Ölüme Fısıldayan Adam (Özel Baskı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
87,8bin
Gösterim
Adı:
Ölüme Fısıldayan Adam
Alt başlık:
Özel Baskı
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
424
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051731704
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
Baskılar:
Ölüme Fısıldayan Adam
Ölüme Fısıldayan Adam
Ölüme Fısıldayan Adam
"Yanmış kibrit çöplerini âdeti olduğu gibi mumların altına koyup üzerlerine erimiş mum döktü. Sanki yanan kibrit çöpleri bizdik, mum dipleri de mezarımız... Kibrit çöpü mezarlığı, bizim gibi kırık ve kaybedenler için ne güzel bir benzetmeydi...

Yana yana yaşa, yanarak öl ve öldükten sonra da yanmaya devam et.
Yanmak tüm varoluşunu tanımlıyormuş gibi..."

Geçmişindeki acıların küllerinden doğmuş, zeki bir dolandırıcı…

Arı kovanına giren kelebek.

Yaşamadığı için ölmeyi bile beceremeyen, hayata küskün bir kız…

Sudan korkan balık.

Tanrı'nın birbirlerinde çare bulmaları için bir araya getirdiği iki kişi.

Peki ya bir gün ömrü olan bir kelebek yarına âşık olursa ne olacak?
(Tanıtım Bülteninden)
424 syf.
·4 günde·1/10 puan
Birileri bu kitabı okumadan önce söyleyeceğim birkaç cümle var! Kitabı okuduğum için sorumluluk duygusuyla yazıyorum tüm bunları.

Bir lisede rehber öğretmen olarak görev yapıyorum ve öğrencilerimin çoğunun elinde bu ve bu tarz wattpad kitaplar var. Her ne kadar onları iyi edebiyatla tanıştırmaya çalışsam da okuma oranı çok düşük olduğu için bu kitapların okuma alışkanlığı kazandırmak için geçiş olduğunu düşünmekteydim. Açıkçası zararlı olabileceklerini çok düşünmüyordum onların ne okuduklarını bilmek isteyip bu kitabı okuyana kadar.

Kitapta iki gencin aşkı anlatılmakta, çizilen kadın karakter intihar etmeyi defalarca denemiş mazoşist eğilimler gösteren bir tip. Erkek karakter ise borderline kişilik bozukluğu için tam bir örnek oluşturmakta. Kızımız çocuğu gördükten yaklaşık bir iki saat sonra ona aşık olmakta ve bunun ilk görüşte aşk olmadığını da ısrarla ifade etmektedir. Bu herkesin sandığının aksine oldukça kutsal bir duygu ona göre. Sevdiği adamın başlarda kendisine yönelik duygusal şiddet sayılabilecek sözleri bu kızımızın oldukça hoşuna gitmekte ve ağzından sigarası hiç düşmeyen bu halleriyle cool (!) bulduğu kişiye iyiden iyiye vurulmakta. Bir haftayı dahi bulmayan tanışıklığın ardından bu kişiye saplantılı bağlanma geliştirdiği yetmezmiş gibi onun için ölmeyi hatta ve hatta tecavüze uğrayarak ölme ihtimalini göze alır bir tebessüm uğruna ve kitap bu benzeri bir dolu saçmalıkla devam eder.

Binlerce liseli genci peşinden sürükleyen bir kitabın içerik olarak dolu olmadığının farkındaydım ancak gençler için bu denli olumsuz örnek oluşturabileceğini tahmin etmemiştim doğrusu. Saplantılı aşklar, antisosyal davranışlar, bağımlılık, psikolojik şiddet, kutsallaştırılan aşk teması altında hepsi ne kadar da normalleştirilip değerliymiş gibi gösteriliyor. Patolojik diyebileceğimiz ilişki türleri olması gereken buymuşçasına parlatılıp önümüze sunuluyor. Kişilik bozukluğu olan karakterlerle öyle bir tablo çiziliyor ki bu tarz insanlar cazip gösteriliyor. Sonra ne mi oluyor iki günlük sevgilisi için intihar eden, en büyük aşkı yaşadığını onsuz olamayacağını söyleyip kendine zarar veren, aşkı nihai bir amaç gibi gören, suça bulaşmış kişileri kendilerine rol model alan ve bu kişilerle ilişki kurmak için can atan bir genç nesil yetişiyor. Sayıları azımsanmayacak kadar çok olan bir nesil. Danışmanlık yaptığım onlarca öğrencim bu sebeplerle onarılmaz yaralar alıyor ve hatta hayatlarına son vermeye çabalıyor bu ve benzeri rol modellerin yüceltilmesi sebebiyle.

