Ömür Diyorlar Buna

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.479
Gösterim
Adı:
Ömür Diyorlar Buna
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
195
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750719837
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Ömür Diyorlar Buna
Ömür Diyorlar Buna
Narlı Bahçe'yi arıyordum. Hangi coğrafyaya ait olduğunu bilebilsem yollara düşmeye hazırdım. Ama bir türlü hatırlayamıyordum: Batıda mıydı Narlı Bahçe, doğuda mı? Uzun yolların ucunda mıydı, burnumun dibinde mi? İçimde miydi, dışımda mı? Var mıydı, yok muydu? Kuzeye ve güneye giden yolları büyük denizler kesiyor, rüyalarımda sürekli yer değiştiren Narlı Bahçe'nin yolu da bir görünüp bir kayboluyordu.

"Ömür Diyorlar Buna", okurlarımızın yakından tanıdığı ve büyük bir ilgiyle okuduğu Ayfer Tunç'un yeni kitabı. Öyküleşmiş Söyleşiler, ya da Söyleşilmiş Öyküler gibi bir alt başlıkla da okunabilecek bu kitap, yaşanmış, tanık olunmuş insan hikâyelerini anlatıyor. Şapkacı Arlet'ten Aylin Işık'a, Fatma Bayraşevski'den Doktor Manuk'a uzanan bu yazılar, ömürlerimizin birer sanat yapıtı, eşsiz, başlı başına dokunaklı bir hikâye olduğunu gösteriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
195 syf.
Ömür Diyorlar Buna, ismini kürdili hicazkar bir sanat müziği eserinden alan bir Ayfer Tunç kitabı. Çok sıkı bir romancı/hikayeci olan Ayfer Tunç, burada da bazı hikayeler anlatıyor aslında. Çok eski tarihlerden beri çeşitli gazete ve dergilere yazmış olduğu bazı yazıları yer alıyor kitapta.

Bu hikayelerin hemen hepsi ilhamını ya da anlattığı şeyleri gerçek hayattan almışlar. Bu anlamda Tunç'un başarılı üslubuyla birlikte okunabilir şeylere dönüşmüşler. Bazısı film senaryosu olabilecek olan insan hikayeleri var buralarda. Özellikle Beyoğlu ve çevresine ait anlatılar...

Tunç'un bütün kitaplarını okumuş birisi olarak, kendisini "en başarılı Türk kadın romancı" olarak nitelendiriyorum. Bu tabii ki, son derece izafi bir görüş olmakla birlikte Tunç'un iyi bir romancı olduğu da ayrı bir hakikat.

İşte bu kitabı, belki de sırf bu yüzden, roman ve hikayelerinin bir kademe altında kalmış diye düşünüyorum. Çünkü çoğu zaman kurgu, gerçekten daha ilgi çekicidir.
195 syf.
Yapamadıklarımız...
Yaşayamadıklarımız...

Ve bunların pişmanlığıdır ruhumuzu her daim kemiren. "Keşke" yapsaydım, "keşke" gitseydim, "keşke" sevseydim... Ve daha bir sürü keşke hayatımızdan rol çalarak gömülür yüreğimizin en derinine. Yüreğimiz her sızladığında "ahh" olur dudaklarımızdan dökülür. Tıpkı Ayfer Tunç'un bu kitabında ömürlerini harcayan karakterler gibi...

Ayfer Tunç'un dergi ve gazeteler için hazırladığı "Öyküleşmiş Söyleşiler"den oluşuyor kitap. Yaşanmış ve insanların hayatlarına dokunan öykülerdir bunlar. Ayrıca Yusuf Atılgan, Mina Urgan, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Zeki Müren ve kadın sinema oyuncularımıza dair bilgiler de yer alır. Ben en çok kitapta Efsun diye geçen; gerçek ismi Füsun olan oyuncu Zeynep Aksu'nun hayatının anlatıldığı öyküden etkilendim.
Annesinin ikinci evliliğinden olan yönetmen Ferzan Özpetek'in de ablası olan Zeynep Aksu, bütün ödül, şan ve şöhrete arkasını dönmesiyle "keşke" dolu bir ömrü bize yeniden hatırlatır.


