Adı:
On Liberty
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
149
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051809595
Kitabın türü:
Çeviri:
İngilizce
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
Baskılar:
Özgürlük Üzerine
Özgürlük Üzerine
Hürriyet Üstüne
Özgürlük Üstüne ve Seçme Yazılar
On Liberty
…It will probably be conceded that it is desirable people should exercise their understandings, and that an intelligent following of custom, or even occasionally an intelligent deviation from custom, is better than a blind and simply mechanical adhesion to it. To a certain extent it is admitted, that our understanding should be our own: but there is not the same willingness to admit that our desires and impulses should be our own likewise; or that to possess impulses of our own, and of any strength, is anything but a peril and a snare. Yet desires and impulses are as much a part of a perfect human being, as beliefs and restraints: and strong impulses are only perilous when not properly balanced; when one set of aims and inclinations is developed into strength, while others, which ought to co-exist with them, remain weak and inactive. It is not because men's desires are strong that they act ill; it is because their consciences are weak. There is no natural connection between strong impulses and a weak conscience. The natural connection is the other way…
198 syf.
·Beğendi·8/10
Kitap son derece uzun cümlelere sahip olsa da özgürlük, ahlâk, hukuk gibi birçok sosyal mefhumla ilgili bu büyük filozofun önemli düşüncelerini içeriyor. Mill; işçi hakları, ırkların eşitliği, kadın hakları gibi birçok konuda mücadele vermiş ve babası sayesinde çok küçük yaşlarda aldığım muazzam eğitimle zihninin ürettiklerini bu eserinde samimi bir üslûp ile aktarmış. Yalnızca siyâset ile değil, insan hayatının herhangi bir noktası ile ilgilenen, hayata dokunmaya çalışan her bireyin kütüphanesinde bulunması gereken bir eser.
160 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Mill gercek bir düşünür. Özgürlük kavramına ve bunun toplum ile ilişkisine dair çok güzel açıklamalar ve yöntemler var kitapta. Toplum ve bireyin çıkarları arasındaki bağa değinerek birey özgürlüğüne de ciddi olarak değinmiş. Tavsiye ediyorum.
160 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Mill daha da ileri gitti ve memnun bir aptal olmaktansa, memnuniyetsiz bir Sokrates olmanın daha iyi olduğunu söyledi. Bunun nedeni filozof Sokrates'in düşünmekle, bir aptalın elde edebileceğinden çok daha incelikli hazlara ulaşabilmesiydi.
Mill' e neden inanalım? Buna cevabı, hem aşağı hem de yüksek hazları deneyimlemiş birinin, daha yüksek olanları tercih edeceği olmuştu. Domuz, okuyamaz ya da klasik müzik dinleyemez; dolayısıyla onun bu konu hakkındaki fikri hesaba katılmaz. Eğer minik domuz okuyabilseydi, çamurda yuvarlanmak yerine okumayı tercih ederdi. John Stuart Mill
228 syf.
·10/10
Özgürlük, insan hakları, ifade hürriyeti gibi hususlara bağlı olarak gelişmiş ülkelerin neden gelişme ortamı bulduğunu bir güzel anlatan 1859 tarihinde yazılmış kitap.
Adamlar hep birlikte huzur içinde yaşamanın formülünü bulmuşlar, geri kalmış ülkeler de kendi salaklıkları ve bencilce kendileri dışındaki kimseye hayat hakkı tanımamaları yüzünden bunların birkaç yüzyıl gerisinde kalmaya mahkum.
Ülkeyi sistem yürütür. bir kişiyi başa getirip ona tapmak ve her şeyi onun üzerine kurgulamak değil.
Sistemi de "fikir"ler güçlendirir.
Bu kitap o fikirlerden bahsediyor.
Fikir deyince de aklıma V for Vendetta geldi yine.

Facebook, Google gibi şeyler neden geri kalmış ülkelerden çıkmıyor da özgürlüğün olduğu yerlerden çıkıyor? Sorusuna adam (John) cevabı uzun zaman önce vermiş:
"Gelişmenin tek şaşmaz ve sürekli kaynağı özgürlüktür, çünkü özgürlük sayesinde, ne kadar birey varsa o oranda alabildiğince çok sayıda bağımsız gelişme merkezleri oluşur."
219 syf.
·Beğendi·9/10
“Bu denemenin konusu irade özgürlüğü değil, sivil veya toplumsal özgürlüktür” diye başlar söze Mill. Daha sonra detaylı bir şekilde bu cümlenin ne anlama geldiğini, toplumsal özgürlüğün değişkenlerinin davranış biçimlerini tek tek anlatır. Ütopik bir kurgusu yoktur Mill’in. Bir tarafta toplumun kendisi, onu oluşturan “bireyler” diğer tarafta da hükümet yakası vardır. Bu ikisinin görevlerini, düşünme özgürlüğü çerçevesinde, yaşadığı yılın çok çok ötesindeki “özgürlük” anlayışıyla işler. Bu kitabı okurken özellikle toplumun birey üzerindeki baskılarının ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Mill’e göre toplumsal yapı homojen değil, heterojen olmalıdır; bu heterojen yapı aslında düşünce farklılıklarının olağan olmasından kaynaklanmaktadır. “Hiçbir zaman kendilerini kendilerinden farklı düşünenlerin zihinsel durumlarına koymamışlar, böyle kimselerin neler söyleyebilecekleri üzerine kafa yormamışlardır.” Mill düşünce özgünlüğü üzerine bunları ifade ederken homojen düşünme biçimini eleştirmiştir. Diğer yandan, Mill, toplumsal özgürlüğün önündeki en büyük engelin toplumun genelinin herhangi bir konuda bir kanıya varmış olmasında arar. Ona göre tartışmak toplum üyelerinin vazgeçilmezi olmalıdır. Günümüzdeki tartışmalar gibi fikir aşılama ya da savunulan fikirden vazgeçmeden, fikrine tamamen bağımlı bir tartışmacı gibi değil, bir şeyler öğrenebilme güdüsüyle, açık fikirlilikle tartışılması gerektiğini vurgular. Mill’e göre hakikat böyle elde edilebilir: “Hakikat, hayatın bütün pratik işlerinde, zıtları bağdaştırma ve yaklaştırma meselesidir.” Ve cümlenin devamında acınası bir gerçeği gözler önüne serer: “Bu ayarlamayı dürüstlükle yapabilecek kadar geniş ve tarafsız bir zihin pek az kimsede vardır.” Gerçekten de böyle mi?