Bu tarz birçok kitap, dizi, film hakkında daha söylenecek çok şey olduğunu düşünüyorum. Ne yazık ki izlenmesinin okunmasının önüne geçememiz bu sektörden milyonlar kazanan insanlar olduğu sürece de pek mümkün değil. Yine de ulaşabildiğimiz kadarıyla ebeveynlere ve gençlere anlatmalıyız diye düşünüyorum. Bu hepimizin sorumluluğu...
424 syf.
·13 günde·Beğendi·8/10 puan
Genclere kotu ornek falan kısımlarına giremeyecegim. Ama gercekten harika bir kurgu ve anlatim. Cok gercekci( belki de gercek). Genc yazar olarak tebrik ediyorum ve destek olmaya devam ediyorum..
424 syf.
Genelde böyle kitaplar okumam. Daha doğrusu hiç okumazdım. Ancak wattpad kitaplarından İstanbul'u okuyarak aldığım etkileyici tadı bu sefer bu kitapta alma arzusu ile kararsızlıkla satın almıştım. Daha ilk sayfalarda aldığıma pişman olmuştum. Çünkü klasik wattpad kitabıydı. Fakat kitabın ortalarına doğru Pınar'ın hikayesini okuduğumda işler değişti. O sayfalarda çok güzel hayaller kurdum. Kitabın bana getirisi büyük oranla bu sayfalardı. Kitaba daha iyi bir son yazılabilirdi diye düşünüyordum ama bunları yazmaya başladığımda fikrim değişti. Bu son da olurdu. Kitap okunur mu okunur tabi ama fiyatı kitabın ederiyle ölçecek olursak biraz pahalı. Karar sizin. İyi kitaplar...
424 syf.
·13 günde·Beğendi·8/10 puan
Çok beğendiğim bir kitaptı. Özellikle sonlara doğru çok daha beğenmeye başladım çünkü başlarda kız fazlasıyla yüzsüz ve gurursuzdu. Sürekli Özgür'ü övüyor, övüyor ve övüyordu.. Sonlara doğru gerçekten okumaya devam etmek istediğim, merak ettiğim türdendi. Ama sonu cidden beni benden aldı. Sanırım en çok duygulandığım yer "Galiba yalan söyledim." dediği yerdi. Okuyun derim.
424 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Bir kadının tecavüzü sırf aşık olduğu bi adam için kabullenmesini bir kitap karakterinde bile zavallıca buluyorum günümüz de bu kadar gerçekçi olaylar yaşanırken ... Ve dahası bir kadının şiddete eğilimli erkeklerden hoşlanabilmesi intiharı sürekli düşünen bir kadın karakter ... Yazarı gerçek hayatında ne tür nasıl bi psikolojide hangi ruhani durumda olduğunu düşündürtten edebi niteliği olmayan sade günlük dil kullanılan bir kitap...okursanız zamanınızı kaybedeceğiniz , okumazssanız hiç bir şey kaybetmeyeceğiniz bir kitap :)
.
İlk olarak, normalde kitap incelemesi yapmam çünkü (1) o kitapta yaşadığım duyguları aktarma konusunda pek de iyi sayılmam ve (2) o duyguları kendime saklamak isterim. Bu tamamen kendimce olan bir şey isterseniz bencillik diyebilirsiniz fark etmez. Ancak bu kitapta saklamak istediğim herhangi bir duygu olmadığı için incelemesini yapmayı istedim.
Bir kere kitabın konusundan çok kitap hakkındaki düşüncelerimi yazmak istiyorum. İlk olarak kitabı okurken içim karardı, yani o kadar kasvetli ve karanlık bir kitap ki yarım bırakmak zorunda kaldım. Ayrıca bazı betimlemeler gereksiz ve çok uzun. Kitap zaten her zamanki gibi kötü çocuk, peşinden koşan kız gibi bir klişe ve bunu da geçtim konusu sürekli tekrar ediliyor. Yani kitaptaki olaylar hiç gelişmiyor hep aynı şeyler işleniyor. Bi küsüyorlar, bi barışıyorlar, bi belaya bulaşıyorlar.... Aynı şeyi 100 kere okumuş gibi hissettim ve en çok da sanırım bu yüzden kitaptan çabucak vazgeçtim. Bence kitap uzun betimlemeleri, kasveti ve olay tekrarı açısından insanı fena halde sıkıyor. Yani özetle kitabı sevmedim ve tavsiye edeceğimi de hiç sanmıyorum.
424 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
İlk başlarda öylesine başladığım bir kitaptı.Tarzı bana göre değildi.Kitabı okurken fikrim bir anda değişti.Olaylar nasıl gelişecek diye heyecanla okudum ve kitabı çok sevdim.Belki de farklı olmasıydı bu kadar sevmemin nedeni,bilmiyorum.Tek bildiğim yaşama pamuk ipliğiyle bağlı Yosun’u ve o iplik kopmasın diye canını verecek Özgür’ün hikayesini çok sevdiğim.
424 syf.
Bu incelemeyi okuduktan sonra linçlemeyin lütfen