Yazarı bilen bilir bütün kitaplarında inanılmaz bir gözlem yeteneği ve insanlara dair tespitleri vardır. Bu kitap içinde aynı şey geçerli.
Diğer kitapları gibi her sayfada yerle bir etmeyen ama yine de sarsan bir kitap bu.

Yapamadıklarınızdan değil yaptıklarınızdan pişman olacağınız bir ömür dilerim ne de olsa harcanıp gidiyor ömür dediğin...
195 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
Gerçek hayatların, sohbet tadında anlatılmış güzel hikayeleri. Herkesin evet bir hikayesi vardır yazmalık. Lakin hepsinin tadı farklıdır .Yani güzeli olur çirkini olur. Bu kitapta kıvam okunasıydı…
195 syf.
Kitap beş bölümden oluşuyor, ilk bölümde "Yedi Kadının Yaşam Hikayesi" anlatılıyor ve hikayelerinden en uzunu bu bölüm. Yedi kadından bahsetmiyeceğim,etkileyen kadından bahsedeceğim sizlere...


1905 yılında Ltvanya'da başlayıp iki koca dünya savaşı, sürgün, kıtlık, yokluk dönemlerinin ardından Ankara'da son bulan sıra dışı yaşamıyla Fatma Bayraşevski hayatına konuk olarak başlayan ve şapkacı Arlet'in hazin hikayesi...

İkinci bölümde "Şehirden Sesler" de ise dört hikaye var,hepsinin anlatmayacağım en çok etkilendiğim hikayeden bahsedeceğim...
Çok kültürlü, bir apartmanda huzurlu ve dingin ruhlara sahip görmüş geçirmiş insanların yaptığı, komşuluk ve insanlık dersi niteliğindeki apartman toplantısı, ötekileştirmenin ve kutuplaştırmanın bize etkilerini anlatıyor...

İkinci bölümde 'İki Farklı Çocuğun' hikayesinde ise "Çarli" adlı hikayedeki cam kemik hastası olduğu için Almanya'daki ailesinden uzakta bir ömür geçiren ve babasını ancak son nefesini verdiği kapının kirişinde görebilen Çarli gibi kaç çocuk ailesinden uzak bir hayat yaşadı hasta haliyle ve son nefeste... Diğer Hikâyeyi anlatmayım merak edin biraz...

Dördüncü bölümde "Kitaplardan doğanlar" Yusuf Atılgan'ın öldüğü gün yazılan "yaratıcımız yusuf" adlı öyküde Atılgan'ın, cenaze töreninde hala yaşamakta olan roman karakterleri Anayurt Otelinin katibi Zebercet, Aylak Adam ve diğer karakterleri tarafından sonsuzluğa uğurlanması ve İnsanların unuttuğu minnettarlığı oluşturduğu karakterlerinden gören bir yazar. Güzel ve etkileyiciydi.


Son bölümde ise"Üç Portre Denemesi" başlıklı okurunu konuk ettiği üç güzel tanıdığımız sanatçıdan bahsetmişti...

Ayfer Tunç,giderken kimisi unutulmuş, kimisi zihinlerde derin izler bırakmış karakterlerinin yalnızlıklarını ve hüzünlerini her zamanki gibi güzel aktarıyor..

