Ölümcül Şiddet - Baudrillard'ın Düşüncesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
77
Gösterim
Adı:
Ölümcül Şiddet - Baudrillard'ın Düşüncesi
Baskı tarihi:
Temmuz 2011
Sayfa sayısı:
239
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055976125
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Külliyat Yayınları
Baudrillard’ın düşüncesinin temel özellikleri nelerdir?
Baudrillard, neden çağımızın en imajinatif düşünürlerinden biridir?
Simülasyon ve gerçekliğin buharlaşması, neden çağın en büyük paradokslarıdır?
Uygarlık, neden ve nasıl barbarlığa dönüşme emareleri gösteriyor?
Baudrillard, neden hâkim kodları kıran yeni bir putkırıcı düşünürdür?

Çağımızın en imajinatif ve özgün düşünürlerinden biri Jean Baudrillard’dır, hiç kuşkusuz ki. İnsanlığın içine sürüklendiği varoluşsal krizi en iyi tasvir eden, özgün bir söylem ve yazı dili geliştiren, milenyum çağını gören ve “insanlığın önündeki tek seçeneği yok ediyoruz” diyerek İslâm’ın terörle özdeşleştirilerek “şeytanlaştırılması”nın ve hedef tahtasına yatırılmasının insanlığın geleceği açısından yıkıcı sonuçlar doğuracağını kavrayacak kadar da vicdan sahibi bir düşünür olan Baudrillard, çağı güçlü eleştirel bir dille sorgulayan bir öncüdür aynı zamanda.
Ülkemizin genç ve umut vadeden zihinlerinden Ahmet Dağ’ın bu özgün çalışması, içinde yaşadığımız çağı ve günümüz düzenini simülasyon kavramı etrafında tanımlayan, çağımızın en parlak düşünürlerinden Baudrillard’ın felsefesini çeşitli açılardan inceliyor ve tartışıyor.
Bu eser, ülkemizde Baudrillard’ın düşüncesi üzerine yapılan en yetkin çalışma özelliğini taşıyor.
239 syf.
·26 günde·Beğendi·9/10
Bu kitabın bir yüksek lisans tezi olduğunu öğrenince öncelikle kendimden utandım. Yüksek Lisans tezime daha çok çekidüzen vermem gerektiğini anladım. Baudrillard'ı kendi kitaplarından tanımayı öncelediğim halde, Ahmet Dağ'ın muazzam incelemelerinin estetiğine kapıldım. Aslında bu kitabı okuduktan sonra en acayip olan şey ise Baudrillard sayesinde modern ve postmodern çağın çıkmazlarına, açmazlarına ve bütün çarpık sorunlarına bakış açım köklü bir şekilde değişti. Siz siz olun insanı çarpan kitaplar okuyun. Uyutanları artık uyumak isteyenlere bırakma zamanı gelmedi mi? Uyanmak isteyenlere şiddetle tavsiye edilir.
Her şeyin konumundan saptırıldığı cinselliğin pornoya döndüğü hemen hemen herkesin hem oyuncu hem de seyirci olduğu bir dünyada sahne diye bir şey kalmamıştır. Çünkü her yer sahneye dönmüştür. Müstehcenlik sahnenin ortadan kaybolarak her şeyin amansız bir şekilde saydamlaştığı yerde başlamaktadır.
Medya çağı bir gösteri çağı 'dır. Gösteri çağı'ysa , ideolojinin yerine kozmetiğin geçtiği, hakikatın imaja yenik düştüğü , her şeyin eğlenceli bir biçimde sunularak içeriksizleştiği , müthiş bir enformasyon bombardımanının insanları parçalara ayırarak tepkisizleştirdiği , hafızanın kaybolduğu , algılama ve muhakeme yeteneğinin azaldığı bir dönemdir.
Simülasyon gerçeğin, moda estetiğin saf ve boş biçimiyken terörizm şiddetin, devlet toplumun, müstehcen de sahnenin kendinden geçmiş (extatique) biçimidir. Her şeyin konumundan saptırıldığı, ekonominin trans-ekonomiye, politikanın trans-politikaya, cinselliğin trans-seksüelliğe döndüğü hemen hemen herkesin hem oyuncu hem de seyirci olduğu bir dünyada sahne diye bir şey kalmamıştır. Çünkü her yer sahneye dönmüştür. Müstehcenlik sahnenin ortadan kaybolarak her şeyin amansız bir şekilde saydamlaşdığı yerde başlamaktadır.. Modern medyanın her şeyi atomize etmesi, anlamları, mesajları ve imgeleri dağıtması kayıtsız bir toplumsal kütle içinde soğurulan "kentler, metalar, mesajlar ve devreler"in yoğunluğu, dijital biçimde üretilen müzik, müzik simülasyonu iken tarih de simülatif olmuştur.