Kitabın neresinden tutsam diye düşünüyorum ama gerçekten bulamıyorum.
Hepimiz zor şeyler atlatıyoruz. Kendimizce bu yaşadıklarımızın belki de hepsinden ağır olduğunu söylüyoruz. Ne kadar doğru ki¿! Sorarım size en basitinden çocukken almanıza izin verilmeyen (kimisi için şeker kimisi için oyuncak bazen telefon tablet vs..) şeyler olduğunda bunun o yaşta en büyük problem olduğunu düşünmedik mi?

Elbette hepimizin başından geçmiştir ama yıllar ilerledi problemler daha da karmaşık hale geldi. Kaldı ki gün geçtikçe evrim geçirip bambaşka hale dönüşmekte.
Şuraya bağlayacağım kitapta intihar eğilimli bir genç kızdan bahsediliyor. Tamamen hayattan vaz geçmiş boynunu ipe dolamış haldeyken eve aniden giren biriyle tanışmasından sonrasını anlatıyor. E ardından olaylar zincirini tahmin etmeyecek yoktur herhalde.

Sonunu tahmin edemezsiniz çünkü piyasaya sürülen çok satma amacından başka bir fikir bulundurmayan bir kitap! Birazcık sürpriz olmasın mı yani?!
Devamındaki kitaptan da bunu çok iyi anlayacaksınız.
Okur kitlesine bakıyorum çok küt bir kesim. Elbette her kitap büyük kitleye hitap etmek zorunda değil ama beni etkileyen ve bu incelemeyi yapmak için uzun bir süredir düşünmeme sebep olan şey aynı duyguları hisseden insanların bu kitabı beğenmesi oluyor. Melankolik, depresyonda, hayata karşı bir beklenti içinde olmayan uzun süredir intihar fikrini aklından çıkarmayan kitlenin bu kitabı çokça beğendiğini görüyorum.
Ha tersi de mümkün müdür? Elbette!

