·
Okunma
·
Beğeni
·
24,5bin
Gösterim
Adı:
Ölümcül Kimlikler
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
134
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750801990
Orijinal adı:
Les Identites Meurtrieres
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Ben kimim?.. Nereye aitim?.. Doğulu muyum yoksa Batılı mı? Nereye aitim?.. Kültürel özellikler beni ne kadar ben yapıyor?.. Toplumsal yapı beni ne kadar belirliyor? Toplumsal ve kültürel koşullanmalardan ne kadar bağımsız düşünebiliyorum ve ne kadar özgür hareket edebiliyorum? Baktığım aynalar sürekli çatlayıp kırılıyor... Gerçekten ben, düşündüğüm ben miyim yoksa bir yanılsamanın içinde debelenip duruyor muyum?.. Son deneme kitabı Ölümcül Kimlikler'de bu can alıcı sorunları irdeleyen Amin Maalouf, böylece romanlarının teorik arka planını da açmış oluyor. Yirmi altı yaşında ülkesinden ayrılıp Paris'e yerleşen Amin Maalouf, ekonomi ve toplumbilim okudu. Gazetecilik yaptı... İlk kitabını 1983'te yayımladı. Bugün bir klasik kabul edilen ilk romanı Afrikalı Leo (1986) Fransız-Arap Dostluk Ödülü'nü, Tanios Kayası (1993) Goncourt Ödülü'nü kazandı. 1988'de yayımlanan ikinci romanı Semerkant ise pek çok dile çevrildi ve yazarı dünya çapında bir ilginin odağına yerleştirdi. Yazınsal sorunlarını kültür arkeolojisi temeli üstüne oturtan Lübnanlı yazar Amin Maalouf'u daha önce yine yayınlarımız arasında çıkan Afrikalı Leo, Doğunun Limanları, Semerkant, Tanios Kayası romanlarıyla Türkiyeli okurlar da çok sevdi ve benimsedi. Şimdi Maalouf, yeni kitabıyla yine önümüzde yeni ufuklar açıyor, kitaplığımızda yerini alıyor.
134 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Dogmatik inançlarının veyahut her türlü dil, din ve ırk gibi ayrıştırıcı unsurların insanlara ne denli zarar verdiğini, toplumların bu şekilde nasıl köreldiğini ve ne denli geride kaldığını adeta bizimle sohbet ederek anlatan bu kitap, bizi bazı şeylerin farkına varmamıza davet ediyor. Hayatta iç içe olup da farkında olmadığımız için yokmuş gibi davrandığımız o kadar çok kimliğimiz var ki.. Onlar bizi öldürmeden bizim onları yok etmemiz gerek.
Bana içimin derinliğinde ne olduğum sorulduğunda, bunda herkesin içinin derinliğinde ağır basan tek bir aidiyetin, bir bakıma kişinin derin gerçekliğinin, doğarken ebediyen belirlenen ve artık değişmeyecek olan öz'ünün var olduğu inanışı yatıyor; sanki geri kalanın, bütün geri kalanın -özgür insan olarak katettiği yolun, benimsediği inanışların, tercihlerin, kendine özel duygusallığının, yakınlıklarının, sonuçta yaşamının- hiçbir önemi yokmuş gibi.' Kimlik, insanın zamanın içindeki incelişinde onu dünyaya bağlayan bir ayna. Amin Maalouf, Ölümcül Kimlikler'de çok yönlü ve saydam bir sorgulamanın eşliğinde, aynadaki görüntünün tutulabileceğine işaret ediyor. Ölümcül Kimlikler, dünyanın yeni zamanlarında insanlığın küllerinden kuracağı düzenin temeline konan bilge bir taş.
134 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Lübnanlı bir Hristiyan olan, aynı zamanda Fransız da olan Maalouf'un tüm bu kimlikler, etiketler üzerine yazdığı bir deneme kitabı. Yenilir yutulur cinsten mi? Sanırım öyle.

