Ölümün Eşiği (Türk Uzay Bilim Kurgu Romanı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1819
Gösterim
Adı:
Ölümün Eşiği
Alt başlık:
Türk Uzay Bilim Kurgu Romanı
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058017740
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sisyphos Yayınları
Dünyadakiler uzaydakileri, uzaydakiler ise her riski göze almış, oraya gidişlerinin tersi bir işlemle geri dönme ihtimalini kaçırmamak icin tüm hazırlıkları bitirmiş, son hamlenin yapilmasını beklemektedirler.
  • 320 syf.
    ·4 günde·Beğendi·9/10
    Şair olarak tanıdığım 1000K dan şiirlerini takip ettiğim UĞUR UKUT bey benim gibi takipçilerini resmen ters köşeye yatırdı.

    Neden mi? Şiir kitabını beklediğim Uğur bey beklenilenin tam tersine fantastik ve bilimkurgu türünde bir roman yazmış; hem de terminolojisi ağır bir uzay bilimkurgu romanı. Galiba ülkemizde de bir ilk bu kitap, bildiğim kadarıyla.

    İnceleme yazmak için bekledim, hemen yazmak istemedim. Ölümün Eşiği'nin peşinden okuduğum beşinci kitabımın yarısına gelmişken, şimdi yazayım dedim. İncelemeler yazıldı ama ben onları okumadan içimden gelenleri yazmak istedim şimdi.

    Bu tür romanlara giriş sıkıcıdır genelde, ama bu romanda giriş bölümü sade olsa da sayfaları biraz çevirdikçe kitabın içine hemen giriyorsunuz. Olaylar olayları takip ediyor. MERAK, MERAK, MERAK... Kıvranıyorsunuz meraktan, hayal kuruyorsunuz, tahmin ediyorsunuz. Ama yok bunlar değil, konu nerelere kadar gidiyor, şaşırıyorsunuz. Kitabın içindeki hangi karakter olmak isteyeceğinizi kestiremiyorsunuz. Karakter sayısı çok fazla ve kurgu ise çok aşırı detaylı. Ben Uğur beyin hayal gücüne hayran kaldım.

    Roman aynı zamanda aşırı adrenalin ve gerilim içermekte. Gerilim ve merak için yazılmış resmen. Olaylar öylesine iç içe giriyor ki, ipin ucunu çekiyorsunuz, çekiyorsunuz hep ipin ucundakini görmeye çalışıyorsunuz. Diyorum ya KURGU çok detaylı, bir türlü sonunu bulamıyorsunuz. Kitabın sonuna geldiğinizde kesin bulurum diyorsunuz. Ama erken sevinmeyin, kitabın ikincisini beklemeniz gerekiyor. Bir şairden bu kadar girift, bu kadar ayrıntılı, bu kadar aksiyon dolu bir roman beklemezdim. Ama insan işte, nelere muktedir diyorsunuz, diyeceksiniz.

    İşte bu tür romanlar bana dizi- sinema tadı veriyor, neden bilmem. Olayları ayrıntılı anlatmak, spoi vermek istemiyorum. Sonuçta kurgu-olay endeksli bir kitap, lezzetin tarifini size bırakmak istiyorum. İddia ediyorum siz de ŞAŞIRACAKSINIZ. Bu tarz romanları sevenelere tavsiyem siz de mutlaka okuyun.

    İçerikle alakalı incelemeler de yazılmıştır zannedersem. O yüzden daha fazla uzatmadan incelememe son veriyorum.

    NOT:Yazım yanlışları, hatalı noktalama işaretleri editör çalışmasını yetersiz gördüğüm kitabın tek eksisi maalesef. Ama bunun bir sonraki baskıda düzeltilebileceğine eminim. Kitabın kapağı, kağıt kalitesi oldukça başarılı, sadece olumsuz eleştirmiş olmayayım.

    KİTAP ve AFİYETLE KALIN...