İçindeki bazı olaylarda benim de canım yanmadı değil. Ben de üzüldüm yeri geldi 'nasıl oluyor böyle şeyler' dediğim kısımlar oldu. Bitirdikten sonra ben de boşluğa düştüm. Altını çizeceğiniz süslü cümlelerden ve merak uyandıran bitirdikten sonra pek de bir şey kazanmayacağınız türden bir kitap . Okumazsanız daha iyi derim. Güzel vaktinizi sizi geliştirebilecek fikirlerinizi olgunlaştıracak kitaplara ayırmanız daha iyi.
Dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım hatam olduysa affola
424 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Herkese selamlar!!!
Ölüme Fısıldayan Adam kitap yorumu ile karşınızdayım. Öncelikle kitabı çok beğendiğimi belirtmek istiyorum fakat bazı kısımlar bana gereksiz uzatılmış gibi geldi, o yüzden 1 puan kırıyorum. Kitabın konusundan bahsetmek gerekirse, Yosun isimli bir kızın intihar edeceği gün yaşanan olaylardan başlıyor ve böyle devam ediyor.
Ben asla kitaplarda ağlamam bunun bir nedeni yok, hayatım boyunca toplamda 3 tane kitapta ağladım ve bu kitap 4. oldu. Çok fazla duygu yüklüydü. Bir baktım ağlıyorum kitap beni çok etkilemişti, favori karakterim Pınar ve Anıl oldu. Anıl çok tatlı bir karakter ve Pınar da zaten mükemmel bir karakter. Kitap güzel, heyecan verici ve size ağlatabilecek bir eser. Yani gülmek istiyorsanız bu kitabı okumamalısınız. Kitapta sizi güldürecek bir nokta yok anca ağlarsınız. Birkaç yerde tebessüm edebilirsiniz. O da minik bir tebessüm, kitap hoş tavsiye ediyorum ben beğendim...
Okuyabilirsiniz.
424 syf.
·5 günde·7/10 puan
Balık ile okyanusun öyküsü... Kitabın ilk sayfaları gerçekten aşırı sıkıcı ve depresifti. Bu tarz kitaplar genelde okumuyorum fakat çok göz önünde bir kitap olduğu için merak edip almıştım. Size pek bir şey katan bir kitap değil. Kafa dağıtmalık okuyabilirsiniz de diyemeyeceğim çünkü okurken sizi ruhen baya bir yoruyor. Kitabın ortasından itibaren daha güzel ve dikkat çekici bir hal alıyor. Serinin 2. kitabı Kibrit Çöpü Mezarlığı umarım daha iyi bir kitap olur. Şimdi onu okumaya gidiyorum :)
424 syf.
Wattpad okumaktan kaçınsam da yaş grubum bir yazardan, bu kadar etkileyici bir kurguya ve cümlelere şahit olmak gururlandırmadı değil :') Özgür'ün aşık ama acımasız halleri, Yosun'un ufak bir çocuk gibi saf duyguları... Kötü bir halden nasıl güzel bir aşk ortaya çıkabildiğini görmek mutlu etti, okurken yer yer gözlerim dolduğu halde. Sürükleyici ve betimlemelerini sevdiğim bir kitap, defalarca okuyabilirim :))
İşaret parmağı ile başparmağını hafifçe açarak birkaç santimlik bir aralık yaptı. Elini havaya kaldırarak o aralığı gösterip

"Benim dünyam bu kadar" dedi. Hafifçe tebessüm edip "Nasıl yani?" diye sordum.
Parmakları ile oluşturduğu aralığı yanağıma yerleştirdi.

"Bak gülünce dudakların bu kadar kıvrılıyor yukarı o yüzden benim dünyam bu kadar..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölüme Fısıldayan Adam
Alt başlık:
Özel Baskı
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
424
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051731704
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
Baskılar:
Ölüme Fısıldayan Adam
Ölüme Fısıldayan Adam
Ölüme Fısıldayan Adam
"Yanmış kibrit çöplerini âdeti olduğu gibi mumların altına koyup üzerlerine erimiş mum döktü. Sanki yanan kibrit çöpleri bizdik, mum dipleri de mezarımız... Kibrit çöpü mezarlığı, bizim gibi kırık ve kaybedenler için ne güzel bir benzetmeydi...

Yana yana yaşa, yanarak öl ve öldükten sonra da yanmaya devam et.
Yanmak tüm varoluşunu tanımlıyormuş gibi..."

Geçmişindeki acıların küllerinden doğmuş, zeki bir dolandırıcı…

Arı kovanına giren kelebek.

Yaşamadığı için ölmeyi bile beceremeyen, hayata küskün bir kız…

Sudan korkan balık.

Tanrı'nın birbirlerinde çare bulmaları için bir araya getirdiği iki kişi.

Peki ya bir gün ömrü olan bir kelebek yarına âşık olursa ne olacak?
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 7,6bin okur

  • Esmanur Gündoğdu
  • Sugary ponchik
  • sudebea
  • Naz
  • arabella
  • gizem
  • Rabia Yıldız
  • Pınar Türe
  • Nesli
  • zey'

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.4 (148)
9
%1.4 (38)
8
%1.3 (37)
7
%0.9 (25)
6
%0.4 (12)
5
%0.2 (6)
4
%0.3 (9)
3
%0.1 (2)
2
%0 (1)
1
%0.1 (3)

Kitabın sıralamaları