Lübnan da bize benzer bir geçmişe ve bir yapıya sahip. Kozmopolit bir ülke, ama bu kozmopolitlik ülkeyi bölmüş, savaşa sürüklemiş. Çok uzakta değil, 1. Dünya Savaşı'nda Anadolu halkları da böyle birbirine düşmüştü. O günlerden bize kalan da ırk isimleriyle, bir kimlikle hakaret değil mi? "Ermeni" demek halk arasında bir hakaret değil mi? İşte Maalouf, bu örneği vermese bile oldukça gereksiz kimlik ayrımlarıyla toplumların, kitlelerin birbirlerine neler yaptığına değiniyor. Sosyolojik boyutu bu. Türklere dair de güzel şeyler var. Maalouf Orta Doğu'yu okumayı bilen bir adam.

Kişisel açıdan, bana kim olduğumu, kim olmanın ne demek olduğunu bir kere daha sordurdu. Kimim ben? Türk'üm değil mi? Kesinlikle evet. Bu bir kimlik etiketi olarak bana ne gibi bir değer katıyor? Sahip olduğum başka etiketler ne katıyor? Diye düşündüm. İçinden çıkılmaz ama bana değer katan bir durum bu.

Kimlikleri dökecek miyiz? Dedemin Çerkez, babaannemin Ermeni, anneannemin Abdal, büyükbabamın Türkmen kökenli olmalarının ne gibi bir değeri var üstümde? Ben ne Çerkez'im, ne Abdal. Kendime Türkmen de demiyorum. Türkiye'de yaşamayı bile istemiyorum doğrusu. Nerede yaşacağım? Kanada mı? Umarım. O zaman ne olacağım? Bu beni ne yapacak?

Irk isimlerinin hayatına ne gibi bir etkisi var diyebilirsiniz, o her ırk benim bir özelliğimi sağlıyor. Önemli veya önemsiz bir özellik olabilir bu. Maalouf'da bu kimliklerin hem ne kadar önemli, hem de ne kadar önemsiz olduğunu aktarıyor aslında bize.

Kimlik felsefesi, kimlik siyaseti olunca ne olacağını da, sanırım Türkiye'de onlarca yıldır görüyoruz.

