Ölümcül Hastalık Umutsuzluk

9,0/10  (7 Oy) · 
30 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.409 gösterim
SørenKierkegaard; şu Danimarkalı filozof, varoluşçulu­ğun babası... Kierkegaard'a göre umutsuzluk evrenseldir, çünkü insan sonluluk­tan sonsuzluğa geçişi umutsuzluk yoluyla gerçekleştirir. Umutsuzluk kaçınılmazdır, onu bir an olsun yabana atamayız. Benliğin iflah olmaz hastalıklarına karşılık umut üzerine topyekûn iyimser bir felsefe geliştirmek ruhumuza yapılabilecek en ağır saldırılardan biridir. Bir mustarip kötü bir teselliyle avutulabilir mi? Umut üzerine gerekli-gereksiz sarfedilen sözler ölümcül bir hastanın yanında yapılan gaflara benzeyecektir ve pek az teskin edicidir! Oysa umudunu sonuna kadar tüketmiş bir ruh hali gerçeği kavramak adına daha doğru bir adım atmış olur. Umutsuzluk kaçınılmazdır, insanın karşıtların bir sentezi olmasının, daha doğrusu diyalektik bir varlık oluşunun gereğidir. Sonlu varlığı ile sonsuz varlığı arasına sıkışan insan "kendi olma" sürecini umutsuzluk içinde yaşar.

Kierkegaard için umutsuzluk ölümcül hastalıktır. Bu hastalıktan ölünmesinden veya bu hastalığın fiziksel ölümle sona ermesinden çok, bu hastalığın işkencesi, can çekişen ama ölemeden ölümle savaşan kişi gibi ölememektedir, sürekli bir can çekişme hali içindedir. Ölümcül hastalık dar anlamda kendisinden sonra hiçbir şey bırakmadan ölüme giden bir hastalık demektir. Ve umutsuzluk budur. Umutsuzluğun özü yaşamın hiçbir şey olmamasıdır.

Kierkegaard bir dinin çerçevesi içinde yapıtlar üretmesine karşılık aynı zamanda insanoğlunun en temel sorunlarını ortaya koyar. Kierkegaard birden ve doğrudan varoluş gizeminin içine dalar. Hegel'de en üst noktasına ulaşan akıl ve sistem felsefesine karşı bireyin varoluşunun akıldışılığını, paradoksunu açığa serer.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    143
  • ISBN:
    9789758717064
  • Orijinal Adı:
    Sygdommen Til Döden
  • Çeviri:
    M. Mukadder Yakupoğlu
  • Yayınevi:
    Doğu Batı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Bahar Erdal 
06 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Huzur mu arıyorsunuz? Öyleyse elinizdeki yanlış kitap. Huzur kaçırmak için yazılmış sanki. Kierkegaard eserlerini dinin çerçevesinde sunar. Ama aynı zamanda insanlara temel sorunlarıyla yüzleşme imkanı verir. Kierkegaard'a göre umutsuz insan ölemeyen ama ölümcül bir hastalıkla boğuşan ve tek kurtuluşu ölüm olan çaresiz insandır. Sürekli can çekişir. Din, inanç ve varoluşçuluk sentezinden oluşmuş paradoksal bir kitap.

Ahmet Y 
19 Eki 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kierkegaard'a varoluşçuluğun babası sayıldığı için büyük bir sempati duyuyordum.Kitabı okumamdaki başlıca etkenlerden biri o dönemlerde büyük bir umutsuzluk ve tükenmişlik içinde bulunmamdı.Bir hocamın tavsiyesi ile okudum ve umutsuzluğun kaçınılmazlığını,hayatın bir parçası olduğunu öğrendim.

Mehmet Ürgün 
14 Haz 02:35 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bu kitap; umutsuzluğu en katı biçimiyle dile getiren, bir bedende sıkışıp kalan ruhun en derin ihtiraslarından kaçıp kurtulma derdinde kendi varoluşunu bir et yığınına hapsedilmişliği kabullenemeyen, bir inancın doğmalarını yıkmayı amaçlarken aslında ondan kendini soyutlayamayan bir adamın en ince ayrıntısına kadar benlik ve umut ikilisinin durumunu gözler önüne sererken, paradoksal bir anlatımla bize sunulmasıdır. İnsan her zaman umutsuzluğa düşer çünkü kendi olmayı hiç beceremez, başkası olma uğrunda kendi benliğini kaybettiği zaman artık onda olmayan bir başka benliği oluşur ve bu da umutsuzluğa düşmekten kendini alıkoyamaz. Önümüzde hayallerimiz, hedeflerimiz ve hiç ulaşamayacağımızı bildiğimiz kendimizi orda bulmak istediğimiz yer bizim önümüze acımasızca umutsuzluk duvarlarını örer ta ki o duvara çarpıp gerçeklerin soğuk ve sert yüzüyle karşılaşana dek. Gerçekler, bizim orda hiç bulunamayacak kadar güzel hayallerimizin, kendimizi orda sanmamız kadar acımasız. Hayatını bir kurtuluşa adarken inancını ön plana koyan varoluşun babası olarak bildiğimiz Kierkegaard'ın aslında öyle bir kurtulusun olmadigini, ama onu bırakmamamız konusunda (kendi dogmalarından da desek yanlış olmaz) bizi gerektiğinde günah paradoksuyla gerekse inancının gerekliği konusunda Tanrı karşısındaki tutumu son derece önemli bir o kadar da kaçınılmaz olduğunu insanın ilikerine kadar sorgulamasına olanak veren bir umutsuzluk sahası koyuyor okuyucunun önüne. Belki de bir "Anti-Crist" okuma olanağı olsaydi kierkegaard'ın bu eserini kendi inancının sınırından uzaklaştırması gerektiğine inanırdı. Yine de bir "Umutsuzluk" heykelini "Ben" ve "Inanç" bağlamında, olması gerekenin değilde olanın sınırlarında analiz etmesi, canlandırması mükemmel ötesi bir şey. Her okuyucunun kesinlikle okumaması gereken eğer okursa kendinden bir şeyleri feda etmesi gereken bir kitap. En çok da kendinden uzaklaşmanın, geride umutsuzluğa maruz kalmış bir ruh bırakmış olabileceğini söylemesi inancını eleştirdiği halde onda kopukluğa sebep olmamasıyla açıklanabilir. Bu kitabın "Bulantı" ya zemin hazırladığını ikisinin bir birinden hiç haberleri olmadığını varsayarsak bile aynı çatıda birleştiğini söyleyebiliriz. Okuyanlara tek bir tavsiyem var anlayarak ve bitirme derdinde olmadan olmalarıdır. İyi okumalar...