Baudrillard için post modern durum, biçimlerin ve imkanların birleştirilerek tüm cinsellik, sanat ve politika biçimleriyle oynanılarak "transvestizm zamanına" geçildiği bir durumdur. Sahte olan gerçeğin kendisi sahte ve doğru hale gelmiş ve doğru ile yanlış arasındaki ayrım silinmiştir.
Yüksek teknolojinin ürünleri ile insan kendine hem bedensel hem de içsel olarak yabancılaşmıştır. Elindeki cep telefonla, başındaki işitsel kask ile aynı zamanda başka yerde olacak, şimdiye kadar toplumdan içsel olarak uzaklaşan zombi/insan artık dışsal olarak ta uzaklaşacaktır. Ekran üzerinde acı çekerek, düşünmek için bilgisayar kullanarak, aşk tutkusunu videoya kaydederek, devrimini sokakta değil kayıt stüdyosunda yaparak, bedenini gerçek zamana sokmak için endovidoskopi kullanarak yaşamını gerçek! zamanda sürdürmek için çaba sarf eden insanın sanal bir dünya ve hayat inşa ettiğini ironik bir dille ifade eder.
Flaneur'den seyirciye dönen modern insanın duyarsızlığının en önemli göstergelerinden biri Körfez savaşıdır. Baudrillard Körfez savaşının canlı yayında verilmesi ve insanların duyarsız bir biçimde bu savaşı TV ekranlarından seyretmesi nedeniyle bu savaşı müstehcen/pornografik savaş olarak adlandırır. Mestroviç'in de duygu ötesi olarak isimlendirdiği modern insan simülasyon evreninde günü kurtarmak, haz alma amacı ve derdiyle yaşamaktadır. Baudrillard'ın modernizm eleştirisi yapmasının en büyük nedeni modernizmin insani olmayan tavırları doğurması, hayatı kuşatıcı ve anlamsız bir hale getirmesidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölümcül Şiddet - Baudrillard'ın Düşüncesi
Baskı tarihi:
Temmuz 2011
Sayfa sayısı:
239
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055976125
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Külliyat Yayınları
Baudrillard’ın düşüncesinin temel özellikleri nelerdir?
Baudrillard, neden çağımızın en imajinatif düşünürlerinden biridir?
Simülasyon ve gerçekliğin buharlaşması, neden çağın en büyük paradokslarıdır?
Uygarlık, neden ve nasıl barbarlığa dönüşme emareleri gösteriyor?
Baudrillard, neden hâkim kodları kıran yeni bir putkırıcı düşünürdür?

Çağımızın en imajinatif ve özgün düşünürlerinden biri Jean Baudrillard’dır, hiç kuşkusuz ki. İnsanlığın içine sürüklendiği varoluşsal krizi en iyi tasvir eden, özgün bir söylem ve yazı dili geliştiren, milenyum çağını gören ve “insanlığın önündeki tek seçeneği yok ediyoruz” diyerek İslâm’ın terörle özdeşleştirilerek “şeytanlaştırılması”nın ve hedef tahtasına yatırılmasının insanlığın geleceği açısından yıkıcı sonuçlar doğuracağını kavrayacak kadar da vicdan sahibi bir düşünür olan Baudrillard, çağı güçlü eleştirel bir dille sorgulayan bir öncüdür aynı zamanda.
Ülkemizin genç ve umut vadeden zihinlerinden Ahmet Dağ’ın bu özgün çalışması, içinde yaşadığımız çağı ve günümüz düzenini simülasyon kavramı etrafında tanımlayan, çağımızın en parlak düşünürlerinden Baudrillard’ın felsefesini çeşitli açılardan inceliyor ve tartışıyor.
Bu eser, ülkemizde Baudrillard’ın düşüncesi üzerine yapılan en yetkin çalışma özelliğini taşıyor.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • ayse mert
  • Ömer Kavas
  • Muallim Sina
  • Muhammed Ali
  • ALEYNA YILMAZ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%66.7 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0