Kitabı beğendiğim, 8/10.
134 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
''1976'da Lübnan'ı terk edip Fransa'ya yerleştiğimden beri, son derece iyi niyetli olarak, kendimi 'daha çok Fransız' mı, yoksa 'daha çok Lübnanlı' mı hissettiğim ne kadar çok sorulmuştur bana. Cevabım hiç değişmez: Her ikisi de.'' Kitabına bu cümlelerle başlıyor, Amin Maalouf.
Kitaplarını çok beğendiğim bir yazar ve İlber Ortaylı'nın da en sevdiği yazarlardan biri olduğunu öğrenince bu kitabını da okumak istedim.
Kimlik kavramı üzerine deneme tarzında yazılmış dört bölümden oluşan bir kitap. Kimlik çatışmalara ilişkin tespitleri gerçekten çok etkileyici. Bu tarz kitapları seviyorsanız kesinlikle okuyun, sevmiyorsanız da bu kitaba bir şans vermekten çekinmeyin.
134 syf.
·1 günde·3/10 puan
Nüfus cüzdanında belirtilenden çok daha fazlasını ifade eden ve içinde bir çok öğe barındıran kimlik için “beni başka hiç kimseye benzemez yapan şeydir” diyen Amin Maalouf, Ölümcül Kimlikler isimli bu çalışmasında kimlik ve aidiyet ilişkisini ve bu kavramlar ekseninde yaşanan sorunları etkileyici bir anlatımla gözler önüne sermektedir. Tek bir aidiyeti ön plana alarak kimlik tanımlaması içine girilmesinin yanlışlığını vurgulayan Maalouf, insanların bir çok aidiyetten oluşan tek bir kimliği olduğunu belirtmektedir. Bu noktada ise insanların hem kendi hem de karşısındakilerin aidiyetlerini kabul edip, saygı göstermeleri gerekliliğinin altı çizilmektedir. Özünde kimlik ve aidiyet ilişkisini sorunsallaştıran Maalouf’un bu eserine nesnel bir perpsektifle yaklaşılarak, eserde yer alan önemli fikirler, kavramlar, yazarın argümanları, örneklemeleri ve çalışmanın anlatı düzeni gibi hususlar analiz edilmektedir.
134 syf.
·4 günde·9/10 puan
Ölümcül Kimlikler adlı deneme türündeki bu kitabı okumaya karar vermem yazarın son kitabı Empedokles'in Dostları arka kapak yazısından yola çıkarak,Ölümcül Kimlikler ve Uygarlıkların Batışı adlı iki kitaptan faydalanabilecegimi bilmek oldu.Iyi ki okudum diyorum çünkü icerisinde geçen dil,din,kültür,dünyalılaşma,kimlik,demokrasi,etnik köken,sosyallesme,ötekileşme gibi kavramlara yeniden farklı bir boyuttan bakmamı sagladı.
133 sayfalık bu kitap dört bölümden oluşmakta.
Maalouf,neler anlatmış,neleri ortaya çıkarmış bu kitabinda kısaca deginelim mi?
_Aynı dile sahip veya aynı dinden olan insanların genelleştirilmesinden,oysa ki dünyada hic kimsenin,bütünüyle aynı aidiyetlere sahip başka kimsenin bulunmadıgını kendinden örnek vererek sonuclandırmış.Bizlerin kolaya kacarak birbirinden farkli insanları aynı kefeye koydugumuzu ve onlara toplu eylemler,ortak görüsler yükledigimizi ifade eder.Mesela "Sırplar katliam yaptı..." "Araplar reddediyor...""Ingilizler yagmaladı..." falan halk "sinsi" "kibirli" "calişkan" "becerikli" diyerek duygusuzca yargılarda bulundugumuzu söyler.
_Dinlerin halk uzerindeki etkisinden,halkı nasil sekillendirdigi konusundan bahsedilirken tam tersi olarak halk ve tarihin dinler uzerine etkisinden pek söz edilmedigini belirtir.
_Doğu sorununa ise askeri ve diplomatik oyunların,büyuk devletler arasındaki güç ilişkilerinden kaynaklanan bir olgu oldugunu,mesela der ki,"Ingiltere,Hindistan yolu uzerinde güclü ve modern bir Mısır yerine,zayıf düşmüs ve hasta bir Osmanlı Imparatorlugu'nu tercih ederdi."
_Sayfalar ilerledikce Dünyalılaşma konusu ortaya çıkar.Farklı kültürlerin,dillerin,törenlerin,inanc ve geleneklerin ortadan kalkıp,bütün dünyanın üzerinde etkisini gösteren tek bir güc altına,istemli veya istemsiz toplanmaktan ve bunun ortaya çikaracagi sonuclardan,oysa ki dünyanın ,hiçbir özel ırk ve ulusa ait olmadıgına,dünyanın kendine yer bulmak isteyen herkese ait olduguna deginmiş.Dünyalılaşmanin kültürel çesitligi yok ettigini,ilgisizlik ve sahip çıkılmama yüzunden bazı kultürlerin ayakta kalmakta zorlandiginin altini çizmistir.

Aidiyetlerimizi belirleyen en onemli iki unsur dil ve din uzerine yogunlasan Amin Maalouf,Dunyanin her yaninda ortak bir dil etrafinda kurulan pek cok devletin dini catışmalar yüzunden parcalandıgını ve yine ayni şekilde ortak bir din ertafinda toplanan devletlerinde dil catişmasi yonundn bölündügunu yine ornekleriyle anlatmistir.
Demokrasi uzerine yazdıklarindan da bahsedip incelememi sonlandirmak istiyorum.Yazar demokrasinin kutsal mekanizmalarla degil ,degerlerle olmasi gerektigini,fikir tartismasinin huzur ortaminda gecekleşmesi gerektiginden aksi halde bu en guzel degerlere sıginıp etnik kıyımlar yapılabilecegini belirtmistir.