    Keyifli okumalar...
  • 320 syf.
    Söze nereden başlasam acaba?...
    Eserin hayal dünyamda bıraktığı etkilerine mi değinmeliyim yoksa değerli yazarımız hakkında edindiğim düşüncelerime mi?...

    Öncelikle bu hususlara değinmeden önce, bir teşekkürle söze devam etmek isterim. Değerli okurlar uzun bir ara paylaşım yapmadığım halde, varlığımı unutmayarak hatırlayan okur arkadaşım ve değerli yazarımıza huzurunuzda teşekkürü borç bilirim.
    Teşekkür ederim, Uğur Bey...
    Mutluluğunuza beni de ortak etme, nezaketiniz adına...

    Hatırlanmak!...
    Bir insanın yaşama dair isteyebileceği en değerli bir hazine olsa gerek!
    Kim olduğun değil, kim olarak görüldüğün ya da takipçi sayısına göre, itibar görülen bir dünyada!...  

    Daha siteye ilk katıldığım an tanıdım ben yazarımızı. O zamanlar şair kimliği ile ön planda olan bir okur. Gönülden kaleme dökülen dizeleri takılmıştı gözüme. İşte o zaman anladım ki, karşımda zevk sahibi, duygulu ve dirayetli bir insan var. Zamanla tanıdıkça da dürüst bir karaktere sahip olmasından etkilendim. Anlaşamadığı ya da farklı düşündüğü hususlarda bile, müsamahakâr olması ya da daha ilk katıldığım zaman " Hoşgeldiniz! " diyerek, muhabbetkâr bir tavır sergilemesiydi belki de! Kim bilir!...

    Eserin muhteviyatı bilim-kurgu. Hani bazı zamanlar hayal dünyasının kıyısında gezinir bakışlar, Fetih ile birlikte dolaştım uzay boşluğunun hayal dünyasında. Kurgudaki karakterleri sevdim. Bizden, içimizden...
    Belki de bazılarımızın komşusu ya da yakını. Ya da bizden bir parça...
    Yazım lisanı yalın ve sade. Kurgu ise, tek kelime ile mükemmel. Hayatıma yön veren eserleri, samimi bir okur gözü ile okumayı öğrendiğim için eserin mükemmel bir kurgu ile kaleme alınmış olduğuna değinmek isterim. Esere dair genel anlamda, olumsuz bir fikir beyan etmem olanaksız! Sadece başlarda betimlemeler arası geçişler de biraz kopukluk hissettiğime, sonlara doğru ise sorunun tamamen ortadan kalktığına dem vurabilirim.
    Yazarımızın ilk eseri olmasına rağmen, son derece özenli ve titizlikle hazırlanmış başarılı bir çalışma. Özellikle bilim-kurgu sevenler, okumalısınız!...

    Kimileri şansın, Tanrı' dan geldiğini söyler...
    Kimisi ise, kişinin kendisinden kaynaklandığını...
    Son yıllarda, sosyal şartların kişiyi kahraman yaptığı da söylenir.
    Hâlbuki bana göre kişi mevcut durumunu değiştirebilirse, işte o zaman şans kendiliğinden gelir.
    Kendi şansını yaratan bir yazar var, okurun karşısında.
    Tebrik ederim, Uğur Bey...
    Şansınız daim ola!...

    Ne demişti Travanian, tarihin tozlu raflarında yerini çoktan almış " Katya'nın Yazı " isimli kitabında,

    " Bir gülümse bana, olmaz mı? Paylaşacağımız bunca  çok şey varken! "

    Bol, bol tebessüm etmeniz dileğiyle, sevgili okurlar...
  • 320 syf.
    Uzay, insanoğlunun hep ilgisini çekmiştir. Bilim kurgu filmleri en çok izlenenler olmuş, kitapları yok satmıştır. Ya da öyledir sanırım.

