On İkinci Gece (Manga Shakespeare)

·
Okunma
·
Beğeni
·
11,3bin
Gösterim
Adı:
On İkinci Gece
Alt başlık:
Manga Shakespeare
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
115 syf.
·4/10 puan
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye ettiğim YouTube kanalımda Shakespeare'in hayatı, mutlaka okunması gereken kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: https://youtu.be/rGxh2RVjmNU

Nazar boncuğu nesnesini hiç sevmem, çünkü nazarın boncukça bir karşılığı yoktur. Ama edebiyatta bazı nazar boncukları var ki, üstüne saatlerce sosyal mesafeli bir ortamda oturup tartışabiliriz.

Dostoyevski'nin Başkasının Karısı ve Yatağın Altındaki Koca adlı kitabı, Marquez'in Albaya Mektup Yok kitabı, Zweig'ın Ay Işığı Sokağı kitabındaki öyküler, Puşkin'in her konuya el atıp yazmaya çabaladığı tragedyalar gibi eserler bence edebiyatın nazar boncuklarıdır. Mesela Dostoyevski, Başkasının Karısı'nı iyi ki yazmış ki, biz onun dev eserlerinin büyüklüğünü o erken dönem eserlerinin düşük çıtası sayesinde daha iyi anlayabiliyoruz, bir de böyle düşünün.

Shakespeare'in On İkinci Gece kitabında da hiçbir espri yok. Yani okumasam hiçbir şey fark etmezdi bence. Çünkü Shakespeare'den daha önce okuduğum 20 küsür kitabından farklı olan bir yön yoktu. Hatta şu an bu incelemeyi yazdığım sırada bile kitabın içerisinde neler olup neler bittiğini unuttum. Kitap o kadar etkileyicilikten ve okuruna duygu geçirebilmekten uzaktı ki, bu kitabın Shakespeare kitapları arasında bir nazar boncuğu olduğuna karar verdim. Zaten Shakespeare'in daha çok trajedileri etkileyici oluyor, bu eser ise sonu iyi biten kitap kategorisinde olan komedya türünde.

Eğer bir gün Shakespeare okumayı düşünürseniz, bence On İkinci Gece kitabını okumamak size bir şey kaybettirmez. Bu pek tabii ki kendi düşüncem. Zira 40 küsür kitap yazmış bir adamın bütün kitaplarını okumaktansa size esas katkı sağlayacak, zamanınızı kaybettirmeyecek 10-15 kitabını okumak bence sizin için de daha iyi olur sanki. İşte bu noktada ben devreye giriyorum ve sizin zaman kaybetmenizi önleyerek bu kitabı okumasanız da olur diyorum. Çünkü bir olayı yok yani anladınız mı, ne Hamlet'in isyanları var, ne Hırçın Kız'daki erkeğin kadın üzerinde hakimiyet kurmasının dönemi ışık tutması var, ne Shakespeare'in tarihi oyunlarındaki gibi iktidarların sanki bir doğal seçilim süreciymişcesine birbirini yenip hakimiyet kurması var, ne Venedik Taciri'ndeki manyak Yahudi Tefeci Shylock var, ne Windsor'un Şen Kadınları'ndaki aşırı muzip karakter Falstaff var, ne Bir Yaz Gecesi Rüyası kitabındaki büyülü gerçekçi ögeler var, ne Julius Caesar kitabındaki gibi bir suikast var, ne Kuru Gürültü kitabının Cennet Mahallesi dizisini andırması var, ne Titus Andronicus kitabındaki aşırı gerçekçi vahşet sahneleri var ne de Romeo ve Juliet'in ailelerinin kavgalı oluşuyla birlikte bir aşk yaşamaya çalışması var.

Muhtemelen yukarıdaki şeyleri saydıktan sonra sevmememle birlikte en çok hatırlayacağım Shakespeare kitabı On İkinci Gece olacak. Kitabı 1 hafta önce okumama rağmen içinden neredeyse tek bir olay bile hatırlamıyorum. Dostoyevski'nin Başkasının Karısı ve Yatağın Altındaki Koca kitabını hiç sevmediğim halde adamın yatağın altına saklanmasını falan çok iyi hatırlıyorum ama On İkinci Gece kitabını Shakespeare için belirlediğim bir nazar boncuğu olduğunu söylemem gerek ve artık söyledim. Oh be.
115 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
On İkinci Gece Ya Da Gönlünüzce

Kutsal kitaplardan sonra kitapları en çok satılan yazar olan William Shakespeare'i daha çok yazmış olduğu trajedi eserlerinden tanırız. Oysa çok güzel komedi eserleri de var. On İkinci Gece Ya Da Gönlünüzce bunlardan biri.

