Adı:
Ölümcül Kimlikler
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750801990
Orijinal adı:
Les Identites Meurtrieres
Çeviri:
Aysel Bora
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Bana 'içimin derinliğinde' ne olduğu sorulduğunda, bunda herkesin 'içinin derinliğinde' ağır basan tek bir aidiyetin, bir bakıma 'kişinin derin gerçekliğinin', doğarken ebediyen belirlenen ve artık değişmeyecek olan 'öz'ünün varolduğu inanışı yatıyor; sanki geri kalanın, bütün geri kalanın -özgür insan olarak katettiği yolun, benimsediği inanışların, tercihlerin, kendine özel duygusallığının, yakınlıklarının, sonuçta yaşamının- hiçbir önemi yokmuş gibi."

Kimlik insanın zamanın içindeki incelişinde onu dünyaya bağlayan bir ayna.

Amin Maalouf, Ölümcül Kimlikler'de çok yönlü ve saydam bir sorgulamanın eşiğinde, aynadaki görüntünün tutulabileceğine işaret ediyor.

Ölümcül Kimlikler, dünyanın yeni zamanlarında insanlığın küllerinden kuracağı düzenin temeline konan bilge bir taş.

Daha karmaşık bir kimlik talep eden herkes toplum dışına itilmiş bulur kendini. Cezayirli ana babadan Fransa'da doğan bir genç, içinde apaçık iki aidiyet taşımaktadır ve her ikisini de üstlenecek durumda olması gerekir. Lafı bulundırmamak için iki dedim ama onun kişiliğinin bileşenleri çok daha fazla sayıdadır. İster dil söz konusu olsun, ister inanışlar, yaşam biçimi, aile ilişkileri, sanat ve mutfak zevkleri, Fransız, Avrupa, Batı etkileri ondaki Arap, Berberi, Afrika, Müslüman etkilerine karışmış durumdadır... Bu delikanlı bunu dolu dolu yaşamakta özgür hissetse kendini, tüm çeşitliliğini üstlenmede cesaretlendirildiğini hissetse, zenginleştirici ve verimli bir deneyim olur; tersine, ne zaman Fransızlığını vurgulasa, bazıları ona bir hainmiş, hatta satılmış gözüyle baktığından, ne zaman Cezayir'le olan bağlarını, tarihini, kültürünü, dinini ortaya koysa, anlaşılmamak, küçümsenmek tehlikesiyle ya da düşmanlıkla karşılaşacağından, yolu yıpratıcı olabilir.

Durum Ren'in öte yakasında daha da naziktir. Otuz yıl önce Frankfurt yakınkarında doğan, hep, dilini ailesininkinden çok daha iyi konuşup yazdığı Almanya'da yaşamış olan bir Türk'ün durumunu düşünüyorum. Benimsediği toplumun gözünde o bir Alman değildir; köklerinin geldiği toplum ise artık tam olarak Türk sayılmaz.

( Amin Maalouf, Yeni Yapıtlarını Anlatıyorlar, Ölümcül Kimlikler, Varlık Aylık Edebiyat ve Kültür Dergisi, Eylül 2000)
1976’da Lübnan’ı terk edip Fransa’ya yerleşen yazarı ilk başlarda gülümseten ancak daha sonra insanlardaki tehlikeli bir bakış açısının konuluşu gibi gelen kendini daha çok Lübnanlı mı yoksa daha Fransız mı hissettiği sorusundan yola çıkarak, kimlik hakkındaki düşüncelerini yazdığı kitap, günümüzde de aynı bakış açısıyla karşılaşmamdan dolayı ilgimi çekti.

Amin Maaluf’un deneme niteliğinde olan kitabının 1. bölümünde insanların dinsel, etnik, ulusal kimliklerden ötürü neden cinayetler işlediğini anlamak için kendi deyimiyle en kalleş bulduğu sözcüklerden biri olan kimlik kavramını sorguluyor. Kimliğin sadece bir değerden oluşmadığını insan doğduğu andan itibaren fiziksel özellikler, dili, dini, milliyeti, çevresi, kültürü yaşadıklarıyla kendisine aktarılan değerler bütününün oluşturduğu bir aidiyet duygusu olduğunu, bu değerler bütününün aynısının başka bir insanda bulunmamasının her insanı özel yaptığını belirtiyor. Dar, tutucu bir yaklaşımla bu değerler bütününden sadece birini alıp insanı seçime zorlama noktasında kimlikler ölümcül olmaya başlıyor.