Çok mu yazdim inanin hayır,bakmayın bu şekilde örneklendirerek uzun uzadıya yazdıgıma,okudugunuzda sizinde altını çizerek, okumaktan memnun kalacaginiz bir kitap oldugunu düşünüyorum Ölümcül Kimlikler icin.Kitapla ve sevgiyle kaliniz.
134 syf.
·4 günde·6/10 puan
Kimlik olgusunu tarihi, sosyal, kültürel, ekonomik ve ulusal gibi pek çok yönden örnekler vererek açıklamaya çalışmış yazar. Kendince düşüncelerini dile getirmiş. Her ne kadar “tarafsız” yorum yaptığını çokça dile getirse de bende bir çok yerde taraflı yorumlar yapmış.
Tarihi ve güncel bir çok olaydan yola çıkarak, insan kimliğinin sadece ad ve soyadından ibaret olmadığını, kimliğin kendi içinde bir çok çeşitlilik barındırdığını anlatan bir kitap.
Yazarın romancı yönünün çok sevmeme rağmen, denemeci yönünü çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim.
134 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Öncelikle bu kitabı çok daha önce okumam gerekirken neden şimdiye kaldığından bahsetmek isterim. Üniversite 1.sınıfta bir öğretmenimizin zorunlu olarak okuttuğu bir kitap olur kendisi. Ben, sınıfta öğretmen der demez kitabı almaya koşan, sonra da okuyup kötü yorumlarda (islamı kötülüyor, hakaret ediyor vs.) bulunan kişiler nedeniyle okumadım. Çünkü o ön yargıyla okusam da bana bir katkısı olmayacaktı. Şimdi bu ön yargıyı atlattığımı düşünüp okumaya karar verdim. Okudum ve pişman değilim :)

Kitabın bir çırpıda okunmaması gerektiğini düşünüyorum. Neticede bir denemeyi bir roman gibi okuyamazsınız. Üzerine düşünmeniz gereken bir eser.

Lübnan'da doğup yaşamına Paris'te devam etmeyi tercih eden Amin Maalouf, bu eserinde, kendi yaşamından bol bol örnek vererek, aidiyetin insanları birleştirdiği ancak daha çok ayrıştırdığı kısımdan ve bunun sonucunda ortaya çıkan sorunlardan bahsediyor. Aidiyetleri din, dil, milliyet, ten rengi vs. farklı boyutlarıyla ele almış, örnekler vermiş, ikna etmeye çalışmış. Fakat ben fanatik görüşteki insanları pek ikna edebileceğini düşünmüyorum. Gerçi, yani fanatikler hiçbir zaman ikna olmaz zaten! Müslümanlık ve Türklük üzerine verdiği bazı örneklere hatta çoğu örneğe katılamadım. Yazarın Müslümanlık hakkında da çok bilgisi olmadığını düşündüm. Kendisi bir Hristiyan olan yazar, Lübnan'da bazı sıkıntılar çekmiş ve bunu tüm müslümanlara mal etmiş gibi geldi. Genelleme yapılmamasını bunun saçma olduğunu anlatmaya çalışıyor ama kendisi bu konuda bir genelleme yapmış bence.Türklük hakkında da verdiği örnekler doğru değilmiş gibi geldi bana. Belki de bunlar benim Müslüman bir Türk oluşumla ilgilidir. Fanatik miyim ne :) Ama her şeye rağmen katıldığım, haklı olduğunu düşündüğüm taraflar da azımsanmayacak kadar çoktu.

Yazarın, kitabın sonunda kitabının kalıcı olmamasıyla ilgili dileği "... torunum yetişkin biri olup da, günün birinde rastlantıyla aile kitaplığında onu keşfettiğinde biraz sayfalarını karıştırsın, biraz göz atsın, sonra omuz silkerek ve büyükbabasının zamanında hâlâ böyle şeylerin konuşulmasına ihtiyaç duyuluşuna hayret ederek hemen aldığı tozlu yere geri koysun" beni çok etkiledi. Kitap 1998 de yazılmış yıl 2021 ve hâlâ yazdığı konuların konuşulmasına ihtiyaç duyuluyor. Daha uzun yıllar da duyulacak gibi ne yazık..
134 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yazımda Ölümcül Kimlikler'de beğendiğim noktaları incelemek istiyorum.
(Spoiler içerir.)