    Uzay konulu kitaplar,filmler çok ilgimi çeken bir tür değil açıkçası. Konusu uzayda geçen bir iki film izlemişimdir belki ama roman olarak ilk okuduğum kitap. Bütün önyargılarıma rağmen elime aldığımda kendi kendime söz verdim konuya odaklanıp sıkıcı bile olsa sonuna kadar okuyacağım diye. İlk sayfaları geçtikten sonra baktım ki gercekten önyargıları kenara bırakıp okunması gereken bir roman.

    Anlatılan olay çok alışılagelmiş bir konu değil ama okudukça insanı içine çeken bir yanı var. Sayfalar ilerledikçe daha çok merak ediyorsunuz. Konuyla ilgili yorum yapıyor, tahminlerde bulunuyorsunuz. Uzay terimleriyle, tanışılan yeni ırkın dilini çözmeye çalışıyorsunuz. Hatta kitap ilerledikçe baya çözdüm dili. Bir lisan bir insan misali öğrenmeye gayret edip evdekilere bile ders vermeye başladım. Kitap yazılırken çok titiz ve güzel bir çalışma yapılmış belli.

    Aralarda imla hataları ve anlatım bozukluklarını saymazsak genel itibariyle güzel bir kitap. Ancak bu hatalarda çok göze batıp insanı yormuyor. Kitabın bütünlüğünü bozacak tarzda değil. Yazarın heyecanını, kitaba olan inancını en güzel şekliyle okudum sayfalarda...

    Özellikle yapılan betimlemeler benim çok hoşuma gitti. Okuduğum her sayfada o ortamı tam anlamıyla yaşadım. Gözümde canlandırdığım her mekan kitaba ayrı bir keyif kattı. Ben keyifle okudum. Yüreğinize, emeğinize sağlık, kaleminiz daim olsun Sayın https://1000kitap.com/Uzakhayaller_03... Serinin diğer kitaplarını da büyük bir heyecan ve sabırsızlıkla bekliyorum...

    Keyifli okumalar...
  • 320 syf.
    Kitabı okurken önce biraz zorlandım. Çünkü ilk kez uzayla ilgili bilim kurgu romanı okuyacaktım. Genellikle edebiyat içerikli romanlar okumayı seven biri olarak kitapları incelerken konusundan çok anlatım şeklini eleştirmeyi severim, o yüzde çok dikkatli okuyup hakkını vermeliydim o kadar
    sakin okudum ki romandaki uzay gemisi Fetih'in içinde sandım kendimi. Romanın sonuna geldiğimde kafamda iki seçenek vardı; uzaydakiler ya dönecekler ya da öleceklerdi ikiside olmadı çok şaşırdım aklıma hiç kitabın devamı olabileceği gelmemişti bu da benim olaylara bakış açımı değiştirdi, romanın anlatım diline gelirsek o kadar uzay terimi oluşturmuş ki yazar bu kelimeleri sözlük haline getirmesi gerekirdi abartmış biraz derken her sayfada okuya okuya istemsizce ezberlediğimi farkettim. Şimdi düşünüyorum da bazı okuyucular ben hikaye okumayı sevmiyorum kısa geliyor diyor ama bazı okuyucular da ben roman okuyamam çok uzun bitmiyor diyorlar ya işte bu kitap iki okuyucuya da hitap ediyor, bir sürü hikaye bir araya gelmiş aksiyon dolu çok farklı ütopik bir roman olmuş, yazarın ilk romanı olduğu için okumadan önceki ön yargım; olaylar çok basit anlatılmıştır şeklindeydi ama okudukça hikayesi o kadar şaşırtıcıydı ki yıllarca roman yazmış bir ustanın eserini okuyorum ya da iyi bir yönetmenin filmini izliyorum sandım, romandaki olayları çözmeye çalışırken aynı çengelli bir bulmaca da dolanır gibiydim ama sonunda bir baktım çıkıştayım. Herkese okumasını tavsiye ederim. Ayrıca romanın ikinci kısmını büyük bir heycanla beklediğimi belirtmeliyim. Saygılar.
  • 320 syf.
    Öncelikle Uğur Ukut beye imzalı kitabını gönderme inceliğini gösterdiği için çok teşekkür ederim.

    Kitaba gelirsek ilk kez bir bilim kurgu kitabı okudum, hiç tarzım olmayan ve açıkçası ilgimide çekmedi bu güne kadar.

    Kitabın konusuyla ilgili çok fazla ayrıntıya girmek istemiyorum merak eden herkes okusun.
    Yazarımızın ilk kitabı olduğu için anlatım dilini iyi buldum,
    sadece çok fazla süslü dil kullanılmış buda açıkçası beni biraz yordu ve betimlemeleri daha ayrıntılı beklerdim sonuçta bilim kurgu sevenlerin hayal güçleri çok fazla,
    Onun dışında gayet sürükleyici ve güzel buldum. Bilim kurgu sevenler kesinlikle okumalı.
    Yazarımızı tebrik ederim ve başarılarının devamını dilerim.
  • 320 syf.
    Elbette, evvela kitabını bana gönderme nezaketinde bulunan Uğur Ukut Bey'e teşekkürlerimi sunmak isterim.

    Esasında bilim kurgu okuduğum bir tarz değildi, onu söylemem lazım. Uğur Bey, zor bir işe soyunmuş. Çünkü hem bir roman yazmak hem de bunu bilimkurgu ile donatmak zor bir iştir. Uğur Bey'in nasıl bir şevkle yazdığını tahmin edebiliyorum, el emeği göz nuru bir eser olmuş. Kutluyorum.

    Romanın edebi değerlendirmesini yapmak gibi bir niyetim yok. Yoksa önceleri cumhurbaşkanıyken, bir anda başbakana dönüşen karakterler gibi bir sürü acemice ama çok içten olduğu belli olan hata var. Zayıf kalan kısımları haylice var. Dili, roman tekniği vs. Bunlara da girmeyeceğim.

    Ama dediğim gibi ben Uğur Bey'in heyecanını, çabasını, emeğini hissettim ve büyük saygı duydum.

    Bir nevi Hollywood film senaryosunun yerli versiyonu gibi okunabilecek bir kitap. Bilimkurgu meraklılarının ilgisini çekebilir.
  • 320 syf.
    ·10 günde·Puan vermedi
    İlk defa bir Türk yazardan bilim - kurgu kitabı okuyorum diyecektim de ''BELEMİR'' kitabını unuttum , bu ikinci oluyor galiba . Türkiye'de bilim- kurgu türünde çok fazla kitap yok hepimizin de bildiği gibi . Yazarı bu medeni cesaretinden dolayı tebrik ediyorum. Başlarda kitap beni çok fazla içine almadı, okurken sıkıldım ama sonradan açıldı. Kısaca konusu Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk uzay aracı FETİH'in 29 Mayıs 2032 tarihinde uzaya fırlatılması... Tarihe dikkat ederseniz 29 Mayıs İstanbul'un fethinin gerçekleştiği aydır. Bu göndermeye bayıldım. Fetih aracı fırlatılınca uzayda kayboluyor , T.C askerleri hem onu arıyorlar hem de farklı şeylerle karşılaşıyorlar . Bu farklı şeyler neler ? okuyup görebilirsiniz.

    Kitaba eleştirim şu şekilde , askerlerimiz uzaylılarla anlaşabilmek için onların dillerini öğrenmek zorundalar. Ve kitapta bahsi geçen dil beni birazcık yordu. Mesela 'hafta' dabrın demekti galiba. Birazcık anlayana kadar zorlandım ne ne demekti diye :) Tabi bu kitaba karşı genel kanaatimi bozmuyor. Yazarımızın yüreği susmasın ve kalemi hiç durmasın.
  • 320 syf.
    ·2 günde·Beğendi·9/10
    Öncelikle belirtmeliyim ki ben bilim kurgu kitapları ile arası hoş olmayan bir okurum fakat bu kitabı merakla okudum. İlk sayfalarda kitaba giremedim bir eksiklik vardı yazım tarzında aralar biraz kopuk kalmıştı ama hemen 2.Bölümde yazar Uğur Ukut konu bütünlüğünü toparlayarak ilerlemeyi, biz okurlara ilginç bir deneyim yaşatmayı hedeflemiş bana göre başarılı da oldu. Kendisini tebrik ediyor ve yazım hayatında başarılar diliyorum...