Yazar kitabın diğer bölümlerinde kimliği oluşturan unsurları modernleşme, evrensellik, ölümcül kimlikleri evcilleştirme konularıyla ilişkilendirerek, Müslüman, Hristiyan dünyasından, bulunduğu ülkelerden örnekler vererek, geçmişi ve şu anı karşılaştırarak düşüncelerini paylaşmış.

Günümüzde de önemini koruyan bir konu kimlikler. Savaşların, katliamların oluşmasında etken. İnsanlar kendi ve başkalarının kimlikleriyle barışık, çeşitliliklerin ayırt edici değil de kültürümüze zenginlik katan değerler olduğunu benimseyebilirlerse aramızdaki ölümcül kimliklerin bizi yok etmesini durdurabiliriz.

Yazarın bazı düşünceleri tartışılabilir, genel olarak tespitleri doğru ayrımlaştırmanın etkilerine sık rastladığımız günümüzde de okunması gereken kitaplardan biri.
Amin Maalouf' un okuduğum ilk kitabı. Başlamamın sebebi isminden çok etkilenmem ve günümüz "kimlik" sorununu anlatıyor olmasıydı. Baştan sona anlatmak istediği konuyu o kadar iyi işledi ki ondan etkilenmemek kaçınılmaz oldu benim için. Yazarın okuduğum her cümlede, beni aklımda karmaşık ve asla çözemeyeceğim sorulara gebe bıraktığını hissettim. Bu kitapla ilgili söylenecek çok şey var ama ayrıntılara girmenin kışkırtıcılığına direniyorum. Ve kitabı tavsiye ediyorum.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.721 Oy)18.315 beğeni41.478 okunma2.728 alıntı174.501 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.230 Oy)8.548 beğeni27.422 okunma789 alıntı133.621 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.888 Oy)8.835 beğeni24.245 okunma1.648 alıntı112.553 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.145 Oy)7.718 beğeni21.700 okunma783 alıntı84.798 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.368 Oy)12.950 beğeni33.142 okunma3.146 alıntı139.355 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.565 Oy)8.523 beğeni25.166 okunma2.300 alıntı108.746 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.783 Oy)6.097 beğeni16.035 okunma2.712 alıntı82.818 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.279 Oy)8.722 beğeni24.284 okunma1.305 alıntı119.575 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.268 Oy)7.612 beğeni20.592 okunma3.722 alıntı123.263 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.447 Oy)11.137 beğeni27.545 okunma1.516 alıntı144.810 gösterim
İnsanın tek bir kimliğe ait olmadığını ve olamayacağını anlatan iyi kitaplardan bir tanesi. Kendi kimliğinde yaşadığı olaylar kitabın içeriğinin doyuruculuğunu arttırmış diyebiliriz. Eğer kimlik arayışı ile ilgili bir merakınız varsa olunması gereken kitaplar listenize ekleyin.
Yazar ne kadar da doğru demiş. Sürekli farklı kimliklerimiz, benliklerimiz var aslında biz sadece doğduğumuz toprağa ait değiliz. Diğer dilleri kültürleri de öğreniyoruz, değişiyoruz , bilgilerimize bilgi katıyoruz. Yani kısacası ırkçılık yapmak bize göre değil. Sonuçta okullarda bile yabancı dil öğrenilirken ... Peki ya bir yerde yaşayabilmek için oranın diline ihtiyaç duyuyor ve öğrenmeye çalışıyoruz. Irkçılık yapsak bunları nasıl kafamıza yerleştirebilirdik.
Benim için farklı bir taŕzdı ama anlatım biçimini beğendiğim için hiç sıkılmadım.Merak ettim, sorguladım.Hangi kimliğim ağır basiyor bunu düşünmekle meşgulüm.Kötü olarak söyleyebileceğim tek şey keşke pdf olarak okumasaydim kitap elimde olsaydı dedim.
"Dünya bugün dahi eziyet çeken ya da eski çilelerin anısını içinde saklayan ve intikam anını düşleyen yaralı toplumlarla doludur."
