecek midir? 72 numara gerçekten Cassie'nin çocuğu mudur? Soluksuz okunan bir roman.
208 syf.
·3 günde·7/10
Yeraltı edebiyatını hep merak ederdim ve ilk okuduğum yeraltı edebiyatı eseri bu oldu. Açıkçası benim için çok ağır bir başlangıç oldu. Kitabı okurken epey zorlandım, benim gibi yeraltı edebiyatına ilk defa başlayacaklar için kesinlikle çok ağır bir yapıt olduğunu söylemek isterim. Yazarın değindiği konu, belki birçok yazarın dile getiremeyeceği kadar cesurca işlenmiş ve bütün iğrençlikleri gözler önüne seriyor.
Kitap kötü olduğu için bırakmadım, sakın okuyacak olanlara yanlış bir izlenim vermesin, sadece benim için zamanı değil, en kısa zamanda daha sakin bir zamanda okumak için kitaplığımda okunmayı bekleyecek:)
192 syf.
·Beğendi·9/10
Yazarı ilk kez okuyacakları uyarmak gerekir ki bu tarza alışık değilseniz sizin için zor olabilir. Bazı bölümleri okumakta zorlandım. Yine de okuduklarımın bana bir şeyler anlattığını, bazı şeyleri düşünmemi sağladığını biliyorum. Kitabın sonu beni çok şaşırttı. Sonuçta gerçekten sağlam bir kitap olduğunu düşünüyorum.
192 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bazı kitapların üstünde sizi zorlayabilir yazmalı, bu kitap tam olarak bunun bir örneği. Kitabın arkasında tabularınız varsa okumayın yazıyor. Eğer tabularınız varsa bu incelemeyi de okumamalısınız.

Açıkçası bu benim ( dövüş kafesi yerine) ilk Palahniuk kitabımdı sonrasında ise dilinin yalınlığına ve vurgu yaptığı konulara hayran kalmıştım. Yeraltı Edebiyatı anlaşılması hem çok zor hem çok kolay bir türdür. Yazar ne istediğini veya düşündüğünü en yalın haliyle yazar. Ama altında daima bir alt mesajı vardır. Bu kitaba gelecek olursak normal hayatımızda karşılaşmak istemediğimiz ne kadar insan varsa bu kitapta karşılaşmamız mümkün. Bir porno kraliçesi kariyerinin zirvesinde bırakırken bir gün içerisinde 600 adamla birlikte olmak bir meydan okumaya girişiyor. Sandığınız üzere konu bu kadından değil o 600 adamdan seçilmiş 3 kişi üzerine dönüyor. Televizyon, seks ve izlenme rekoru için yapılan her şeyin gizli ve saklılığını ortaya çıkarıyor. Kitabın dili yalın her şeyi açıkça anlatıyor. Kitaptan bir alıntı yaparak sözlerimi noktalıyorum; “ İnsan ceninin mastürbasyona doğumdan 1 ay önce ana rahminde başlama gerçeği veya elektrikli vibratörün hayatımıza ütüden önce girmiş olmasını kabul edemiyorsanız bu romanı okumayın!”
208 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Hepimiz böyle görece uzun incelemeleri okumayı sevmiyoruz belki, o yüzden kısaca yani özetin özeti, hocam boş konuşma bu kitap okunur mu okunmaz mı diyenler için, belirteyim.

Okumanıza gerek olmayan bir kitap nokta. Ha okunur mu okunur, zaten baktığınızda yazılı olan her metin bir şekilde okunur olaya oradan bakmamak lazım. Bu kitap bana farklı bir bakış açısı, değişik bir düşünce, bilmediğim bilgiler veya her şeyden öte eğlence, mutluluk verecek mi? Buradan bakarsanız ismi geçen kitabın büyük çoğunluğa katkısı olacağını düşünmüyorum. Ha bu, kitap boş bir kitap mı demek, tabiki değil. Öncelikle kitabı okuyacaksınız, şunu bilmelisiniz ki kolay bir kitap değil bu yüzden tabularınız olmadığını hem kendinize hem insanlara göstermek için güzel bir araç olarak da sayılabilir. Haydi iyi okumalar.