Kimlik

Kimliklere bazı noktalarda keskin anlamlar yüklemek, sahip olduğumuz kimliklerin çeşitliliğine yekpare olarak bakamamak ve kimlikleri parçalayarak insanları ayrıştırmak tetikleyebileceğimiz kitlesel hareketlerle ya da doğal karşılayış ve kabullenmelerle toplumlarda, şahıslarda, gelecek nesillerde veya doğrudan bugün bizde büyük hasarlara sebep olabilir. Günümüz dünyasında her yerde kimlik, savaş aleti haline getirildiği için ölümcüldür. Fanatizmi, etnik savaşları, kışkırtmaları, acımasızca yönlendirmeleri ve terörü doğurur. Bu nedenle üzerinde hassas düşünülmelidir.


Görmezden Gelinen

Herkesin sahip olduğu kimlikten utanmadığı, kimliklerini öldürmek ya da baskıdan dolayı nefretle dolu bir şiddetle savunmak zorunda kalmadığı bir yaşam hakkı vardır.


Umut

Miras aldığımız dikey aidiyetler günümüzde vurguladığımız kadar büyük etkilere sahip olsaydı ninelerimiz ve dedelerimizle farklı dikey aidiyetlere sahip yaşıtlarımızla olduğumuzdan daha iyi anlaşırdık. Ki bundan kuşak olarak daha da geriye gidersek -400-500 yıl kadar- aynı din ve dile sahip kimliklerimiz olmasına rağmen aslında çok farklı, kendi kuşağımızla kıyaslayamayacağımız kadar farklı olduğumuzu görürüz. Yaşıtlarımızla olan benzerliklerimiz yani yatay aidiyetlerimiz daha etkili gözükür. Bu, dünyanın insan haklarını gözetip kimliklere gerekli hassasiyeti gösterirse bugün ölümcül sonuçlardan kaçınması, insan onurunun korunması sağlamak için güzel bir dayanak noktasıdır .
134 syf.
·5 günde
Gerçekten hiç sıkılmadan okuduğum, "bu cümleler hep birbirini mi tekrar ediyor yoksa ben mi yanlış anlıyorum? " demediğim, ziyadesiyle doyurucu bir kitaptı.
İçinde bulunduğum uzmanlık eğitimi sebebiyle bu konuya çok meyilli olduğum bir dönemdeyim o yüzden bu kitap okuduğum makaleleri de desteklemiş oldu.
Yazarın söylediklerinin kalitesi ve tarafsızlığını Müslüman olmadığı halde Müslümanlıkla alakalı sözlerinin ne kadar objektif oluşundan anlayabiliyorsunuz?
Dünyamız nereye gidiyor? Ulus, dil, din, etnik yapı, kültür nedir ve hayatımıza insanlığımıza ne derece etkilidir?
Tüm bunların cevabını profesyonel şekilde akıl süzgecinden geçirerek sunuyor bize sevgili yazarımız.
Çok severek okudum ve tekrar okumayı düşünüyorum, herkese de tavsiye ederim.
Keyifli okumalar dilerim...
134 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Lübnan doğumlu, anadili Arapça, dini Hristiyan olan ve 22 yıl Fransa’da yaşayan Maalouf, kimlik ve aidiyet kavramlarına, öznel bir bakış açısıyla cevap aramış. Kitap kısa ve meraklılarının bir oturuşta bitirebileceği türden akıcı. Özellikle günümüzde daha da sertleşen milliyetçi, ulusçu ve devletçi kavramları ve bu kavramların zihinlerde yarattığı tabuları törpüleyecek türden bir eser. Keyifli okumalar...
134 syf.
·7 günde·5/10 puan
Amin Maalouf'un kitabı bir deneme yapıtı. Maalouf'un bu kitabında dile getirdiği bazı düşüncelerle nasıl bir çelişkiye düştüğü dikkatli okuyucuların gözünden kaçmayacaktır. Bakın ne diyor Amin Maalouf: "Dilinizin küçümsendiğini, dininizle alay edildiğini, kültürünüzün aşağılandığını hissederseniz, farklılığınızın işaretlerini abartılı bir gösterişle sergileyerek tepki verirsiniz. Tersine saygı duyulduğunu hissettiğinizde, yaşamayı seçtiğiniz ülkede yeriniz olduğunu hissettiğinizde daha farklı davranırsınız." Bundan birkaç paragraf sonra ise şunları