Bu romantik komedinin konusu da tabii ki aşk. Kılık değiştirmeler, yanlış anlaşılmalar doğal olarak ortaya çıkan olaylarda ve karışıklıklarda yüzümüze gülücükler kondurmamıza hatta kahkahalara sebebiyet vermekte neşeli saatler geçirmemizi sağlamaktadır.

Shakespeare'in şairane diliyle bu güzel romantik komedisini tavsiye ederim. Aradan 400 yıl geçmesine rağmen güncelliğini kaybetmemiş nadide eserlerden.

Keyifli Okumalar...
115 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Yine Shakespeare, yine entrikalar, yine kılık değiştirmeler, yine aşk ve yine güzel bir komedya. Bir önceki incelememde ( #98665893 ) Shakespeare tragedyalarını, komedyalarına göre daha çok beğendiğimi belirtmiştim. Bunun en büyük nedeni tragedyalar hepimizin hayatı içerisinde yer alan konulara değindiği için hem gözümüzde canlandırmamız hem de anlamamız daha kolay oluyor. Komedyalarda ise gülebilmek için en azından sahne performansına ihtiyaç duyuyoruz. Bu oyunun da okumak yerine izlenmesi gereken bir oyun olduğu kanaatindeyim.

Oyunun hikayesinden bahsetmeyeceğim fakat değinmek istediğim bir karakter var: “Soytarı”. Shakespeare’in Kral Lear ve Othello oyunlarında da soytarı karakteri vardı fakat bu oyundaki soytarı biraz daha farklı. Hazırcevap ve komik olmasının yanında bilge bir soytarı.

Soytarı’dan alıntılar:

“Cahillikten başka karanlık yoktur.”

“Kelimeler oyunbazdır. Kelimelerin yüzü kara çıkalı, artık kimsenin sözü senet diye kabul edilmiyor.”

“Nedir aşk dediğin, yarına bırakma;
Şimdi sevişme vakti, şimdi gülüşme vakti;
Gençlik dayanıklı kumaş değil;
Tez yıpranır, gider elden.”

“Cüppe giymekle rahip olunmaz.”

“ Başını alıp gitme. Kavuşunca aşıklar, biter tüm yolculuklar.”


Shakespeare oyunlarını sevme nedenim tam olarak bu: İnsanlara, duygulara, ilişkilere ve hayata dair eleştirel tespitleriyle hem güldürüyor hem düşündürüyor. Shakespeare oyunlarının neredeyse tamamında dikkatimi çeken nokta: karakterler hislerini veya düşüncelerini net söylemeyip; bir takım teatral hareketlere, sinsiliklere başvuruyorlar ve sonunda kaybediyorlar. Her zaman net bir insan olmak çevremizdeki insanların canını çoğu zaman sıksa da, netliğe değer veren birisi olarak Shakespeare okumanızı tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
115 syf.
·Puan vermedi
Trajedinin Zaferi

Gerçek şu ki iyi bir trajedi iyi bir komediden her zaman daha fazla iltifat ve seyirci topluyor, iz bırakıyor, seviliyor artık ne derseniz. Peki ama trajedilerin mutlak zaferinin sebebi ne? Hepimiz Shakespeare’in Hamlet’inden, Romeo ve Juliet’inden, Othello’sundan haberdarken neden komedilerinden bir haberiz? Kesin bir cevabı olmamakla sayısız cevap verilebilir bence. En rağbet gören cevap da kuşkusuz hayatın daha çok trajediye benzemesi.

Tüm bu düşüncelerle biraz araştırma yaptım Shakespeare’ın en beğenilen komedisini bulmaya çalıştım. Her ne kadar en popüler komedisi “Comedy of Errors” gibi gelse de bana her yerde iki oyununun ismi karşıma çıktı “Twelfth Night” (On İkinci Gece) ve “A Midsummer Night’s Dream” ( Bir Yaz Gecesi Rüyası). İzleyenlerin en beğendiği, en çok güldüğü komediler bunlar olmuş. Her ikisini de okudum. Ancak özellikle komedileri okumak yetmiyor o yüzden sahne performanslarını you tube’dan da olsa izliyorum.