Amin Maalouf ile tanışma kitabım olmuştu ölümcül kimlikler. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere kimlik kavramını irdeleyen deneme türünde bir kitap. Kimliği oluşturan unsurları modernleşme, evrensellik gibi konularla ilişkilendirerek, müslüman Hristiyan dünyasından, bulunduğu ülkelerden örnekler vererek geçmişi ve şimdiyi karşılaştırarak ele almış. Hristiyan olmasına rağmen islam literatürüne de oldukça hakim bir yazar.
Amin Maalouf'un deneme türünde kaleme aldığı, ince olmasına rağmen ele aldığı konu itibariyle hızlı ilerlemeyen, düşündüren sorgulatan bir kitap. Başarılı kalem, kişilerin aidiyetlerinin etkilerini hem kişiler bazında hem de toplumsal yansımaları ile değerlendirmiş. Yazara hak verdiğiniz satırlar kadar, tartışmaya açık bulacağınız satırlar da yer almakta. Sadece yakın zamanda duyulan, görülen ve yaşanan durumlar ile ilgili olmaktan çok öte geniş bir zamanı içine alan tespitler ve değerlendirmeler bulunuyor. Ön yargıya yakın zihniyetlerin yaygın olduğu malum ve bir nebze de olsa farklı bakış açılarını da görebilmek, en azından yeniden düşünce alanına dahil edebilmek için yararlanılabilecek etkili bir eser. Beğenerek, düşünmeye gayret ederek ve farklı araştırmalara da yönelerek okudum. Kitaplarla kalınız.
Yazar Amin Maalouf, kitabının başında belirttiği gibi Lübnan doğumlu ancak 1976'da Fransa'ya yerleşiyor. Kendi kimliğini tanımlarken acaba "Fransız" mı yoksa "Lübnanlı" mı hissettiğini soranlara cevabı "Her ikiside" oluyor.. Kitap deneme tarzında ve düşündürücü soruları insanlara sordurmayı sağlıyor. Biz kimiz? Kimliğimiz nedir? İnsan tek bir kimlikten mi oluşur yoksa birçok kimliğin bileşiminden oluşmuş bir kimlikten söz edebilir miyiz? Din, toplumları etkilerken, toplumlarda dini etkilemez mi? İçinde bulunduğumuz dünyadan kopuk, sorunları görmezden gelerek, dış dünyayı öcü olarak algılayıp mı yaşıyoruz yoksa fikirlerimizi korkmadan söyleme özgürlüğüne sahip miyiz? Dilimiz, kültürümüzü yansıtıyor ona sahip çıkıyor muyuz ama evrensellik adına başka dillerin de kendi dil kültürümüze etki etmesini sağlıyor muyuz? Dünya tektip bir düşünce, inanış, dil odaklı mı olmalıdır yoksa insanca yaşadığımız birbirimize saygı hoşgörü anlayış gösterdiğimiz birçok zenginliği barındıran yer mi olmalıdır? Tüm bu soruları sorgularken bilincimizi aktif hale getirip farkındalık uyandırdığını düşündüğüm bir kitaptı. Okumak isteyen arkadaşlara tavsiye ederim :)
Kitapta insanın üzerine yapışan kimliklerden ve bu kimliklerin sosyal bir ortamda dışlanmaları sonucu dönüştükleri ölümcül kimlikler anlatılıyor. Din,dil, ırk, coğrafya vb gibi insanları birbirinden ayıran konular üzerinde duruyor yazar. Genel bir kitap bu. Bahsi geçen olayların hepsine sosyolojik açıdan hakim değilim ( Lübnan'da yaşanan iç karışıklıklar gibi) fakat bu tarz bir probleme giriş açısından yararlanılacak bir kitap. Eskilerde ideolojik birliklerin altında olan insanlar bir süre sonra bu ideolojilerin tehdidiyle bir kimlik evrimi geçirmekte. Neden bir insan ırkıyla ya da diliyle veyahut diniyle ayrıştırılmakta? İslamiyet, Hıristiyanlık ve Yahudilik bu kimlik karmaşası açısından nasıl bir rol üstlenmiş durumda ve insanlar neden ırklarından önce dinleri ile kendilerini tanıtma ihtiyacı duyuyor? Yaklaşık bin yıl boyunca aydınlanmanin öncüsü İslamiyet iken birden neden müslüman olan toplumlar dışlanmış ve gericiliğin yobazlığın ve tarikatçılığın lideri haline gelmiştir? Buna benzer hepimizin aklını kurcalayan pek çok soruya "kimliklerimiz" çerçevesinde yanıt veriyor yazar. Okumayı düşünen arkadaşlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
