Ölüyordum Geçerken Uğradım

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.046
Gösterim
Adı:
Ölüyordum Geçerken Uğradım
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053142249
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Aşk politiktir. Çünkü bir insanı bekleyen bir insan, bu dünyadan umudunu kesmemiştir. Bir insanı beklemek, sosyalizmden hatta anarşizmden bile ütopiktir.
İki âşığın buluşması, tüm ütopyaların ümididir.”

Âşıkların bir günü on yıla bedeldir, düşüncesinden yola çıkan roman, 1932 Ekim ayının on gününde geçiyor. Zamanın akrep ve yelkovanı âşıklar olunca, bu on günde okur yüzyıllık bir gezintiye çıkıyor. Şehir, kültürü ve diliyle, sokağı ve siyasetiyle, sanatı ve mimarisiyle akıl almaz bir hızda değişirken, âşıkları dünyadan soyutlayan aşksa büyük bir inat, tutku ve acıyla değişmemekte direniyor. Aşkın değişmezliği, İstanbul’un yüzyıllık değişimini gölgede bırakıyor.
Aşkın tarihinin tıpkı ülkenin tarihi gibi zaman denen kısır döngü içinde kendini tekrar edişini anlatırken yazar Can Gürses, önceki romanlarında da kendine mesele ettiği Türkçenin yüzyıl içindeki evrimini de ustalıkla “dil”e getiriyor. Aşkın gerçeküstülüğü, ülkenin gerçekleriyle bir arada okununca ortaya hayata dönüşmüş edebiyat çıkıyor.
480 syf.
·4 günde·9/10
Can Gürses benim için kelimelerin kadını olma yönünde hızla ilerliyor. Kelimelerle öyle cümleler kuruyor ki bazen hissiz kalıyorsunuz.
Kitap 1930'larda başlayıp 2020'lerde bitiyor. Ve siz okurken 1930 yılından başlayıp günümüze kadar olan siyasi olayları, İstanbul'un değişimini ve aşkın içimizdeki yerini sorgularken biliyorsunuz kendinizi. Aşıkların bir günü kaç güne bedeldir. Aşıkken zaman nasıl akıp gider buna şahit oluyorsunuz.
Ben kitabı büyük bir hayranlıkla okudum. Ve kendisini en iyi kadın yazarların arasına koydum.
480 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitap herhangi birinin elinde görmediğim için korkunç üzüldüğüm yine de burada birkaç kişinin okuduğunu görerek teselli bulduğum çok anlamlı bir kitap. Ben hayatımı şekillendiren kitaplar için bir sıralama yaptığımda bu kitabı o sıralamaya almadan devam edemem. Realist bir şekilde Türkiye’nin hem siyasi hem kültürel değişimini okurken değişmez ölümsüzlüğünü arzuladığım bir aşkın içinde buldum kendimi. Gerçek olan her şeyin içinde mutlaka var olduğu düşündüğüm imkansızlığı da okudum bu kitapta. Türk yazarlar arasında mutlaka parlamasını beklediğim ve istediğim bu yazarın kitabı hayatınızı bir süreliğine ele geçirecektir. Ben uzun süre etkisinden çıkamadım bu naifliğin. Gerçek sevgilerin varlığına inancımı ancak edebiyat veriyor bugünlerde. Bu kitap da beni yerden yere vursa da sevginin kutsallığını bana yeniden öğretti. Hayatım boyunca adını anacağım benim için gerçek bir başyapıt.
480 syf.
·11 günde·Beğendi·8/10
Ben romanlarda eski İstanbul’un hallerini ; Beyoğlu’nu ,Galata’yı,İnci Pastanesi’ni, Moda’yı, Karaköy’üokumayı seviyorum hatta bayılıyorum...Biraz dram,biraz da o dönemin Türkiye’sini olunca kitabın tadından geçilmiyor ...
Her sayfasında altını çizecek bir şeyler buldum️
Bana biraz kendimi sorgulattı..
“Tavsiye Kitap” listeme eklendi bile ...
480 syf.
·35 günde·Puan vermedi
Yazarın okuduğum ilk kitabı, kitapla ilk karşılaşmamda kapak fotoğrafı çok hoşuma gitmişti ama kitabın ismi pek ilgimi çekmedi. Alıp almamakla kararsız kaldığım bir durumla karşı karşıyaydım alıp okuyup boşa zaman harcamak istemeyerek aldığım bir kitap oldu açıkçası.. :)) ama okududuğum için ve Can Gürses ile tanıştığım için çok mutluyum..
Kitap alışagelmiş roman tarzından oldukça farklı, kitabı okurken kendimi zaman makinasında hissettim, okudukça Türkiye'nin içinden geçmiş olduğu, Türkiye halklarının yaşamış olduğu acıları bir kez daha yaşadım. 1930'ların Türkiyesinden 2020 lere günümüze kadar gelen bir zaman yolculuğuna çıkıyorsunuz , çevremde herkese tavsiye edebileceğim romanlar arasına girdi..
Okuyun derim -kapak fotoğrafının güzelliğine ve naifliğine kanarak-
480 syf.
·55 günde·9/10
Ölüyordum Geçerken Uğradım sadece bir aşk romanı değil. Aşıkların bir günü on yıla bedeldir diyor Can Gürses ve 1930'larda başlayan aşk hikayesi 2020'lere kadar sürüyor. Nafiz ve Mahur'un aşkını okurken aynı anda Türkiye'nin tarihine de el atıyor yazar ve Atatürk'ün ölümünden günümüz olaylarına kadar değiniyor. Olayın güzelliğine bakar mısınız?