On İkinci Gece’yi İş Bankası yayınlarından okudum. Sevgi Sanlı çevirmiş. Gerçekten başarılı hem şiirselliğini hem nüktelerini çok iyi muhafaza etmiş. Bir deniz kazasında kaybettiği erkek kardeşinin kılığına girip onu aramaya başlayan Viola’nın hizmetine girdiği ve aşık olduğu dükle dükün aşık olduğu ladynin arasında mektup getirip götürürken ladynin de ona aşık olması ile başlayan komik olaylar zincirinden oluşan bir oyun. Sağlamından bir soytarı, aşık kahyaya tuzak kurup onunla alay edip eğlenen centilmenler ve bir de hizmetçi bir kız var ki ben en çok bu son grubun aşık kahyaya oynadığı oyunlara güldüm. Bu da ayrı bir inceleme konusu galiba içinde bulunan kişi için son derece aşağılayıcı olan bir durumun seyircilere bu kadar komik gelmesi :)

Lafın kısası beğendim ve fırsatım olursa mutlaka sahnede de izlemek isteyeceğim bir oyun. Gönül rahatlığıyla herkese de tavsiye edebilirim. Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar...
115 syf.
On İkinci Gece Shakespeare’in tahminen 1601’de yazdığı düşünülen bir komedi Tam adı Onikinci Gece, ya da Siz Nasıl İsterseniz diye çevirilebilir.(bunu bilen pek kimse yoktur) Alternatif bir başlığı olan tek Shakespeare oyunudur. Onikinci Gece başlığının Shakespeare döneminde kutlanan Noel’in Onikinci Günü şenlikleriyle bağlantılı olduğu düşünülmekte,

William Shakespeare, oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdürmekte olması ve bunları romanlarda açık şekilde gözüküyor. On İkinci Gece’nin konusu yazarın öteki romantik komedilerinde olduğu gibi, ana konusu aşk gizlenen kimlikler, birbirine karıştırılan kişiler olayları gülünç hale gelmesi tam okumak isteyenler fırsat ancak konudan daha önemli olan, güzelliğiyle öne çıkar bir şiir diliyle gülmece öğelerinin sergilenmesi, ilginç duygu ve düşüncelerle kişilerin gerçeklik kazanmasında yardımcı olacak mı asıl sorulması gereken budur.. güzel betimleyici kitap çok beğendim ve mutlaka sahnede de izlemek isteyeceğim bir üstat oyunu. herkese de tavsiye edebilirim. okuyacaklara şimdiden iyi okumalar.
#okudumbitti.
152 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Aslında oyun okumayı sevmem. Fakat Shakespeare gibi bir şairin oyunu elbette defalarca okunur ve tat alınır. Sanırım 5 yıl önceydi, Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda izlemiş, hayran kalmıştım. Oyuna geçmeden, Anonim filmi var, belki William Shakespeare gerçekten var mıydı yokmuydu sorusu ilginizi çeker, izlersiniz.
Oyuna geçelim: Kaynaklara göre 1601'de yazılmış. O dönemin Londra'sındayız. 6 Ocak, İsa'nın cemaate ilk açıklamasını yaptığı gün. Bu da Noel'in 12. gününe denk gelir. 12. gecede saraylarda oyunlar oynanırmış. Şairimiz de on ikinci gecede oynansın diye bu oyunu yazmış. Oyun Illyria'da geçiyor. Benim gibi google'lamadan bi dinleyin, hayal ürünü, öyle bir yer yok yani. Meğer şairin çoğu olay dizisi özgün değilmiş. Ana olay dizisini alıyor ve dantel gibi işlemeye başlıyor. Bu oyunun ana kaynağı Barnabe Rich diye bi abimizin öyküsü. Hatta William, İtalyan kaynaklarında benzer öyküler bulup hepsini ustaca harmanlıyor. Yine de, aman ha, kaynaklara fazla dayandığını düşünmeyin. Sonuçta Shakespeare başarılı kişileştirmeler, mizah, drama derken bir başyapıt ortaya koymuş. Mesela aşık karakterleri nazımla, gülünç karakterleri nesirle konuşturarak ölçülü bir tersinleme yapıyor. IIlyria nasıl masalımsı bir mekansa, incelemeciler tarafından ilişkiler de bu boyutta değerlendiriliyor. Oyunda yetersiz tek bir sahne yok. Fazladan cümle yok. Dönek Orsino'nun ayılıp bayıldığı Olivia'dan pat diye vazgeçip Viola'ya aşık olması usta yazarın kalemi sayesinde şaşırtmıyor. Her karakter ince ince işlenmiş. Örneğin gözünü kapasan bu sözü söylese söylese kendini beğenmiş Malvolio sarf etmiştir dersin. Benim karakterim soytarı Feste. Sanki oyundaki tek gerçek o. Akıllı, anlayışlı, filozof ve hicivci.
On İkinci Gece ilk defa 1928'de Darülbedayi'de( Şehir Tiyatrosu) Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenmiş. Yakışır.
115 syf.
·2 günde·7/10 puan
On ikinci gece kitabında;Illyria Dükü Orsino, Olivia adlı kontese aşıktır.Kontes ise önce babasını sonrada abisini kaybettiği için yasını tutmak ister.Aynı zamanda kendinden yaşça,başça ve servet bakımından üstün biriyle evlenmemeye de yemin etmiştir.Bundan dolayı, dükü sürekli reddeder.Dükün yanına da erkek kılığında onu seven ve yanında olmak isteyen,Viola adında bir genç kız girer.Görevi ise; Orsino ve Olivia arasındaki iletişimi sağlamaktır.Seven bir insan için böylesi görev, nasıl azap verici olabilir hissedebilirsiniz.Her kitapta olduğu gibi burda da entrikalar, iletiler aracılığı ile başlıyor.
Kontes, düke aşık olacak mı? Dük, yanındaki ulağın,erkek olmadığını farkedecek mi? Bunlar hep merak edilen sorular :) Keyifli okumalar diliyorum..
115 syf.
·4 günde
Oyunda; sevdikleri insanlar için kılık değiştiren âşıklar, kadın iken erkek kılığına ya da tam tersi erkek iken kadın kılığına girerler...