İnsanın kendi kimliğini değiştiremeyeceğini ancak nereye ait hissediyorsa onu özgürce yaşamak isteyişini, kişilerin kendi menfaatleri adına dini istedikleri gibi değiştirdiğini bu yüzden gruplaşmanın din çatışmalarına yol açtığını konu edinen etkileyici ve fazlasıyla düşündürücü bir eser.
"Seçmek durumunda bırakılıyoruz, zorlanıyoruz dedim, kim tarafından mı? Sadece her çeşidinden fanatikler ve yabancı düşmanları değil, sizin ve benim tarafımdan da, -aramızdaki herkes tarafından, gerçekten de hepimizin içinde kök salmış bu düşünce ve ifade alışkanlıkları yüzünden bütün bir kimliği öfke ile ilan edilen tek bir aidiyete indirgeyen o DAR, o SIĞ, o YOBAZ kolaycı yaklaşım yüzünden, içimden katiller böyle imâl ediliyor diye haykırmak geliyor”.
Yazara aşina olmasamda konu edinilen aidiyet,kimlik...kavramları üzerine epey okuma yaptığımdan dolayı kitap vasat kaldı benim için.Kavramlar çok yüzeysel kalmış içlerini doldurma gereksinimi duyulmamış oysaki önemli olan nokta kavramların içlerinin doldurulmasıydı.Yazarın tarzının dışındaki tek kitabı büyük ihtimalle bence bu tarza hiç bulaşmasın.Sosyoloji ağır bir alan hafife almaya kalkarsanız altında kalıp ezilme tehlikesi geçirirsiniz.
Kitapla kalın.
Kimlik bölümlere ayrılamaz, o ne yarımlardan oluşur, ne üçte birlerden, ne de kuşatılmış diyarlardan. Benim bir çok kimliğim yok, bir kişiden diğerine asla aynı olmayan özel bir "dozda" onu biçimlendiren bütün ögelerden oluşmuş tek bir kimliğim var.
İslam, Hıristiyan toplumlarının hiçbir şeyi hoş görmedikleri bir devirde bir "hoşgörü protokolü" düzenlemişti. Bu "protokol" yüzyıllar boyunca bütün dünyada yan yana birlikte yaşamanın en ileri biçimi oldu.
Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları EPUB
Benim giriştiğim çabaysa son derece mütevazı: neden bugün bunca insanın dinsel, etnik, ulusal ya da başka kimlikleri adına cinayetler işlediğini anlamaya çalışmak.
Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları EPUB
Bana göre, din asla tarihin zindanlarına gömülemeyecek, ne bilim tarafından, ne bir doktrin, ne de siyasal bir rejim tarafından.
Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları EPUB
Neden insan kültürlerinin çeşitliğine, hayvan ve bitki türlerinin çeşitliliğine karşı olduğumuzdan daha az dikkatli olalım?
Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları EPUB
Gelecek, umutlarımızın mı yoksa karabasanlarımızın mı yarını olacak?
Amin Maalouf
Sayfa 83 - Yapı Kredi Yayınları, 45. Baskı
Hıristiyan dünyasıyla Müslüman dünyası arasında karşılaştırılmalı tarih uygulaması yapılsa, bir yanda, uzun süre hoşgörüyü tanımamış, içinde açıkça totaliter eğilimler taşıyan ama yavaş yavaş bir açıklık dinine dönüşen bir din; öte yandaysa açıklığı içinde barındıran ama yavaş yavaş hoşgörüsüz ve totaliter hareketlere doğru sapan bir dinin ortaya çıktığı görülür.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölümcül Kimlikler
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750801990
Orijinal adı:
Les Identites Meurtrieres
Çeviri:
Aysel Bora
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Bana 'içimin derinliğinde' ne olduğu sorulduğunda, bunda herkesin 'içinin derinliğinde' ağır basan tek bir aidiyetin, bir bakıma 'kişinin derin gerçekliğinin', doğarken ebediyen belirlenen ve artık değişmeyecek olan 'öz'ünün varolduğu inanışı yatıyor; sanki geri kalanın, bütün geri kalanın -özgür insan olarak katettiği yolun, benimsediği inanışların, tercihlerin, kendine özel duygusallığının, yakınlıklarının, sonuçta yaşamının- hiçbir önemi yokmuş gibi."

