On Bir Bin Kırbaç

7,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
478 gösterim
Apollinaire 9 Kasım 1918'de öldüğünde, On bir bin kırbaç'ın (Onze mille Verge'in) iki baskısı gerçekleşmişti: ilk baskısı yaklaşık olarak 1907 yılında, ikincisi ise dört yıl sonra yayınlandı. Her iki baskıda da yazar adı verilmemiş "G. A." kısaltmasıyla yetinilmişti. Bu açıdan bakıldığında 11 000 Kırbaç ya da Hospodar'ın Aşkları anonim bir yapıt oalrak kabul edilebilir. Fakat şu var ki, ayrıntıya inildiğinde, bu kitabın Apollinaire'in kaleminden çıktığına dair birçok ipuçları bulunur. Bu ipuçlarından bazılarını da yazarın kendisi vermiştir.
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    253
  • ISBN:
    9789759411800
  • Çeviri:
    Hurşit Gara
  • Yayınevi:
    Hades Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Barış Ağca 
 06 May 23:11 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

İçeriği benim için şok edici derecede süpriz oldu. Kitabın büyük çoğunluğu yoğun derecede pornografik bir anlatım; kulamparalık, sapphizm, ölüsevicilik, skatomani ve sodomi olmak üzere çok uç pornografik olaylar, betimlemeler ve imgelerle dolu. Açıkcası sabrederek bitirdim kitabı: M. De Sade çok masum kalıyor Apollinaire'nin yanında. Kitabın sonunda Elisabeth Lenk'e ait çok değerli ve uzun bir inceleme okumanın keyfini aldım. Bir kitaba bambaşka bir bakış açısıyla bakabileceğimi öğrettim ve pornografik imgelerin bombardımanının altında nasıl yanılgılar içinde kalabileceğimi de görmüş oldum. Kitap hakkında yazılmış İncelemeden kısa bir alıntı: "Her an topluca harekete geçirilebilecek bir potansiyel olarak toplumun kendi içinde barındırdığı vahşiliği, sanat ortaya çıkardığında toplum, değerlerinin incitildiği duygusuna kapılır. Pratik ahlak, ya inanır ya da ikiyüzlülük yapar. O, kendi içindeki fenalığı görmez; fakat sanat bunu pratik ahlaka gösterdiğinde, sanatın ona, kendisinin dışında bir fenalığı gösterdiği görüşüne varır ve bütün çığırtkanlığıyla gösterilenin yasaklanmasını talep eder; tabii ki böylece, sanat yoluyla yeniden anlaması gerektiği halde anlamadığı kendi fenalığının yasaklanmasının değil, tam tersine kendisine sözde yabancı olan sanatçının fenalığının yasaklanmasını ister. Sanatçıya haksız yere hasta, sapık, faşist, anarşist, karamsar, alaycı, umutsuz gibi özellikler atfedilir. (...) Günümüzün şiddet pornografisini kavramak isteyenlerin, On Bir Bin Kırbaç'ı incelemesi gerekir; bu eserde -kuru yüzeysel fikirleri seri halinde üreten kitaplardan farklı olarak- bu şiddet pornografisi ile ilgili teşhisler yapıldığı gibi, çözümünü de kendi içinde barındırmakta."

Kitaptan 2 Alıntı

Barış Ağca 
06 May 23:21 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

hemşireyi sedyeye doğru iteledi ve kayıtsız bir şekilde gönül eğlendirdi. S..işme sırasında hoş ve önemsiz şeyler üzerine konuştular.
"Büyülü kadın" dedi Mony, "inancımızı ruhumuzla damgalayalım."
"Evet" diyerek karşılık verdi genç kız, "savaştan sonra evlenip dünyaya kan kusturalım."
"Anlaştık" dedi Mony, "fakat yapacağımız bütün vahşilikler meşru olmalı."
"Belki de haklısın" dedi hemşire, "meşru olanı yapmaktan daha haz verici bir şey olama."
Bunun üzerine coşkularının baygınlığını yaşadılar.

On Bir Bin Kırbaç, Guillaume Apollinaire (Sayfa 186)On Bir Bin Kırbaç, Guillaume Apollinaire (Sayfa 186)