Tuğba Baran 
23 Tem 20:50 · Kitabı okudu · 28 günde · Puan vermedi

Tanrım!
İşe yaramaz şeyleri görmemize engel ol,
Sen’in tüm gerçeğini görmek için her şeyi gören gözler ver. Danimarkalı inançlı bir filozof gözünden umutsuzluk ve hayatın arasındaki bağlantı.

Kitaptan 33 Alıntı

Umutsuzluk bir avantaj mıdır yoksa bir kusur mudur?
Saf diyalektik içinde kalırsak her ikisidir.

Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard (Sayfa 14 - epub)Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard (Sayfa 14 - epub)

Bir şeyden umutsuzluğa düşmek,
hâlâ gerçek umutsuzluk değildir,
sadece başlangıçtır

Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard (Sayfa 17 - epub)Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard (Sayfa 17 - epub)
Ahmet Y 
19 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Yalnızlık gereksinimi her zaman içimizde tinsel bir yan olduğunu kanıtlar ve bunu ölçmemizi sağlar.'Kuşbeyinli insanlar sürüsü,birbirlerinden ayrılamayanların kalabalığı' bu gereksinimi o kadar az hisseder ki,muhabbet kuşları gibi yalnız kaldıkları an ölürler;kendilerine şarkı mırıldanmadıkça uyumayan küçük çocuklara benzerler.

Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard (Sayfa 74 - DOĞUBATI YAYINLARI)Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard (Sayfa 74 - DOĞUBATI YAYINLARI)
Ömer 
 10 Ağu 18:26 · Kitabı okuyor · Beğendi

Kadın ve Erkeğin Umutsuzluğunun Çıkabileceği Yerleri;
Kadının varlığı bağlanmadır, kendini bırakmadır, yoksa kadın olmazdı. Tuhaf olan, kadının dışında hiç kimsenin kendini bırakmasıyla ne böyle bir erdemli geçinebilmesi ne de böyle neredeyse canavarlık dolu surat asması vardır ve buna rağmen varlığı bağlanma üzerine kuruludur (ve hoş olan da budur) ...
Erkek de kendini bırakır fakat beninin bilincinde kalır buna karşın gerçek bir dişiliğe sahip kadın kendini bıraktığı nesnenin içine atar.

Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren KierkegaardÖlümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard
Mehmet Ürgün 
12 Haz 12:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

İnsan, sonsuzluk ile sonlunun, geçici ile kalıcının, özgürlük ile zorunluluğun bir sentezidir, kısaca bir sentezdir. Sentez iki terimin ilişkisidir. Bu görüş açısından ben, hâlâ varolmamıştır.

Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren KierkegaardÖlümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard

Ve eğer yaşamın yalnızca umutsuzluğu taşıyorsa gerisinin hiçbir önemi yoktur! İster zaferler isterse yenilgiler söz konusu olsun, senin için her şey kaybedilmiştir, sonsuzluk seni artık hiç içine almaz, seni hiç tanımamıştır veya daha da kötüsü seni tanırken seni kendi Ben'ine, umutsuzluğun Ben'ine çiviler!

Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard (Sayfa 37 - DoğuBatı Yayınları)Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard (Sayfa 37 - DoğuBatı Yayınları)
Mehmet Ürgün 
12 Haz 01:46 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Tanrım! işe yaramaz şeyleri görmemize engel ol, Sen'in tüm gerçeğini görmek için her şeyi gören gözler ver.

Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard (Sayfa 10 - DOĞU-BATI)Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard (Sayfa 10 - DOĞU-BATI)
Ömer 
21 Tem 20:29 · Kitabı okuyor · Beğendi

üçüncü kitap
Bilinç, ben'in ölçütünü verir. Ne kadar bilinç varsa o kadar ben vardır; çünkü bilinç ne kadar gelişirse, irade o kadar gelişir ve ne kadar irade varsa, o kadar ben vardır. İradesiz bir insanda ise ben yoktur...

Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren KierkegaardÖlümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard
4 /