Önceki okuduklarıma bakınca, anlatım yönünde zayıf kalmış olduğunu farkettim. Hem zaten gazete yazılarından oluşan hikayelerden oluşuyor. Bizim sürekli etrafımızda olup biten silik karakterlerden oluşuyor. Bu yönünü seviyorum.Yalnız şaşırtıcı bir final beklemeyin yazardan...En son okuduğum kitapta en azından çarpıcı final vardı bunda yok...
195 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Bir kitabın ismi ancak bu kadar uygun ve güzel seçilir. Şarkıcı Arlet,Koku,İki Kedi,Kedilerimi İyi Doyurunuz,Mesut Bahtiyar'dan Şarkılar Dinlediniz yazıları çok güzel ve öğretici. Ayfer Tunç'un ikinci okuduğum kitabı. İkisi de belleğimde yer edinen eserler oldu. Bir yazar bütün kitaplarını nasıl okutur sorusunun cevabı bende Ayfer Tunç oldu. Kitap akıcı, abartısız, net, anlaşılır okuyun arkadaşlar okuyun.
195 syf.
▶#omurdiyorlarbuna Küçük,küçük hikayelerin anlatıldığı,insanı sürükleyen,bazen güldüren bazen hüzünlendiren ama kendisini sevdiren bir kitaptı.
Gerçek yaşam hikayelerinden esinlenilerek kurgulanmış ve çok akıcı bir dile sahipti.Aslında öyküler için çok etkileyiciydi diyemeyeceğim ama yazarın ilk okuduğum kitabı #suzandefter 'e göre daha çok sevdim daha bir keyifli geçti benim için.
Diğer eserlerini okudukça Ayfer Tunç'a alışacağım gibi gözüküyor
195 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kitapta beş bölüm ve yirmi iki hikaye var. Yazar daha önce basılan yazılarının üstünde birkaç değişiklik yaparak bu kitapta bizlere sunmuş. Her ne kadar başkalarının deneyimleri bizlere biraz zoraki öğüt gibi gelse de bu hayatların pişmanlıklarını ve mutluluklarını dinlemenin her yaş için ayrı bir değeri olduğuna inanıyorum. İnsana uzun bir zaman gibi görünen -ki bilemez insan ömrünün ne kadar olduğunu- ömrün aslında kıymetinin bilinmesi gereken kısacık bir zaman olduğunu öğretir yaşanmış hikayeler. Belki bu yirmi iki hikayenin hepsini okuduktan sonra hatırlayamayacaksınız ama kitabın bıraktığı duygusal izin uzun süre kalacağından eminim.
195 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Güncel,siyasal ve hayatın içinden olan her şeyi sevmişimdir hele gerçekten alınma ise ve bir de güzel anlatılmışsa...
Ayfer Tunç ta bu kitapta bunu yapmış.Türk kökenli muhacir Fatma Bayramevşki'nin başından geçenler,Beyoğlu 'nda ki şapkacı Arlet hanım ve yaşadıkları,eski bir sinema sanatçımızın asiliği ve hayata kafa tutuşuna kadar bir kaç hayatlardan alınma hikâyeleri konu edinmiş.Okurken çok keyif aldım,bitmesin dediğim,akıcı bir anlatımı olan yazarın hayatın içinden seçtikleri farklı hayatlar,farklı insanlardı.
İşte ömür dediğimiz de zaten bu kısacık hayat değil miydi elimizin arasından kayıp giden tüm yaşanmışlıklar ve yaşanamamışlıklarla beraber.
195 syf.
·2 günde·Puan vermedi
En sevdiğim bölüm olan Yedi Kadın ile başlayıp her birinde farklı hayatlar anlatan bir hikaye kitabı. Hikayelerin hemen hepsi gerçek hayatlardan alınmış ve her biri sonunda dipnotlarla bitirilmiş. Bir ömür içine neler alabilirse o kadar almış ve kitap bize her birini en yalın, en naif haliyle anlatmış.
“Bir ömür bazen bir şapka, bazen bir şarkı, bazen bir daktilo anısına sığacak kadar kısa aslında.”
En sevdiğim hikayeler Biliyor musun ki İyi Yaşanmış Hayat Bir Hazinedir, Şapkacı Arlet ve Bir Aktris - Artık Değil oldu. En etkileyen ise hikayelerin çoğu zamanında gazetelerin pazar eklerinde yayınlanmış. Bunu bilmek kitabı daha da anlamlı kıldı.
195 syf.
·Beğendi·8/10
Kitap yazarın daha önce yayınlanmış olan gazete yazılarındaki hikayelerden oluşuyor.Bence son derece samimi bir dille yazılmış olması çok güzel.Hayatın içinden hikayeleri çok severim,küçük nüansları yakalayabilen,detayları görebilen insanlara hayranım,yazar hikayelerinde bunları kullanmış bu yüzden ben sevdim
195 syf.
·Beğendi·8/10
Gerçek yaşam hikayelerinden kurgulanan, bir kısmı gerçek, bir kısmı da olduğu düşünülen ya da olması ümit edilen öykülerden oluşmakta. Son bölümde ise "Üç Portre Denemesi" başlığı altında Mina Urgan, Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Zeki Müren anlatılmış. Son bölümü gerçekten beğendim. Tadında bırakılmış, güzel tespitlerle Ayfer ablamızın duygu ve düşünceleriyle zenginleştirilmiş, severek okuyacağınız bir metin olmuş. Farklı bir metin okumak istiyorsanız bu kitabı deneyebilirsiniz. Pişman olmayacağınızı düşünüyorum.
195 syf.
·4 günde·10/10
Dolu dolu hikayeler, söyleşiler okudum. Bitmesini istemediğim kitaplardan biri oldu yine. Dilime Zeki Müren şarkıları dolandı birden..
Bu kitabı okumanızı öneririm. Çok iyi geldi.
Hele erkekler öyle tehlikeliydi ki,sorma gitsin. Erkek milleti hep yalan söylerdi. Hep deli gibi âşıktırlar. Hep ölene kadar onu seveceklerdir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ömür Diyorlar Buna
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
195
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750719837
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Ömür Diyorlar Buna
Ömür Diyorlar Buna
Narlı Bahçe'yi arıyordum. Hangi coğrafyaya ait olduğunu bilebilsem yollara düşmeye hazırdım. Ama bir türlü hatırlayamıyordum: Batıda mıydı Narlı Bahçe, doğuda mı? Uzun yolların ucunda mıydı, burnumun dibinde mi? İçimde miydi, dışımda mı? Var mıydı, yok muydu? Kuzeye ve güneye giden yolları büyük denizler kesiyor, rüyalarımda sürekli yer değiştiren Narlı Bahçe'nin yolu da bir görünüp bir kayboluyordu.