Bu kısımdan sonrası ise kitabı okuyanlar ya da okumayıp üstad sen biraz daha bilgi ver bize tam karar veremedik okumaya diyenler için. Sonuçta baktığınızda hepimizin zamanı değerli ve okunacak kitapları iyi seçmemiz gerekli.

Tabi kişisel bir not, uzun zamandır inceleme yazmıyorum hatta bırakın incelemeyi aklım o kadar doluydu ki neredeyse kitap bile okuyamıyordum. Nispeten rahata erdikten sonra tekrar sahalara dönme çabasındayım. Böylelikle bu çıkmazdan da çıkarım diye düşünüyorum. Niye söyledim bunu, incelemeyi okurken sıkılırsanız efendim ne bileyim ne saçma sapan şeyler yazmış diye şeyler söylenirseniz biraz idare ediverin diye. Ha böyle aşırı beğenmeyenler olursa da daha güzelini yazıp beni haberdar etmelerini de isterim tabiki. Bak öyle değil böyle yazılır inceleme diye. Onur duyarım.

Bu incelemeyi kimin okuyacağını hatta herhangi birinin - gerçekten- okuyup okumayacağı hakkında önceden verili bir bilgim olmadığından ama yinede her ihtimali hesap etmek zorunluluğunu en derinlerinde hisseden biri olduğumdan bir uyarıyla başlamak istiyorum. Evet konu ilk bakışta +18. Ancak böyle taşlaşmış dedeler gibi aman evladım böyle şeyler ayıptır günahtır okumayın etmeyin konuşmayın diyecek yaşta değilim. Olsam da söylemem zaten. Bununla birlikte kabul etmek gerekir ki Ayrıntı yayınlarının bu "yeraltı" serisi toplumun karanlık kesimlerine ışık tutarak onları da bir noktada toplumun kalanına açma, sıradanlaştırma, önemsizleştirme amacıyla yazılan kitaplarından oluşuyor. Bu kitaplar artık öyle bir noktada ki bunları okuyanların parantez içinde okuyabilenlerin okuyamayanlara sosyal baskı kurması işlevini üstlenmiş durumda. Sonuçta bu kitapları herkes okuyamaz değil mi? Okumayanların niye okumadığını soran yok, olmayacakta. Birincilerde ikincilerde başta aldığı konumları değiştirmeyecekler. Her neyse bunlar böylesine bir kitapla ilgili incelemenin başında söylenecek şeyler değildi belki, ama en azından denedim.

Şimdi konuya gelelim, aslında çok basit gibi görünmekle birlikte derinlerde farklılaşıp, biraz daha kompleks hale geliyor. Bir porno starının, günümüz tabiriyle guinness rekorlar kitabına girme çabası anlatılmış. Hangi rekoru kırmak istediği az çok tahmin edileceği üzere en çok kişiyle ilişkiye girmek alanında. Kitapta bize şunu veriyor; doğrudan bir anlatım var ve siz bunların tam ortasındasınız. Konuşulanların hepsini duyuyor görüyor ancak hiçbir şey söyleyemiyorsunuz. Şöyle bir tahayyül edin. 3 odalı iki katlı bir yapı var. İlk katta yer alan giriş, kocaman bir bekleme salonu  ve yatak odası ise üst katta. Kitap çoğunlukla bekleme salonunda geçiyor. Ve bu bekleme salonunda 600 kişi olduğunu düşünün, her 10 dakika da bir 5 kişi azalan toplam 600 kişi. Ancak takdir edersiniz ki 600 kişinin her biri tek tek kitaba dahil edilip, söz gelimi hepsine 1 er sayfa ayrılsa tuğla gibi bir kitap olurdu. Yani bir de şöyle düşünün neden böyle bir odada neredeyse çıplak bir şekilde bekleyen 600 erkeğin neler konuştuğunu merak edelim. Ne konuşabilirler en fazla? Kuantum dolanıklılığı veya ne biliyim mikrobiyomların rDNA üzerindeki dizilimlerini konuşacak halleri yok. İşte bu sebeple yazar kitabını kurgularken şöyle bir yöntem tercih etmiş. Bu 600 kişi yerine neredeyse 10 kadar kişiye odaklanmış. Kişi sayısını azalttıktan sonra konuyu da merkez bir konu etrafına odaklamış. İşte nedir o da; rekora konu olan hanımefendi Cassie Wright'ın rekorunu gerçekleştirmekte yardımcı olacak beylerden birinin, onun oğlu olabilme ihtimali üzerine. Konu ve sayı sınırlaması yapıldı, ancak yinede bekleyen beyefendilerin birbirleri arasında konuştukları, yazarı ve okuyanı çok bağlamayan boş beleş konuşmalarına da yer verilmiş. Bu boş beleş diye tabir ettiğim konuşmalar hem kitabın dolu görünmesini hemde mekan itibariyle yaşanan anlara gerçeklik katmış. Öyle ki kitabı okurken yukarıda da bahsettiğim gibi kendinizi o salonda herkesi dinlerken o kalabalığın, kokuların, pisliğin içerisinde buluyorsunuz. Her şeyin başında kitabı başarılı kılan en güçlü noktalardan birisi bu. Diğer özellikler bunun yanında daha tali konumda kalmış.