Âşıklar bu karmaşa içinde kendilerine göre çözüm ararlar ve aşkları için saadet yolu gözlerler...

Oyun içinde oyun, yalan içinde yalan bir süre sonra sarpa sarmaya başlar, fakat en sonunda herşey tatlıya bağlanır...
114 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
On İkinci Gece oyununun konusu trajedi ve yanlış anlaşılmalar
üzerine kurulmuştur. Gemi kazasından kurtulan Viola, aslında kurtulmuş olan ve kendisine çok benzeyen ağabeyi Sebastian’ın öldüğünü sanır ve onun kılığında, kurgusal bir dükalık olan Illyria Dükü Orsino’nun hizmetine girer ve ona âşık olur. Orsino ise kardeşinin ölümü için yasta olan Kontes Olivia’ya fena halde âşıktır ve hizmetine yeni girmiş olan Viola’yı – onu Cesario sanarak – Olivia’ya olan aşkını anlatması ve inandırması üzerine kontese yollar.

Kontesin de erkek görünümündeki Viola’ya aşık olması ile elimizde karmakarışık, erkek kılığına girmiş bir kadın da içeren aşk üçgeni vardır artık.

Oldukça sürükleyici, akıcı, neşeli, trajik bir oyun. Keyifli okumalar.....
115 syf.
·Beğendi·9/10 puan
William Shakespeare'e ait bir eser, söylenecek çok şey yok, söz sanatında ki ustalık. kelimelerin muhteşem bir şekilde dizilmesi. 100-130 Sayfa civarı ince bir eser, 1-2 saat içerisinde okunabilir istenilirse fakat kesinlikle sindire sindire okunması gereken bir kitap o kadar muhteşem cümleler var ki farkına varmadan okuyup geçebilirsiniz hızlı okunursa.Ve unutulmaması gereken bir şey daha çeviri okurken bile bu kadar keyif alınan bir kitap ana dilde ne kadar daha keyif verici olurdu...
115 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Kontes Olivia ya aşık olan dükün, kontesi ikna etmeye çalışırken erkek kılığına girmiş düke aşık olan Violayı kullanması ve violanın öldü sandığı abisiyle yüzyüze gelince aslında bir kadın olduğunu açıklaması üzerine bir tiyatro. Kesinlikle Shakespeare sevenler için çok güzel bir tiyatroydu
198 syf.
·9/10 puan
Su gibi akıcı, şiir gibi sıralanmış diyaloglarla eserin içinde kayboluyorsunuz. On İkinci Gece, Shakespeare'in öncü piyeslerinden ve içinde inceden göndermeli mesajlar barındırıyor. Olur da rast gelirseniz, okumadan geçmeyin derim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
On İkinci Gece
Alt başlık:
Manga Shakespeare
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye

Kitabı okuyanlar 1.839 okur

  • Mert Öncel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.2 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları