Ölümün Gölgesinde

0,0/10  (0 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
111 gösterim
Savrulup dururmuş insan. Hani derler ya, bir o yana bir bu yana… Sevgiye açken ruhu her bulduğunu ilaç diye basarmış ruhuna... Kalbindeki kırıkları tedavi etmek uğruna yeni kalp kırıklıklarına koşa koşa gidermiş.
Bir dünya kurmak istemiştim.
Eskisinden farklı ve yepyeni bir ben ile… Kalbimin en verimli topraklarını bulmuştum tam da… Bir avuç sen ekecek bir kucak sen yeşertecektim.
Bir göz kırpışı zamanlığıydı bizimkisi…
Vardın… Yok oldun…

Diz çöktü dünya. Gözlerinin önündeki görüntüler git gide kararırken bir sözcük döküldü dilinden:
Ölümün gölgesinde yaşamak…
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2016
  • Sayfa Sayısı:
    385
  • ISBN:
    9786059354561
  • Yayınevi:
    Akademisyen Kitabevi
  • Kitabın Türü:
şule uzundere 
23 May 22:53 · Kitabı okudu · 11 günde · Puan vermedi

Mart ayında Kitap Ağacı Adana ailesi olarak Adanalı, görme engelli, Türkçe öğretmeni Buket Gülekoğlu’nun ilk romanı Ölümün Gölgesinde’yi okuduk. Aynı ay yazarla buluşup kitabını imzalatacak ve yazarla sohbet edecektik ama bir erteleme yaşandı ve buluşamadık. Umuyorum başka bir zamanda yazarla yolumuz kesişir çünkü kendisiyle kitabını konuşmayı çok isterim.

Kitabın çok güzel bir konusu var. Aşk ve polisiye iç içe geçmiş ama ben kitabı okurken hep keşke polisiye kısmına ağırlık verilseymiş diye düşündüm. Kitabın başlarında olmasa da sonrasında konu o kadar güzel bir yere gitti ki kitap “Katil kim?” diye soracağımız, katili bulmaya çalışacağımız bir kitap haline geldi. Yazarın ilk romanı olduğu için biraz acemiliğine geldiğini düşünüyorum. Bu konudan etkileyici bir polisiye çıkardı, hatta mini dizisi bile yapılabilirdi. Umarım yazar konu bulmadaki yeteneğini üslubunu da geliştirerek yeni kitabında sürdürür, bize güzel kitaplar yazmaya devam eder.

Kitapta dikkatimi çeken bir diğer nokta da kitaptaki hiçbir karakterin tamamen iyi olmamasıydı. Hatta neredeyse tamamı insanı itecek derecede kötüydü. Hande Altaylı’nın Delice romanından sonra ilk kez bir kitabın bütün karakterlerinden gıcık aldım ve empati kurabileceğim, kendime yakın hissedebileceğim kimseyi bulamadım. Bu açıdan ilginç bir deneyimdi.