Bu kitabı alırken pişman olmuştum, elbette araştırmadan, kitapla ilgili birkaç yorumu okuyarak satın aldım kitabı. Pişmanlığımın nedeni kitabın tamamen siyasi bir bakış açısıyla yazılmış olduğunu zannetmekti. Yani önyargıydı. Şunu söyleyebilirim ki toplumun içinde yer alan bireyi, bireyin içinde bulunduğu toplumu, toplum için görevlendirilen hükümeti, tüm bunları, düşünceyi ama sadece düşünceyi ön plana alarak bir başyapıt ortaya koyan John Sturart Mill’in bu kitabını okuduğum için kendimi toplumun nadide bir bireyi hissetmem kaçınılmaz oldu :)
Herhangi bir bireyin edimlerinden topluma karşı sorumlu tutulabileceği bölüm, aynı edimin başkalarıyla ilinti oluşturan bölümüdür. Sadece kendisini ilgilendiren bölümünde, onun bağımsızlığı, hak olarak, mutlaktır. Birey kendisi, kendi bedeni, beyni üzerinde, kendi başına buyruktur.
Olasılıkla söylemeye bile pek gerek yoktur ki bu kuram, yetileri erginleşmiş olanlara uygulanması istenen bir kuramdır.
John Stuart Mill
Sayfa 17 - Oda Yayınları
Parlak bir geleceğe sahip olup da, kendilerini dinsiz ya da ahlaksız sayılması olası bir duruma düşürebilir korkusuyla atılgan, güçlü; bağımsız bir düşünce zincirini sonuna dek izlemeye ceserst edemeyen ürkek özyapılı pek çok aydın arasından, dünyanın neler yitirmekte olduğunu hangisi hesaplayabilir?
Eğer insanlar buna zamanında direnmeyip de ta hayatın hemen hemen tekdüze bir tipe uygulanmasına kadar elleri böğürlerinde beklerse, bir zaman gelir ki, bu tipten ayrılmaların hepsi kâfirce, ahlaksızca, dahası canavarca ve doğaya karşı bir şey sayılır, insanoğulları bir süre çeşitlilik görmemeye alıştılar mı, çarçabuk, onu artık bir daha akıl bile edemez olurlar.
Herkesin kendi düşüncesini savunmak için söylediği sözlerin en zayıf bölümü de, karşı çıkanlara bir yanıt diye tasarladığı bölüm oluyor.
Topluluğun zayıf üyelerini sayısız yırtıcı kuşların pençesine düşmekten korumak için, öbürlerinden daha zorlu ve bunlara baş kaldırtmamakla vazifeli bir yırtıcı hayvanın mevcut olması zarurî idi.
John Stuart Mill
Sayfa 2 - Milli Eğitim G. S. B. Yayınları
Tartışılmasız kabul edilen düşüncelerin yandaşları, bu savunmadan, olabildiğince yararlanmaktan hiçbir zaman geri durmazlar; onların yararlık sorununu sanki doğruluk sorunundan yaratılabilmiş gibi ele aldıklarını görmezsiniz; tersine onların kuramı her şeyden önce hakikat olduğu içindir ki onun teslim olunması ya da ona inanılması bu kadar gerekli bulunabiliyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
On Liberty
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
149
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051809595
Kitabın türü:
Çeviri:
İngilizce
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
Baskılar:
Özgürlük Üzerine
Özgürlük Üzerine
Hürriyet Üstüne
Özgürlük Üstüne ve Seçme Yazılar
On Liberty
…It will probably be conceded that it is desirable people should exercise their understandings, and that an intelligent following of custom, or even occasionally an intelligent deviation from custom, is better than a blind and simply mechanical adhesion to it. To a certain extent it is admitted, that our understanding should be our own: but there is not the same willingness to admit that our desires and impulses should be our own likewise; or that to possess impulses of our own, and of any strength, is anything but a peril and a snare. Yet desires and impulses are as much a part of a perfect human being, as beliefs and restraints: and strong impulses are only perilous when not properly balanced; when one set of aims and inclinations is developed into strength, while others, which ought to co-exist with them, remain weak and inactive. It is not because men's desires are strong that they act ill; it is because their consciences are weak. There is no natural connection between strong impulses and a weak conscience. The natural connection is the other way…

Kitabı okuyanlar 59 okur

  • Seb Oz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0