Bahse konu hanımefendinin oğlu olabilecek konumundaki bay 72'nin yaşadıkları psikolojik bir incelemeye konu olabilecek türden. Yani bu söylediğimi kitabı okurken daha iyi anlayacaksınız. 72'nin yaşadığı şeyin ödipal komplekse veya anneye duyulan cinsel bir istekle alakası yok. Ama konunun böyle bir yönü de var. Bay 72'nin annesi sandığı kişinin, şişme haliyle ilişkiye girmesi bunu yaparken üvey annesinin geceliğini giydirmesi ve makyaj malzemelerini kullanması bize böyle ensest duygulara sahip olduğunu düşündürtüyor. Kitabın bir yerinde Cassie Wright'ın böyle bir işe girişmesinin arkasında yatan sebebi de bize söylüyor. Suçluluk duygusu. Kadının çocuğunu doğurup sonrasında evlatlık vermesinden ileri gelen suçluluk duygusu. Peki 600 kişiyle yatarak neyi başaracak neden yani? Bunu da kitap, işte buradan gelecek gelirin çocuğun geleceğini garanti altına alacağını düşünmesi, böyle bir heyecana bir daha kimsenin kalkışmayacağını, nihayet isminin ölümsüz olmasını istediği için diye yanıtlıyor. Cassie Wright'ın ondan da öte ilk başta bu işe nasıl girdiğini filan da anlatıyor. Okudukça neredeyse üzülmeye başlıyorsunuz. Ama daha fazla detay vererek alacağınız hazzı düşürmek istemiyorum. Eğer okursanız hoşunuza gideceğini düşünüyorum. Çünkü kurgu, teknik, uslüp güzel.

Söylediğimiz gibi bu konuları(söz konusu bir anne ve çocuğu) yaşamak hatta konuşmak bile rahatsız edici. Bu incelemeyi ve kitabı okurken mümkün mertebe objektif kalmak ve kitapla aranızda hatta kitabı okurken diğer insanlarla aranızda belirli bir mesafeyi tesis etmeniz gerekiyor. Bunu sağlamak da hem içinde bulunduğumuz toplumda hem de kendi iç dünyamız da kolay olmasa gerek. Önerim bir doktor bakışıyla bu kitabı okumanızdır.

Ha şöyle bir nokta var ki. Kitabı okumak yer yer sıkıcı olsa da nispeten eğlenceli. Çünkü bazı yerlerde konuyla ilgili gerçek hikayeler, istatistiki bilgiler, günlük hayatta kullanabileceğiniz pratik bilgiler var ve bunlar genel kültürünüzü de genişletiyor. Mesela Cassie Wright'ın denediği bu olayın daha önce Antik Yunan'da bir imparatoriçe tarafından gerçekleştirilmeye çalıştığını. Yani yapılan eylemin ararsanız felsefi köklerini de bulabilirsiniz. Ancak bu bilgileri nasıl bir ortamda kullanabilirsiniz tabi orası cevaba muhtaç.

