On İki Sandalye

9,0/10  (7 Oy) · 
8 okunma  · 
7 beğeni  · 
543 gösterim
Zavallı kadının cenazesini defnetme işini bile cenaze levazımatçısına devreden bay İppolit Matveyeviç, kolları sıvayıp sandalyelerin peşine düşer. Daha yolun başında profesyonel bir dolandırıcı olan Ostap Bender'e rastlar ve mücevherleri arama işinde onunla ortaklık kurar. Ne var ki, sandalyelere ulaşmak kolay olmayacaktır. Çünkü Huzurevinde bir tek sandalye kalmıştır, o da Ostap tam izini bulmuşken Huzurevi yöneticisinin aç gözlü yeğeni tarafından pazarda satışa çıkarılmıştır. Öteki sandalyelere gelince, her biri adeta ülkenin bir köşesine savrulmuştur.

Böylece iki kafadarın Stargorod kasabasında başlayan maceralı yolculuğu çeşitli kent ve kasabalardan ta Kafkasya'ya kadar uzanır. Mücevher peşindeki düzenbazların bir de rakipleri türer. Meğer yaşlı kadın, sırrını günah çıkarttığı papazın kulağına da fısıldamıştır, o da sandalyelerin izini sürmektedir. Ostap Bender ve İppolit'in yolu, rakipleriyle bazen kesişip bazen ayrılır; Rusya kazan, onlar kepçe sandalyeleri arayıp dururlarken okuru da peşlerinden kahkaha dolu bir yolculuğa çıkarırlar.
  • Baskı Tarihi:
    2002
  • Sayfa Sayısı:
    424
  • ISBN:
    9799756865247
  • Orijinal Adı:
    Двенадцать стулев
  • Çeviri:
    Mehmet Özgül
  • Yayınevi:
    Evrensel Basım Yayın
  • Kitabın Türü:
Aysel 
08 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitap başlarda sıkıcı gelebilir. Sonrasındaysa elimden bırakamıyordum. Okuyacağım başka kitaplarım olmasaydı eğer tüm gün okuyabilirdim.

Beni bu kadar etkileyen kitabın konusunu size de anlatmak istiyorum:

Ölüm döşeğinde olan yaşlı kadın sırrını damadına son nefesinde açmak için yanına çağırıyor. Kadın damadına; Sovyet idaresinin eline geçmesin diye, sahip olduğu 150 bin ruble değerindeki mücevheri, el konulup Huzurevi olarak kullanılan konaklarında; yemek odası takımını oluşturan on iki sandalyeden birinin döşemesi altına gizlettiğini söylüyor. Ve tüm macerada bundan sonra başlamış bulunuyor...

İppolit Matveyeviç ( damat ) kaynanasının cenaze işlerini bile kendi halletmeyerek levezımatçıya devredib “12 sandeyle” nin peşine düşer... Daha hiç mücevherlere doğru yol katetmemişken profesyonel bir dolandırıcı olan Ostap Bender`le karşılaşır. Ostap`ın o üstün, her kesi ikna etme yöntemi sayesinde kendine onu ortak seçer ve yola birlikte devam ederler. Ne yazık ki, işler umdukları gibi gitmez. Sandalyeler`i umdukları yerde bulamazlar. Sandalyeler her biri ayrı ayrı kişilere satılmıştır ve kişiler adeta ülkenin başka bir köşelerine savrulmuşlardır. Tüm bunlarla da kalsa iyi. Ostap ve İppolit bu işte yalnız değillerdir. Kadın ölüm döşeğindeyken günah çıkarmak için papaza her şeyi itiraf eder. Papazsa paranın kokusunu aldığından beri rahat uyku uyuyamaz, o da mücevherlerin peşine düşer...

"Ostap ve İppolit`in yolu, rakipleriyle bazen kesişip bazen ayrılır; Rusya kazan, onlar kepçe sandalyeleri arayıp dururlarken okuru da peşlerinden kahkaha dolu bir yolculuğa çıkarırlar..." Okurken çok gülecekseniz. Kitaptaki karakterler ( sandalyelelerin yeni sahipleri ) hepsi farklı farklı kişilikler. Yazarlar da bunları çok güzel geçire bilmiş okurlara. Onların hepsini tek tek tanıma fırsatı buluyorsunuz ve kahkahalara boğuluyorsunuz.

Bundan başka ; "İlya İlf ve Yevgeni Petrof romanlarında yetkiyi kötüye kullanma, adam kayırma, toplum değerlerine zarar verme gibi uygulama ve davranışlar sert bir eleştirinin hedefi yaparlar."

Eleştri mizah yönünden çok zengin bir eser.
Acaba mücevherler bulunacak mı? Okuyun mutlaka okuyun ! :)

Oblomov 
15 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Rus edebiyatının çok bilinmeyen bir klasiği. Bu roman hiciv edebiyatının en güzel örneklerinden birisi olarak kabul edilmektedir. Roman kahramanlarından Ostap Bender isimli büyük dolandırıcı Rus halkını derinden etkilemiş adına müze kurulmuş müthiş bir roman karakteridir.

Kitaptan 1 Alıntı