yazıyor Maalouf: "Başörtüsü konusuna dönersek, ben burada geçmişe özenen ve GERİCİ bir tutumun söz konusu olduğundan kuşku duymuyorum..." Dininizle alay edildiğinde, ya da dininizin gereklerini yerine getirdiğinizde tepki duyuluyorsa, sizde tepki duyuyorsunuz diyor Maalouf. Ama bir alt paragrafta Müslümanlıkla ilgili olan "başörtüsü" konusunu ise gericilik olarak nitelendiriyor. Yani okuyucularına, kimliklere saygılı olmak gerek temasını vermeye çalışırken, kendisi satır aralarında saygısızlığını eksik etmiyor. Yani bana göre belli bir zihniyete kitapşörlük yapan samimiyetten uzak fikirlerin bir denemesi bu kitap. Bence Türk okuyucular Maalouf okumadan önce bir kez daha düşünmeli. Ama biliyorum ki çok seviliyor. Ben sevmedim...
"Kabil'de kız doğmakla Oslo'da kız doğmak aynı anlamı taşımıyor, kadınlık aynı biçimde yaşanmıyor, ne de kimliğin başka hiçbir öğesi."
Bir şeylere inanıyorsanız, içinizde yeterince enerji, yeterince tutku, yeterince yaşama iştahı taşıyorsanız, bugünün dünyasının sunduğu kaynaklarda düşlerinizden birkaçını gerçekleştirme olanağını bulabilirsiniz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölümcül Kimlikler
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
134
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750801990
Orijinal adı:
Les Identites Meurtrieres
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Ben kimim?.. Nereye aitim?.. Doğulu muyum yoksa Batılı mı? Nereye aitim?.. Kültürel özellikler beni ne kadar ben yapıyor?.. Toplumsal yapı beni ne kadar belirliyor? Toplumsal ve kültürel koşullanmalardan ne kadar bağımsız düşünebiliyorum ve ne kadar özgür hareket edebiliyorum? Baktığım aynalar sürekli çatlayıp kırılıyor... Gerçekten ben, düşündüğüm ben miyim yoksa bir yanılsamanın içinde debelenip duruyor muyum?.. Son deneme kitabı Ölümcül Kimlikler'de bu can alıcı sorunları irdeleyen Amin Maalouf, böylece romanlarının teorik arka planını da açmış oluyor. Yirmi altı yaşında ülkesinden ayrılıp Paris'e yerleşen Amin Maalouf, ekonomi ve toplumbilim okudu. Gazetecilik yaptı... İlk kitabını 1983'te yayımladı. Bugün bir klasik kabul edilen ilk romanı Afrikalı Leo (1986) Fransız-Arap Dostluk Ödülü'nü, Tanios Kayası (1993) Goncourt Ödülü'nü kazandı. 1988'de yayımlanan ikinci romanı Semerkant ise pek çok dile çevrildi ve yazarı dünya çapında bir ilginin odağına yerleştirdi. Yazınsal sorunlarını kültür arkeolojisi temeli üstüne oturtan Lübnanlı yazar Amin Maalouf'u daha önce yine yayınlarımız arasında çıkan Afrikalı Leo, Doğunun Limanları, Semerkant, Tanios Kayası romanlarıyla Türkiyeli okurlar da çok sevdi ve benimsedi. Şimdi Maalouf, yeni kitabıyla yine önümüzde yeni ufuklar açıyor, kitaplığımızda yerini alıyor.

Kitabı okuyanlar 4.474 okur

  • Züleyha Uçer
  • gunes kıyak
  • Elif Doğanoğlu
  • Azad
  • Beyza
  • fk
  • Nyx
  • Zeynep
  • Buse Özcan
  • Neslihan Özkan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.9
13-17 Yaş
%0.7
18-24 Yaş
%16.2
25-34 Yaş
%32.8
35-44 Yaş
%29.3
45-54 Yaş
%10.7
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%2.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58.7
Erkek
%41.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.2 (250)
9
%21 (237)
8
%28.7 (324)
7
%15.9 (179)
6
%6 (68)
5
%3.4 (38)
4
%1 (11)
3
%1.1 (12)
2
%0.4 (4)
1
%0.4 (4)

Kitabın sıralamaları