    Eserin konusu ise Türk uzay gemisinin iz bırakmadan kaybolması.
    Yıl 2032
    Türk Uzay Araştırma Merkezi kendi ürettiği "Fetih" adlı uzay gemisi ile uzaya gidecek mürettebatı hazırlayıp fırlatmayı başarır. Verilen koordinasyonlar ile her şey yolunda gider beklenmeyen ise "Fetih" adlı geminin kaybolmasıdır...

    Kitap bu konu üzerine yazılmış olsa da sayfalar ilerledikçe insan olmayan bir ırk ile kurulan dostluğu, bilinmeyen bir yerde aileye duyulan özlemi ve nasıl bir son ile karışılacağını bilmeyen insan ve uzay varlıkları olan Alpar'ların birbirleri ile dayanışma içinde ilerlemelerini etkili bir yazım dili ile sanki okur uzay yolculuğuna çıkmış ve aralarında konuşulanlara şahitlik ediyormuş gibi canlı yazılmış. Sadece zaman dilimi isimleri zorlayıcı olmuş fakat oda esere farklı bir lezzet katmış...

    Bir ilk kitap ve yazım hataları var ama bütünlüğü bozacak kadar etkili değil...

    Kitap öyle bir yerde bitti ki acaba devamı gelecek mi yoksa bilinmezlikten bilinene gelineceğini yazarımız okurun hayal gücüne mi bırakmış doğrusu karar veremedim...

    Bilim Kurgu eserlere ilgi duyan herkese tavsiye ederim...
  • 320 syf.
    ·36 günde·Beğendi·10/10
    Uğur Bey'i Afyonkarahisar Okuma Grubu'ndan tanıyorum.Toplantımızda kitabının basım aşamasında olduğundan bahsettiğinde nedense aklıma klasik bir Türk romanı yazdığı geldi, içinde bir ailenin olduğu belki bir aşkın anlatıldığı, edebi cümleler içeren aralarda belki biraz Uğur Ukut şiirleri okuyabileceğimiz bir kitap hayal etmiştim. Ön yargılı olmamam gerektiğini bir kez daha kendime telkin ettiğim bir kitap oldu, sınırsız hayal gücüne sahip başka bir Uğur Ukut tanıdım.
    Okurken hem Türkler uzaya çıksa kesinlikle bunlar yaşanırdı ben de bunları yazardım diye düşündüm hem de vay canına bunu nasıl hayal edebilmiş dedim. Kurgusu, betimlemeleri ve diyalogları iyiydi. Kitapta Türkler uzaylılarla anlaşabilmek adına onların dilini öğreniyorlar bu kısmı beğendim çünkü hem kurguya gerçeklik katmış hem de yazarın bu konuda gerçekten uğraştığının, kafa yorduğunun göstergesi.
    Benim için tanıdığım sevdiğim birinin kitabının okumak oldukça keyifliydi, sizlere de tavsiye ediyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölümün Eşiği
Alt başlık:
Türk Uzay Bilim Kurgu Romanı
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058017740
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sisyphos Yayınları
Dünyadakiler uzaydakileri, uzaydakiler ise her riski göze almış, oraya gidişlerinin tersi bir işlemle geri dönme ihtimalini kaçırmamak icin tüm hazırlıkları bitirmiş, son hamlenin yapilmasını beklemektedirler.

Kitabı okuyanlar 36 okur

  • Pınar Balcı
  • S.Y
  • Tuana kaçan
  • Vuslat teki
  • Emirhan yakan
  • Milena
  • Büş ☆
  • Gonca Çolak
  • Mücahit Demir
  • Serpil Ağ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (14)
9
%10.7 (3)
8
%14.3 (4)
7
%7.1 (2)
6
%7.1 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%10.7 (3)