"Ömür Diyorlar Buna", okurlarımızın yakından tanıdığı ve büyük bir ilgiyle okuduğu Ayfer Tunç'un yeni kitabı. Öyküleşmiş Söyleşiler, ya da Söyleşilmiş Öyküler gibi bir alt başlıkla da okunabilecek bu kitap, yaşanmış, tanık olunmuş insan hikâyelerini anlatıyor. Şapkacı Arlet'ten Aylin Işık'a, Fatma Bayraşevski'den Doktor Manuk'a uzanan bu yazılar, ömürlerimizin birer sanat yapıtı, eşsiz, başlı başına dokunaklı bir hikâye olduğunu gösteriyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 225 okur

  • Deniz Topçu
  • Mehmet Deveci
  • Zynpzynpzynp
  • Ebru
  • Double poetry
  • Yağmur P.
  • Latife khatri
  • Udeba
  • Gülay
  • Özgü Öz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.6
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%7.7
25-34 Yaş
%38.5
35-44 Yaş
%35.9
45-54 Yaş
%7.7
55-64 Yaş
%5.1
65+ Yaş
%2.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80.8
Erkek
%19.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.6 (13)
9
%14.3 (10)
8
%28.6 (20)
7
%18.6 (13)
6
%11.4 (8)
5
%1.4 (1)
4
%0
3
%1.4 (1)
2
%0
1
%0