Herneyse daha da uzatmadan tekrardan iyi okumalar diliyorum.
Tek bir hataya bakar, ondan sonra yaptığın hiçbir şey fayda etmez. Ne kadar çalışırsan çalış, ne kadar zeki olursan ol, o yaptığın kötü seçimle tanınırsın. O yanlış şeyi yap ve hayatının sonuna kadar ölmüş ol.
Bana notlarının çok yüksek olduğunu söyledi. Ve olur da kafası çalışmazsa ve ümitsizliğe kapılırsa, denize düşüp yılana sarılmak zorunda kalırsa, duygusal açıdan birine ihtiyaç duyarsa ve hayatı düpedüz tepetaklak olursa, evlilik teklifimi kabul edebileceğini söyledi. Ben de hâlâ umut var diye düşündüm.
"Ona göre, kulaklar vajinaydı. Tek bir yanlış fikir duyduğunda, masumiyetini yitiriyordu insan. Tek bir detay, çok şey demekti ve insanın hayatı kararıyordu. Bilgi yüzünden insan aşırı dozdan ölüyordu."
Chuck Palahniuk
Sayfa 58 - Ayrıntı Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölüm Pornosu
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755395913
Orijinal adı:
Snuff
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Palahniuk'un hayal dünyasına hoş geldiniz! Yoksa kâbuslarına mı demeliydik? Palahniuk bu defa romanının odağına başka bir "marazi" karakteri, porno kraliçesi Cassie Wright'ı oturtmuş; ama bir nesne olarak. Çünkü her ne kadar konu, onun, efsanevi kariyerini kameralar önünde art arda 600 erkekle seks yaparak kıracağı bir dünya rekoruyla taçlandırmak istemesi olsa da, bu rekoru kırmasında ona yardımcı olacak tali oyuncuların, yani "damızlık erkekler"in anlatımıyla şekilleniyor roman. Sıranın kendisine gelmesini bekleyen Bay 72, Bay 137 ve Bay 600'ün gözünden aktarılıyor bu tarihi an. Ve bununla birlikte, onların trajikomik hayat hikâyeleri de, bir rekordan ziyade ölüm pornosuna dönüşecek çekimler sırasında bir bir dökülüyor ortaya. Anlayacağınız, derin bir araştırma ürünü olduğunu her satırında belli eden, çatlatırcasına güldürürken aynı zamanda yüreğinizi dağlayacak bu çılgın romanla, porno endüstrisinin çağdaş hayatın içindeki muazzam ve bir o kadar da gizli saklı varlığını edebiyata taşıyor Chuck Palahniuk. Zaten böyle bir şeyi de ondan başkası bu kadar utanmazca, korkusuzca ve başarıyla yapamazdı herhalde. Ancak dikkat! Tabularınız varsa ve onları yıkmaktan korkuyor-sanız bu romanı okumayın! İnsan cenininin mastürbasyona doğumdan bir ay önce ana rahminde başladığı gerçeğiyle yüzleşmek size ağır gelecekse bu romanı okumayın! Ya da elektrikli vibratörün hayatımıza elektrikli süpürge ve ütüden önce girmiş olmasını kabul edilemez buluyorsanız bu romanı okumayın! Kısacası, düşüncesinden bile ürktüğünüz insani hallerle yüzleşmek istemiyorsanız Palahniuk sizin yazarınız değil! Bizden söylemesi!. 

Kitabı okuyanlar 1.629 okur

  • Kadirovski
  • Castiel
  • Buket Tahmaz Savaş
  • Bluestation
  • Pınar parlak
  • ozgur ozkan
  • Δ Büşra Δ
  • Gül Kalkan
  • yunus öztürk
  • Şeyma Taşkaynatan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.8
14-17 Yaş
%0.5
18-24 Yaş
%26.6
25-34 Yaş
%41.1
35-44 Yaş
%21.7
45-54 Yaş
%1.9
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%47.6
Erkek
%52.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.4 (54)
9
%10.5 (50)
8
%19.4 (92)
7
%22.2 (105)
6
%17.9 (85)
5
%9.3 (44)
4
%3.2 (15)
3
%3.2 (15)
2
%1.1 (5)
1
%1.9 (9)

Kitabın sıralamaları