Kimlik insanın zamanın içindeki incelişinde onu dünyaya bağlayan bir ayna.

Amin Maalouf, Ölümcül Kimlikler'de çok yönlü ve saydam bir sorgulamanın eşiğinde, aynadaki görüntünün tutulabileceğine işaret ediyor.

Ölümcül Kimlikler, dünyanın yeni zamanlarında insanlığın küllerinden kuracağı düzenin temeline konan bilge bir taş.

Daha karmaşık bir kimlik talep eden herkes toplum dışına itilmiş bulur kendini. Cezayirli ana babadan Fransa'da doğan bir genç, içinde apaçık iki aidiyet taşımaktadır ve her ikisini de üstlenecek durumda olması gerekir. Lafı bulundırmamak için iki dedim ama onun kişiliğinin bileşenleri çok daha fazla sayıdadır. İster dil söz konusu olsun, ister inanışlar, yaşam biçimi, aile ilişkileri, sanat ve mutfak zevkleri, Fransız, Avrupa, Batı etkileri ondaki Arap, Berberi, Afrika, Müslüman etkilerine karışmış durumdadır... Bu delikanlı bunu dolu dolu yaşamakta özgür hissetse kendini, tüm çeşitliliğini üstlenmede cesaretlendirildiğini hissetse, zenginleştirici ve verimli bir deneyim olur; tersine, ne zaman Fransızlığını vurgulasa, bazıları ona bir hainmiş, hatta satılmış gözüyle baktığından, ne zaman Cezayir'le olan bağlarını, tarihini, kültürünü, dinini ortaya koysa, anlaşılmamak, küçümsenmek tehlikesiyle ya da düşmanlıkla karşılaşacağından, yolu yıpratıcı olabilir.

Durum Ren'in öte yakasında daha da naziktir. Otuz yıl önce Frankfurt yakınkarında doğan, hep, dilini ailesininkinden çok daha iyi konuşup yazdığı Almanya'da yaşamış olan bir Türk'ün durumunu düşünüyorum. Benimsediği toplumun gözünde o bir Alman değildir; köklerinin geldiği toplum ise artık tam olarak Türk sayılmaz.

( Amin Maalouf, Yeni Yapıtlarını Anlatıyorlar, Ölümcül Kimlikler, Varlık Aylık Edebiyat ve Kültür Dergisi, Eylül 2000)

Kitabı okuyanlar 814 okur

  • Mahmud Enes Kotan
  • Şerif abi
  • Eclipse
  • Döndü Hakkoymaz
  • Rabia sena  Ç.
  • Sümeyye
  • mehmet canib öksüz
  • Havva
  • Bahadır Demirbaş
  • İmran d.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.9
14-17 Yaş
%0.7
18-24 Yaş
%16.2
25-34 Yaş
%32.8
35-44 Yaş
%29.3
45-54 Yaş
%10.7
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%2.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58.7
Erkek
%41.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.3 (56)
9
%14.3 (36)
8
%32.3 (81)
7
%16.7 (42)
6
%7.6 (19)
5
%3.2 (8)
4
%2 (5)
3
%0.4 (1)
2
%0.4 (1)
1
%0.8 (2)

Kitabın sıralamaları