Can Gürses kelimelerle öyle bir oynuyor ki şaşıp kalıyorsunuz. Açıkçası bu kitap bence yazarın en son okumanız gereken kitabı çünkü ağır bir dili var ve okuması diğer kitaplarına göre bir tık daha zor. Yine de Mahur ve Nafiz'i tanımak, aşklarına eşlik etmek muazzamdı. Kitapta müthiş bir emek var ve üstünde çokça çalışıldığı belli. Yazarın bu kadar gençken böyle bir kitap yazmasına şaşırmış diğer yorumcular ama ben gurur duydum ve neden olmasın ki dedim! İyi ki Can Gürses gibi bir yazara sahibiz. Bu kitabı dediğim gibi diğer iki kitaptan sonra okumanız daha iyi olacaktır. Mutlaka ama mutlaka okuyun. Daha fazla geç kalmayın bu kalemle tanışmak için.
480 syf.
·Beğendi·8/10
Kitabı sırf Mahir karakteri için okuyabilirsiniz ilginç fobileri olan bir karakter ve en çok aşkını tasvir biçiminden seversiniz.Siyaset ve aşkın bir arada geçtiği gezi olaylarına kadar uzanan geniş bir yelpazesi var.
Yanmadan ışık olunmuyordu. Acı çekmeden göz bilenmiyordu. Derler ya insanın neresi acırsa canı orda atar. Demek insan, ona acı vereni canı sayar. Acıymış meğer sevginin derinlik birimi.
İnsanlar birbirleriyle dert yarıştıran karamsar yaratıklardı ve daha iyi bir hayat için kıllarını kıpırdatmazlardı. Onlar için devrimler yapılsın isterlerdi; devrim yapmak dahası devrim olmak akıllarına gelmezdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölüyordum Geçerken Uğradım
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053142249
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Aşk politiktir. Çünkü bir insanı bekleyen bir insan, bu dünyadan umudunu kesmemiştir. Bir insanı beklemek, sosyalizmden hatta anarşizmden bile ütopiktir.
İki âşığın buluşması, tüm ütopyaların ümididir.”

Âşıkların bir günü on yıla bedeldir, düşüncesinden yola çıkan roman, 1932 Ekim ayının on gününde geçiyor. Zamanın akrep ve yelkovanı âşıklar olunca, bu on günde okur yüzyıllık bir gezintiye çıkıyor. Şehir, kültürü ve diliyle, sokağı ve siyasetiyle, sanatı ve mimarisiyle akıl almaz bir hızda değişirken, âşıkları dünyadan soyutlayan aşksa büyük bir inat, tutku ve acıyla değişmemekte direniyor. Aşkın değişmezliği, İstanbul’un yüzyıllık değişimini gölgede bırakıyor.
Aşkın tarihinin tıpkı ülkenin tarihi gibi zaman denen kısır döngü içinde kendini tekrar edişini anlatırken yazar Can Gürses, önceki romanlarında da kendine mesele ettiği Türkçenin yüzyıl içindeki evrimini de ustalıkla “dil”e getiriyor. Aşkın gerçeküstülüğü, ülkenin gerçekleriyle bir arada okununca ortaya hayata dönüşmüş edebiyat çıkıyor.

Kitabı okuyanlar 64 okur

  • Onur
  • KİTAPLARDAN BANA KALAN
  • Zhk T
  • Melike Alpagut
  • Müfit Özkan
  • Halil Bilsay Tezel
  • Şiirdüşlüm
  • Fulya Küçükaksoy
  • Murat Mızrak
  • Gamze AKMAN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (9)
9
%20 (6)
8
%20 (6)
7
%20 (6)
6
%3.3 (1)
5
%3.3 (1)
4
%3.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0